SIR BİLİNMEZ
Bir Âlem-i Gönül vardır
Kimi inanır, kimi inanmaz
Orda neler saklıdır, anlamaz
O sırlar ki, anlaşılmaz
Sır dediğin, yaşanmıştır
Nasıl yaşanmış, bilinmez
Yaşanmaz sır, olmamıştır
Neler yaşanmış, bilinmez
Ahte vefa, gereklidir
Neleri vardır, bilinmez
Verilen söz, önemlidir
Atılan imza, silinmez
Gözler bakar diller söyler
Söylemez ise bilinmez
Bir şevk ile eller yazar
Yazmaz ise o bilinmez
İstek ile arzu gelir
Gelmez ise o bilinmez
Neden acep, niçin gelir?
Onlar sırdır, söylenilmez
Birden kalbin hızla çarpar
Neden çarpar, o bilinmez
Sana bir şey hissettirir
Bazı hisler, hiç bilinmez
Bir ilham alırsın aniden
Neden aldım, onu ben?
Etrafında döner, neden?
O da sırdır, hiç bilinmez
Bu gün tamam, yarın nedir?
Gelecek olan, o bilinmez
Bu bir hayat, sonum nedir?
Sonlar sırdır, hiç bilinmez
Bu dünyaya gelen ise
Gideceği yolu bilse!
O önünü görebilse..
Daha ötesini, hiç bilemez
Alem-i Sır der ki; beni
Bu dünyaya geldiğimi
Neden oldum ben beni?
Bilebilsem, o bilinmez!
Alem-i Sır