Alem-i Sır ile Murad-ı Sır

J
  • Kullanıcı Jigsaw
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - ForumSal Amatör Şairler
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
ÜÇ USTAM!

Üç ustam var; biri sır...
Biri güven, biri saygıdır!
Bizi tanıtan, bunlardır!
Olmazsa, hayat mı vardır!

Alem-i Sır
 
..birlikte içelim!

Baktığımız, yüzlerden
Gördüğümüz, gözlerden
Sevgi dolu, sözlerden
Vazgeçilmez, gönülden!

Âlem-i Gönül denen..
Bir dünya var içerden
Sevgi, saygıyla birleşen
Karşılıklı olan sevgiden!

Alem-i Sır der; sevip, sevilelim
O güzel gönüllerde birleşelim
Sohbet-i muhabbet eyleyelim
Dost kahvemizi, birlikte içelim!
Alem-i Sır
 
…ancak yazar!

Yok, canım Estağfurullah ne haddimize!
Ne yazarı, bizden sadece ellerimizde
Parmaklarımız ile tuttuğumuz kalemle
Bir şeyler yazan olur, ancak yazar!


Alem-i Sır
**********************************************************************
...ben neyim?

Sevgiyle tutmayan eli,
Aşk ile atmayan kalbi,
Canansız olmayan canı,
Kısaca, sensiz ben beni,
Neyleyim ki, ben neyim?

Alem-i Sır
**********************************************************************
DOSTLAR VAR

Dostlar var, sevgiyle âşık
Dostlar var, sevdiğine âşık
Dostlar var, dostuna âşık
Dostlar var, her daim maşuk

Alem-i Sır
* * *
maşuk; sevilen, âşık olunan.
biz sevdik, âşık olduk, sevildik, maşuk olduk.- yunus emre.
**********************************************************************
Senin yazdığın romanlar gibi düşlerde sevmek
* * * * * *
Aşk ile nerede ve nasıl karşılaşırsın!..?

Alem-i Sır
* * *

Her yapılan şey karşılıksız kalmaz
Zarar verende, cezasız olmaz!

Alem-i Sır
Gerçeğe yakın görünen bazı rüyalar
Gerçek olsaydı, güzel olurdu hayatlar

Alem-i Sır



Züleyha, çok sevdiği dalındaki,
O güzel çiçeği koparmasaydı ki,
Ne o güzel çiçek, acı çekerdi…
Nede o Züleyha denen, su perisi!

Alem-i Sır
 
buradan sunalım!

Her gönülden bir gönül’e, sevgi yollayalım
Bilenlerden bilmeyene, böylece anlatalım
Sadaka taşı gibi, sevgi taşları yapalım
Sevgiye muhtaç olanlara, buradan sunalım!

Alem-i Sır

Dostlarımıza!

Eller ile yazarız
Diller ile okuruz
Gönül ile hissederiz
Ruh ile yaşarız
Âlem-i Gönül dünyamız
Sevdiğimiz dostlarımız
Sizlere daima açığız

Alem-i Sır


Hayatın gizemini kimse çözemez
Çözülen gizemlerinde sonu gelmez!
Gizemler biterse hayatın sonu gelir
Gizem yaşamaya da, zaman yetmez!
Alem-i Sır

Her tanınmayanı, tanımadan geçmeyelim!
Tanıyalım ki, tanınmadan geçilmeyelim!

Alem-i Sır
****************************************
Sevgi bir dağdır, zirvesi de aşktır!
Alem-i Sır


Zor olan, zor yapılan, zor bulunan her şey kıymetlidir!
Alem-i Sır
 
Aşksız Ahayt Bunu?

Bizlere, serap gibi görünen
Kalbimize, aşk diye gömülen
Bir çölde, aşk diye sürünen
Onu ararken, onun için ölen

Âşık, arar iken maşukunu
Tek umudu, bulmaktır onu

Bazen yanar, olur bir nar
Bazen donar, bir buz kadar
Yinede, bıkmadan hep arar
O aşkı için, ancak yaşar

Âşık, arar iken maşukunu
Tek umudu, bulmaktır onu

Beyninde, yer eden bu aşkı
Gözlerinden de, vurur bazı
Kalbini kasan, aşkın nabzı
Durur kalbi, bulmaz ise aşkı

Âşık, arar iken maşukunu
Tek umudu, bulmaktır onu

Alem-i Sır, aşkın sana yolu
Atar kalbin, damarların dolu
Olmaz ise eğer, aşk umudu
Neye yarar, hayat bumu?

