En son hangi diziyi/filmi izlediniz?

Konu sahibi son olarak 310 gün önce görüldü
Hızlı ve Öfkeli 8
Filmin ortasında daha önce izlemiş olduğumu hatırladım. Bir filmi tekrar izlemi sevmem ama devam ettim.
 
Alice in Borderland'in ikinci sezonunu bitirmiştim. Birkaç hafta olmuştur.

Bir yandan sürekli sosyal mesajlarla yüklü tiratlar atılıyordu, öbür yanda ise millet birbirini gebertme derdindeydi.
Aynı sanal.
 
benim en büyük sorunum diziye başlamak ya da bitirememek değil. bir daha bulamamak.
3 ay önce majorla başlayan bir diziye başladım sonra adını unuttum m ile başlayan bir dizi aşina geldi gözüme
izlerken diyorum bunun ilk bölümü kovboyluydu ne ara şehir hayatına geçti.
 
Westworld - 2. sezon bilmem kaçıncı bölümdeyim.
Breaking Bad - ilk filmi bitti, ikinciye başlayacağım.
Hızlı ve Öfkeli - 4. filmindeyim.

Kitaplarda da böyleyim, hep farklı telden...
Hızlı ve Öfkeli 7'ye geldim. 10'u için görevliye sordum ne kadar kalıyor sinemalarda diye. 2 - 3 hafta cevabını verdi. Yetişmeyi planlıyorum.

O değil de sıkmaya başladı gibi artık. Bir de izlerken hep mantık hatalarına odaklandığımı fark ettim. (?!?!?!!?)
 
Hızlı ve Öfkeli 7'ye geldim. 10'u için görevliye sordum ne kadar kalıyor sinemalarda diye. 2 - 3 hafta cevabını verdi. Yetişmeyi planlıyorum.

O değil de sıkmaya başladı gibi artık. Bir de izlerken hep mantık hatalarına odaklandığımı fark ettim. (?!?!?!!?)

aksiyon ve şehirler dışında mantık hep aynı zaten o filmde ben 6dan sonra bırakmıştım izlemeyi.
 
brave filmini izledim. cizgi film modundayim. filmin yeni ciktigi donemi hatirliyorum ya. o donem izledigimde sevmistim, simdi de hala guzel.
1 yil once falan, forumdan birisi beni bir topicte bu filmin sarkisinda etiketlemisti ve onda uyandirdigim karakter merida oldugunu soylemisti. bu uye nerede acaba ya. hic gormedim daha. filmi izlerken onu da hatirladim, ins iyidir. o uyeye soyle diyeyim; filmi tekrar izledikten sonra, kendimi daha cok merida'nin annesi elinor gibi hissettim :'

1684834648141.png
 
bir dram filmiydi
esas kız filmin sonunda kanserden öldü
esas oğlan ise kendini alkole vurdu
filmin adını unuttum
 
kurak günler izlendi.
mubi üyeliği aldığım dönem sürekli önüme düşmesine rağmen, kültür bakanlığı'nın desteğini çektiğinde-izleyince neden çektiğini daha iyi anlıyoruz- gündeme gelmesine rağmen bir türlü izleyemediğim bir filmdi ama sonunda dün gerekeni yaptık. türkler için gerilim, korku tarzında filmleri beceremezler diyoruz ama bu film beni özellikle ortalarından itibaren inanılmaz bir biçimde gerdi. öyle bir germe ki, durdurup bir şişe su alıp geri geldim. memleketin halini, siyasetin toplumun içine sızıp belli bir kesimi yozlaştırmasını ve bu yozlaşan toplumun ortak hareket ederek linç kültüründen beslenmesini, karşında bir muhatap olmadığında gücünü toplu halde gösterip karşına dikildiğinde geri adım atılmasını, homofobinin toplumdaki karşılığını ve insanları tedirgin eden güncel bir politika haline gelmesini, azınlık olanı bir şekilde bastırmak için gücün tek elde toplanmasını kısaca türkiye'nin özetini çok iyi anlatan bir film olmuş. emin alper'in söyleşilerini, katıldığı programları izlediğimde akademisyen kimliğine odaklanırdım, kelebekler dışında da bir işini izlememiştim ama bu film bana emin alper'in ses getiren diğer iki filmini de izlemelisin melocum dedirtti.

