Dinimize neden bu kadar saygımız azalıyor sizce?

Konu sahibi son olarak 2396 gün önce görüldü

Bilmedigini sanmam , bizden çok biliyordur dinimizi.Amaç insanları saptırmaksa eğer başınız açık namaz kılabilirsiniz de der, tavuktan kurban olur da derler . Derler de derler yani.Amaç hocaları ,din adamlarını birbirine düşürmek ve ortaya din adamları birbirine girdi bakın islam ne hale geldi demek.Bunu ilk okul çocuğuna sorsan bile anlar.Bizim insanımız hala eline kuranı kerim meali alıp okumaktansa bunlara itibar ediyor ya şaşıp kalıyorum

Sonra dinimiz neden bu halde ?

İşin en kötü tarafı da nedir biliyor musun ;

Allah a, onun dinine ve dindarlara karşı olan ve nefret eden ne kadar insan varsa,
hepsi de bundan istifade ediyorlar ve bunu kullanıyorlar.

İslamı lekelemeye çalışmaları için ellerinde çok güzel bir argümana sahip oluyorlar.

İşte sizin haliniz deyip, dindarlarla alay etmeye ve küçük düşürmeye çalışıyorlar.

Bunun örnekleri burada da mevcut hatta. Ateist arkadaşlar, her fırsatta İslamı karalıyorlar.

Bizim vazifemiz ise, buna karşı durmak ve İslamiyetin güzelliklerini göstermeye çalışmaktır.
 
İşin en kötü tarafı da nedir biliyor musun ;

Allah a, onun dinine ve dindarlara karşı olan ve nefret eden ne kadar insan varsa,
hepsi de bundan istifade ediyorlar ve bunu kullanıyorlar.

İslamı lekelemeye çalışmaları için ellerinde çok güzel bir argümana sahip oluyorlar.

İşte sizin haliniz deyip, dindarlarla alay etmeye ve küçük düşürmeye çalışıyorlar.

Bunun örnekleri burada da mevcut hatta. Ateist arkadaşlar, her fırsatta İslamı karalıyorlar.

Bizim vazifemiz ise, buna karşı durmak ve İslamiyetin güzelliklerini göstermeye çalışmaktır.
İslamın güzelliğini göstermeye çalışmak elbette bizim görevimiz, islamı tebliğ etmek ilk vazifemiz bu ayrı.Ama görmek istemeyen insanlara neyi nasıl ispatlarsan ispatla göremez.Çünkü kalpleri mühürlü ayeti kerimede belirtildiği gibi

O insanlar gözlerinin önünde miraç hadisesi oldugu halde büyü demediler mi zaten ? Türlü mucizeler olduğu halde yine inanmadık demediler mi? Buda aynı böyle.Görmek isteyen, samimi şekilde öğrenmek isteyen görür , inanır .Ama amacı görmek değilde çamur atmaksa o insanlara elinle mucizelerde göstersen bir şey olmaz.

Bence insan, vaktini görmek istemeyen insanlarla değil gerçekten bişeyleri öğrenmek isteyen bişeyleri görmek isteyen insanlara yardımcı olmak için harcamalı.Onlara islamın ne denli güzel bir din oldugunu anlatmalı.
 

İslamın güzelliğini göstermeye çalışmak elbette bizim görevimiz, islamı tebliğ etmek ilk vazifemiz bu ayrı.Ama görmek istemeyen insanlara neyi nasıl ispatlarsan ispatla göremez.Çünkü kalpleri mühürlü ayeti kerimede belirtildiği gibi

O insanlar gözlerinin önünde miraç hadisesi oldugu halde büyü demediler mi zaten ? Türlü mucizeler olduğu halde yine inanmadık demediler mi? Buda aynı böyle.Görmek isteyen, samimi şekilde öğrenmek isteyen görür , inanır .Ama amacı görmek değilde çamur atmaksa o insanlara elinle mucizelerde göstersen bir şey olmaz.

Bence insan, vaktini görmek istemeyen insanlarla değil gerçekten bişeyleri öğrenmek isteyen bişeyleri görmek isteyen insanlara yardımcı olmak için harcamalı.Onlara islamın ne denli güzel bir din oldugunu anlatmalı.

Ben bu konuda senin kadar anlayışlı olamayacağım sanırım.

Burada ki amacımız İslamı tanıtmaktan önce, savunmaya çalışmak ve müdafaa etmektir bence.

Eğer benim olduğum bir ortam da, dinime dil uzatılıyorsa, leke sürülüyorsa, karalamaya çalışılıyor
ve küstahça alay edip, aşağılanıyorsa,
Ben bunu görmezden gelemem.

Gerekene, gerektiği biçimde haddini bildiririm.

Kimse kimsenin inancını kabul etmek zorunda değil, kimsenin de böyle bir beklentisi yok zaten.
Ancak herkes birbirinin kutsal değerlerine ve inancına saygı duymak mecburiyetindedir.

Ben nasıl bir inançsıza, kafir demiyorsam, ya da dışlamıyor isem,
Bir ateist te haddini aşarak benim inancıma dil uzatamaz.

''Biz ateistler özgür düşünüyoruz ama sizin şuurunuz yok, olmayan bir varlığa inanıp koyun gibi yaşıyorsunuz'' diyemez mesela.

Zira bu ateistlerin, müslümanlar için en çok kullandığı söylemlerden biridir.

Bildiğim kadarıyla forum kuralları da bu tür aşağılayıcı söylemlere izin vermemektedir.

İşte benim mücadelem bu yöndedir.
İsteyen istediğine inansın ya da inkar etsin, umurum da bile değil.
Ama benim inançlarıma saygı duymayana, saygının anlamını öğretmek ile mükellefim.
 
Gerekene, gerektiği biçimde haddini bildiririm.

İşte bu cümle ve akabinde yapılan eylemler insanları dine karşı soğutuyor ve saygılarını azaltıyor. Ne kadar tiksindim bir anda şu cümleden. Hizbulşeytan geldi aklıma, domuz bağları, atılan kezzaplar, öldürülen onlarca insan. Hiçbir mücadele amacı gütmeksizin sadece kafir olduğundan mütevellit.



Ben nasıl bir inançsıza, kafir demiyorsam, ya da dışlamıyor isem,

Peki kaç kişi sizin gibi düşünüyor daha iki gün önce Jack Sparrow ile Solcu İmam tartışırken, Jack Müge'ye kafir diye hitap etti. Akabinde de kafirin TDK anlamını yazıp

"Ama bunda bir şey yok kieee" demeye başladı. Sanki karşısında salak bir insan var ve ne anlamda kullanıldığını bilmiyormuş gibi.

Şimdi siz böyle dışlamalara maruz kalan birinden saygı göstermesini bekleyebilir misiniz?
Yüzüne etek giydiği için kezzap atılan kadından saygı bekleyebilir misiniz?
Babası domuz bağıyla katledilmiş birinden saygı bekleyebilir misiniz?

Bu liste uzar da gider

Şimdi bir klasik olarak, "E ama bunlar gerçek islam değil, imama küsüp camiye gitmemezlik edemezsin. " demeyin lütfen bana. Bana gerçek islam için mücadele eden bir oluşum söyleyin.

Müzik shopları bombalayan Taliban mı?
Yüzlerce sivili katleden El-Kaide mi?
Altın yüzün taktığı için okul merdiveninde öğretmen vuran Hizbullah mı?

Uygulamadaki yanlışlıklar muhakkak ki insanları etkiler, soğutur, saygı duymasını önler. Hele ki uygulamadaki yanlışlığı eleştirip esas islamın bu olmadığını savunurken "Gerekene, gerektiği biçimde haddini bildiririm." kullanıldığı an kusura bakmayın ama karşıdakinde şalter atıyor.

 
@Nüktezar söylediklerinde haklısın, bana bu yüzden çok kişi fazla yumuşaksın der zaten.Ama ben sabırlı bir insanım, karşımdaki insanın bilinçsizliğini yada densizliğini gördüysem ona söz anlatmakla vakit geçirmem.Çünkü dediğim gibi onlar hep vardı ve var olacaklar.Peygamberim bile ,islam konusunda en hassas kişi oldugu halde eğer bunlara karşı susuyorsa bi bildigi vardır derim. Hatta müşriklerden birisi gelip hakaret etmişti de hz Ömer kılıcını çekip , "musade et ya Resulullah (s.a.v) şunun boynunu vurayım " dediğinde eliyle dur işareti yaptı. Bilirsin bunları, dur dedi çünkü , kimseye zorla birşeyi kabul ettiremezsiniz , dur dedi çünkü kimseye zorla saygıyı öğretemezsiniz, dur dedi çünkü kimseyle münakaşaya girmek hoş değildir. Biz rahmet peygamberinin ümmeti isek, biz rahmetim azabımdan çoktur diyen bir Allahın kulu isek , demekki affetmekle mükellefiz.
Saygısızlarıda affedeceğiz, hakaret edenleri de affedeceğiz , belki bir gün kalpleri doğruyu bulur ümidi ile dua edeceğiz.Eğer kavga etmek aynı şekilde cevap vermek iyi bişey olsa idi güzel bişey olsa idi , onca hakareti onca saygısızlığı peygamberimiz çekermiydi? Hz Ömer hz Ebubekir Hz Ali Hz Osman ve diğerleri sence bizden daha mı az seviyordu peygamberimizi ? Onlar o imanla, o Allah ve peygamber aşkı ile susup sabredebildi ise bence biz bu kadar iman ile sabredebiliriz.

Bu benim düşüncem tabi, sizinkinede saygı duyarım , benimde bazen kendime hakim olamadığım zamanlar oluyor .Karşımızdaki insanlar bazen hadlerini o kadar aşıyor ki insan ister istemez hop dur bakalım haddini bil diyor.
 


İşte bu cümle ve akabinde yapılan eylemler insanları dine karşı soğutuyor ve saygılarını azaltıyor. Ne kadar tiksindim bir anda şu cümleden. Hizbulşeytan geldi aklıma, domuz bağları, atılan kezzaplar, öldürülen onlarca insan. Hiçbir mücadele amacı gütmeksizin sadece kafir olduğundan mütevellit.





Peki kaç kişi sizin gibi düşünüyor daha iki gün önce Jack Sparrow ile Solcu İmam tartışırken, Jack Müge'ye kafir diye hitap etti. Akabinde de kafirin TDK anlamını yazıp

"Ama bunda bir şey yok kieee" demeye başladı. Sanki karşısında salak bir insan var ve ne anlamda kullanıldığını bilmiyormuş gibi.

Şimdi siz böyle dışlamalara maruz kalan birinden saygı göstermesini bekleyebilir misiniz?
Yüzüne etek giydiği için kezzap atılan kadından saygı bekleyebilir misiniz?
Babası domuz bağıyla katledilmiş birinden saygı bekleyebilir misiniz?

Bu liste uzar da gider

Şimdi bir klasik olarak, "E ama bunlar gerçek islam değil, imama küsüp camiye gitmemezlik edemezsin. " demeyin lütfen bana. Bana gerçek islam için mücadele eden bir oluşum söyleyin.

Müzik shopları bombalayan Taliban mı?
Yüzlerce sivili katleden El-Kaide mi?
Altın yüzün taktığı için okul merdiveninde öğretmen vuran Hizbullah mı?

Uygulamadaki yanlışlıklar muhakkak ki insanları etkiler, soğutur, saygı duymasını önler. Hele ki uygulamadaki yanlışlığı eleştirip esas islamın bu olmadığını savunurken "Gerekene, gerektiği biçimde haddini bildiririm." kullanıldığı an kusura bakmayın ama karşıdakinde şalter atıyor.


Siz saygıyı bir tepkime ya da lütuf olarak görüyorsunuz ve bu konuda yanılıyorsunuz.

Ben sizin hoşunuza gitmeyecek (sizin tabirinizle şalterinizi attıracak söylemler de bulunsam bile)
bana saygı göstermeye mecbursunuz.

