CHP'nin genel başkanı kim olmalıdır?

  • Kullanıcı Lefty
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Güncel Politika
🕒 Konu sahibi 5 saat önce aktifti

CHP'nin genel başkanı kim olmalıdır?

  • Özgür Özel

  • Faik Öztrak

  • Diğer


Sonuçlar yalnızca oylamadan sonra görülebilir.
İstifa etsede pek değişen bir sey olmaz. Yine aynı kafada birini getirirler. Sezgin, canan vs.. özünde hdp'li ama chp'yi sadece platform olarak kullanan biri gelir kılıçdaroğlu ile aynı siyaseti yapar ve kaybetmeye devam ederler. Bence artık chp komple kapatılmalı. Atatürk'ün kurduğu partinin bu tip siyasetçiler tarafından suistimal edilmesinden rahatsızım.
 
Sevgili @glu

İttifaka başından itibaren karşıydın ve Kılıçdaroğlu'nu da gönülsüzce destekledin. Son günlerde yaptığın yorumlar da dikkatimi çektiği için sana da sormak istiyorum; kimi CHP'nin başında görmek istiyorsun ayrıca milliyetçilik vurgun ile CHP'nin sağ parti olması gerektiğini mi savunuyorsun?
Sevgili @Lefty Cumhuriyet Halk Partisi'nin şu an bir isme değil, düşünceye, bir ideolojiye, bir yönelime ihtiyacı var. Bu parti neyi savunuyor? Bu parti bu ülkede neyi çözmek veya neyi değiştirmek üzere siyaset yapıyor? Bu sorulara herhangi bir Chp seçmeni net olarak cevap verebiliyor mu? Bugün beton Chp'li denen insanlar bugünün, 2023'ün Chp'sinin neyi savunduğunu anlayıp savunulan bu şeyleri benimseyebiliyor mu?

Bu parti, "Bunlar ulusalcı, bunlar kafa tasçı. Bunlar iktidar falan olmaz" denilerek bir değişim ve dönüşüm sürecine sokuldu ve bugün gelinen noktada parti o ulusalcı denen insanların aldığı oy oranlarını dahi yakalayamaz hale geldi. Bütün değerlerinden, Chp'yi ifade eden Altı Ok ve Altı Ok'u var eden bütün unsurlardan uzaklaştırıp saçma sapan, temelsiz ve anlamsız yeni bir Chp yaratıldı. Cumhuriyeti ve Chp'yi kuran kurucu babaların adını anmayan ve hatta o insanlara alenen düşmanlık edip o insanlarla hesaplaşmayı kendine şiar edinmiş insanlarla dolduruldu bu parti. Bayrağa ve cumhuriyete kin güden, o cumhuriyetin kurduğu bütünlüğe karşı hareket eden insanların ellerini kollarını sallayarak siyaset yaptığı bir parti haline geldi Chp. İçerisinde Türkiye Cumhuriyetinin bütünlüğü ve bekasına karşı söylemler geliştiren insanların siyaset yaptığı ve hatta vekil seçildiği bir partinin başına şu noktada kimin geçtiğinin gerçekten bir ehemmiyeti yok. O geçecek isim bu kanser hücrelerini bu partiden söküp atabilecek mi? Esas soru bu. O kudrete sahip değilse, bu kanser hücreleri ile kelimenin tam anlamıyla savaşmayacaksa inan kimin geçtiğinin bir ehemmiyeti yok. İsterse Tevfik Göksu geçsin.

Ben Chp'nin sağ parti olmasını değil, Chp'nin artık sağ ile sağ yarıştırmaktan vazgeçmesini istiyorum. Chp'nin Chp'yi ve Türkiye Cumhuriyetini var eden değerlere geri dönmesini, o değerleri göğüsünü gererek savunmasını istiyorum. Ben Chp içinde vatana ihanet boyutunda söylemlerde bulunan asalakların cirit atmamasını istiyorum. Chp halkçı olsun, halkın partisi olsun istiyorum. Gamze İlgezdilerin, Eren Erdemlerin, Oğuz Kaan Salıcıların, Nuşirevan Elçilerin değil, halkın partisi olsun. Taban bu insanları reddetmesine rağmen ısrar ve inatla bu insanlar dolduruldu bu partiye. Ya bu ülkede vatanını, bu ülkeyi var eden değerleri, bayrağını ve yurttaşlarını seven bir Chp'li yok mu da yıllardır bu tabana Faik Öztraklar, Gamze İlgezdiler, Muharrem Erkekler falan dayatılıyor?

