aşırı gizli günlük

Konu sahibi son olarak 1029 gün önce görüldü
Oo Alleg bey teşrif etmişler. :oy:
 
Şarkımı da aldım geldim hemde :liv:

Çoooggghh pahalı cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Gözlerim yollarda kalmıştı da. :anla:
 
Öyle bir durum olduğunda bi mesaj kadar uzağındayım seren (:

Çoooggghh pahalı cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Biliyorum biliyorum. :u1:
 
-İşler o kadar yolunda gitmiyor ki herhangi bir şey istediğim gibi olunca şaşırtmaktan alamıyorum kendimi.

-Bu sefer hiçbir şey düzelecek gibi gözükmüyor. Hayatımdan herkesi çıkarıp tamamen farklı bir hayata da başlayabilirim, kendime güvenmiyorum bu konuda.

-Ani kararlarım beni bitirecek herhalde, her şey bu dönemin sonunda belli olacak. Her şeyi resetlemekten gocunmam sanırım..
 
-Her şeyi resetlemekten gocunmam demiştim, oldu işte. Okulu bıraktım. Çok net ve ani bir karar oldu.

23kc55e.jpg


En önemli hatıra sanırım, dursun bi' kenarda...

-Bu şekilde duyurmuşum seneler önce bu okulu kazandığımı. Ne de heyecanlıydım, gelecekten umutluydum da. Seneler geçtikçe gerçekten yıprandım, yıprandım, yıprandım. Kararımın arkasında durmam ve pişman olmamam gerek şimdi de.

-Yeni bir bölüm, belki yeni bir okul arayışındayım şimdi de. Kafamın karmaşıklığını anlatmaya hiçbir kelime yetmez, Tanrı yardımcım olsun.

-Her şey şimdikinden daha iyi olmalı, olmak zorunda. Yoksa bu kararın büyüklüğü altında ezileceğim..
 
-Bir şarkı bırakasım geldi, sonra vazgeçtim. Öylesine bıkkınım ki her şeyden..

-Yazık, gözyaşlarım dökülmeye yanaşmıyor bile. Öyle tuhaf bir durum işte.

-Geleceğim kocaman bir yük ve beni ezdikçe eziyor artık. Yalnız bırakılmaktan yorulmuş durumdayım.

-Bir iki cümle yazarım da bana iyi gelir diye başlamıştım bu yazıya, daha da kötü hissetmeye başladım. Burada sonlandırıyorum..
 
-Uzun zamandır yazmamışım, nasıl da ihmal etmişim burasını..

-Loving Vincent filmine gittim bugün (nihayet!) ve bilin bakalım ne oldu? İki gözüm iki çeşme çıktım yine filmden... Dün de Ludovico Einaudi konserinde hüngür hüngür ağlamıştım.

-Okul konusunda hiç girmiyorum, kafam rahat olsun istiyorum.

-İstanbul'un keyfini çıkartacağım bu dönem. Yaşıyor olduğumu hissetmem gerek.

-Ha, ters giden şeyler var mı? Her zamankinden daha çok var. Ama hissizleştim.

-Zaman, neler gösterecek?
 
-Sanki hayatın belirli bir kesiminde sıkışmışım da aynı şeyleri tekrar, tekrar ve tekrar yaşıyormuşum gibi hissediyorum.

-İnsanların hayatlarına nasıl da özeniyorum, değerini bilmedikleri onca şey var.. Bense bazı şeylerin yokluğuna öylesine çok alıştım ki, içimdeki boşlukla yaşamayı öğrenmişim.

-Üzülüyorum, sonra yine üzülüyorum. Bazen daha az üzülüyorum, mutluluğa en yakın olduğum an oluyor o da.

-Ruh sağlığımın yavaş yavaş bozulmasına tanık oluyorum sanki, gelecek kapkaranlık benim için.
 
-Günlük yazmayı bir alışkanlık haline getirmem gerek. Belki tüm bunlarla başa çıkma konusunda bana yardımcı olur.

-Yaklaşık 20 gün sonra İstanbul'dan ayrılacağım. İstanbul'daki son günlerimi yaşıyor olabilirim, bu ihtimal bende çok büyük bir iç sıkıntısına yol açıyor.

-Tüm bunların yanında çok büyük maddi sıkıntılarla boğuşuyorum, geleceğin o belirsizliği beni o kadar korkutuyor ki kendimi hasta ettim geçen günlerde. Günlerce ateşimi düşürmekle uğraştım, ancak iyileşebildim.

-Hayatımı yeniden düzene sokabilmek için ikinci şansımı kullanacağım. Bunda da tökezlersem bir üçüncü şansım olmayacak, bu beni geri dönülmez bir depresyon durumuna sokar. Eminim.

-Belki bahsetmişimdir, hiç arkadaşım kalmadı. Abartmıyorum. Okulu bıraktıktan sonra tek tek tüm ilişkilerim kesildi. Zor zamanlarda kimsenin yanımda olmak istemediğinin farkına vardım.

-İnsanlarla olan iletişimim o kadar azaldı ki.. Günlerce ne bir mesaj ne de bir telefon aldım. Kimsenin aklına gelmedim, gelsem bile umursanmadım.

-İçimi dökmek istiyorum ama tekrardan toparlayamamaktan çok korkuyorum.

-İnsanlardan bu denli soyutlandıktan sonra kendimi bir şeylere vermem gerekti, ruh sağlığımı bozmamak için. Bilen bilir en yakın dostumun kitaplar olduğunu. Bazen onlar bile bana acı veriyor.

-Onun dışında; ne bir şey izleme ne de bir yerleri gezme isteği kalmış üzerimde, bir nevi ölü toprağı serpmişler üstüme.

-Kendimi oyalayabildiğim bir diğer şey de oyunlar oldu. Bir de maçlara gidiyorum işte. Her ikisini de o an kendimi ve tüm dertlerimi askıya alabildiğim için tercih ediyorum. Maçlar da malum son günlerde inanılmaz stresli olduğu için dert tasa gelmiyor aklıma o an, iyi oluyor.

-Bu simsiyah ruh halinden beni neyin çekip çıkaracağını çok merak ediyorum. Belki bir gün kurtulabilirsem buraya mutlaka yazacağım, mutlulukla.
 
-Hayat kalitem bir tık yukarı çıkmış durumda, eskisi kadar kötü hissetmiyorum artık.

-Yavaş yavaş taşınıyorum da. O biraz buruk hissettiriyor sadece. Böyle bir yarım kalmışlık duygusu sanki.

-Yarın İzmir'e dönüyorum. Biletimi epey önceden almıştım ama şampiyonluk (inşallah) maçımıza denk gelmesi çok hoş oldu. Yarın kutlamalara katılıp epey bir deşarj olurum kendime gelirim.

-İyice gaza da geldim, buraya günlerdir dilime dolanan marşı da bırakayım da aylar sonra dönüp bakınca mutlu olurum. :p
[YOUTUBE]HQVGCdhuaPY[/YOUTUBE]
Bu marş stadta söylenirken çevremde sadece ben eşlik ediyorum, keşke daha çok bilinse.

-Neyse, kendimi oyalayacak yeni şeylere ihtiyacım var. Belki evimde olmak bana iyi gelir. Mısır'la oynamak bile iyi gelecek sankii. Gelişmeleri buradan bildiririm yine, umarım her şey iyiye gider. ^^
 
Top Secret kaşesini basıp İzmire Selam Sana Merhaba demeye geldim Elia :p
 
-Bu gece dolunay var. Yalnızca gökyüzüne bakmak bile ruhumu sakinleştirmeye yetiyor.

-Müziklerden uzak kalarak aptallık etmişim, onlar bana güç veriyor daha da. Kendimi bir nebze daha sakin hissediyorum.

-Çok şaşırtıcı fakat güzel bir gün geçirdim sayılır. Belki mutluluk kendimi yenmekten geçiyordur. Tüm bu hastalıklı düşünceleri yenmekten.

-Çok, çok duygusalım. Ama yüzümde bir gülümseme var nedensiz. Umut şu dünyanın hem en kötü hem de en güzel şeyi.

-Sil baştan diyelim!
 
-Dört gün sonra kesin dönüş yapıyorum. Çok korkutucu bir cümle. Belki hayatıma sıfırdan başlayacak olmak bana güç verir. Belki, belki.

-Kitaplardan çook uzak kaldım. Hüzünlü olduğum günlerde okumak bana kötü geliyor. Kısa bir aradan bir şey olmaz.

-Önümde dayanması çok güç olan bir dönem var, psikolojim sağlam kalacak mı merak ediyorum.

-En ufak bir destek bile bana dayanma gücü veriyor, insanlar umarım karşımda değil de yanımda olur..
 
Ev bulmak çok çok çok zor! Buraya yazmamışım bak, yurttan çıkmam çok zor oldu. O son gece, son bakış beni mahvetti. Yaşadığım yerlere öylesine bağlanıyorum ki sonra kopmak imkansız bir hale geliyor.. Dışarı adım attığım an ağlamaya başladım...

Sonrası daha da zor oldu. Tüm bu soru işaretleri, geleceğin belirsizliği vs. Tanıdık şeyler yani, tekrar tekrar yazmaya gerek yok.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen moralimi en üst seviyede tutmaya çalışıyorum. Kalan tek tük arkadaşlarımdan biriyle buluştum geçenlerde. Belki de en değer verdiğim arkadaşım. O kadar benzer bir dönemden geçiyoruz ki ikimiz de.. Beni anlayan birisinin olması huzur verici. Eminim ona da iyi gelmiştir benimle konuşmak.

Hayat işte. Belki ben ayak uydurmakta zorlanıyorum ama her şey iyi olacak!
 


Naparsın işte Sonsuz, epey kötü bir dönemden geçiyorum tamamen, bir boşluktayım. Geçecek belki ama nasıl..

Bir zamanlar ben de derin bir boşluktaydım. Sonra ayaklarımın yere bastığını hissettim. Artık dipteydim. Yüzme bilmememe rağmen hayattaydım, boğulmuyordum. O kadar da derin değilmiş. Meğerse derinlik kafamdaymış ya da öldürmeyen Allah öldürmüyor :D Sonuç olarak kafandan büyük gözlük tak, şapka tak, bandana tak (bandana takan kızları severim :D ) ama başkasını takma kafana. Daha yaşayacağın uzun bir ömür var önünde öyle sorunlarla karşılaşacaksın ki bunlara gülüp geçeceksin. Gülüp geçersen sorunların azalacaktır. Hiçbir şey senden önemli değil. Salıverin gitsin küçük enişteyi moduna geçmeni tavsiye ederim :D Son not: 5 yıl sonra seni buralarda görürsem yine karanlık kız demek istemiyorum
 
Bir zamanlar ben de derin bir boşluktaydım. Sonra ayaklarımın yere bastığını hissettim. Artık dipteydim. Yüzme bilmememe rağmen hayattaydım, boğulmuyordum. O kadar da derin değilmiş. Meğerse derinlik kafamdaymış ya da öldürmeyen Allah öldürmüyor :D Sonuç olarak kafandan büyük gözlük tak, şapka tak, bandana tak (bandana takan kızları severim :D ) ama başkasını takma kafana. Daha yaşayacağın uzun bir ömür var önünde öyle sorunlarla karşılaşacaksın ki bunlara gülüp geçeceksin. Gülüp geçersen sorunların azalacaktır. Hiçbir şey senden önemli değil. Salıverin gitsin küçük enişteyi moduna geçmeni tavsiye ederim :D Son not: 5 yıl sonra seni buralarda görürsem yine karanlık kız demek istemiyorum

5 sene sonra böyle olmayacağım Sonsuz, söz verebilirim buna. Hayatımda iniş ve çıkışlar çok oldu. Daha önce de böyle günlük yazıyordum, inan bunlardan daha hafif şeylere çok büyük tepkiler gösterip kapatmışım kendimi. Şu an bomboş hissediyorum. Kendimi hayal kırıklığına uğrattım, bunun ağırlığı çok büyük. Ama 5 sene sonra her şeyi düzeltmek zorundayım, başka bir şansım yok.. Karanlık olmayı ben de hiç istemiyorum.
 
Geri