Bir’i Arayış...
Neden kahramanlar çokça sevilir,
Hep başrolde olmak tercih edilir...
Gol atan, başbakan, ipi göğüsleyen,
Omuz üstünde alkışlarla gezdirilir...
Neden her işte üste çıktıkça bir’e gider?
Ağzındaki tek söz yasa, itiraz biter...
Sanki tapar gibi bakar etrafını süsleyen,
Sevincine, yaşamına manalarda katar...
Dağda zirve, okyanusta kumsal,
Nihayetinde biter ararken emsal...
Her kim buradan baksa olur tösleyen
Hangi bir’e gideceğini şaşırır hal...
Rüzgar eser, yağmur yağar, gül açar...
Hangi irade verir tohuma böyle güçler?
Bir ‘e bakar anlamaz nasıl işleyen,
Zirve gezer yere iner manada açlar...
Sormak ister dilsiz cana “Sen kimsin? ”
“Kim verir emri, değişen iklimsin? ”
“Eş bulmak bu kadar zorken kim sizi eşleyen? ”
“Böyle dokunan mükemmel kilimsin? ”
Bir’e sorar masasında oturur kibirle,
Bir şeyler anlatır dipnotlardan ezberle!
İkna etmek şöyle dursun olur fişleyen,
Rızkına tehdit “Arama der...” sinirle!
Düşünen insan anlar ki vardır gerçek “Bir”
Tanımak ister ama gelir karmaşık ve sır...
Üstelik anne, baba bile olur onu haşlayan,
Deli gibi bakarlar, her sözde vardır gırgır...
Herkesin gözü Bir’in tekelindeki yerdir,
Malı, mülkü, ünü emeline seferberdir!
Yarış yaşamın tek gayesidir hevesleyen,
Namussuz bir oyun azgınca ve derbeder...
Her şey fani, ölüm alıyor birden yarını!
Hepsini terk ediyor düşününce karını...
Ne kadar zavallı bu düşleri besleyen,
Çaresiz düşündükçe, gördükçe etrafını...
Bir gün yaşlıca birisi elinde kalınca bir kitap,
Yüzünde derin çizgiler, tebessüm, hoş adap!
Dilinde başka “Bir” başka müzik besteleyen
Merakla soruyor ayıp olsa da böyle hitap!
Yüzünde nur sözünde nar diyor “Selam...”
“Aradığın benim ne sormak istersen tamam”
“Bugün olma merakını, geleceğini erteleyen”
Sorgular çetin cevaplar emin vesselam...
“Bir’lere inanma gerçek Rabb’ini tanı! ”
“Bu dünya zevk eğlence yeri değil hani! ”
Hem çok şaşkın hemde sendeleyen,
Dinledikçe mutlu çocuklar gibi sahi...
“Bir’ler bilir Rabb’ini söylemez kuluna”
“İnecektir sevgi tahtından bu biline”
“Anlatır tarihi kendine göre düzenleyen”
“Kim ister ki ortak, şerbetine balına...”
Kitabı alır eline, söz verir görüşmeye...
Dünden razıdır, böylesi güzel sevişmeye!
Gönlünde hisseder olacaktır özleyen,
Hazırdır amel edip ilmine erişmeye...
Neden kahramanlar çokça sevilir,
Hep başrolde olmak tercih edilir...
Gol atan, başbakan, ipi göğüsleyen,
Omuz üstünde alkışlarla gezdirilir...
Neden her işte üste çıktıkça bir’e gider?
Ağzındaki tek söz yasa, itiraz biter...
Sanki tapar gibi bakar etrafını süsleyen,
Sevincine, yaşamına manalarda katar...
Dağda zirve, okyanusta kumsal,
Nihayetinde biter ararken emsal...
Her kim buradan baksa olur tösleyen
Hangi bir’e gideceğini şaşırır hal...
Rüzgar eser, yağmur yağar, gül açar...
Hangi irade verir tohuma böyle güçler?
Bir ‘e bakar anlamaz nasıl işleyen,
Zirve gezer yere iner manada açlar...
Sormak ister dilsiz cana “Sen kimsin? ”
“Kim verir emri, değişen iklimsin? ”
“Eş bulmak bu kadar zorken kim sizi eşleyen? ”
“Böyle dokunan mükemmel kilimsin? ”
Bir’e sorar masasında oturur kibirle,
Bir şeyler anlatır dipnotlardan ezberle!
İkna etmek şöyle dursun olur fişleyen,
Rızkına tehdit “Arama der...” sinirle!
Düşünen insan anlar ki vardır gerçek “Bir”
Tanımak ister ama gelir karmaşık ve sır...
Üstelik anne, baba bile olur onu haşlayan,
Deli gibi bakarlar, her sözde vardır gırgır...
Herkesin gözü Bir’in tekelindeki yerdir,
Malı, mülkü, ünü emeline seferberdir!
Yarış yaşamın tek gayesidir hevesleyen,
Namussuz bir oyun azgınca ve derbeder...
Her şey fani, ölüm alıyor birden yarını!
Hepsini terk ediyor düşününce karını...
Ne kadar zavallı bu düşleri besleyen,
Çaresiz düşündükçe, gördükçe etrafını...
Bir gün yaşlıca birisi elinde kalınca bir kitap,
Yüzünde derin çizgiler, tebessüm, hoş adap!
Dilinde başka “Bir” başka müzik besteleyen
Merakla soruyor ayıp olsa da böyle hitap!
Yüzünde nur sözünde nar diyor “Selam...”
“Aradığın benim ne sormak istersen tamam”
“Bugün olma merakını, geleceğini erteleyen”
Sorgular çetin cevaplar emin vesselam...
“Bir’lere inanma gerçek Rabb’ini tanı! ”
“Bu dünya zevk eğlence yeri değil hani! ”
Hem çok şaşkın hemde sendeleyen,
Dinledikçe mutlu çocuklar gibi sahi...
“Bir’ler bilir Rabb’ini söylemez kuluna”
“İnecektir sevgi tahtından bu biline”
“Anlatır tarihi kendine göre düzenleyen”
“Kim ister ki ortak, şerbetine balına...”
Kitabı alır eline, söz verir görüşmeye...
Dünden razıdır, böylesi güzel sevişmeye!
Gönlünde hisseder olacaktır özleyen,
Hazırdır amel edip ilmine erişmeye...