Alem-i Sır ile Murad-ı Sır

J
  • Kullanıcı Jigsaw
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - ForumSal Amatör Şairler
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Âlemin sırrında neler
Vardır sırları meğer
Bilinmeyene sırdır, derler
Denileni sevelim, o bir değer

Alem-i Sır
 
Alem-i Sır Yürüdü...

Gezer iken şu dünyada
Yorgun iken el ayak da
Nice kapı çaldım Vallah
Kimi açtı kimi açmadı Billâh

Bir yudum su ister iken
Âlem-i Gönül susamışken
Kimi yüzüme baktı…
Kimi ise kapısını kapattı

Yine boynu bükük ben
Yola düştüm mecburen
Birçok sırrım var iken
Sırtımdaki o heybe ilen

Anlımdan akan ter ile
Onu silen ellerim ile
Ayaklarındaki ağrı ile
Alem-i Sır yürüdü yine!

Alem-i Sır
 
..kalmaz seninle!

Dostunu sevmek ruh ile..
Hayat vermek nefes ile..
Eğer kalp durur ise..
Ruh ve dost kalmaz seninle!

Alem-i Sır
 
SEVSEK!

Aynada sorduğun, kim?
Der ki, oda benim!
Sen ile benim, isek..
Bir birimizi sevsek!

Alem-i Sır
 
BEN SENİ SEVİYORUM!

Bir gül, dalında güzel
Kanatları, kendine özel
Kokusunu, doğaya süzer
Gül yağı, sürünen güzel

Gül ile güzel, benzerler
Sevgileriyle, yer ederler
Bülbül, gülüne öter
Âşık da, aşkına söyler

Sen benim, bende senin der
İki gönül, bir beden eyler
Kalplerinde, birleşirler
“Ben Seni Seviyorum” derler!

Alem-i Sır
 
…birleşsek!

İki kalp, bir bendende
Birleşip, yer ettiğinde
Diyar-ı Âlem-i Gönülde
Aşk-ı Âlem eylediğinde

Âşık ile aşkı, kalbinde
Aşk diye, ses verdiğinde
Ayrılmazlar, bir bedende
Aşk, işte budur, bence de!

Alem-i Sır der ki; ey aşk!
Kanım sen, canım sensin bak
Gönlümde kal, dilimde meşk
Bir bedende, seninle birleşsek!

Alem-i Sır
 
RAHAT VE HUZURLA

Şu âlem-i hayatta yol gidenler
Geçmişi hatırlar, gelecek ne bilirler
Düşe kalka, bazen de dik yürürler
Yolun sonunda bir köprüden..
Tek başına yapa yalnız geçerler
Bazen kimi tabuta konur..
Bazen de kimi bilinmez ne olur
Nihayetinde gidilecek yer karşıdır
Maddi dünyadan manevi dünyaya geçiş..
İşte! Orada esasen ne olacak belirsiz!
Bir daha geriye dönüş yok o yoldan
Bazen elveda deyip Şahadet getiremeden
Oluruz o sır olan köprünün başında birden
Ne elimizden tutan vardır, nede yol gösteren
Mesele o köprüyü geçip gitmek düşmeden
Düşersek yandık, geçersek yaşadık şimdiden
Tek çaresi; iman, ibadet, iyilik ve yardımdan
Yapabilmek onları el ile ayak çekmeden

Alem-i Sır der; İman eyle yaratanına
Şükür ve ibadet eyleyip yaşa Allah’ına
Kul hakkını sakın yeme sakın ha!..
Bu dünyadan gidebilesin, rahat ve huzurla!

Alem-i Sır
 
DURSUN YERİNDE!

Yok artık, kıymete göre mertebe
Her arkası olan dikilmiş rastgele
Göz gibi kıymetli, olsan bile..!
Seni kör eder, geçerler mertebeye!


Kör edilip geçilmeyesin..
Çiğnenip de ezilmeyesin!

Alem-i Sır der; sen, sana ol emin!

Kör olmasın, zemin-i yerin!
Bırak kaşı, tutsun terlerini seninde..
Gözün kör olmadan, dursun yerinde!

Alem-i Sır
 
..nasıl kalır!

Bir ömür gider, öteki gelir
Giden, geleni yalnız bırakır
Bir hayat yoluna girer
Nerede ve nasıl kalır?

Alem-i Sır
 
Okumaya başlarken başlığındaki o; “Kendimi arıyorum gören var mı?” başlığı
çok dikkatimi çekmişti; “Acaba ne demek istiyor? Diye, düşünerek okumaya
başladım ve okudukça da çok geniş anlam ve örneklerinin var olduğunu gördüm
ve anladım. BEN’i SEN yapmak bu çok önemli ve anlamı geniş derin bir manevi
duygudur. Evet, bunu gerçek sevgiden doğan aşk ile terbiye ve düzene koyarak,
başarabilmek olabilir ancak.