Alem-i Sır
* * *
Nabız: Kalb*in kasılması sırasında, kan basıncında meydana gelen değişikliklere uyacak şekilde, arterlerdeki (atardamarlarda) genişleyip daralmanın gözle görülmesi veya elle hissedilmesi. Nabzın alınabilmesi için, atardamarın sert bir yüzeye, meselâ kemiğe yaslanması ve deriye yakın olması gerekir. Nabzın en kolay alındığı yerler bilek, şakak, uyluk ve boyundaki atardamarlardır.

 
…almak!

Solumadan hayat olmaz
Okumadan anlam bulmak
Yaşamadan âşık olmak
Sevgi dolu, aşkı almak!

Alem-i Sır

…dostum seninle!

Tanıştık dost olduk şiirde
Muhabbet eyledik gönülde
Dost kahvemizi birlikte…
İçtik, dostum seninle!

Alem-i Sır


aXi

Aksimi desek, iksa mı?
Nedir (aXi) bunun anlamı?
Sen, Samsun’lu Karadeniz kızı!
Seni, böyle tanısak mı?

Alem- i Sır
* * *
AKSİ: sf. 1. Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi: Salıncağın ipini sallandığı istikametin aksine çekti. -O. C. Kaygılı. 2. Uygun olmayan: Kusura bakma abla! Aksi zamana rastladı. Gazozları yetiştiremedik. -A. K. Tecer. 3. İnatçı, hırçın, huysuz: Ben bu aşçı kadar çılgın ve aksi insan görmedim. -R. N. Güntekin.
İKSA: (Hukuk Terimi) KİSVELENDİRME, Giydirme, donatma, kasvet ve sıkıntı verme. İKSA kelimesi sözlük Anlamı : Yamaçlarda yapılan kazılarda, kazı içerisine yıkılmasını ya da çökmesini önlemek için toprağı tutan kaplamalara verilen ad Yamaçlarda yapılan kazılarda toprağı tutan kaplamalara verilen ad Askeri amaçla yapılmış siperlerin çökmesini önlemek için toprağı tutan kaplamalara verilen ad Giydirmek. Giyecek vermek
 
SÖZLER DİLLER

Garip olan gönüller
Anlamlı olan sözler
Güzel söylerse diller
Gerisiniyse boş ver!

Alem-i Sır
 
…ben ne isem!

Ben öğretmen miyim ki, ne öğretsem?
Bana kim ne öğretti ki, ne öğrensem?
Okulum hayat, sınıfım yaş, yükselebilsem!
Hayatı öğrenip, öğrendiğimle yaşayabilsem!

Ey hayat okulu, anlat beni bana!
Nedir bu, bende bulunan mânâ?

Yunusa Emre’ye ben başımı eğirem!
Beni bende demen, ben de değilem
Bir ben vardır bende, benden içeru”

Bende bunu, keşke bir bilebilsem!

Ey hayat okulu, anlat beni bana!
Nedir bu, bende bulunan mânâ?

Alem-i Sır der; neyi, nasıl öğrensem?
İçimdekini de, ben bir görebilsem!
Yaşayan bu bedende, ben isem…
Beni bana öğret, ben ne isem!

Alem-i Sır
 
Nice âşık ozanlar vardır, sazı ile çalar
Her telinden, dilinden çıkan o sesler
Şiirler ile yazılı, sözler ile söylenenler
Âlem-i Gönül'lerinde onlar yer ederler!

Alem-i Sır
 
…onu ara!

Her kes her aradığını, çoğu zaman bulamaz
Bazen bulmuştur, ama asla onu tanıyamaz
Çünkü sadece aramakla meşgul olduğundan
Neyi arar, nasıldır aradığı, onu anlayamaz!


Ararsın, ararsın ey gönül, neyi sen ararsın?
Acep o seni hiç arar mı ki, sen onu ararsın!

Aradığını duygularınla ara, hislerinden şaşma
Kalbinin atışıyla git, asla o yolundan çıkma
Aradığın eğer gerçek ise, onu bulursun ama
Onu bulduğun zaman, o an nasıldır, bunu anla!

Ararsın, ararsın ey gönül, neyi sen ararsın?
Acep o seni hiç arar mı ki, sen onu ararsın!

O seni arasa da, aramasa da, sen onu ara
O mehlem ile iyi olur ancak, kalbindeki yara
Âlem-i Gönlündeki, birçok nice o duygulara
Tek açılan kapı, o aradığındır, sen onu ara!

Alem-i Sır
 
DOST İLE DOST

Dost, dostunu mahcup edemez
Dost ise, dostuna mahcup olmaz
Dost olan, dostuna post olur ancak
Dostlarıma şiirlerle post olurum ancak!

