En son hangi diziyi/filmi izlediniz?

Konu sahibi son olarak 310 gün önce görüldü
Dizi için ayrı başlık olmadığı için buraya yazıyorum.

We Own This City

The Wire'ın yapımcılarından based on a true story bir mini dizi. Bir polisiye olan bu mini dizi yine Baltimore'da geçiyor. Polis teşkilatının gözde bir biriminin esasında nasıl bir yolsuzluk sarmalına girdiğini işliyor dizi. Tempolu olmasa da epey akıcı bir yapım. The Wire izleyenlerin aşinalık hissedeceği durumlar, sahneler ve oyuncular var. Ben çok beğendim. 8/10

Broadchurch, Line of Duty ve Luther gibi müstesna yapımları bir kenara bırakırsam Amerikan polisiyelerini ve yapımlarda yaratılan dünyaları İngiliz polisiyelerinden daha çok seviyorum. Ehveni şer denecek İngiliz polisiyelerinde çoğunlukla bir mıy mıy mıy hali var. Amerikan polisiyelerinde, bilhassa Hbo yapımlarında dizi ağır ve bol diyaloglu olsa dahi insanı ekran başında tutuyor, bir sonraki sahne için hazırda bekletiyor. Bu da muhtemelen yaratılan kült karakterlerden dolayı diye düşünüyorum.

Bu arada çoğu Hbo dizisi gibi bu dizi de Blu Tv'de. Blu Tv bence şu an ülkemizdeki en f/p streaming platformu.

Bu arada 2, dizi, Justin Fenton'ın aynı isimli bir kitabından uyarlama. Epey bir ilgimi çekti. Fırsat olursa kitabı da okumak istiyorum. Malum platformlarda e kitap formunda bulunabilir kitap da.

Neden izledin?
 
Bu soruyu garipsemedim. Aksine gayet güzel bir soru olduğunu düşünüyorum. Bu yapım özelinde izlememi gerektirecel sağlam nedenler olmasına karşın aynı şeyi izlediğim her yapım için söyleyemem. Uzatmayayım, yapım ekibi aşina olduğum bir ekip ve hikaye de bence o ekibin dokunuşlarıyla gayet doyurucu olacak bir hikaye. Bunlara ek güçlü rollerini bildiğim ve çok sevdiğim bir karaktere hayat veren başrolün olması… Bunlar bir yapımı izlenmesi gerekenler’e almam için yeterli sebepler.
 
revolver
En büyük düşman, en son bakacağın yere saklanır.
 
anna nicole smith belgeselini izledim.
no comment
1684254596994.png


kendisini tanimayanlar mutlaka bu fotografi biliyordur, iste bu anna nicole:
1684254661548.png
 
j.lo’nun the mother’ını izledim. yani. izlenebilir. sıkılmadım. çok iyi başlamıştı, o kadar iyi devam etmedi. şöyle bir şey bekledim, anne-kız arasında bir tık daha duygusallık görmek isterdim. j.lo’daki sevgiyi daha çok hissetmek istedim misal. malefiz’i hatırlayalım. malefiz’in kıza en uzak gibi göründüğü zamanda bile angelina, o şefkati verebilmişti gözleriyle. j.lo fazla sert oynamış, bilmiyorum belki de istenen buydu. neticede kadın, toksik olmayan bir sevgiyi, sevmeyi bilmiyordu.
neyse ben j.lo hayranı olduğum için izledim. pişman değilim.
 
Bu filmi kaçıran çok şey kaybetmiştir.
Üç güne böldüm filmi kalan son kısmını birazdan seyrederim..
Melankolik,karamsarlığa ilgisi olanlar izlesin.
 
Westworld - 2. sezon bilmem kaçıncı bölümdeyim.
Breaking Bad - ilk filmi bitti, ikinciye başlayacağım.
Hızlı ve Öfkeli - 4. filmindeyim.

Kitaplarda da böyleyim, hep farklı telden...
 
bu tarihi kenara yazayim, benim icin tarihi bir gun (ayni the godfather filmini ilk izledigimdeki gibi). bugun ilk kez monster, inc filmini izledim. ya ben cocukken bu filmin reklamlarini televizonda ve disarda gorurdum afislerde, duraklarda. peluslar satilirdi sullivan'in. bu derece buyuk reklami yapiliyordu yani. her defasinda bu reklamlari gordugumde ''bu filmi izlemek istiyorum'' diye icimden gecerdi. cok merak ederdim, ama baska cizgi film televizona cikinca, unuturdum bunu. cocuk akli iste. bugun instada gezinirken filmin videosu cikti ve aklima geldi izlememis oldugum. izledim.

cok tatli, cok komik, cokta sniff sniff yaptim. ayrica ''brave'' animasyonu filmindeki o yasli buyucu kadin boo imis, gordugunuz bu kucucuk kiz. insta oyle diyor yani, gercek degilse de, uydurulmus olsa bile, hikayesi ve manasi guzel geldi. bazen su atip tutanlar guzel uyduruyo ha, gercegin o olmasini istiyorsun sonrasinda. simdi boo bir daha sullivan'i gorebilmek icin buyu yollarina basvurmus diye yaziyordu. iste bana boyle seylerle gelin. onca sey izlerim, ama su cizgi filmlerdeki aldigim duyguyu alamam. bakin, ben oturur bir cizgi filme duygulanabilirim. baska genel/normal film/dizilerde ise, heh nope.

benden 10 puanos
1684356837196.png
 
brooke shields belgeseli pretty baby ilk kısmı izledim. bir bölüm daha var. aslında tamamlayıp yorum yazmak isterdim ama bu belgesel, beni sinir etti. yani belgesel değil elbette, belgeselde gördüklerim beni çok rahatsız etti; çocuk brooke shields’ın hollywood tarafından yapımlarda böylesine hoyrat, sapıkça, metalaştırılarak kullanılması ve annesinin buna maşa olması. aklım almadı bunu. insanın bunu çocuğuna yapabilmesini aklım almadı.
henüz bugünün brooke shields’ının annesi ile ilgili ne düşündüğünü kestiremiyorum ancak bana geçmişte olanlarla barışmış ve arkada bırakmayı başarmış gibi geldi. bilemiyorum, ikinci kısmı seyredince güncelleyeceğim. ama daha sonra izleyeceğim, şimdi değil. sinir oldum çünkü.
 
brooke shields belgeseli pretty baby ilk kısmı izledim. bir bölüm daha var. aslında tamamlayıp yorum yazmak isterdim ama bu belgesel, beni sinir etti. yani belgesel değil elbette, belgeselde gördüklerim beni çok rahatsız etti; çocuk brooke shields’ın hollywood tarafından yapımlarda böylesine hoyrat, sapıkça, metalaştırılarak kullanılması ve annesinin buna maşa olması. aklım almadı bunu. insanın bunu çocuğuna yapabilmesini aklım almadı.
henüz bugünün brooke shields’ının annesi ile ilgili ne düşündüğünü kestiremiyorum ancak bana geçmişte olanlarla barışmış ve arkada bırakmayı başarmış gibi geldi. bilemiyorum, ikinci kısmı seyredince güncelleyeceğim. ama daha sonra izleyeceğim, şimdi değil. sinir oldum çünkü.

şu çocuk oyucunun 10lu yaşlarda olmasına rağmen 29-30 yaşlarında biriyle filmde öpüştürüldüğü yapım değil mi?
duymuştum bunu da ben çok hassasım bu konularda, sinirlerim bozulup oturur ağlarım diye izleyemiyorum.
 
şu çocuk oyucunun 10lu yaşlarda olmasına rağmen 29-30 yaşlarında biriyle filmde öpüştürüldüğü yapım değil mi?
duymuştum bunu da ben çok hassasım bu konularda, sinirlerim bozulup oturur ağlarım diye izleyemiyorum.

evet fahişeyi oynadığı film, pretty baby. bu seyrettiğim yapım; oyuncunun belgeseli, o filmden almış adını. ben filmi seyretmedim. istemem de. bir tek mavi göl izlemişimdir, brooke shields filmlerinden. kaldı ki orada da ergen. bu belgeselle öğrendim bunu. hatırlarsın cüretkar sahnelerini. özellikle bir filmde çok zorlandığını söylüyor; yine bir sevişme sahnesi. ama o hangi filmdi unuttum. belgeselde söylüyor. onda da küçük. o kısım çok etkiledi beni. kendini o andan nasıl kopardığını filan anlatıyor. calvin klein reklamları ayrı olay. oradaki replikler filan. gencecik bir kız, 18 bile değil. 15 yaşındaymış calvin klein jean reklamlarında. zaten suratta bile o çocuksuluk duruyor. gerçekten çok aşağılıklar.
 
izlenecek çok iyi filmler birikti. eski günlerdeki gibi sıkılmadan uzun bir süre bir şey izleyemiyorum. diziden devam ediyorum şimdilik.



iki bölüm izledim. merak ettiriyor. bakalım nereye varacak.
 
severance diye bir diziye başlanmıştı. 9 bölümlük dizinin 7. bölümüne kadar gelip hala hiçbir yere bağlanamaması bünyede aşırı gerginlik yarattığı için gömesim geldi. dizinin aldığı puanı tam olarak nereden aldığını çözmek için bitireceğiz illa ki ama bir türlü ne anlatmak istiyorlar, nerede bir sonuca varacaklar kestirilemiyor. konusu ilgi çekici olduğu halde dizinin ruhuna tam olarak girilemediği için şu an sadece sitem ediyorum. son kalan bölümlerden sonra belki aniden överim. teşekkürler...

@yoSun bebeğim, bu konunun adını ''en son hangi diziyi/filmi izlediniz'' şeklinde değiştirirse aşırı memnun olurum... bence hak ediyoruz. <3
 
images (9).jpeg


Instagram reelsleriyle tahammül seviyemin düştüğünü hissettiğim noktada uzun soluklu bir şeyler izleme isteğim uyandı. 7 sezon 153 bölümden oluşan diziyi; dinlenme zamanlarımda, kimi zaman yemek yerken kimi zaman da bir şeyleri beklemem gerekiyorken izlemeye başladım. Drama olduğu için de beyni yormayan, sakin ve tatlı akışı ile dinlendiren bir yapım.
 
dün dediydim
kardeş payını izliyorum diye
tekrarı mı oldu
ne kadar ilginç
 
Geri