O GEREKSİZ BEN!

BEN’i-SEN yapan, içindeki busedir
O “B” ile “S” de, vardır ve birdir
Bir buse ile gidebilsek SEN’e
BEN sana geldim, olmaya SEN diye
BEN bana, SEN sana ayrı ne diye?
İki ruh, bir beden olsak birleşsek de
Âşık isek aşk, dost isek dostluk ile
BEN den ayrılıp, SEN’e kavuşsam
Yaşasak bu âlem-i dünyada birlikte
BEN kendimi düşünür, hayal kurardım
Gerçekleşmesini bekler, umardım
Oysa şimdi gördüm SEN ile anladım
Âlem-i Gönül’de BEN-SEN olursam
Aşkıma âşık, dostuma dostum
BEN’ler, ben gibi vücutta durur
SEN’ler, gül gibi Âlem-i Gönül’de olur
SEN ile SEN olalım, tek vücut bir beden
BEN diye yaşamayalım bu dünyada!
Geldim kapına, kabul eyle BEN’i-SEN!.
Gitsin vücuttaki duran o, gereksiz BEN!
Bir tek vücutta olalım SEN ile BEN!

Alem-i Sır
 
..barınamaz!

Dünya okul ile sınav yer
Çalışmak ve başarılar der
Duygusuzca hayatı yemeden
Aşkını sev, dostuna güven

Bu dünyada ne vücut barınır
Nede barınacak yer vardır

Şevk ve istekle dünyaya geliriz
Büyür olgunlaşır her şeyi görürüz
Bir gün gelir yapa yanlış kalırız
Can ile bedenden ayrılır gideriz

Bu dünyada ne vücut barınır
Nede barınacak yer vardır

Tutunacak yoktur dalımız
Tek bir vücut öylece dolaşırız
Rehber Kur-an, güven Allah’tır
Son nefeste bunu da anlarız

Bu dünyada ne vücut barınır
Nede barınacak yer vardır

Bu dünyada kimse barınamaz
Barınacak yer arasa da bulamaz
Bulan olmadı arayan nasıl bulacak
Beden mezarda, can manevi dünyada!

Alem-i Sır
 
Âşıkların Aşk Bedenidir!

Gerçek âşık onurludur
Onda gurur yoktur
Gurur ile onur dost olamaz
Aşkı bilmeyen âşık olamaz
"..ama AŞIK gibi...." âşıktır
Aşkı onun kalbine yakışır
Orada onurlu bir çiçek gibidir
Sevgiyle aşk hep sulanır
Böceklerden koruyan ilacıdır,
"Ben Seni Sevdim" cümlesinde saklıdır
Aşk Aşkına, Âşık Aşığına bağlıdır
İkisi de bir bendene girer
Birlikte Âlem-i Gönül’dedirler
Saray-ı Aşk onlarındır
Hizmetçisi anılarıdır
Yemekleri karşılıklı söylenen sözleridir
İki âşık bir bedendedirler
O beden bambaşka bir yerdir
Hiçbir bedene benzemezdir
Sevgiyle kaplı aşk ile dolu bir bedendir
Âşıkların AŞK bedenidir!

Alem-i Sır
 
SIR BİLİNMEZ

Bir Âlem-i Gönül vardır
Kimi inanır, kimi inanmaz
Orda neler saklıdır, anlamaz
O sırlar ki, anlaşılmaz

Sır dediğin, yaşanmıştır
Nasıl yaşanmış, bilinmez
Yaşanmaz sır, olmamıştır
Neler yaşanmış, bilinmez

Ahte vefa, gereklidir
Neleri vardır, bilinmez
Verilen söz, önemlidir
Atılan imza, silinmez

Gözler bakar diller söyler
Söylemez ise bilinmez
Bir şevk ile eller yazar
Yazmaz ise o bilinmez

İstek ile arzu gelir
Gelmez ise o bilinmez
Neden acep, niçin gelir?
Onlar sırdır, söylenilmez

Birden kalbin hızla çarpar
Neden çarpar, o bilinmez
Sana bir şey hissettirir
Bazı hisler, hiç bilinmez

Bir ilham alırsın aniden
Neden aldım, onu ben?
Etrafında döner, neden?
O da sırdır, hiç bilinmez

Bu gün tamam, yarın nedir?
Gelecek olan, o bilinmez
Bu bir hayat, sonum nedir?
Sonlar sırdır, hiç bilinmez

Bu dünyaya gelen ise
Gideceği yolu bilse!
O önünü görebilse..
Daha ötesini, hiç bilemez

Alem-i Sır der ki; beni
Bu dünyaya geldiğimi
Neden oldum ben beni?
Bilebilsem, o bilinmez!

Alem-i Sır
 
O YAŞ!

Zaman içinde, akan o yaş
Gözden gelmesin, sana has
Olanlar için, gereken nas!
Onlar için mi, olur yas?

Alem-i Sır

* * *
HAS: 1. Anlamı: Özgü, mahsus: Anadolu’nun yüksek yaylalarına has, sessiz, pussuz, boz renkli gecelerden biriydi.- r. n.
Güntekin. Katışıksız, en iyi cinsten, saf. İyi nitelikleri kendinde toplamış olan (kişi).
2: Sahip olmak, olmak, elde etmek, almak, yapmak, etmek, kabul etmek, göz yummak, aldatmak,
dolandırmak, zorunda olmak, bulunmak.
NAS: Açıklık, açık ve kesin yargı. dogma.
YAS: Ölüm ya da bir felaketten doğan acı ve bu acıyı belirten davranışlar, matem.
 
GÜLÜMSÜYOR!

Masum bir gül gibi duruyor
Kirpikler, gözler görünüyor
İşte, o dudaklar gül yaprağı
Evet, ben bir gülüm diyor!
Ne güzel, o bana gülümsüyor!

Alem-i Sır
 
YENİLGİ ALMAYALIM

Kop, kopacağın yerde durma
Yoksa asılımı kalacaksın orada
Oyuna mı kopalım bir arada?
Ne oynayalım dersin, burada?

Zaten yaşam bir oyundur
Herkes, şansına göre oynuyor
Kimi şansalı, kimi şanssız oluyor
Kimi atıyor, kimide goll..yiyor!

Hayat bu, kalene sahip olmalısın
Üzerine geleni, iyi anlamalısın
Nereden ve nasıl gelir, bakmalısın
Yoksa çok gol yersin, anlayamazsın!

Alem-i Sır der; bir takım olalım
Çok iyi anlaşıp, güzel oynayalım
Takımdaki yerimizi, iyi bulalım
Yanlış oynayıp, yenilgi almayalım!

Alem-i Sır
 
AHESTE

Gel bir meşk edelim olsun aheste
Aheste çekelim uygun nefeste
Uzanalım mehtap altında güzelce
Söyleşip konuşalım biz bize aheste

Alem-i Sır
* * *
AHESTE: Yavaş, ağır. (aheste, aheste; yavaş, yavaş, ağır, ağır.)
 
SEVGİ İLE SEVMEK

Sevmek, sevgi ile birleşmek
Ve sevgili olmak demek
Buda aşka giden yol demek
Sevgi olmazsa aşk nasıl olur?

Âşık olanlar acaba diyor mu?
Ben buna âşığım ama yaşı kaç!
Böyle sevgi ve aşk oluyor mu?
Böyle bir yola hiç çıkmadan kaç!

Yaş, insanın hayatta gittiği yoldur
O yoldan çıkış ancak son nefestedir
Bu yolda giderken neler oluyor neler
Yaş ile tesadüf müdür olacak şeyler

Sevgiden sonra olacaklara
Beyinle karar verilmez bunlara
Sevginin yuvası kalptir onlara
Âlem-i Gönül dünya bunlara!

Seveceğin sevgili, karşındaysa
Bu senin nimetindir onunla
Bu nimeti paylaşmak sana…
Karar vermek düşmez, inan buna!

Alem-i Sır
 
O ÇİÇEK!

Açtığı yer uçurumun kenarı
Kendisi kadar güzel kokuları
Çiçeği çiçek yapan yaprakları
Uçurumda açmış olan o çiçek

Oradaysa kimse onu görmüyor
Yanına gelip onu koklamıyor
Onun yapraklarını okşamıyor
Uçurumda açmış olan o çiçek

O çiçek nasıl açtı ki orada
Acaba kim dikti onu oraya
Kimse gelip ulaşamaz yanına
Uçurumda açmış olan o çiçek

Bir kuş mu bırakmış tohumunu
Yağmurlar sulamış orada onu
Rüzgârlar sallamış yapraklarını
Uçurumda açmış olan o çiçek

Bir gün onunda hayatı bitecek
Bu dünyadan ölüp o da gidecek
Hayatında kiminle görüşecek
Uçurumda açmış olan o çiçek

Alem-i Sır
 
MASMAVİ

Gökyüzü mavi, denizler mavi
Geceler karanlık gündüzler mavi
Güneş aydınlatınca oluyor mavi
Sevgi güneştir, aşk ise mavi

Ay ile yıldızları sevgi içine alır
Bir beden olur hepsi orada kalır

Gökyüzü masmavi olmazsa eğer
Denizler mavi olur mu ki meğer
Güneş doğmasa gökyüzü denizler
O zaman onlara kim masmavi der

Ay ile yıldızları sevgi içine alır
Bir beden olur hepsi orada kalır

Masmavi olsun gökyüzü, denizler
Güneş doğsun hep sevgiyle beraber
Sıcaklık ısıtsın, aydınlatsın sevgiler
Hayat bulsun, gökyüzü ve denizler

Alem-i Sır
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri