8. Ev

P
  • Kullanıcı Phoibos
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
[YOUTUBE]BqJ-4ePe_Pk[/YOUTUBE]​

elbette bir gün güler bize de seneler
 
[YOUTUBE]JCl70Qz2bGA[/YOUTUBE]​

Günlerim fena geçmiyor. Bir parça ekmeğim, biraz aklım, iğne ucu kadar da yeteneğim var. Sonra hepsini kaybediyorum.

Bu karanlık senin ve benim için.
 
[YOUTUBE]pYNUg5j7tr0[/YOUTUBE]​

Kaldığımız yerden devam etmenin vakti gelmiş.
 
Ruhu mu ateş yoksa o gözler mi alevden
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu
Pervane olan kendini gizler mi alevden
Sen istedin ondan bu gönlüm zorla tutuştu

Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse
Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse
Her şey silinip kaybolurken nazarında
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse

Ey sen ki kül ettin beni olmaz yakışınla
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla
Hançer gibi keskinler çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince

İçimdeki azgın devi rüzgarlara attım
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım
Gözler ki birer parçasıdır sende ilahın
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın

Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin​
 
tumblr_ms1euvS5h11qdd8s5o5_540.jpg
 
[YOUTUBE]Mr1sqe_eZq4[/YOUTUBE]​

Eşcinsel kovboylar filmini 3 erkek izledik.
 
Reto nereye baksa rock müziği yıldızları görüyor. Televizyonda, dergilerin kapaklarında, konser programlarında ve internetteki hayran sitelerinde; her yerde onlar var. Şarkılarını duymamak mümkün değil. Alışveriş merkezlerinde, bilgisayarının şarkı listesinde, spor salonunda onlar çalıyor. Rock müziği yıldızları etrafımızda. Sayıları çok. Ve başarılılar. Sayısız gitar kahramanının başarısından yola çıkan Reto bir müzik grubu kuruyor. Er ya da geç başarılı olabilecek mi? Bunun olasılığı sıfırın kılpayı üzerinde. Birçokları gibi, büyük ihtimalle o da başarısız müzisyenler mezarlığına düşecek. Bu mezarlıkta şov sahnesine kıyasla 10.000 kat fazla müzisyen var. Ama hiçbir haberci bu başarısızların hikayeleriyle ilgilenmiyor. Bir zamanlar şöhret olup da varını yoğunu kaybedenler bir istisna. Bu da mezarlığı dışarıdakiler için görünmez kılıyor.
 
Basit bir deney olan Solomon Asch deneyi ilk kez 1950'de gerçekleştirilmiştir. Topluluk baskısının sağduyuyu nasıl çarpıttığını gösterir. Bir deneğe farklı boyda çizgiler gösterilir. Bu sırada denekten bir çizginin referans çizgiden daha uzun mu, eşit uzunlukta mı yoksa kısa mı olduğunu söylemesi istenir. Denek odada yalnızsa gösterilen bütün çizgileri doğru değerlendirir, çünkü bu gerçekten kolay bir iştir. Sonra odaya yedi kişi daha alınır, bunların hepsi oyuncudur ama denek bunu bilmez. Oyuncuların hepsi arka arkaya yanlış bir cevap verir, referans çizgisi bariz şekilde daha uzun olmasına rağmen "kısa" derler. Sonra sıra deneğe gelir. Deneylerin yüzde 30'unda denek kendisinden önce cevap verenlerin söylediği yanlışı tekrarlayacaktır.
 
Gehrer kilo verme niyetinde. Bir diyet deniyor. Her gün tartılıyor. Bir gün öncesine göre kilo verdiyse keyfi yerine geliyor ve başarısını diyetten biliyor. Kilo aldıysa bunu normal bir oynama olarak görüp üzerinde durmayarak aklından çıkarıyor. Aylarca yaptığı diyetin işe yaradığı yanılsamasıyla yaşıyor, oysa kilosu az çok sabit kalıyor. Gehrer doğrulama eğiliminin zararsız bir şeklinin kurbanı.
 
İncil'in ilk kitabı büyük otoriteye itaat edilmediğinde neler olduğunu açıkça ortaya koyar: İnsan cennetten kovulur. Küçük otoriteler de bizi buna inandırmaya çalışır; siyaset uzmanları, bilimciler, doktorlar, CEO'lar, ekonomistler, hükümet başkanları, spor yorumcuları, şirket danışmanları ve borsa guruları. Bunu genç psikolog Stanley Milgram, 1961'de yaptığı bir deneyde en net şekilde gösterdi. Deneye katılanlardan, camın diğer tarafında oturan bir başkasına giderek yükselen şiddette elektrik vermeleri söylendi. 15 voltla başlayıp sonra 30 volt, ardından 45 volt şeklinde artarak neredeyse ölümcül olan 450 volta kadar çıkmaları istendi. Diğer taraftakiler acıdan çığlıklar atıp bağırdığında (aslında akım yoktu, karşıdaki bir oyuncuydu) ve katılımcı deneyi durdurmak istediğinde Profesör Milgram sakince şöyle diyordu: "Devam edin, deney öyle gerektiriyor." Ve çoğu katılımcı devam etti. Deneye katılanların yarısından fazlası sırf otoriteye itaat ettikleri için yüksek doza kadar çıktı.
 
Geri