Günlük Dönüp Dolaşıp Aynı Yere Gelmiyor Muyuz?

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Fena halde düşüşteyim, ay noluyor bana? Aptal saptal düşünceleri bırakıp koşmam gerek. Yoksa bir yerlere çarpıp yaralanacağım, sonra yine duraklama dönemi. Yok gelemem.

Sahi bayrağı nereye bıraktınız?
 
"Her şey hiç, tek gerçek yalnızlık."

En çok da en yoğun kalabalıklarda yaşanır bu his. Nefis bir ironi, nefis bir lezzet.:)
 
Nazını geçirebildiğin bir ben varım. Sen mutlu ol, ben hep sineye çekerim. İçin için istediğini alırken, dışarıya yaydığın o kötü enerji de olmasa. Ah, bir ben bilirim senin içini. Anlatamasak da, yürüyor işte.
 
Basit bir konuda bile üç kelam etmek ne kadar zor. İçine girince ne kadar ayrıntı sakladığını görünce, bir durmak gerekiyor.
 
Kırmamak, dökmemek adına suskunlaşmak. Katlanması çok zor bir şey.
Yerinden oynatılamaz düşünceleri, farkettirmeden esir edenleri bir görebilsek. Yanlış yapmaktan korkmadan ilerleyebilsek. Ah şu çirkin bağlar, varlığınızla huzursuzum. Dillendirdikçe önemsenmeniz, tamamen benim hatam.
 
Vaktiyle kendime yakıştıramadıklarım. Ne kıytırık şeylermişsiniz lan.
 
Çocukluğum

Sizi yoklama defterinden öğrenmedim
Haylaz çocuklarım
Sınıfın en devamsızını
Bir sinema dönüşü tanıdım
Koltuğunda satılmamış gazeteler
Dumanlı bir salonda
Kendime göre karşılarken akşamı
Nane şekeri uzattı en tembeliniz
Götürmek istedi küfesinde
Elimdeki ıspanak demetini
En dalgını sınıfın
Çoğunuz semtine uğramaz oldu okulun
Palto ayakkabı yüzünden
Kiminiz limon satar Balıkpazarı'nda
Kiminiz Tahtakale'de çaycılık eder
Biz inceleyeduralım aç tavuk hesabı
Tereyağındaki vitamini
Kalorisini taze yumurtanın
Karşılıklı neler öğrenmedik sınıfta
Çevresini ölçtük dünyanın
Hesapladık yıldızların uzaklığını
Orta Asya'dan konuştuk
Laf kıtlığında
Birlikte neler düşünmedik
Burnumuzun dibindekini görmeden
Bulutlara mı karışmadık
Güz rüzgarlarında dökülmüş
Hasta yapraklara mı üzülmedik
Serçelere mi acımadık kış günlerinde
Kendimizi unutarak

Rıfat Ilgaz
 
Biraz da masamı görün.



Çince yazım ve ben.:D

Karamazov Kardeşler'i de koyduk, dolu görünsün.:p
 
Maç varken film izleyeyim dedim, kulaklığım bozuldu şimdi de.:agla:
 
bugünkü maç trajedi türünün en gözde örneklerinden olacak gibi oysaki :d
 
Kırp kırp, sağdan soldan.
Koy koy, ordan burdan.

Tam Ajdar'lık şarkı oldu.:p
 
"Birinci tekil şahıs tarifleri bir kişinin deneyimlerini bireysel bir perspektiften aktarır: Bunlar "orada olmanın nasıl bir şey olduğunu" söyler bize. Öznel oldukları için bir özür borçlu değildirler, olmamalıdırlar da zaten: Özne olmasaydı aktarılacak bir şey de olmazdı."

Adam Zeman - Bilinç Kullanım Kılavuzu'ndan
 
Bilimsel tarif, öznelliği bertaraf etmek, dünyayla ilgili tekrarlanabilir, "gayri şahsi" bir tarife, her tarafsız gözlemcinin kabul edeceği bir izaha ulaşmak için son derece titiz bir çaba harcamayı gerektirir. Buna ulaşmak için gösterilen çaba sıradan deneyim dilinden uzaklaştırıp genellikle dışarıdaki insanların erişemediği, teknik bir sözdağarına yönlendirir insanı. Bu çetrefillik, başarılı bilimin şaşırtıcı bîr özelliği tarafından da teyit edilir: Güvenilir öngörülerde bulunduğu için bilim, dünya üzerinde denetim kurma imkânı sağlar. Böyle bir bilgi, Francis Bacon'ın deyişiyle, "iktidardır."

(Bir üstteki kitaptan devam.)
 
Rüzgarına kapılanlar çoğalmış, kokundan sarhoş olanlar kendilerini kaybetmiş. Ruhun, tüm çevreni içine almış. Kör kuyular gibi giren çıkamıyor senden, gören başka şeye bakamıyor. Seni ancak senin dışından sevebilirim.
 
Hadi Yapalım Aşkım

Aşkın Ulaş Kaba'dan.

Çok satanlarda görür müyüz? Bu isimle hiç şaşmam. Bakalım ne varmış içinde:

"Anılarımızı saklmayı, eski fotoğraflarımıza bakıp güzel günleri tekrar hatırlamayı ve sevdiklerimizle paylaşmayı hepimiz severiz, değil mi?

Anılarımızı kaybetmenin ve onları paylaşmanın pek çok yolu var.
Bu kitap tam da bunun için oluşturuldu. Sevdiğiniz kişiyle birlikte boyayın, kesim, biçin, yapıştırın; mutlu anlar yaratın.
Bittiğinde ortaya eşsiz bir anı kitabı çıksın.

Durmayın aşkınızı tasarlayın, çünkü aşk tasarlamaktır."
 
Masamı, çekmecelerimi, yatağıımı, dolaplarımı notlarla doldurduğum gibi mailimin taslaklar bölmesini de notlarla doldurdum. Başlık diye bir şey olmasa neyin ne olduğu iyice karışacak. Her yer, her yer yazılarımla dolu. Az önce telefonumun uygulamalar sekmesini karıştırırken yapılacaklar kısmı da dolmuş, notlar kısmını doldurmuşum.

Her şeyi yazmak, bir yerlere kaydetme takıntısı da nereden çıktı? Hafızama mı güvenmiyorum yoksa uçup gitmelerinden mi korkuyorum? Nedir bu?
 
Geri