Bir Şizofren Genç

Konu sahibi son olarak 4366 gün önce görüldü
Ben Deli Değilim

Hadi geçmişe gidelim ne dersiniz ?

Çevremizdekilere ve kendimize biraz dikkatli baktığımız zaman bir tek mutlu aşka bile rastlayamayız.

Mesela :

Leyla ve Mecnun birbirlerine kavuşamayıp çıldırmıştır,

Mesela :

Ferhat ve Şirin’in de pek farkı yoktur. Bildiğimiz tüm aşklardan bize kalan yalnızca acıdır. Bütün aşklar “mutlu olmak için” başlanmış projeler gibi gözükmesine rağmen, bu projenin hiçbir zaman gerçekleştirilememiş olduğunu hiçbirimiz kabul etmek istemeyiz. Ama gerçek böyledir.

Aşkın amacının sizce nedir ?

Bence mutlu olmak değil. Acı çekmek olduğunu anladığımız ve kabullendiğimiz zaman aşkın ne olduğunu anlamaya çok yaklaştık demektir.

Aşkın amacı acı çekmek ise herkes neden aşık oluyor veya aşık olmak istiyor?! İnsan sanıldığının aksine hazza yönelik bir canlı değildir. En azından ruhsal olarak acıdan kaçarak hazza yönelmediğini, bunun tam tersini gerçekleştirdiğini söyleyebiliriz.

İnsanlar mutlu olduklarında ruhsal doyuma ulaşamazlar, acının yarattığı doyum çok daha kuvvetli ve kalıcıdır. Bunun izlerini Uzakdoğu felsefelerinde görürüz. Nirvana’ya, yani sonsuz mutluluğa ulaşmak için birçok acı deneyim yaşamak gerekir. Kısaca, insan ne kadar çok acı çekerse, sonsuz mutluluğa o kadar çabuk ulaşır.

İnsanlar mutluluklarından hiçbir şey öğrenmezler, mutluluk çabucak yaşanır ve biter; geride soluk bir fotoğraf karesine benzer bir hatıra bırakır. Oysa acı kalıcı bir etkiye sahiptir, yaşanan acılar öyle kolay kolay unutulamaz! Mutlu olduğunuz anları düşünün ve anlatmaya çalışın, emin olun ki aklınızda pek fazla mutlu anınızın olmadığını hayretle göreceksiniz. Bir de acı hatıralarınızı düşünün, o kadar çok şey gelecek ki aklınıza siz bile şaşıracaksınız.

Sonuç olarak efendim mutluluk insana bir şey öğretmez, bize bildiklerimizi öğreten acılarımızdır.
Bu nedenle hepimizin acı çekmeye ihtiyacı vardır.

Bir Genç
 
Sesi erimiş karamelli bitter çikolata gibi sıcak ve boğuktu... ya da her neyse işte...
 
Ve şimdi çok utanıyorum günlük. Ama bir şeyi yaptıktan sonra ardından üzülmek ne yazık ki bir işi yaramıyor...
 

Tarih : Onbeşnisanikibinondört

Ben Deli Değilim


Hadi sizinle ufak bir hayale çıkalım ne dersiniz?
Anlamıştım ( Evet )

Gözlerinizi kapatın, hayatınızın herhangi bir anına gidin ama öyle bir an olsun ki size söyleniş tarzı : orada sonsuza dek kalacaksınız ve yalnızca iki şeyden birini seçmeniz gerekecek. Biri, çocukluğunuzun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken olsun ... Öteki, bütün hayatınız boyunca en çok sevdiğinız adam-kadın ile öpüştüğünüz ilk gün... Herkes aşık olmanın ortak dilini bulup düşüncelerinde yazmaya çalışınsın.

Bende şuraya en basitini yazayım.

En basiti şair gibi : Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan aşıksın."​
 
Metrodayim. Ve az önce yanımda 67 yasında bir beyefendi vardı. Epey uzun süren bir tanışma merasiminden sonra bana paltosunun iç cebinden kırışık bir resim çıkarıp ' Bak evlat bu benim 3. Oğlum. Hayırsız (derken bile gülümseyen) bir kere bile arayıp hal-hatir sormaz. Bayramlarda ellerimi boşluğa uzatim eskiden evimin en çok vakit ayırdığı pencere kenarından hayaline öptürüyorum. En kötüsü bana 'bir kez baba' demesi dahası yok. O zamanda bebekti isteyerek içten demiş olamaz. '
Beyefendi dedim elinizde ki resme bakabilir miyim?
Tabii dedi ve uzattı titrek elleriyle.

Resim ile uzunca bakıştık ve sonra arkasına çevirip bir adres ile karşılaştım. Sanirsam 'resimde ki oğlunun ev adresi' Adresi hafizama yerleştirmek için uzunca bir sure bakmak zorunda kaldim.Çünkü adres gözyaşları ile bir kısmı silinmiş.Resmi beyefendiye verirken ' beyefendi 2 gün içerisinde 'bu resimde ki oğlunuz' size gelip o pencere kenarında bekliyor olacak. Tebessüm etti 'bir umut var ' der gibi.

Ve Simdi ayaklarıma o adrese doğru marş marş emri verdim. Bana şans dileğin umarım o adreste halen hayat vardır.
 
tumblr_mslv8jQn3J1s5rauvo5_1280.jpg
 
Yazım tarzını sevdim.. Fırsat buldukça okuyacağım tamamını.. Kalemine sağlık..:)
 

Ben Deli Değilim

Mükemmel bir İNSAN'sin. Sahi ben bir İNSAN mıyım?

Bugün dün evinde bulamadığım beyefendinin oğlunu tekrardan ziyarete gittim. Evden bahsetmek istiyorum. Yeşilcamların vazgeçilmezi, herkesin yaşamak istediği tahta evlerden. Çok şirin bir ev.Kapıyı tıkladım. Ve bir kız çocuğu açtı. Yemyeşil gözlü , sapsarı saçlı. tavşan dişli 15 yaşında genç bir kız.
Merhaba ben Bir Genç diyerek uzattığım elimi geri çevirdi. Bu hareketi çok hoş öyle ki aile kavramı halen evde var. Acaba akraba kavra mı? Görecez.
Evin reisi ile görüşebilir miyim?
(Seslenerek) Anne dedi ve annesi geldi. Annesi yaşına göre çokca genç umarım ruhuda öyledir.
Buyrun dedi.
Bana kocanızın resmini verirseniz buyuracam dedim.
Şaşırdı bir an kapıyı yarı kapattı. ( Kim olsa aynısını yapar )
Korkmayın buyrun cüzdanım her şekilde kişisel bilgilerime buradan ulaşabilirsiniz. Korkmanıza gerek yok dedim ve tebesüüm etti. ( Bu iyiye işaret )
Ne yapacaksınız? Kocamı dedi.

Bundan 2 gün önce metroda bir beyefendi ile tanıştım. Oğlu ile arasında sorunlar oldugundan yakındı.Bu sizin kocanız. Sadece bir kaç dakıkasını almak istiyorum. Bana bu konuda yardımcı olursanız bir hayalimi daha gerçekleştirmiş olacam.

Peki dedi. İçeriden bir resim ile kalem ve kagıt getirdi. Beyaz not kağıdına bir adres yazdı . Ve kocamı burada bulabilirsiniz, eğer ikna kabiliyetiniz yüksekse karısına ve çocuğuna geri dönmesinide söyler misiniz? dedi. Ve yarı olan kapıyı tamamen kapattı. Demek ki evde yarı hayat var.

Kağıtta ki adres bulunduğum yerden epeyce uzak olduğu için gitme fırsatım olmadı. Ama bu gitmeyeceğim anlamına gelmez. Bir aileyi yok etmekten daha güzeli var etmek varken pes etmek hiç hoş olmaz.
 
Ben Deli Değilim

Çok kitap okumak çok bilgili olmak anlamına gelmez ki.
Çok kitap okumak ÇOKCA yalnız olduğun anlamına gelir.

Bir Genç
 
Ben Deli Değilim

Ben çok HAYALPEREST biriyim.
Bazen öyle bir kaptırıyorum ki kendimi HAYAL'e, bir an gerçekleştirdiğime inanıyorum.
Sahi İNANMAKTA HAYAL KURMAKTAN geçmiyor mu?

Bir Genç
 
ANILAR

Tarih : Sıfırdokuzonbirikibinsekiz


'Seni anlamak istiyorum' dedi. Geniş ağzı ile dalga tadın da.
'Seni' diye tekrarladı.
'Beni anlamak istiyorsan bir otobüste ya da bir Deli hastanesinin arşivinde oku' dedim.
Gülümsedi yine geniş ağzı ile bu sefer sevgi tadın da gülümsedi.

Bir Genç
 
Geri