Dostumun Dostu olmak, bana onur verir!
Gönül Âlemlerimiz, Dostum ile birleşir!

Alem-i Sır der; Dostumu severim gönülden
Ancak dostum ile söyleşirim, her dilden
Bir dileği olur ise, dostumun benden...
Yerine getirmem, vazifedir bana gönülden!

Alem-i Sır
 
SENİNLE

Seninle olsun; güzel duygular
Seninle olsun; sevgiyle doluluklar
Seninle olsun; mutlu yaşamlar
Seninle olsun; sevdiğin umutlar

Alem-i Sır
 
Mevlâ’m bizleri yarattı değişik suret ile..
..ki, bizler birbirimizi daha iyi tanıyalım diye!
Bunun için uğraş ve çaba lâzım bizlere!
Bunu da yapabilmeliyiz, verilen o akıl yolu ile!

Alem-i Sır
 
…bilmece!

Aşk olmasın, bilmece...
Ayrılmasın hece, hece…
Olmaz ise, o’da nece…
Aşk olmaz, bir bilmece!

Alem-i Sır
* * *
nece; hangi dilde, hangi dilden?
 
Gerçekleri gören gönül, gerçekleri gösterir
Gönül gözü açık olursa, isteyende görür

Alem-i Sır
 
SIRRA VAKIF OLMAK

Sırra vakıf olmak sırdır
Vakıf olanın vakfı saklıdır
Vakfedilecek bazı sırlar
Onlarda Âlem-i Gönülde saklıdır!

Alem-i Sır
 
AŞK

Önce kaynağını bilmektir
Özünü kalbin ile sevmektir
Gönlünde ona yer etmektir
Ask sonsuz yolunda gitmektir

Alem-i Sır


Çalar!

Böyle bir sınav yeri dünyada!
Sorular açık, cevaplar gizli…
Her şey olur, elden ne gelir ki?
Kimi çalar, kimi de çalar ki!

Alem-i Sır
* * *
ÇALMAK:
1. Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak:
"İngiliz cephesinden at kaçırıp bize satan bedeviler dönüşlerinde bizim atlarımızı çalıp İngilizlere satarlardı."- F. R. Atay.
2. Vurarak veya sürterek ses çıkartmak:
"Bir yandan mızıka istiklal havasını çalıyordu."- R. E. Ünaydın.
3. (nsz) Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak:
"Fevkalade zekidir, iyi dans eder, piyano çalar, tenis oynar, ata biner, avcıdır, kayakçıdır."- R. H. Karay.
4. (nsz) Ses çıkarmak, ses vermek:
"Hafif hafif ıslıklar çalan sesi eski keskinliğini kaybetmiştir."- R. N. Güntekin.
5. Atmak, çarpmak, vurmak.
6. Üzerine sürmek:
"Ekmeğin üzerine yağ çaldı."- .
7. (-i) Bozmak, zarar vermek.
8. (-i) Kumaşın bir parçasını kesmek.
9. Madeni oymak, kalemle işlemek.
10. (-e) Benzemek, andırmak:
"Geniş alınlı, kırmızıya çalar, kahverengi saçlı, altın dişli tuhaf bir delikanlı gülümsedi."- S. F. Abasıyanık.
11. mecaz Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak.
12. (-i), halk ağzında Süpürmek, temizlemek.
 
Gelen O Ses!

Sende, kimselerin görmediği; bir Rahmet-i Sır var
Diye bir ses geldi kulağıma birden, onu bu kulak duyar
Titredim ve sakin ol dedim kendime, bu sana ular
Gelen o ses; bir Âlem-i Dost dan, gönül bunu anlar!

Alem-i Sır
* * *
ULAR: Öz Türkçede erkek keklik anlamında olan kelime.
ULAMAK: Ulaştırmak, eklemek, katmak, eriştirmek, ilave etmek.
 
Dostlar Hanı İhvanına!

Hoş bulduk Dostlar hanına!
Sevgi dolu dostlar ihvanına!
Âlem-i Gönül den sevgi onlara!
Ehl-i Keyf kahvesi içelim onlarla!

Alem-i Sır
* * *
İHVAN: Kardeşler, eş, dost, sadık arkadaşlar.
 
Bir kahvenin!

Acı kahvenin, KIRK yıl hatırı vardır!
Ya tatlı kahvenin, kaç yıl hatırı kalır?
Dost elinden içilen, bir kahvenin…
Ne yılları ve nede sayıları vardır!

Alem-i Sır
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri