Alem-i Sır ile Murad-ı Sır

J
  • Kullanıcı Jigsaw
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - ForumSal Amatör Şairler
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Bazen sadece özler insan...
Azlığı ama özlüğü...
Hepliği bir o kadar da hiçliği...
Özler işte bir şeyleri nedenli nedensiz...
İçine oturur.
Dillendir deseler dökülemez kelimeler dudaktan.
 
Gün bitti yine...
Güneş bıraktı yerini aya...
Ay içimdekileri çıkardı yine gün yüzüne.
Ümitsiz değilim,fakat bir şeyler sızlıyor içimden.
Kim anlar bilmiyorum fakat her zaman saracak birileri olduğuna inanıyorum.
Neyse yeter bu kadar dramatize ettiğim
Çoooook seviyorum sizi

:cat:

 
Yorulmaktan yorulmak diye bir şey var.
Toparlayıcı dostların olması güzel şey.
 
Mide ilacına başvurmadan hazmetmeyi öğretti bana bu hayat insanların rezil seçimlerini.
'Nasıl yaparsın?!' dememeye başladım artık.
Konduramama huyum da köreliyor.
Oluyorum ben galiba.
 
Bazı gereksiz dediklerimiz de gereklidir esasında.
Geçmişte gelip geçen gereklileri hatırlayıp daha vefalı adımlar atabilmek için..
 
Bu yorgunluk,bu anlaşılmazlık girdabı...Bazen sizin yokluğunuz gereklidir ya da bir adet silgiyle dost listenizdekileri gözden geçirmeniz gereklidir.
Ne dersiniz biraz uzaklaşmaya? Belki de tamamen..
Kimi insanlar kelimelerle,yaşanmışlıklarla ya da vefayla değil; kaybederek anlar anlamasını temenni ettiklerinizi.

Ne yazık ki...
 
Kimler geldi kimler geçti...
Biz bize kaldık yine.
Muhabbet kuşun yoldaşın nasıl? yaşıyor mu acaba.
Çocukların var gücüyle hayat mücadelesi vermeye devam ediyordu en son.
Güçlülerdi.
Tüm hızıyla akıp gidiyor hayat işte. İlk tanıştığımız zamanlar 18 yaşımda olduğuma inanamıyordun ya hani şimdi 23 yaşındayım. Saçlarıma aklar düştü.
Neler yaşadın dersen bu süreçte en büyük hayalimden birini gerçekleştirdim, Çok insan tanıdım. Kırgınlıklar...Küslükler...Mutluluklar...Gözyaşları...Kahkahalar...Teoman da yaşlandı bu arada.Dışım değişti bayağı. İçimi soracak olursan da daha katı daha soğuk biraz daha bıkkın ama daha umut dolu.
Değişmedim özetle , yeni özellikler kazandım sadece. Mutlu eden şeyler de , üzen şeyler de aynı hala. Hayat müthiş bir hızla değişiyor ama , insanlar değişiyor , düzen algı değişiyor. Benim gibi sabit biri için nasıl yorucu anlatamam. Kabuğuma çekilip yalnız kalıyorum bazen , sonra tekrar atılıyorum hayata... Her şey alt üst olmuş oluyor o yüzden girmiyorum değişimin içine. Uzaktan, kıyısından seyrediyorum sadece. Amaaan iyiyim işte saçma sapan uzattım bir ton.

Mekanın cennet olsun.
 
Dedem vefat etti iki gün önce.
İzin alamadığım için gidemedim ne yazık ki cenazesine...
Ölümü yakından hissettim yine...Gideceğiz bu handan bir bir.
Kendimize sormamız gereken o kadar çok "Ne için?,kim için?, Değer mi?, Değdi mi?" temalı sorular var ki...
 
Daha güçlü doğuyorum küllerimden her defasında.
Güçlensem de parça parça azalıyor kimi huylarım.
Daha az anlayış,
Daha az merhamet,
Daha az tölerans kalıyor geride.
 
Gece gece aklıma vefat etmeden önce paylaştığın bir yazı düştü.

Ne kadar kızgın olsan da, sevdiğin insanı düşünebilmen ne güzeldir!

Kızgın olduğum kimse kalmadı, sevdiklerimse pek azaldı.
Hayat her çelme taktığında, küllerimden her tekrar doğuşumda güçlenerek fakat biraz eksilerek doğuyorum.
Daha az sevimli,daha az anlayışlı, daha az merhametli...
Gel gör ki özü değişmiyor yine de insanın.
Önceden 5 seviyorsam bugün 1 seviyorum belki ama yine derin, yine sadık, yine yine ve yine...
Mutluyum.
Gerçekten samimi bir şekilde olmadığım kadar hem de.
Ne bir empatiye, ne de bir çift güzel söze tamahım var.
Bir kendimi bilmem, bir de hatıralarım yeter de artar bana.
 
Yıllar geçti diyemiyorum yıllar geçtikçe.
Bir kaç saniye öncesiymiş gibi,gözümü açıp kapamadan hemen önceymiş gibi.
Bin yıl olsa ömrümüz,dokuz yüz doksan dokuzuncu yaşımızda esneye esneye 'Vay be yıllaaaar geçti' diyebilir miyiz sanki?
Diyebilir miyiz sahi?
 
En zor zamanlarını yalnız atlatmış bir insanı yıkabilir mi en derin yalnız anlar? set kurabilir mi ihanetler?
Hangi duygu cambazının hayal ürünü, hangi komplo teoristinin oyunu umurunu kımıldatabilir ömrü harabelerden çıkmakla geçmiş birinin?
Değerlilerim ölümsüz hatıra, üstünü çizdikleriminse bir mezarı bile yok...
 
Bazen koyu bir yalnızlığın kucağında hissediyorum kendimi.
Sesler,cıvıltılar,sessizlikler,hayaller,hayatlar,umutlar,aşklar,dostlar,düşmanlar,ihanetler,idealler...
Hepsi bir sis perdesi gibi...
Eninde sonunda kalkacak,kaybolacak o sis.
Kaçıp durduğumuz,kapkara yalnızlığımızla yüzleşeceğiz her birimiz.
Her gözyaşımızda,
Her kahkahamızda,
Her en enlerimizde,
Sabırla bizi bekliyor...
 
Tüm insanlarda serinin en ince cildinin sonu hep aynı: Ölüm.
...ve sanki silik bir rüya gibi geliyor bu en gerçek hadise.
Yarın şu müşteriler gelebilir,yarın sevgilim o çok sevdiğim zımbırtıyı alabilir,yarın kapım çalınabilir diye düşlenebilirken 'yarın ölebilirim' pek az düşlenir.
Oysa en tatlı ihtimallerden daha gerçek,daha sarih bir ihtimaldir 'Ölüm'.
Daha az üzülmeli,daha az delirmeli,daha az yorulmalı,mümkünse hiçbir beklentiye de girmemeli insan.
Değmiyor,değ'e'miyor.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri