Aşksız Ahayt Bunu?
Bizlere, serap gibi görünen
Kalbimize, aşk diye gömülen
Bir çölde, aşk diye sürünen
Onu ararken, onun için ölen
Âşık, arar iken maşukunu
Tek umudu, bulmaktır onu
Bazen yanar, olur bir nar
Bazen donar, bir buz kadar
Yinede, bıkmadan hep arar
O aşkı için, ancak yaşar
Âşık, arar iken maşukunu
Tek umudu, bulmaktır onu
Beyninde, yer eden bu aşkı
Gözlerinden de, vurur bazı
Kalbini kasan, aşkın nabzı
Durur kalbi, bulmaz ise aşkı
Âşık, arar iken maşukunu
Tek umudu, bulmaktır onu
Alem-i Sır, aşkın sana yolu
Atar kalbin, damarların dolu
Olmaz ise eğer, aşk umudu
Neye yarar, hayat bumu?
Alem-i Sır
* * *
Nabız: Kalb*in kasılması sırasında, kan basıncında meydana gelen değişikliklere uyacak şekilde, arterlerdeki (atardamarlarda) genişleyip daralmanın gözle görülmesi veya elle hissedilmesi. Nabzın alınabilmesi için, atardamarın sert bir yüzeye, meselâ kemiğe yaslanması ve deriye yakın olması gerekir. Nabzın en kolay alındığı yerler bilek, şakak, uyluk ve boyundaki atardamarlardır.