Öncelikle bunu anlamalısınız.

Ben sizin hoşunuza gidecek ya da sinirlendirmeyecek şeyler söylemeye mecbur muyum ?
Sizin neyi nasıl algılandığınız ya da karşınızdakinden neler duymak istediğiniz,
benim sorunum değil ve ben böyle bir sorumluluk altında değilim.

Ancak siz, (herkes) hoşuna gitsin ya da gitmesin tüm düşünce ve fikirlere saygı duymakla mükellefsiniz.

Ben size saygısızlık yapmıyorsam eğer, siz de bana yapamazsınız.
Ama istediğiniz gibi şalterlerinizi indirip, kaldırabilirsiniz, bu sizin kişisel tercihiniz.

Bilmem anlatabiliyor muyum ?

Haddini bildirmek konusuna gelirsek,
bunda ne gibi bir abesiyet gördünüz acaba, merak ediyorum ?

Karşısındakinin dini değerleriyle alay eden birine karşı verilecek tepkilerin başında bu gelir.
Yoksa siz böyle bir durumda, karşınızdakini alkışlayıp, tebrik mi ediyorsunuz ?

, , , , , , ,

Verdiğiniz diğer absürd örneklere cevap bile vermiyorum.
Çünkü muhatabınız ben değilim.
Hangi kadın ın bacağına, kim kezzap atmış ise, bu sorunuzu da bizzat kendisine yöneltebilirsiniz.

Ben kimsenin sözcüsü ya da avukatı değilim.
Burada yalnızca kendimi temsil ediyorum.

Eğer okumuş olsaydınız görürdünüz ki, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesinde aynen şu hüküm yer almaktadır ;

Kimse bir başkasının yaptıklarından sorumlu değildir ve tutulamaz.

Tıpkı benim de bir müslüman olarak, Taliban da, El Kaide den, ya da Hizbullah tan sorumlu olmadığım
ve zerre kadar alakadarlık taşımadığım gibi.

Ama sizin, karşınızdaki (benim gibi) bir müslümanı, sadece dinimin İslam olması adına,
Terör örgütleriyle ilişkilendirmeye çalışmanızı çok iyi anlıyorum.

Çünkü bir müslümanı karalamaya çalışmanın en etkili ve klasik yoludur bu.

Ancak ne yazık ki sizi sükut u hayale uğratmış olacağım.
Çünkü ben, illegal örgütleri savunmaya çalışmak gibi bir aptallığa kalkışmayacak kadar şuurlu bir müslümanım.

, , , , , ,

Başka sorunuz ?
 
Müslümanım diye gezinenlerin islamı her türlü kullandıkları için olmasın mı ?
 
Siz saygıyı bir tepkime ya da lütuf olarak görüyorsunuz ve bu konuda yanılıyorsunuz.

Ben sizin hoşunuza gitmeyecek (sizin tabirinizle şalterinizi attıracak söylemler de bulunsam bile)
bana saygı göstermeye mecbursunuz.

Öncelikle bunu anlamalısınız.

Öncelikle siz de anlamalısınız ki kimse kimseye saygı göstermek zorunda değil, bu klişe söyleme inanmıyorum. Sadece fikirler saygıyla dinlenip, temiz bir üslupla tartışılabilir. Ama kimse kimseye saygı duymak zorunda değil, saygı kazanılan bir olgudur. Üzerimde saygı uyandıran insanlara karşı zaten saygı gösteriyorum.


Ben sizin hoşunuza gidecek ya da sinirlendirmeyecek şeyler söylemeye mecbur muyum ?
Sizin neyi nasıl algılandığınız ya da karşınızdakinden neler duymak istediğiniz,
benim sorunum değil ve ben böyle bir sorumluluk altında değilim.

Kesinlikle değilsiniz, zaten böyle bir söylemim de olmadı, yine her zamanki gibi kendiniz bir şey türetip bunun üzerinden benle tartışmaya başladınız. Nitekim söylediğiniz şeylere saygı duymak sorumluluğu altında değilim ben de. Sadece saygılı bir şekilde dinleyip, üslubunca eleştirebilirim ki bunu yapıyorum.


Ancak siz, (herkes) hoşuna gitsin ya da gitmesin tüm düşünce ve fikirlere saygı duymakla mükellefsiniz.

Ben size saygısızlık yapmıyorsam eğer, siz de bana yapamazsınız.
Ama istediğiniz gibi şalterlerinizi indirip, kaldırabilirsiniz, bu sizin kişisel tercihiniz.

Bilmem anlatabiliyor muyum ?

Yine son derece alakasız, söylemlerinden çıkmayacak bir tartışma argümanı bu. Ben size karşı en ufak bir saygısızlıkta bulunduysam söyleyin, özür dileyeyim. Özür dilemenin erdemine inanan biriyim, daha önce saygısızlık ettiğimi fark ettiğim insanlardan da özür dilemiş biriyim. Ama dediğim gibi bir saygısızlık görmüyorum ben. Şalterlerimin atması da evet kişisel bir tercih.

Haddini bildirmek konusuna gelirsek,
bunda ne gibi bir abesiyet gördünüz acaba, merak ediyorum ?

Evet absürt bir durum gördüm, çünkü söylediğim gibi vakti zamanında da "Had bildiriyoruz biz, dinimize saygısızlık yapanlara" fikriyatıyla nice canlar yakıldı. Ve şimdi aynı cümleyi görmek ve üstü kapalı bu tehditkar söylemlerle karşılaşmak absürt gözüktü.

Karşısındakinin dini değerleriyle alay eden birine karşı verilecek tepkilerin başında bu gelir.
Yoksa siz böyle bir durumda, karşınızdakini alkışlayıp, tebrik mi ediyorsunuz ?

Bir klasik tartışma argümanı olarak, absürt örneklendirme. Hayır alkışlayıp tebrik etmiyorum lakin YareN hocamın verdiği cevabı bu konuda yeterli buluyorum. Kendisinin erdemli duruşu ve sabırlı yaklaşımı baz alan tutumu yapacağım şey olur herhalde.

Verdiğiniz diğer absürd örneklere cevap bile vermiyorum.
Çünkü muhatabınız ben değilim.
Hangi kadın ın bacağına, kim kezzap atmış ise, bu sorunuzu da bizzat kendisine yöneltebilirsiniz.

Retorik soruydu zaten onlar anlayacağınızı düşündüm, anlamamışsınız böyle düzeltmiş olayım, cevap beklemiyordum yani.

Eğer okumuş olsaydınız görürdünüz ki, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesinde aynen şu hüküm yer almaktadır ;

Kimse bir başkasının yaptıklarından sorumlu değildir ve tutulamaz.

Okumuş olmadığım fikrine nereden kapıldınız? Hukuk fakültesi öğrencisiyim ben ve ben bu sene İnsan Hakları Hukuku dersi gördüm ve dersi verdim. Orada tüm bunları ve nicelerini okuduk, öğrendik, sınavını dahi olduk önce şu önyargınızı yıkıp sonra sorunuza cevap veriyorum.

Benim sizi suçladığımı veya bir başkasının eyleminden ötürü sizi sorumlu tuttuğumu nereden çıkardınız? Cidden bu egonun kaynağı nedir merak ediyorum onu da. Ben orada sizin şahsınıza yönelik hiçbir şey demedim. Sadece başlıktaki soruyla ilgili fikirlerimi sizin cümlenizden yola çıkarak beyan ettim. Ve bu ve benzeri söylem, eylemlere bağladım. Bu da benim kişisel bir fikrimdir.


Tıpkı benim de bir müslüman olarak, Taliban da, El Kaide den, ya da Hizbullah tan sorumlu olmadığım
ve zerre kadar alakadarlık taşımadığım gibi.

Ama sizin, karşınızdaki (benim gibi) bir müslümanı, sadece dinimin İslam olması adına,
Terör örgütleriyle ilişkilendirmeye çalışmanızı çok iyi anlıyorum.

Yine bir kişisel algılama ve sataşma, yanlış algıda bulunma var burda da. Kusura bakmayın, yanlış anlamışsınız ben size yönelik demedim hiçbir şeyi bana tek bir cümle gösterin ki size yönelik olsun. Sizin kullandığınız cümleden yola çıkarak, başlıkla ilgili fikirlerimi ilettim, en ufak kişisel bir sataşmada, ilişkilendirmede bulunmadan. Fazla kişisel algılıyorsunuz.



Ancak ne yazık ki sizi sükut u hayale uğratmış olacağım.
Çünkü ben, illegal örgütleri savunmaya çalışmak gibi bir aptallığa kalkışmayacak kadar şuurlu bir müslümanım.

Ne güzel sevindim adınıza lakin Sükut-u hayale düşmedim çünkü böyle bir beklenti içinde değildim.


Şu anlık yok lakin minik bir isteğim var, tartışacağımız zaman önyargılarınızı, kişisel egolarınızı ve her söylediğimi kişisel algılamayı bırakırsanız daha sağlıklı tartışabiliriz, sizin var mı?
 
müslüman olup, islamın şart koştuğu ibadetleri yerine getirmiyor olan ve burada islama saygının azalmasını eleştiren insanlar, en büyük saygısızlığın baş mimarları olarak göze çarpmaktalar.
 
arif'in mançestere attığı golü arıyordum nereye geldim mk
 
dine saygımız azaldıkça.sadece dine olan saygı eksilmeye başlamaz ama.anaya babaya kardeşe öğretmene çevremizdeki değerli tüm insanlara saygımız azalmaya başlar.sokaktaki hayvanlara yiyecek içeceklerimize saygımız azalır.çünkü dinimiz bunların hep değerli olduğunu bize aşılar.vel hasıl biz dinimze olan saygımız azaldıkça ve biz dinimizden uzaklaştıkça.hiçbişeye değer vermez hale geliyoruz.
 
Hşgeldinharunabiye destek olmak isterdim ama çok uzun yazıyorlar. Bazı kısımları anca okuyabildim :) Ama konu şu; Dinimize neden bu kadar saygımız azalıyor. Saygıyı azaltan kendileri, biz değilmişiz :D Dışardan biri olarak, neden dininize bu kadar saygınız azalıyor diye yapılan eleştiriye benim katacak yorumum şu olabilir; Ya şüpheye düştünüz ya da mazoşistsiniz ve cehennemde yanmayı seviyorsunuz :)
 


Öncelikle siz de anlamalısınız ki kimse kimseye saygı göstermek zorunda değil, bu klişe söyleme inanmıyorum. Sadece fikirler saygıyla dinlenip, temiz bir üslupla tartışılabilir. Ama kimse kimseye saygı duymak zorunda değil, saygı kazanılan bir olgudur. Üzerimde saygı uyandıran insanlara karşı zaten saygı gösteriyorum.




Siz buna inanmayabilirsiniz. Ama saygıya mecbursunuz. Toplum içinde bu mecburiyeti adab ı muaşeret düsturları sağlar. Forum içinde ise, hepimizin bağlı olduğu, Forum Kuralları.
Eğer saygısızlık yapacak olursanız, bu bir şekilde cezaya dönüşecektir.

Sadece fikirlere saygı gösterleceği fikrinize ise katılıyorum.
Lakin şunu merak ediyorum ; acaba burada bizler fikirlerimizden başka bir şey ifade ediyor muyuz ? Şu sanal platform içerisinde herşey fikir ve düşünceden ibarettir zaten.
Dolayısıyla işte tam da bu yüzden siz de bu fikir ve dişincelere saygı göstermekle mükellef oluyorsunuz.
Yani sizin zannettiğiniz gibi, kimsenin düşüncesi sizin saygınızı haketmek için bir forma girecek değil. Beğendiğiniz ya da beğenmediğiniz, hakettiğine inandığınız ya da inanmadığınız her türlü düşünce ve fikir kutsaldır ve saygıyı hakeder.


Kesinlikle değilsiniz, zaten böyle bir söylemim de olmadı, yine her zamanki gibi kendiniz bir şey türetip bunun üzerinden benle tartışmaya başladınız. Nitekim söylediğiniz şeylere saygı duymak sorumluluğu altında değilim ben de. Sadece saygılı bir şekilde dinleyip, üslubunca eleştirebilirim ki bunu yapıyorum.

Evet benim sizden bekleyebileceklerim de yalnızca bu kadarıyla sınırlı zaten, saygılı bir şekilde dinleyip, üslubunuzca eleştirmek. Bunu yapıyor olmanız gerçekten sevindirici.
Teşekkür ederim.



Yine son derece alakasız, söylemlerinden çıkmayacak bir tartışma argümanı bu. Ben size karşı en ufak bir saygısızlıkta bulunduysam söyleyin, özür dileyeyim. Özür dilemenin erdemine inanan biriyim, daha önce saygısızlık ettiğimi fark ettiğim insanlardan da özür dilemiş biriyim. Ama dediğim gibi bir saygısızlık görmüyorum ben. Şalterlerimin atması da evet kişisel bir tercih.



Saygısızlık ettiğinize inansaydım, emin olun bu tartışmayı kendi adıma sonlandırır ve sizi hala karşımda muhatap olarak almazdım.
Ancak şalteriniz atması tabiri bana kahvehane söyleminden biraz daha hallice geldiği için, bu konuda bir vurgu yapma ihtiyacı sezdim.
Kaldı ki sizin karşınızdaki tartışmacı, konuşmalarını sizin şalterinizin kalkıp inmesine göre dizayn edecek değildir.




Evet absürt bir durum gördüm, çünkü söylediğim gibi vakti zamanında da "Had bildiriyoruz biz, dinimize saygısızlık yapanlara" fikriyatıyla nice canlar yakıldı. Ve şimdi aynı cümleyi görmek ve üstü kapalı bu tehditkar söylemlerle karşılaşmak absürt gözüktü.

Bir önceki iletimde söylediğimi tekrar etmek zorunda bırakıyorsunuz beni.
Kimin nasıl can yaktığı beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Bunu kim yapmışsa eleştirilerinizi de kendisine iletmeyi deneyin lütfen.
Eğer bu tartışmayı, 3. kişilerin yaptığı eylemler üzerinden, bana eleştiri yönelterek sürdürmekte ısrar edecekseniz, ben burada bırakmak zorundayım.
Çünkü kendimden başka kimsenin sözcülüğünü yapmıyorum.
Rica ediyorum biri ya da birilerinin yaptıkları üzerinden bana örneklendirmeler de bulunmayın.


Bir klasik tartışma argümanı olarak, absürt örneklendirme. Hayır alkışlayıp tebrik etmiyorum lakin YareN hocamın verdiği cevabı bu konuda yeterli buluyorum. Kendisinin erdemli duruşu ve sabırlı yaklaşımı baz alan tutumu yapacağım şey olur herhalde.

Evet sevgili YareN in sabırlı ve hoşgörülü tutumu beni kendisine hayran bırakıyor.
Lakin hiç kimse benden aynı tavrı ve sessizliği bekleyemez.
Ben haksızlık karşısında susmam, susamam.
Rabbim her insanı bambaşka bir fıtrat üzerine yaratıyor.


Retorik soruydu zaten onlar anlayacağınızı düşündüm, anlamamışsınız böyle düzeltmiş olayım, cevap beklemiyordum yani.

Öyleyse lütfen bana karşı cevaplanmasını beklemediğiniz sorular üzerinden eleştiri geliştirmeye çalışmayınız.

Yok eğer ille de bir soru yöneltiyorsanız, o zaman cevabını almaya da hazır olunuz.


Okumuş olmadığım fikrine nereden kapıldınız? Hukuk fakültesi öğrencisiyim ben ve ben bu sene İnsan Hakları Hukuku dersi gördüm ve dersi verdim. Orada tüm bunları ve nicelerini okuduk, öğrendik, sınavını dahi olduk önce şu önyargınızı yıkıp sonra sorunuza cevap veriyorum.

Bir önceki iletim de okumuş olmadığınız fikrine kapılmıştım, şimdi ise okuduğunu anlamamış olduğunuza inanıyorum.
Çünkü eşi görülmemiş biçimde kendiniz ile çelişiyorsunuz.

Çünkü 1,5 milyar müslümanı, Usame Bin Ladin üzerinden vurmaya ve ona benzeterek eleştirmeye çalışıyorsunuz.

Eğer beni taliban, hizbullah gibi terör örgütleri üzerinden eleştiriyorsanız ve onların yaptığı eylemleri açıklamamamı bekliyorsanız,
bunun adına ya yaftalama denir ya da demogoji.
Başka hiçbir açıklaması yoktur.

Madem benim bu örgütlerle hiçbir alakam olmadığını biliyorsanız ve beni itham etmek gibi bir düşünceye sahip değilseniz,
öyleyse böyle alakasız bir soruyu ne diye bana soruyorsunuz ?

Ben size PKK yapılanması hakkında sorular yöneltiyor muyum ?

Sizin savunduğunuz ideolojiniz üzerinden terör eylemi düzenleyen örgütlerin olduğunu ikimiz de biliyoruz, peki ben size bu konuda bir eleştiri yöneltebilir miyim ?



Benim sizi suçladığımı veya bir başkasının eyleminden ötürü sizi sorumlu tuttuğumu nereden çıkardınız? Cidden bu egonun kaynağı nedir merak ediyorum onu da. Ben orada sizin şahsınıza yönelik hiçbir şey demedim. Sadece başlıktaki soruyla ilgili fikirlerimi sizin cümlenizden yola çıkarak beyan ettim. Ve bu ve benzeri söylem, eylemlere bağladım. Bu da benim kişisel bir fikrimdir.

Benimle konuşuyorsunuz, benimle tartışıyorsunuz, beni eleştiriyorsunuz, benim üzerimden örneklendirmeler de bulunuyorsunuz,
ama bena yönelik hiçbir şey söylemediğinizi ima ediyorsunuz,
öyle mi ?

Gerçekten sizi ciddiye almalı mıyım ?

Eğer benimle konuşuyorsanız, başka birine değil yalnızca bana hitap etmiş olursunuz.
İnsanlar arasında karşılıklı diyalog ancak bu şekilde kurulur.
Anlıyormusunuz ?

Yok eğer benimle hiçbir bağı olmayan, yalnızca kendinizi ilgilendiren kişisel görüşlerinizi ifade etmeye çalışıyorsanız,
lütfen bunu benimle karşılıklı tartışma halinde olduğunuz iletinin içine sıkışptırmaya çalışmayınız.

Bana cevap verdikten sonra, yeni bir ileti oluşturup, istediğiniz örnek üzerinden istediğniz kişilere sorular sorabilirsiniz.



Yine bir kişisel algılama ve sataşma, yanlış algıda bulunma var burda da. Kusura bakmayın, yanlış anlamışsınız ben size yönelik demedim hiçbir şeyi bana tek bir cümle gösterin ki size yönelik olsun. Sizin kullandığınız cümleden yola çıkarak, başlıkla ilgili fikirlerimi ilettim, en ufak kişisel bir sataşmada, ilişkilendirmede bulunmadan. Fazla kişisel algılıyorsunuz.

Bunun adı kişisel algılama değil. Bunu size üstte anlatmaya çalışıtım.
Bakın ben burada bu yazıyı yazarken yalnızca sizinle muhatap olabilirim.
Ve tüm söylemlerim yalnızca ve bizzat sizin şahsınıza yöneliktir.
Başka birilerine bir şeyler anlatmak isteyecek olsaydım eğer, bunu yeni bir ileti açarak yapardım zaten.

Lütfen siz de bundan sonra bu yolu deneyiniz.
Bana söylemek istediklerinizi bana, başkasına söyleyeceklerinizi ise başkasına iletiniz.




Ne güzel sevindim adınıza lakin Sükut-u hayale düşmedim çünkü böyle bir beklenti içinde değildim.

Demek birbirimize karşı beklentilerimizi daha mütevazi tutmakta böyle bir fayda var.
Hem fikiriz sizinle.


Şu anlık yok lakin minik bir isteğim var, tartışacağımız zaman önyargılarınızı, kişisel egolarınızı ve her söylediğimi kişisel algılamayı bırakırsanız daha sağlıklı tartışabiliriz, sizin var mı?


Ne demek efendim.

Siz yeter ki benimle konuşurken, sözüm ona başkalarına bir şey anlatmaya çalışmaktan vaz geçecek olursanız eğer, ben de sizinle daha sağlıklı bir şekilde tartışabileceğimize olan inancımı pekiştirmiş olacağım



Sağlıcakla. . .
 
Üslup sertleşmiş biraz, teraziyi ona göre dengeleyeyim ben de.

Siz buna inanmayabilirsiniz. Ama saygıya mecbursunuz. Toplum içinde bu mecburiyeti adab ı muaşeret düsturları sağlar. Forum içinde ise, hepimizin bağlı olduğu, Forum Kuralları.
Eğer saygısızlık yapacak olursanız, bu bir şekilde cezaya dönüşecektir.



Tekrar ediyorum, değilim. Sadece fikirlerinizi saygı ile "dinlemek" ve eleştirirken "üslubunca eleştiride" bulunmak zorundayım. Yoksa ne size, ne sanal kimliğinize ne de fikirlerinize saygı duymak zorunda değilim. Çizgimi, haddimi koruyabilen, bilen biriyim. Gerekirse ceza da alırım ki tartışmalardan ötürü bugüne değin uyarı dahi almamış bir insanım ben.

Saygısızlık ettiğinize inansaydım, emin olun bu tartışmayı kendi adıma sonlandırır ve sizi hala karşımda muhatap olarak almazdım.
Ancak şalteriniz atması tabiri bana kahvehane söyleminden biraz daha hallice geldiği için, bu konuda bir vurgu yapma ihtiyacı sezdim.
Kaldı ki sizin karşınızdaki tartışmacı, konuşmalarını sizin şalterinizin kalkıp inmesine göre dizayn edecek değildir.

Sonuç olarak biz de meclis çatısı altında, bir panelde, bir sempozyum da, bir açık oturumda tartışmıyoruz, forumun birinde tartışıyoruz.

Yine bakın söylemediğim bir şeyden anlamlar çıkartıp ordan savunmaya geçmişsiniz, ben size bana göre dizayn edin dedim mi? Demedim. İstediğinizi söyleyebilirsiniz bu da şalterimi attırabilir pek tabii olarak. Ben de şalterlerimin atmasını sizin söylediklerinize göre dizayn edecek değilim neticede değil mi?

Bir önceki iletimde söylediğimi tekrar etmek zorunda bırakıyorsunuz beni.
Kimin nasıl can yaktığı beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Bunu kim yapmışsa eleştirilerinizi de kendisine iletmeyi deneyin lütfen.
Eğer bu tartışmayı, 3. kişilerin yaptığı eylemler üzerinden, bana eleştiri yönelterek sürdürmekte ısrar edecekseniz, ben burada bırakmak zorundayım.
Çünkü kendimden başka kimsenin sözcülüğünü yapmıyorum.
Rica ediyorum biri ya da birilerinin yaptıkları üzerinden bana örneklendirmeler de bulunmayın.

Benimle konuşuyorsunuz, benimle tartışıyorsunuz, beni eleştiriyorsunuz, benim üzerimden örneklendirmeler de bulunuyorsunuz,
ama bena yönelik hiçbir şey söylemediğinizi ima ediyorsunuz,
öyle mi ?

Gerçekten sizi ciddiye almalı mıyım ?

Eğer benimle konuşuyorsanız, başka birine değil yalnızca bana hitap etmiş olursunuz.
İnsanlar arasında karşılıklı diyalog ancak bu şekilde kurulur.
Anlıyormusunuz ?

Yok eğer benimle hiçbir bağı olmayan, yalnızca kendinizi ilgilendiren kişisel görüşlerinizi ifade etmeye çalışıyorsanız,
lütfen bunu benimle karşılıklı tartışma halinde olduğunuz iletinin içine sıkışptırmaya çalışmayınız.

Bana cevap verdikten sonra, yeni bir ileti oluşturup, istediğiniz örnek üzerinden istediğniz kişilere sorular sorabilirsiniz.


Bakın egolarınızı ve kişisel algılarınızı bir kenarda bırakın lütfen dememe rağmen pek bırakamamışsınız gibi ben sizi Hizbullah'ın, El-Kaide'nin veya bir başka illegal örgütün eylemlerinden dolayı zan altında bırakmıyorum, eleştiri yöneltmiyorum. Siz neden bu kadar kişisel algılıyorsunuz bunu da anlamıyorum. Konuyla ilgili fikriyatımı bildiriyorum ve sizinle şu "had bildirmek" kısmını tartışıyorum, tartışmaya çalışıyorum.

Ben de tekrar etmek zorunda kalacağım : Efendim sizinle tartışmak, söylediğinizden yola çıkarak sizi başkalarının eylemleriyle bağdaştırmak gibi bir fikriyatım düşüncem yok. Konu başlığı "Dinimize saygı neden azalıyor?" ben de başlıkla ilgili fikrimi belirtmek için konuya giriyorum ve bakıyorum ki siz "Ben had bildiririm" yazmışsınız. Sizin sadece "Had bildiririm" fikriyatınızı eleştiriyorum ve akabinde "Had bildirme" eylemi üzerinden yapılanları, ve insanların bu yapılanlardan dolayı dine saygılarının azaldığını söylüyorum. Yani siz yapıyorsunuz vs demiyorum. Eğer ki siz benim had bildirmekten kastım onların yaptığı gibi hayvanice katletmeler değil diyorsanız, tamam kapanmıştır o eleştiriler onları yapanlaradır. Ha ama "had bildirmek" ifadenizle aynı şeyleri yapmaktan bahsediyorsanız "had bildirmek" ifadenizle o zaman işte o eleştirileri üzerinize alınabilirsiniz ve cidden sizinle alakalı olan kısım sadece ve sadece bu kadardı. Geri kalan yorumlar başlıkla ilgili fikirlerim.

Öyleyse lütfen bana karşı cevaplanmasını beklemediğiniz sorular üzerinden eleştiri geliştirmeye çalışmayınız.

Yok eğer ille de bir soru yöneltiyorsanız, o zaman cevabını almaya da hazır olunuz.

Retorik sorular cevap verilmesi beklendiği için yöneltilmez zaten, fikri pekiştirmek amaçlı kullanılır eleştiri getirmek amaçlı da değil.





Bir önceki iletim de okumuş olmadığınız fikrine kapılmıştım, şimdi ise okuduğunu anlamamış olduğunuza inanıyorum.
Çünkü eşi görülmemiş biçimde kendiniz ile çelişiyorsunuz.

Çünkü 1,5 milyar müslümanı, Usame Bin Ladin üzerinden vurmaya ve ona benzeterek eleştirmeye çalışıyorsunuz.

Eğer beni taliban, hizbullah gibi terör örgütleri üzerinden eleştiriyorsanız ve onların yaptığı eylemleri açıklamamamı bekliyorsanız,
bunun adına ya yaftalama denir ya da demogoji.
Başka hiçbir açıklaması yoktur.

Madem benim bu örgütlerle hiçbir alakam olmadığını biliyorsanız ve beni itham etmek gibi bir düşünceye sahip değilseniz,
öyleyse böyle alakasız bir soruyu ne diye bana soruyorsunuz ?

Ben size PKK yapılanması hakkında sorular yöneltiyor muyum ?

Sizin savunduğunuz ideolojiniz üzerinden terör eylemi düzenleyen örgütlerin olduğunu ikimiz de biliyoruz, peki ben size bu konuda bir eleştiri yöneltebilir miyim ?

Kusura bakmayın ama okuduğumu anlayıp anlamadığım hakkında otorite sahibi biri değilsiniz maalesef. Ben bu dersi aldım, anayasa ana bilim dalı profesörü tarafından sınav oldum ve iyi bir notla geçtim. Benim için anlayıp anlamadığımla ilgili yeterli bir referanstır.

Bin 1,5 milyar Müslümanı bir terörist üzerinden vurmaya çalışmıyorum. Çok yalın bir ifade kullanıyorum oysaki ; Din kisvesi altında, uygulamada yapılan yanlışlıklar insanların dine yönelik saygısını azaltıyor, olumlu bir örnek, oluşum da görülmediği için bu saygısızlık pekişiyor. Yoksa ne kimseyi biriyle bağdaştırıyorum ne de biri üzerinden herkesi zan altında bırakıyorum. Yine bir klasik olarak, niyet okuyuculuğu yapıp bunun üzerinden yüklenmişsiniz. Yanlış nokta.

Retorik soruları, gerçek sorularmış gibi algıladığınız için sizi itham ettiğimi, cevap aradığımı düşünüyorsunuz ve bu kadar hiddet ile konuşuyorsunuz bence.

Ve konuyu yine PKK'ye getirip,
Sizin savunduğunuz ideolojiniz üzerinden terör eylemi düzenleyen örgütlerin
gibi iğrenç bir cümleyle yine önyargılarınızdan kurtulmadığınızı, ve esas insanları itham edenin kim olduğunu da göstermiş bulundunuz belirteyim.



Lütfen cevap vereceksiniz bundan sonra, okuduklarımı objektif, kişisel algıyı bir kenara bırakıp, altında başka anlam aramadan salt söylediğim üzerinden ve mümkünse retorik kısımları algılayarak cevap verin ki daha sağlıklı tartışma ilerleyebilsin.

Sağlıcakla.










 
Bu konuyu basit bir dille kavramsallaştırmaya çalışayım.

Teori olmadan, tutarlı bir hareket olmaz. Herşeyden önce teori ile pratik arasında bir bağ kurmak gerekir.

Evet, şimdi Kur'an, hadisler ve beraberindeki diğer "kutsal" argümanlara teorik argüman diyelim.

Teori nedir?

Teori, yapmak istediğimiz şeylerin bilgisidir.

Pratik nedir?

Teoriyi hayata geçirmektir.

Burada esas sorun teorinin ne olması gerektiği(ki zaten bu, bu konu için belli, dogma ve dolayısıyla değiştirilemez) ve pratikle bağlantısının nasıl olması gerektiğidir.

Dünyada koşullar değişiyor ve teoriniz zaten belli ise sürekli değişen koşullara ve olguları hesaba katan bir pratik geliştirmeniz gerekmektedir. (Bu diyalektik materyalizmin sorunlara eğilirken uyguladığı bir yöntemdir. Materyalizm ne alaka demeyin, yönteminden söz ediyorum)

Günümüzde islamcı olduğunu iddia eden hareketlerin pratiği son derece vahşi, akıl dışı ve bireyci(din adı altında hırsızlık vs gibi) olmasından ötürü, sadece söz konusu islamcı hareket değil, teorisi de zarar görmekte. Söz gelimi bugün ateist olmanın 13 ülkede idam gerekçesi olduğunu ve bu 13 ülkenin de islamiyet inancının egemen olduğu ülkeler olduğunu biliyor muydunuz? Yani diğer bir deyişle teoriniz "dinde hoş görü var" derken pratiğiniz sizden olmayanları fiziksel olarak yok etmek üzerine. Dolayısıyla; ne diyorum değil ne yapıyorum diye bir sorgulamanız gerekmekte.

Ve İslamcılara bir önerim de var. İnsanlara Allah'tan korkmayı öğretmek yerine Allah'ı sevmeyi öğretirseniz, daha iyi bir yol katedebilirsiniz.
 
Charles darwin amca olmayaydı böyle şeyler olmucakti işte .Herşey darwin putperestinde başlıyor hep ondan ilham alarak böyleler . :) Sonra bide huxleyle, dawkings in kitaplarını okuyunca kafaları yanıyor .
 
Charles darwin amca olmayaydı böyle şeyler olmucakti işte .Herşey darwin putperestinde başlıyor hep ondan ilham alarak böyleler . :) Sonra bide huxleyle, dawkings in kitaplarını okuyunca kafaları yanıyor .

Darwini bilim adamı ve bilim teoriler üzerine kuruludur başlangıç olarak bu adama inanıyorlar da Allah'ın Peygamberi de Allah vardır dediğinde onların dilinde bu bir teoridir yok arkadaş ben buna inanmıyorum diyorsa kusura bakmasın ama işine gelmediğindendir yoksa bilim cart curt değil yani Kuranda her şeyin tek ölçüden olduğunu söylemiştir bu adamda evrim demiştir ama kendi kafasına göre yazarak bilim mi istiyorlar 1.618 i araştırıp her şeyin nasılda tek bir orandan geldiğini yani 1+1=1 diye yani her şeyin tek bir parçadan geldiğini anlarlar ama işlerine gelmez dostum gelmez
 
ForseTi

Yalnız ufak bir düzeltme yapayım. Bilim, Darwinizm, evrim yada herhangi bir bilimsel/felsefi tez için "inanmak" diye bir tabir söz konusu değildir. Evrime "inanılmaz". Sanıyorum ki sandığınızın aksine bunlar bir dini görüş değildir hatta biyolojik evrim Yaratıcı kavramını yada dinleri reddetmez çünkü bu konularla organik bir bağı yoktur, aksine dinler evrim "teorisini"/kuramını reddeder.


Bir de dip not düşeyim: Buradaki suçlayıcı tavrınız sizin adınıza açtığınız konunun cevabı olabilir.
 
@ForseTi

Yalnız ufak bir düzeltme yapayım. Bilim, Darwinizm, evrim yada herhangi bir bilimsel/felsefi tez için "inanmak" diye bir tabir söz konusu değildir. Evrime "inanılmaz". Sanıyorum ki sandığınızın aksine bunlar bir dini görüş değildir hatta biyolojik evrim Yaratıcı kavramını yada dinleri reddetmez çünkü bu konularla organik bir bağı yoktur, aksine dinler evrim "teorisini"/kuramını reddeder.


Bir de dip not düşeyim: Buradaki suçlayıcı tavrınız sizin adınıza açtığınız konunun cevabı olabilir.

peki dinleri reddetmez tam tersi din reddeder diyorsun da yıllarca çocuklara fen kitaplarında neyin empoze edildiğini sanıryorsun Ademden geldiğimizi mi ?

suçlayıcı tavrım bize zorla empoze edilmek istenenlerden dolayıdır fen kitaplarında Dinlere göre böyle bilime göre de böyle diye bir ayrım yada belirtici bir şey yaptığını hiç gördün mü?
 


Darwini bilim adamı ve bilim teoriler üzerine kuruludur başlangıç olarak bu adama inanıyorlar da Allah'ın Peygamberi de Allah vardır dediğinde onların dilinde bu bir teoridir yok arkadaş ben buna inanmıyorum diyorsa kusura bakmasın ama işine gelmediğindendir yoksa bilim cart curt değil yani Kuranda her şeyin tek ölçüden olduğunu söylemiştir bu adamda evrim demiştir ama kendi kafasına göre yazarak bilim mi istiyorlar 1.618 i araştırıp her şeyin nasılda tek bir orandan geldiğini yani 1+1=1 diye yani her şeyin tek bir parçadan geldiğini anlarlar ama işlerine gelmez dostum gelmez
Zaten darwinizim bilimsel olarak çökertilmiştir.Çünkü bilimsel olabilmesi için gözlemlenebilir olması gerekir.Türlerin değişimi diyorlar ama bir örnek bile gösteremiyorlar.Tabi darwine baktığımızda insandan farklı bir şey olduğunu görüyoruz neyse bu da tuzu olsun..Ortaya atılan bu fikir akımının uydurmadan ibaret olduğunu çıkarıyoruz.
Bu arada şunu da merak etmiyor değilim Müslümanlardan başka kimse din değiştirmiyor acaba bu neden kaynaklanıyor?
 
Geri