aşırı gizli günlük

Konu sahibi son olarak 1030 gün önce görüldü


Ahahahah şaşırdım. O kadar bekletmem seni, merak etme. :şşkn:

Şuan mükemmel bi ruh haline sahibim, biraz önce disturbed dinliyordum oradan ankara havasına geçtim, bi ara müslüm gürses dinledim şimdi rap müzik dinliyorum durum vahim hatta şuan bunları niye anlatıyorum onu bile bilmiyorum mesela ha khaleesinin drogosu ha ben öyle bi ateşim var ki nefes alıp verirken ağzımdan çıkan nefes klavyeyi eritiyor öyle yani ama uyumayacam tabi ki ölecem burada ölecem klavyenin başında ölecem he birde bunları yazarken araya noktalama işareti de koymayacam zaten hep yanlış koyuyorum allah cehaletimin belasını versin.
 
Şuan mükemmel bi ruh haline sahibim, biraz önce disturbed dinliyordum oradan ankara havasına geçtim, bi ara müslüm gürses dinledim şimdi rap müzik dinliyorum durum vahim hatta şuan bunları niye anlatıyorum onu bile bilmiyorum mesela ha khaleesinin drogosu ha ben öyle bi ateşim var ki nefes alıp verirken ağzımdan çıkan nefes klavyeyi eritiyor öyle yani ama uyumayacam tabi ki ölecem burada ölecem klavyenin başında ölecem he birde bunları yazarken araya noktalama işareti de koymayacam zaten hep yanlış koyuyorum allah cehaletimin belasını versin.

Çok formundasın bu gece, bu forumda harcanıyorsun.. :anla:
 
-Bugün tüm planlarımın dışına çıkıp bambaşka bir şey yaptım.

-Normalde bugün için 3 ya da 4 şey yapma seçeneğim vardı ve ben hiçbirini seçmeyip hazırlıktan arkadaşlarım ile buluştum birdenbire.

-Sonra da aşırı ani bir kararla sinemaya gittik, bu hafta gittiğim 3. film oldu bu.

-What Happened to Monday (Yedinci Hayat) idi filmin ismi. Açıkçası, epeyce etkilendim. Derin bir film, üzerine düşüneceğim.

-Şimdi hazırlamam gereken paftalar var, onların başına dönmeliyim.
 
-Sadece 4 tanecik dersim olmasına rağmen okul beni nasıl oluyor da bu denli yorabiliyor? Anlamıyorum.

-Proje dersi zorlu geçiyor. Mercedes markası ile ne yapacağım, en ufak bir fikrim dahi yok. Keşke föy açıklansa artık..

-Akademik araştırma konusu olarak planned obsolescence'ı seçecektik ama çok sevgili (!) grup arkadaşımın istememesi üzerine vazgeçtik ve dünyanın en sıkıcı şeyi olan mass production'ı yapıyoruz.. Sinir oldum. Bundan daha bayağı bir konu olamazdı.

-Onun dışında, yakın arkadaşım nihayet Amerika'dan döndü! Getirdiği abur cuburlarla da beni epey şımarttı, mutluyum. :p

-Çok alakasız bir konu fakat ben İstanbul'a geldikten hemen sonra gri kedim nedensiz bir şekilde ortadan kaybolmuş, günlerce gelmemiş. Annemler kahrolmuş evde. Nedense geçen gün birden ortaya çıkmış, bana söylememişlerdi kaybolduğunu yoksa çok üzülürdüm.

-Onun dışında, dalgınlığımın zirvesini yaşıyorum. Okul kartımı dışarıda düşürmüşüm. Birisi bulmuş ve okulun facebook sayfasına bulduğunu yazıp beni etiketlemiş, gönderiyi görünce haberim oldu kaybettiğimden. :')

-Dün Akbank Sanat etkinliklerine bilet aldım. Nasılsa 10 lira deyip hepsine almışım.. Şu konserlere gideceğim, umarım hepsi güzeldir:
Onur Ataman Ensemble
Iiro Rantala
Lambert

-Bugün de filmekimi'nin biletlerini aldım. Almayı düşündüğüm başka filmler de var hâlâ ama şu an almış olduklarım şunlar:
The Beguiled
Happy End
The Shape of Water
Mother!
Thelma

-Eh, yorucu bir gün oldu biraz dinlenmem gerek. Buraya yazmayı seviyorum ama daha sonra devam ederim. ^^
 
-Yurttan dahi çıkmadım bugün. İnsanın boş gününün olması mükemmel bir şey, ama keşke cuma günüm boş olsaydı.

-Dün filmekimi için aldığım biletleri bastırmaya gittiğimde gişede inanılmaz kibar bir yaşlı kadınla tanıştım. Bana hangi filmlere bilet aldığımı sordu ve ayaküstü mükemmel bir sohbet gerçekleştirdik. O kadar kibar o kadar güzeldi ki, çok mutlu oldum..

-Bugün nihayet yağmur yağdı! Sabah 6'da yağmurun sesine bi' uyandım, çok mutlu oldum. Gün boyu pencerenin dibine oturup yağmuru izledim. Tüm sıkıntılarım akıp gitti sanki..

-Yarın Yüksek Sadakat konseri varmış, aklımdan tamamen çıkmış. Gitmek istemesem de bir şekilde gideceğim artık.

-Kitap sayfamı çok boşladım. Çünkü kitap okuyamıyorum. İçime dert oldu bu.. İlerleyen günlerde eski halime dönmem gerek..
 
-Az önce Galatasaray'ın maçını izliyordum, hâlâ ellerim titriyor..

-Geçen gün öyle güzel bir yağmur yağdı ki yine.. Ama iki dakikacık dişlerimi fırçalamak için banyoya gitmiştim, döndüğümde fırtına çıkmış içerisini su basmış ve üçlü prizim ufak bir su gölünün üzerinde yüzüyordu.. Şok oldum. Yine de yağmuru çok seviyorum. ^^

-Yüksek Sadakat konserine gidecek olduğumu söylemiştim, nefret ettim konserden. Seyirci kitlesi o kadar leşti ki. En sevdiğim şarkıları olan Katil ve Maktül'de bile tepinerek dans ediyorlardı. Ki duygusal bir şarkıdır, hatta koyayım buraya da.

[YOUTUBE]DQ9VBnBG4QY[/YOUTUBE]

-Yine hiçbir şeyimi düzene koyamadan haftasonu bitiverdi. İnanılmaz yoğun haftalar beni bekliyor artık, neredeyse her günüm dolu. Nasıl başa çıkacağım bilmiyorum..

-Son olarak, sahaf festivali çok güzeldi!
 
-Ah, öylesine yoğunum ki ancak yazabilme fırsatı buluyorum.

-Çok iyi şeyler yaşadım, fakat bunların her birini gölgeleyecek kötü şeyler de yaşadım..

-Son 10 gün hepimiz için zor geçti. Annemin hastalığının beyine sıçrama ihtimali çıktı birdenbire. Kesinlikle tedavisi olmayan illet bir şey bu. Tahliller vs. derken tüm haftamız kocaman bir korku ve üzüntü içinde geçti. Ama iyi haberi aldık! İnsan böyle durumlarda hayata olan bakış açısını tamamen değiştiriyor. Her üzüntü o kadar basit ve anlamsız geliyor ki.. Herkes sevdiklerinin kıymetini bilmeli.

-Biraz bundan biraz da diğer sebeplerden dolayı iyice sulugöz oldum. En ufak şeylere gözlerim doluyor ve ruh halimi kontrol edemiyorum son zamanlarda, hepsi geçecek.

-Jüri stresinden dolayı da kendimi çok feci hasta ettim. Değer miydi? Hayır.

-İyi şeylere gelsek ya. Filmekimi çok keyifli geçti bir kere. İzleyeceğim filmlerin isimlerini yazmıştım, şimdi onlarla ilgili düşüncelerimi yazayım:
The Beguiled: Görsellik olarak müthiş bir filmdi, yer yer komikti de. Az ama öz oyuncu kadrosunu verimli bir şekilde kullanamadıklarını düşünüyorum, daha iyi olabilirdi.
Happy End: Şimdi beni küçümseyebilirsiniz ama Michael Haneke'yi hiçbir zaman sevemedim, sevmemeye devam ediyorum sanırım. Film kötü değildi ama çok iyi de değildi.
The Shape of Water: Tek diyebileceğim, enteresandı. Görselliğe çalıştıkları kadar hikayeye de önem verselerdi keşke. Daha iyi olabilirdi.
Mother!: Geçen sene Canavarın Çağrısı filmi beni ne kadar etkilediyse bu sene de Mother! beni o denli etkiledi. En sevdiğim filmlerin arasına rahatlıkla girdi, fazla söze gerek yok..
Thelma: Uyuyakaldığım için maalesef bu filmi kaçırdım. :(

-Hazır filmekimi demişken, tiyatro festivaline de epey bilet aldım. Malum, öğrenci biletleri 10 lira idi. Gideceğim oyunlar şunlar:
Yalnız
Akşam Yemeği
III. Richard
Fırtına
Martı
Önce
Seni Seviyorum Türkiye
İhanet
Göçmenleeeer

-Umarım her biri güzel oyunlardır. Çok heyecanlıyım şimdiden.

-Haftaya abim geliyor, onun gelmesi bana iyi gelecek. Beraber derbiye gideceğiz artık, umarım heyecandan bayılmam.

-Kitap okumaya biraz ara vermek zorunda kaldım. Sayfama da öyle. En kısa sürede geri döneceğim.

-O kadar yoğunum ki daha İstanbul'un tadını bile çıkaramadım. Umarım bundan sonrası biraz daha rahat geçer..

-Şimdilik burada keseyim. Her gün yazmaya çalışacağım, umarım başarabilirim.
 
-Aslında pek üzerinde durmamışım ama jüri öncesi stresi beni gerçekten mahvetti. Son gün her şeyi berbat etmemle birlikte bir anda darmadağın oldum. 1 saat boyunca telefonda anneme ağladım resmen, yine söylüyorum ki asla değmezdi.

-Jürim kötüydü ama aşırı kötü değildi. Sonrasında kendime 6 günlük uzun bir tatil vereceğim demiştim. İşte o tatilin 2. günündeyim.

-Kendime vakit ayırmak gerçekten inanılmaz güzelmiş. Nasıl bir şey olduğunu unutmuşum.

-Bugün İş Sanat etkinliklerinin biletleri çıktı. Onları almak için neredeyse 1 saat önceden gişeye gittik ve sıra aldık. Gelen sıra 98 idi. Şahsen ben şok oldum. Sabahın 6'sında sıraya girenler varmış. Zaten sınırlı sayıda olan öğrenci biletleri hızla tükeniyordu. Neyse ki 42. sıradaki kadın bize devretti sırasını, fakat Yeni Yıl Konseri'nin biletleri tükenmiş! İnanılmaz şaşırdım. Önümüzde 41 kişi varken nasıl oluyor da 38 kişi kontenjanı olan öğrenci biletleri tükeniyor? Sonradan anlaşıldı ki açıköğretimden okuyor olsa bile 50-60 yaş üstü insanlara bile öğrenci bileti vermişler. Ya şaka gibi. Onlar çok rahat bir şekilde 60 lira fazla verip tam bileti alabilirler fakat ben 80 liralık bir bileti asla karşılayamam. Tüm günüm buna sinir olmakla geçti.

-Neyse daha fazla eşelemeyeyim. Aldığım konserlerin isimlerini yazayım.
Hailey Tuck
Camerata Salzburg
Zürih Oda Orkestrası
Buika

-Umarım her birinden çokça zevk alırım. Şimdilik burada bitireyim, aklıma bir şey gelirse tekrar yazarım. ^^
 
-Hayatım nihayet durağanlaştı sanki.

-Dün Faust operasına gidebildim, en sonunda. Geçen sene maç olduğu için bilet almama rağmen gidememiştim bu sene nihayet maçı feda edip gittim.

-3 buçuk saat sürmesi dışında fena değildi. İlk kez Zorlu'da 2. balkondan izledim ve hiç de kötü değilmiş.

-Onun dışında, hayatımda bazı şeyler yolunda gitmiyor gibi. Çok istememe rağmen olduramadığım bir şey var. Olmaması benim için iyi mi yoksa kötü mü bilmiyorum fakat olmasını deli gibi istiyorum.

-O yüzden biraz buruk hissediyorum aslında. Belki de her şeyden vazgeçmeliyim.

-Biraz da rüyaların etkisi var bu olay üzerinde. İnanılmaz mutlu bir rüya gördükten sonra uyanıp sıkıcı bir hayata devam etmek gelmiyor içimden. Bu yüzdendir ki kabusları çok severim.

-Eh, toparlarım herhalde birkaç güne. Umarım.
 
-Yorgunluktan öleceğim artık!

-Son projemizin konusu açıklandı. Maker projelerine kabuk tasarımı yapacağız. Zorlu olacak ama hayırlısı.. Bir yandan tez yazmaya çalışıyoruz ve çok zorluyor..

-Tüm bunların yanında etkinliklere yetişmeye çalışıyorum. Bugün Lambert konseri vardı mesela. Son 2-3 senede gittiğim konserlerin en iyilerinden biriydi. İnanılmaz eğlendim ya adam aşırı komikti! Müziği de enfes tabii. Akbank Sanat'tan 3 tane etkinliğe bilet aldığımı söylemiştim. Biri buydu işte, Onur Ataman da iyiydi epey etkiledi beni. Iiro Rantala'ya da -o gün arkadaşımın doğum günü olduğu için- maalesef gidemedim.

-Yarın da Zorlu'da bir açılış konseri var, Mark Eliyahu konserine de bilet almak istiyoruz hazır gitmişken. Muazzam bir konser olacak.

-Onun dışında, abim nihayet cumartesi günü geliyor. Çok eğleneceğiz haftasonu. Bir de şu derbiyi alsak. :msm:

-Oh, heyecan yaptım bak şimdi. Hadi kaçtım. ^^
 
-Bazı zamanlarda herkes ve her şeyden izole yaşama isteği geliyor birdenbire. İşte o zamanların birindeyim.

-Bi' bırakın rahat rahat ağlayayım demek istiyorum, yurt hayatının bu yönünü sevmiyorum.

-Moralimin ne kadar ve neden bozuk olduğunu bilen biliyor, fazla eşelemeyeceğim kötü hissetmemek için.

-Evimi özlediğimi fark ettim. Annemi, kedilerimi, kitaplarımı..

-Sanırım bir araya ihtiyacım var, nefes almaya.
 
-İnsanlar öylesine acayip ki..

-Derbiye gidemedim, biletimi devretmediler. Ağlamaktan hasta ettim kendimi, şimdi iyi sayılırım.

-Abimi görmedim bile. Pek fazla zaman geçirmek istemiyorum zira iyice kötü hissederim kendimi.

-Cidden bir ara vermeye, soluklanmaya ihtiyacım var ki kendimi toparlayabileyim.

-Moralsizim ama etrafımda iyi hissetmem için bir sürü şey yapan bir iki insan var. Şanslıyım aslında.

-Geçecek..
 
-Kötü başlayan bir günüm güzel devam edip gene kötü sonlandı.

-Gündüz nedense içimde kocaman bir sıkıntı vardı. İyice boğdu beni.

-Sonrasında Kadıköy'deki bir tiyatro oyununa (Şifa Niyetine) iki kişilik davetiye kazandığımı öğrendim ve apar topar oraya gittik arkadaşımla.

-Oyun bana iyi geldi, belki de müzikli olduğu içindir. Biraz duruldu o hırçın duygularım.

-Yurda döndüğüm an o eski halime de geri dönmüş oldum. Proje beni çok fazla strese sokuyor. Ah şu tatil, gel artık..
 
Vay be karanlık liseli üni kazanmışta istanbullara gelmiş hayat ne çabuk geçiyor ama hala karamsar ve karanlık bir elia
 
Vay be karanlık liseli üni kazanmışta istanbullara gelmiş hayat ne çabuk geçiyor ama hala karamsar ve karanlık bir elia

Yaa eski hallerimi hatırlayan birisi. :msm:
Değil mi ya zaman çok çabuk geçivermiş, büyüdüm kocaman oldum artık. :kaç: Ama karamsarlık baki, ondan kurtuluş yok sanırım ya..
 


Yaa eski hallerimi hatırlayan birisi. :msm:
Değil mi ya zaman çok çabuk geçivermiş, büyüdüm kocaman oldum artık. :kaç: Ama karamsarlık baki, ondan kurtuluş yok sanırım ya..

Yine de ilerleme var fotoğraf çekinmekten nefret eden kız şimdi avatar yapmış hem de tersten ama yine karanlık
 
Yine de ilerleme var fotoğraf çekinmekten nefret eden kız şimdi avatar yapmış hem de tersten ama yine karanlık

Ya ağlatacaksın beni. :dyg:
Duygularım tavan yaptı şu an, 2013-2014 benim bu forumdaki en güzel senelerimdi, yaşımın küçük olmasının getirdiği bir çekingenlik de vardı ama çok tatlıştık bence. ^^ Fotoğraf çekilmeyi hâlâ sevmiyorum ama, dipnot düşeyim. :e2:
 


Ya ağlatacaksın beni. :dyg:
Duygularım tavan yaptı şu an, 2013-2014 benim bu forumdaki en güzel senelerimdi, yaşımın küçük olmasının getirdiği bir çekingenlik de vardı ama çok tatlıştık bence. ^^ Fotoğraf çekilmeyi hâlâ sevmiyorum ama, dipnot düşeyim. :e2:

:) imzayı gördüm hava kasvetli zaten sabah sabah içim daraldı:D
 
çünkü o şiirleri doğuran yalnızlık, şairleri öldürür

[YOUTUBE]jdyFg8kNCr8[/YOUTUBE]
 
Geri