Chp'nin artık tarikatçılardan, Atatürk ve cumhuriyet düşmanlarından, F tipi ve Siyasal İslam eskilerinden uzaklaşıp kendisine dönmesi gerek. Sadullah Ergin gibileri meclise taşımanın utancını bir ömür yaşayacak zaten bu parti. Hiç olmazsa bugünden kendi özüne dönsün de o partiye inancı pamuk ipliğine bağlı olan insanlara az da olsa umut versin.
 
Bence Selahattin Demirtaş olmalı. Zira partide Atatürkçü kalmadı, 5 tane sayamam sanırım. Son seçimde elim gitmeye gitmeye son oyumu vermiş oldum. Bundan sonrası için ya oy kullanmam ya da potansiyeline bakmadan gerçek Atatürkçü bir partiye oyumu verir kenera çekilirim.
 
@glu,

Detaylı cevap için teşekkür ederim çünkü seni doğru anlamamışım ve bir yanlışlığı düzeltmiş olduk.
Kim gelirse önemi yok desek de birisi gelecek ve tek korkumuz, gelenin gideni aratmasıdır. Nitekim öyle de olacağa benziyor. Belediye seçimleri sonrasında Kılıçdaroğlu bırakacak diye konuşuluyor ancak o güne kadar devam edeceğine de kesin gözle bakılıyor. Yaşayıp göreceğiz artık...
 
  • Beğen
Tepkiler: glu
Sevgili @Lefty Cumhuriyet Halk Partisi'nin şu an bir isme değil, düşünceye, bir ideolojiye, bir yönelime ihtiyacı var. Bu parti neyi savunuyor? Bu parti bu ülkede neyi çözmek veya neyi değiştirmek üzere siyaset yapıyor? Bu sorulara herhangi bir Chp seçmeni net olarak cevap verebiliyor mu? Bugün beton Chp'li denen insanlar bugünün, 2023'ün Chp'sinin neyi savunduğunu anlayıp savunulan bu şeyleri benimseyebiliyor mu?

Bu parti, "Bunlar ulusalcı, bunlar kafa tasçı. Bunlar iktidar falan olmaz" denilerek bir değişim ve dönüşüm sürecine sokuldu ve bugün gelinen noktada parti o ulusalcı denen insanların aldığı oy oranlarını dahi yakalayamaz hale geldi. Bütün değerlerinden, Chp'yi ifade eden Altı Ok ve Altı Ok'u var eden bütün unsurlardan uzaklaştırıp saçma sapan, temelsiz ve anlamsız yeni bir Chp yaratıldı. Cumhuriyeti ve Chp'yi kuran kurucu babaların adını anmayan ve hatta o insanlara alenen düşmanlık edip o insanlarla hesaplaşmayı kendine şiar edinmiş insanlarla dolduruldu bu parti. Bayrağa ve cumhuriyete kin güden, o cumhuriyetin kurduğu bütünlüğe karşı hareket eden insanların ellerini kollarını sallayarak siyaset yaptığı bir parti haline geldi Chp. İçerisinde Türkiye Cumhuriyetinin bütünlüğü ve bekasına karşı söylemler geliştiren insanların siyaset yaptığı ve hatta vekil seçildiği bir partinin başına şu noktada kimin geçtiğinin gerçekten bir ehemmiyeti yok. O geçecek isim bu kanser hücrelerini bu partiden söküp atabilecek mi? Esas soru bu. O kudrete sahip değilse, bu kanser hücreleri ile kelimenin tam anlamıyla savaşmayacaksa inan kimin geçtiğinin bir ehemmiyeti yok. İsterse Tevfik Göksu geçsin.

Ben Chp'nin sağ parti olmasını değil, Chp'nin artık sağ ile sağ yarıştırmaktan vazgeçmesini istiyorum. Chp'nin Chp'yi ve Türkiye Cumhuriyetini var eden değerlere geri dönmesini, o değerleri göğüsünü gererek savunmasını istiyorum. Ben Chp içinde vatana ihanet boyutunda söylemlerde bulunan asalakların cirit atmamasını istiyorum. Chp halkçı olsun, halkın partisi olsun istiyorum. Gamze İlgezdilerin, Eren Erdemlerin, Oğuz Kaan Salıcıların, Nuşirevan Elçilerin değil, halkın partisi olsun. Taban bu insanları reddetmesine rağmen ısrar ve inatla bu insanlar dolduruldu bu partiye. Ya bu ülkede vatanını, bu ülkeyi var eden değerleri, bayrağını ve yurttaşlarını seven bir Chp'li yok mu da yıllardır bu tabana Faik Öztraklar, Gamze İlgezdiler, Muharrem Erkekler falan dayatılıyor?

Chp'nin artık tarikatçılardan, Atatürk ve cumhuriyet düşmanlarından, F tipi ve Siyasal İslam eskilerinden uzaklaşıp kendisine dönmesi gerek. Sadullah Ergin gibileri meclise taşımanın utancını bir ömür yaşayacak zaten bu parti. Hiç olmazsa bugünden kendi özüne dönsün de o partiye inancı pamuk ipliğine bağlı olan insanlara az da olsa umut versin.
bu partiye protokol imzalatıldı. var mı bundan ötesi. utanç kaynağı.
 
  • Beğen
Tepkiler: glu
100 yıllık partide atatürk'ü ve vekaleten 1-2 aylığına başkanlık yapmış isimleri saymazsak genel başkanlık yapmış kişi sayısı sadece 5. bunlardan biri de -altan öymen- ve sadece 1.5 yıl başkan olarak kalmış. yani aslında 4 kişi denilebilir.

1) ismet inönü
2) bülent ecevit
3) deniz baykal
4) altan öymen
5) kemal kılıçdaroğlu

kılıçdaroğlu'nun partiyi getirdiği siyasi çizgi tartışmaya açık çünkü parti sağcısı, solcusu, islamcısı, kürtçüsü derken nuh'un gemisi gibi oldu fakat partinin "kapanın elinde kalma" durumu kılıçdaroğlu ile gelen bir şey değil. kendisine yapılan "delegeler kendi adamı, şu an atatürk bile gelse kılıçdaroğlu'nu deviremez" eleştirisini anlıyorum fakat bu meselede direkt şahsını suçlamayı kolaycılık olarak görüyorum. bence eleştirilerin asıl hedefi yerleşmiş kurumsal kimlik ve değişim için hiçbir şey yapmayan partililer olmalı. buna bir noktada seçmenler de dahil. eleştiri ve aksiyon konusunda kişiye değil anlayışa odaklanılmalı. asıl mücadele bununla verilmeli. belli ki başkanlığı bir kez ele geçirenin isterse ölene kadar koltuktan kalkmayabileceği bir anlayış var ve bu anlayışı besler nitelikle iç tüzük mevcut. kılıçdaroğlu gitse, x birisi gelse ve başarısız olsa, o da istemezse koltuktan 15-20 yıl kalkmayacak. bu bir yönüyle sadece chp'nin problemi de değil; 54 yıllık mhp'de de sadece 2 başkan mevcut. kitle partilerinin ortak problemi denilebilir. yine de onlar girdikleri yol ayrımından sonra içlerinden iyi parti'yi çıkarmayı becerebildiler. türk siyaseti ve demokrasi için faydalı oldu. aynı şey chp için de söz konusu olur mu bilmiyorum fakat parti dönüştürülemiyorsa seçmen için yapılacak en basit şey oy vermeyerek mecbur bırakmak olur.
 
eyyy chp
neden kadınların önünü açmıyorsun
 
@melnur sen de istifa etmeli diyenler arasındasın ve kimi öneriyorsun bu durumda?
Böyle bir soruyu sorarsan birileri de Tayyibi seçmeyim ama ondan daha iyisi yok veya kime veriyim diyenlerden farkın olmaz. Kimi yerine gelir çıkacak adaylara bağlı, koskoca bir CHP daha güçlü, dinamik, .... adaylar yetiştiremiyorsa daha da vahim.
Bakın Martin Schulz'u örnek verdim, seçimu kaybetti ve hic kem küm demeden istifa etti, yerine başkası geldi ama başarsz oldu ve o da bırakt ve sonunda Scholz geldi ve SPD seçim kazandı.
 
Böyle bir soruyu sorarsan birileri de Tayyibi seçmeyim ama ondan daha iyisi yok veya kime veriyim diyenlerden farkın olmaz. Kimi yerine gelir çıkacak adaylara bağlı, koskoca bir CHP daha güçlü, dinamik, .... adaylar yetiştiremiyorsa daha da vahim.
Bakın Martin Schulz'u örnek verdim, seçimu kaybetti ve hic kem küm demeden istifa etti, yerine başkası geldi ama başarsz oldu ve o da bırakt ve sonunda Scholz geldi ve SPD seçim kazandı.
Bahsettiğimiz parti ülkenin ana muhalefet partisi ve başına kimin geldiği de oldukça önemli çünkü belli bir tabanı var ve getireceğin isimle ilk hedefin, o tabanı genişletmek olmalıdır yani var olanı da kaybetmek değil.

CHP açısından bakıldığında, Kılıçdaroğlu'nun belli bir oy kitlesi var ve güven veren bir isim ayrıca geniş kitlelerce tanınıyor. Yeni gelecek ismin de en az kendisi kadar siyaset anlayışına güven duyulan ve tanınan bir isim olması gereklidir.

CHP'ye hiçbir koşulda oy verme olasılığı olmayan kitlenin her gün istifa çağrısı yapması ise anlaşılır ve kabul edilir bir durum değildir. Ne amaçla söylediklerini herkes gayet iyi biliyor.

Kuralsızlıkların ve hukuksuzluğun eleştirildiği bir ortamda, parti tüzüğüne / yönetmeliklere aykırı bir tavır beklenmesi de başka bir anlaşılmaz durumdur.

 
Bahsettiğimiz parti ülkenin ana muhalefet partisi ve başına kimin geldiği de oldukça önemli çünkü belli bir tabanı var ve getireceğin isimle ilk hedefin, o tabanı genişletmek olmalıdır yani var olanı da kaybetmek değil.

CHP açısından bakıldığında, Kılıçdaroğlu'nun belli bir oy kitlesi var ve güven veren bir isim ayrıca geniş kitlelerce tanınıyor. Yeni gelecek ismin de en az kendisi kadar siyaset anlayışına güven duyulan ve tanınan bir isim olması gereklidir.

CHP'ye hiçbir koşulda oy verme olasılığı olmayan kitlenin her gün istifa çağrısı yapması ise anlaşılır ve kabul edilir bir durum değildir. Ne amaçla söylediklerini herkes gayet iyi biliyor.

Kuralsızlıkların ve hukuksuzluğun eleştirildiği bir ortamda, parti tüzüğüne / yönetmeliklere aykırı bir tavır beklenmesi de başka bir anlaşılmaz durumdur.


Seçim sonrası bir parti lederinin istifa etmesi onun kötü olduğu anlamına gelmez. Siyasi sorumluluk göstermektir, demokratik ve etik bir davranışdır. İstifa yeni adayların önünü açar ve ancak bu yöntem ile daha iyi, daha atik, daha güvenilir,....... bir lider bulabilirsin. Bizim ülke olarak sorunumuz kişilere odaklanmamız, devamlı lider araıyoruz, oysa sorunlar lidersizlikten değil bilgisizlikten kaynaklı, hep ben bilirim tutumundan kaynaklı, yandaş kayırma siyasetinden kaynaklı,......
 
Seçim sonrası bir parti lederinin istifa etmesi onun kötü olduğu anlamına gelmez. Siyasi sorumluluk göstermektir, demokratik ve etik bir davranışdır. İstifa yeni adayların önünü açar ve ancak bu yöntem ile daha iyi, daha atik, daha güvenilir,....... bir lider bulabilirsin. Bizim ülke olarak sorunumuz kişilere odaklanmamız, devamlı lider araıyoruz, oysa sorunlar lidersizlikten değil bilgisizlikten kaynaklı, hep ben bilirim tutumundan kaynaklı, yandaş kayırma siyasetinden kaynaklı,......
Haklı olduğun noktalar var ancak CHP için şu an belediye seçimleri çok önemli ve yanlış bir adım atmak da istemiyorlar.
Kendi aralarında karar vermeleri çok daha sağlıklı olacaktır.
 
Haklı olduğun noktalar var ancak CHP için şu an belediye seçimleri çok önemli ve yanlış bir adım atmak da istemiyorlar.
Kendi aralarında karar vermeleri çok daha sağlıklı olacaktır.
Sağlıklı karar vermeleri tabiiki doğru olur. Ben başarılı olmalarını tüm kalbimle destekliyorum, eleştirilerim yanlış anlaşılmasın.
 
Sağlıklı karar vermeleri tabiiki doğru olur. Ben başarılı olmalarını tüm kalbimle destekliyorum, eleştirilerim yanlış anlaşılmasın.
Eleştiriler yapıcı olduğu sürece kimse yanlış anlamaz hatta ders de çıkartır ancak çok iyi biliyorsun ki @melnur şu aşamada "Eleştiri" adı altında CHP'yi içten yıpratmaya çalışanlar var. Kılıçdaroğlu zaten yaşı itibari ile uzun süre devam edemez ve anladığım kadarı ile belediye seçimleri sonuçlanana kadar partinin başında kalıp tüm olaylara hakim olmak istiyor ki bu da en doğal hakkı çünkü son aylarda verdiği emek ve çaba, birileri tarafından yetersiz bulunsa da başka birileri tarafından da takdir gördü. Belediye seçimleri öncesi genel başkan değişikliğinin çok mantıklı olmadığının ve yeni gelen isim için de acele karar verilmemesi gerektiğinin çoğu tecrübeli / yetkin isim farkındalar ve Kılıçdaroğlu'nun kararına da bu sebeple destek çıkıyorlar.

Seçimi kaybettik ve bu konuda yapılması gereken öz eleştirileri de zamana yaymak gerekiyor.

Uygun bir isim belirlendiği an, kimse itiraz etmeyecek ve taban da kolayca kabullenecektir. Her şeyden önemlisi de tabanı daha fazla genişletmeyi sağlayacak bir isim olmalıdır.
 
Geri