filmiyle ilgili finalini bilinçli olarak böyle yaptığını, o belirsizliğin içinde insanın kendini ne kadar oraya koyabildiğini, şartlar oluştuğunda herkesin birer suçlu olabilme potansiyeli taşıdığını, kendini aklama çabasına değil de herkesin bir suça ortak olabilme hissini yaşamasını istediğini ifade etmiş. ne söylüyorsanız hepsini de yaşadık hocam, teşekkürler. türk sinemasında son dönemlerde izlediğim en iyi işlerden biri diyebilirim.

*seçimdeki hüsrandan sonra bi de bu filmdeki seçim kutlamalarını izlemek acaba yanlış zamanda izleyip kendimi sinir mi ettim dedirtti ssjh ama değermiş buna.
 
bu ara haber kanallarını izliyorum
film gibi işte
 
Nobody

Walla uyku tutmayan gecelerde Bartın 74 Tv gibi kanallarda izlenen filmlerin tadını verdi bana. Tertemiz, insanı yormayan bir klişe yoğunluğu ve Bob Odenkirk. Yani ikisi ayrı ayrı da olsa 10/10 bir yapım olurdu ama iki bu iki husus bir yapımda birleşince ortaya bir başyapıt çıkmış. Derinliği olmayan bir film olmasına rağmen birkaç noktada pop culture göndermesi de yok değil. Bob Odenkirk dünyanın en Nobody rolünü oynayacak oyuncusu olabilir. Müthiş bir adam. Özetle, yorgun ve yoğun bir günü bitirmek için güzel bir film.

10/10

Bu arada klişe aksiyon filmlerinin unutulmaz kötüleri Rusları da unutmayayım. Amerikan sinemasından kötü Rusları alırsan geriye ne kalır bilmem.
 
Nobody

Walla uyku tutmayan gecelerde Bartın 74 Tv gibi kanallarda izlenen filmlerin tadını verdi bana. Tertemiz, insanı yormayan bir klişe yoğunluğu ve Bob Odenkirk. Yani ikisi ayrı ayrı da olsa 10/10 bir yapım olurdu ama iki bu iki husus bir yapımda birleşince ortaya bir başyapıt çıkmış. Derinliği olmayan bir film olmasına rağmen birkaç noktada pop culture göndermesi de yok değil. Bob Odenkirk dünyanın en Nobody rolünü oynayacak oyuncusu olabilir. Müthiş bir adam. Özetle, yorgun ve yoğun bir günü bitirmek için güzel bir film.

10/10

Bu arada klişe aksiyon filmlerinin unutulmaz kötüleri Rusları da unutmayayım. Amerikan sinemasından kötü Rusları alırsan geriye ne kalır bilmem.

Buna benzer bir yorumla no body demeye gelmiştim.
Su gibi aktı gitti =)
 
  • Beğen
Tepkiler: glu
0872062.jpg
Enola Holmes ben beğendim açıkçası
 
ted lasso <3
geçen sene başladığımda hemen bağlandığım, dün final bölümüyle de buruk ama tatlı da bir his bırakan canım dizi. ilk iki sezonunu çok sevmiştim ama üçüncü sezonun genelinde ilk iki sezondaki havayı bi türlü yakalayamamıştı benim için. özellikle keeley karakterinin aşırı ama aşırı ön planda olması, gereksiz ve yüksek tepkileri bir tık fazla gelmişti. torpilin nerden bacım? sjhs. tabii final bölümüyle sezonun olmamışlık hissi uyandıran bölümlerinin kaportasını da toparladı ve en sevdiğim şarkılardan birini de fona koyarak veda etti. iyi hissettiren, kolay izlenebilen, hayatın içinden tatlar bulunabilecek dizileri bi ayrı seviyorum. teşekkürler ted!
şunu da dinleyeyim de bi daha duygulanayım pıt pıt.
 
The Forever Purge

Kötü filmler serisine The Forever Purge ile devam ediyorum. Şehirlerarası otobüslerin multimedyasındaki dünyada yapımcıları ve oyuncuları dahil kimsenin izlemediği filmler olur ya, işte tam olarak o listelere tepeden girecek türden bir film. Dünyanın en 5,4'lük filmi. Hatta 5,4 yerine direkt bu filmin adı dahi kullanılabilir o derece 5,4. Esasında hikaye çok iyi. Hoş enteresandır kötü film gurmesi olduğum için bu yorumu daha net yapabilirim, kötü filmlerin hikayesi ekseri çok iyi olur, bknz, kötü filmlerin şahikası 5 Başlı Köpek Balığı. Düzgün oyunculuk ve güzel bir senaryo ile kült olabilecek türden bir yapım olacakken epey bir tırt bir yapım olmuş. Gerçi meseleyi kötü film bağlamında ele alırsak bence o klasmanda 7/10 denebilecek bir iş çıkartmış ekip. Yalnız Meksikalı, Teksaslı ve Amerikan yerlilerinden oluşan kastı sevdim. Sıdıka'daki Baturalp Hoca'ya benzeyen Amerikan yerlisi tam bir yerli bilgeliğiyle meseleyi çözdü. Filmin sonunda güneş batarken bir yerlerde çubuk tüttürmesini beklerdim ama hiçbir klişeyi ıskalamayan ekip ne yazık ki bu klişeyi ıskalamış..
 
disney’in “aktris”ini bitirdim. “şahsiyet” tadında bir şey olacağını düşünüyorsunuz ama ilk bölümde öyle olmayacağını anlıyorsunuz. çünkü yasemin derin, tam da sebeplerin manasızlığı üzerine bir konuşma yapıyor.
ben çok kötü işler olmadıkça izlediğim yapımlardan genel olarak keyif almaya bakıyorum, dijitale yapılan yapımlardan çok bir şey beklemiyorum ve bu yapımın da az tuttuğum beklentimin üzerinde olduğunu söyleyebilirim.
karakterin bir dönüşüm yaşayacağını düşünüyoruz, belki kısmen de yaşıyor ama hikaye tamamına eremiyor. işte sonu böyle olmamalıydı yapımlarından biri budur.

spoi-menajerin değil ama mentorun ölümü beni de üzdü, çok yerli olmasa da en baba karakterdi, ölmeseydi ve yasemin bilinmezliğe keşke ahmet ile yürüseydi. ayrıca fatih’in ölümü çok yersizdi, bir sürü dövüşten sonra aktrisi sadece elinden kaçırabilirdi ve mesela tıpkı “inside man” filminde dedektifin elinden gelen her şeyi yapmasına rağmen yakalayamadığı hırsızın arkasından hırsızın zekasına gülümsediği gibi gülümseseydi. yasemin keşke fatih’e bunu yapmasaydı-spoi

ayrıca beylik laflar edilmiş ama biraz olmuş daha çok olmamış. mesela iyilik kötülük kavramları üzerine, ne kadar iyiyiz ne kadar kötüyüz, bu sorular üzerine bir muhabbet dönebilirdi belki.

ekin karakteri olmasa da olurdu. sadece bir noktada akışı değiştirdi, o akışı sağlayacak başka bir mevzu da bulunabilirdi. hakan bonomo, beni yardımcı senarist olarak düşünebilirsin kgkfj bazı noktalarda senden daha iyi yazacağıma eminim.
bu yapım bu kadar cümleyi hak eder miydi bilmiyorum ama izlerken eğlendim çok. amaan. fındık fıstık, güzel bir hafta sonu kaçamağı. hem çok güzel bir şarkı keşfettim. pişman değilim.



sözleri çok güzel.
 
Son düzenleme:
prime video top 10'da citadel'i gördüm. ajanlı, vurmalı, kırmalı bir şey. iki bölüm izledim, saçma ama izliyorsun işte.
 
Geri