@
Jesse James orada suçlu olan kendisini kapatmayan kadın mı yoksa ona laf atan erkekler mi?
Sana gelince @
FleXoR Ben başka ülkelerde bu tür olaylar yaşanmıyor demiş miyim? Ben Türkiye vatandaşıyım , burada yaşıyorum ve burada olan olaylar beni bizi etkiliyor . Tabikide burayı eleştiricem. "Diger ülkelerde böyle olaylar olmuyor mu sanki Türkiyede mi oluyor sadece n`olacakmış?" diyen ve bu zihniyete sahip insanlar yüzünden 2 yaşındaki bebege tecavüz eden erkekler , 2 ayda hapisten çıkarılıyor bu ülkede. Bu tarz söylemler olayı sadece normalleştirmekten ibaret. Zaten yasaların uygulanmadıgı bir ülkede, halkta bu olaylara tepki göstermesin mi?(!) Bu ülkesinden nefret ettiği anlamına gelmez.
Olayın bana göre 2 çözümü var. Kısa vadede yasaları uygulayacaksın arkadaş. Bu ülkede son yıllarda kadın ölümlerinin bu denli artmasının sebebi 'ne olacak yatar çıkarım, hapis zaten tatil yeri' düşüncesindeki insanlardır. Bu insanların böyle düşünmesinin nedeni yasaların uygulanmamasıdır. Cezalar agırlaştırılmalı gerekirse idam geri getirilmelidir. Uzun vadedeyse dinci ve gerici egirimden çıkılıp çocuklara atalarının mezar taşlarındaki yazıları okuyabilmeleri için osmanlıca dersi vermek yerine 'insanlık ' dersi verilmelidir.
Bunlar olmadan kimse benim bu ülkeyi eleştirmeme tek kelime edemez.
Öncelikle düşüncelerinizi eleştirmek adına cevap yazmadığımı belirteyim.
TCK’yı okudunuz mu yada mahkemeleri takip ediyor musunuz bilmiyorum ama, hukuk sistemimiz ciddi derecede kadını koruyor. Hatta kadın ayrımcılığı var. Basına yansıyan haberlerin yüzlerce katı kadar haksızda olsa kadın lehine çıkmış kararlar var. Ve hiç bir hapsi haneye gittiniz mi on uda bilmiyorum ama hapishane 3 yıl yatar çıkarım tarzı bir yer değildir. Hapisten çıkıp tekrar hayat kurmak o kadar da kolay değildir.
Demek istediğim şudur ki yasalar gerçekten iyi düzeyde tabii ki daha da iyileştirilebilir. Ama yasalar suçu önlemezler. Sadece işlenmiş suçta kanıt ve deliller eşliğinde yaptırım uygularlar.
Suçu önlemek devletin görevidir. Burada da iki farklı düşünce öne çıkar.
Klasik devlet; Mesela sadece lise öğrencilerine hayatlarında bir kere hapishane gezisi düzenleyerek suçun cezasını göstermek, yada Adım başı kolluk kuvveti yerleştirip len diyeni bile göz altına almak, yada suç işleyene de en ağır cezaları uygulayarak daha sert kanunlarla milleti suç işlemekten korkutmak.
Modern devlet; kendi bünyesi de dahil olmak üzere eğitim sistemini sınav sonuç ilişkisinden ibaret tutmayıp kişisel ve toplumsal duyarlılığı olan eğitim sistemine geçmek. Hukuk sisteminin vekil veya yüksek düzey bürokrat ayrımı yapmadan işlemesini sağlamak. Toplumda ayrımcılığın oluşacağı her konuda önlem almak. vb. vb. sıralayabiliriz.
Biz ise dünyadaki kararsız iki devletten biri olarak gösteriliyoruz. Maalesef ki yakın tarihimiz değişen rejim sistemine adapte olamamış ve demokrasiyi bütün ülkeye aynı zamanda yayamamış hatta baltalamıştır. Gerek askeri darbeler, gerek sivil tepkiler hükümetleri ve toplumu kutuplaştırmış M. Kemal Atatürk ün asıl amaçları göz ardı edilmiştir.
Bugün içinde yaşadığımız ülke 1990 lı yılların sonuna kadar, Marmara bölgesi ve bir iki şehir dahil olmak üzere sanayi devrimi ile hızlı gelişmiş, ege ve Akdeniz kıyı bölgeleri gerek iklimsel gerekse turizm ile batı kültürüyle Anadolu kültürü arasında kalmış, doğu Anadolu bölgesi toprak ağalarının yönetiminde feodalleşerek demokrasiden uzaklaşmıştır.
Bunun topluma kültürel etkileri de olmuştur.
Marmara bölgesi yoğun göç almış köylerden büyük şehirlere akın eden insanların kültürel ve manevi değerleri değişmiştir. Köyünde eğitim almamış kadın ve adam tarla - hayvancılık gibi iş paylaşımı yaparak yaşamaya çalışırken eğitim veremediği çocuklarıyla şehire gelmiş. Ne iş olsa yaparım modunda adam çalışmış kadın evde çocuklarını aldığı yöresel terbiyede tutmaya çabalarken ya iş gücünü yada vasfını kaybetmiştir.
Keza ege ve Akdeniz kıyıları gerek yerli gerekse yabancı turistler ile farklı kültürlerle daha çok kaynaşarak Anadolu kültürüyle hem harmanlamış aynı zamanda uzaklaşmış hatta Anadolu insanın yaşam ve anlayış tarzına çok zıt bir yaşam tarzına sahip gibi gösterilmiştir ki kadının ülkemizde en rahat olduğu bölgelerdir.
Doğu Anadolu ise toprak ağalarının Kontrolünde halk sömürülerek törelerle bastırılmış, Türk kültüründe olmayan kan davası vb. bir çok uygulamayla insanların canına kıyılmış. Ve üzerine eklenen terör yüzünden ne sanayileşme nede hayvancılıkla gelişimini sağlayamamıştır. Buda en çok zayıf olan kadın bedel ödemiştir.
Buna bölge bölge devam edebilirim. Ama kimseyi bıktırmak istemem. Fakat bu sadece gerçekten farklılarda büyümüş toplumun bu kadar iç içe durabilmesi mucizeyken bile başarmasına siyasiler izin vermemiş, toplumun farklılıklarını birleştirmek yerine ayrıştırarak bunu oy potansiyeli olarak kullanmıştır.
Maalesef ki buna alet olan insanlar farklılıkları ayıplayarak kendilerine ait olmayan kültürleri ve siyasi görüşleri savunarak kendinin olmayan kimlikleri koruduklarını düşünmektedir. Ve bu konu din olunca her zaman kadın üzerinden vurmuşlardır.