19.Münazara : Termik Santrallerin Kurulması Yararlı Mıdır Zararlı Mıdır?

R
  • Kullanıcı Restful
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Münazara
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
merhabalar. konu hakkında yeterince araştırma yapıp, tarafınıza uygun görüşlerinizi itinayla paylaştığınıza göre ben de birkaç kelam edeyim artık.

ilk olarak nüfusu 70 milyonu aşmış ülkemiz, dünyada en çok enerjiye ihtiyaç duyan ülkeler arasına gelmiştir. bu enerjinin sağlanımı ne yazık ki yağmur duasına çıkmakla olmuyor arkadaşlar. doğanın bize sunduğu bu hediyeden faydalanarak, gerekli enerji ihtiyacımızı karşılamış oluyoruz. nedir bu enerji ihtiyaçları dediğimizde örnek verecek olursak;

-bu tarz benim'i izlemene yarayan televizyonunuzun çalışmasını sağlayan elektrik
-foruma girmenizi sağlayan laptop veya telefonunuzu çalıştıran şarj sistemi
-ısı, ışık, aydınlanma ve teknolojiyle ilgili aklınıza gelebilecek her şey.

tabi ki, bütün bunlardan faydalanıp, 1 anlık bir kesintide bile hayatınızın zindana dönmesine rağmen, "ay ben termiğe karşıyım kakara kikiri" demeniz ne kadar samimidir bunu bilemeyeceğim.

kabaca fayda-zarar durumu üzerine değinecek olursam; öncelikle yanlış bir algıyı gidererek başlamalıyım bu konuya. sadece termik santral kurulumunda değil bütün bu tarz sistemlerde aslolan tabi ki, üretimden çok çevre sağlığı, ekolojik dengenin korunmasıdır. zannedildiği üzere termik santaller ise doğru bir şekilde kurulup, vasıflı ve bilinçli insanlar tarafından işletildiğinde çevreye belirtildiği gibi zarar vermeyecektir. "termik zararlıdır" düşüncesi; bu tarz ülkenin ekonomik olarak refah seviyesini yükseltecek uygulamaların oluşumunu engellemeye çalışan, kaosdan nemalanan karanlık kesmin toplumu yanlış yönlendirecek safsatalarıdır sadece.

teoride zararsız olan termik santrali uygulamasını devletimiz bazen yetersiz denetleme, gereksiz özen, masraftan kaçınma, gerekli atık arıtma sisteminin olmayışı vs. nedenlerle özensiz olarak yapmış olabileceğinden bu tarz zararlar görülmüş olabilir ancak modern yöntemlerle, yeterince denetleme ve özenle, kesinlikle çevreye verdiği zarar üzerine konuşmak mümkün olmayacaktır.

içerisinde paracı patronların ve çıkarcı devletin sistemi oluşturduğu oluşumlarda, değil termik santral, bütün icraatlar topyekün zararlıdır. görüldüğü gibi çevreye zarar veren termik santral değil, aksine insandır. bunu bir örnekle belirtmek gerekirse, örneğin kömür... ülkemizde son dönemlerde olan facialar hala gözlerimizin önünde. peki ya avrupa ülkelerinde neden kaza olmuyor, canlar kaybolmuyor, yaşamlar sönmüyor. çünkü yerinde denetleme, insan hayatına önem, çevreye saygı gibi faktörler en ön planda. bu bağlamda suçu termikte değil ülkemizin denetleme sisteminde aramalıyız.


ardından şu kısma değinmeden geçemeyeceğim, avrupa'nın en çok işsiz nüfusuna sahip ülkesiyiz arkadaşlar. ne yazık ki 5 kişiden 1'i işsiz durumda. yeterince istihdam olmazsa duruma daha da felakete gidecek gibi görünüyor. termik santral ve bunun gibi devlet tarafından yapılacak benzeri sistemler işsizliği de önemli ölçüde azaltarak istihdam sağlayacaktır.
 
Para kazanmayı insan hayatı ile ters orantılarsak yanılgıya düşeriz arkadaşlar.
O vakit uyuşturucu yasal hale gelir.
Özellikle sanayi üzerine yapılacak yatırımlar-maddi açıdan getirisinden önce-o sanayi ve çevresindeki ekolojik dengeyi koruma politikası içermelidir.
Ne kadar kötü olursa olsun her sanayi alanı bir istihdam, bir ekonomik gelir olabilir ama bunlar kısa vadede düşünülen şeylerdir.
3000 insanın istihdamından, kazanılacak ekonomik kazançtan önce milyonlarca insanın sağlığını düşünmek gerekir.
Sanayi devrimi ile patlayan hava kirliliği binlerce can aldıktan sonra, çözüm arayışına gidilmiştir.
Eminim devletler o dönemde de işin bu kısmından çok yine ekonomik kazanç kısmını düşündüler.
Bunun en güzel örneğidir İngiltere'de binlerce insanın hava kirliliğinden ölmesi...
Hal böyleyken lütfen paradan, ekonomiden bahsetmeyelim nitekim hiç bir insan ya da canlı hayatı, hiç bir ekonomik faaliyete değişilemez.
Bu noktada, santrallere değil-daha fazla maliyetli olsa bile-daha ekolojik enerji üretimine ihtiyacı vardır, insanlığın.
Bu noktada devletlere düşen görev kısa vadede çözümler üretmek değil Ar-Ge çalışmaları ile uzun vadede yatırımlar yapmaktır.
 
Para kazanmayı insan hayatı ile ters orantılarsak yanılgıya düşeriz arkadaşlar.
O vakit uyuşturucu yasal hale gelir.
Özellikle sanayi üzerine yapılacak yatırımlar-maddi açıdan getirisinden önce-o sanayi ve çevresindeki ekolojik dengeyi koruma politikası içermelidir.
Ne kadar kötü olursa olsun her sanayi alanı bir istihdam, bir ekonomik gelir olabilir ama bunlar kısa vadede düşünülen şeylerdir.
3000 insanın istihdamından, kazanılacak ekonomik kazançtan önce milyonlarca insanın sağlığını düşünmek gerekir.
Sanayi devrimi ile patlayan hava kirliliği binlerce can aldıktan sonra, çözüm arayışına gidilmiştir.
Eminim devletler o dönemde de işin bu kısmından çok yine ekonomik kazanç kısmını düşündüler.
Bunun en güzel örneğidir İngiltere'de binlerce insanın hava kirliliğinden ölmesi...
Hal böyleyken lütfen paradan, ekonomiden bahsetmeyelim nitekim hiç bir insan ya da canlı hayatı, hiç bir ekonomik faaliyete değişilemez.
Bu noktada, santrallere değil-daha fazla maliyetli olsa bile-daha ekolojik enerji üretimine ihtiyacı vardır, insanlığın.
Bu noktada devletlere düşen görev kısa vadede çözümler üretmek değil Ar-Ge çalışmaları ile uzun vadede yatırımlar yapmaktır.
Çevreye zarar verecek ve insan ölümlerine sebep olacak termik santrallere biz de karşıyız. Sanayi devriminin ilk zamanlarındaki ilkel fabrikalar ve santraller kullanılmayabilir. Daha teknolojik ve çevre dostu termik santraller kurulabilir ve elektriğe bağımlı kalan insanoğlu için oldukça faydalı olabilir. Kimse insanlar ölsün ve para daha önemlidir demedi. Çevre ve atmosfer kirliliğinden başka savunulacak tarafı yok mu?
 
eğer ki maddiyat ilk planda olsaydı, yazım içerisinde son paragraf değil, girizgah olurdu. "insanlar hayatları pahasına para kazanmalı" diye bir savı kimse paylaşmadı, paylaşmasına da ben izin vermem zaten burada. benim yazıma ithafen bir cevap ise bu, üst satırlarında yeterli açıklama yaptıktan sonra istihdama değindimi belirtmeden geçemeyeceğim. bu yeterli açıklamalar termik santrallerin insan sağlığına zannedildiği gibi etki etmediğini belirtir nitelikteydi oysaki.

ancak günümüz liberalleşen ekonomisinde hala ve hala "paradan söz etmeyelim, önemli bir şey değil ki o" tarzında pembe bakış açılarımızdan arınırsak konuyu daha net bir perspektifle görmeye başlayabiliriz.

şu an 2014 dünyasında yaşıyoruz ve normal olarak bahsedilen eski dönemlerden daha gelişmiş durumdayız. ve bu elimizde bulunan bize bahşedilmiş teknolojiyle, termik santrallerde de azami derecede zararsız şekilde üretim yapılabilir ve her geçen gün artan enerji ihtiyacı kimseye zarar vermeden gerçekleştirilebilir. 100 yıl önceki santrallerin yetersizlikler nedeniyle verdiği zararları, bugünün modern sistemleriyle karşılaştırarak örnek göstermek tayyip erdoğan'ın 1900'lerde de oldu örneği vermesinden bir farkı yok ne yazık ki.

termik santrale karşı olmak için olmak bir fayda sağlamayacağı gibi, buna öneri getirmeden körü körüne karşı durmak bana göre artniyetten öte geçmez.
 
Merhaba feveran hoş geldin tekrar.
Konu hakkındaki tespitlerini yeterince inceledim ve birkaç görüş de ben beyan edeceğim izninle.


"ilk olarak nüfusu 70 milyonu aşmış ülkemiz, dünyada en çok enerjiye ihtiyaç duyan ülkeler arasına gelmiştir. bu enerjinin sağlanımı ne yazık ki yağmur duasına çıkmakla olmuyor arkadaşlar. doğanın bize sunduğu bu hediyeden faydalanarak, gerekli enerji ihtiyacımızı karşılamış oluyoruz. nedir bu enerji ihtiyaçları dediğimizde örnek verecek olursak;

-bu tarz benim'i izlemene yarayan televizyonunuzun çalışmasını sağlayan elektrik
-foruma girmenizi sağlayan laptop veya telefonunuzu çalıştıran şarj sistemi
-ısı, ışık, aydınlanma ve teknolojiyle ilgili aklınıza gelebilecek her şey."


demişsin.
Sana Türkiye 'deki enerji dağılımının bir tablosunu göstereyim.

0039dee9574ea2f_ek.jpg


Bu tablodan da anlayabileceğimiz gibi Türkiye elektrik üretiminin çoğunu Hidroelektrikten sağlamaktadır.
Yaptığım araştırmaya göre bakanlık;

2023 yılına kadar;
• 36000 MW olan Hidroelektrik potansiyelimizin tamamını kullanmayı,
• Rüzgar enerjisi santrallarında 20.000 MW,
• Güneş enerjisi santrallarında 600 MW kurulu güce ulaşmayı ve
• Elektrik arzındaki yenilenebilir enerji payını % 30’un üzerine çıkarmayı hedeflemekte.



"tabi ki, bütün bunlardan faydalanıp, 1 anlık bir kesintide bile hayatınızın zindana dönmesine rağmen, "ay ben termiğe karşıyım kakara kikiri" demeniz ne kadar samimidir bunu bilemeyeceğim."

yukarıdaki tespitlerim samimiyetimin ifadesi olduğu kanısındayım.

"kabaca fayda-zarar durumu üzerine değinecek olursam; öncelikle yanlış bir algıyı gidererek başlamalıyım bu konuya. sadece termik santral kurulumunda değil bütün bu tarz sistemlerde aslolan tabi ki, üretimden çok çevre sağlığı, ekolojik dengenin korunmasıdır. zannedildiği üzere termik santaller ise doğru bir şekilde kurulup, vasıflı ve bilinçli insanlar tarafından işletildiğinde çevreye belirtildiği gibi zarar vermeyecektir. "termik zararlıdır" düşüncesi; bu tarz ülkenin ekonomik olarak refah seviyesini yükseltecek uygulamaların oluşumunu engellemeye çalışan, kaosdan nemalanan karanlık kesmin toplumu yanlış yönlendirecek safsatalarıdır sadece. "

Üzgünüm ama Türkiye'de yatırım yapılırken jeopolitik zenginliklerimiz düşünülmemektedir.
Bknz: Kesilen zeytin ağaçlar bunun bir kanıtıdır.

"teoride zararsız olan termik santrali uygulamasını devletimiz bazen yetersiz denetleme, gereksiz özen, masraftan kaçınma, gerekli atık arıtma sisteminin olmayışı vs. nedenlerle özensiz olarak yapmış olabileceğinden bu tarz zararlar görülmüş olabilir ancak modern yöntemlerle, yeterince denetleme ve özenle, kesinlikle çevreye verdiği zarar üzerine konuşmak mümkün olmayacaktır. "

Günümüzde ve öncesini düşünürsek Türkiye'de ihmaller devam ediyor ve edecek. Zarar olduğu sürece bu konuyu konuşmaya devam edeceğiz.

"içerisinde paracı patronların ve çıkarcı devletin sistemi oluşturduğu oluşumlarda, değil termik santral, bütün icraatlar topyekün zararlıdır. görüldüğü gibi çevreye zarar veren termik santral değil, aksine insandır. bunu bir örnekle belirtmek gerekirse, örneğin kömür... ülkemizde son dönemlerde olan facialar hala gözlerimizin önünde. peki ya avrupa ülkelerinde neden kaza olmuyor, canlar kaybolmuyor, yaşamlar sönmüyor. çünkü yerinde denetleme, insan hayatına önem, çevreye saygı gibi faktörler en ön planda. bu bağlamda suçu termikte değil ülkemizin denetleme sisteminde aramalıyız. "

Çünkü bizim devletimiz insanların menfaati için değil kendi menfaati için çalışmakta.

"ardından şu kısma değinmeden geçemeyeceğim, avrupa'nın en çok işsiz nüfusuna sahip ülkesiyiz arkadaşlar. ne yazık ki 5 kişiden 1'i işsiz durumda. yeterince istihdam olmazsa duruma daha da felakete gidecek gibi görünüyor. termik santral ve bunun gibi devlet tarafından yapılacak benzeri sistemler işsizliği de önemli ölçüde azaltarak istihdam sağlayacaktır."

Türkiye'de üreme ile birlikte ölümlerde devam etmekte.
İşsizlik başlı başına bir konudur.

Sonuç olarak ülke olarak mağdur durumdayız. Zarar vermeden santral yapmayı beceremiyorlar.
 
Çevreye zarar verecek ve insan ölümlerine sebep olacak termik santrallere biz de karşıyız. Sanayi devriminin ilk zamanlarındaki ilkel fabrikalar ve santraller kullanılmayabilir. Daha teknolojik ve çevre dostu termik santraller kurulabilir ve elektriğe bağımlı kalan insanoğlu için oldukça faydalı olabilir. Kimse insanlar ölsün ve para daha önemlidir demedi. Çevre ve atmosfer kirliliğinden başka savunulacak tarafı yok mu?

Düşünceni taktir etmemek elde değil lakin insanlarımızın zararı yeterince karşılanmıyor.

Devlet bir yatırım yaptığında halkı mağdur ediyor. Misal ; bizim evimizin olduğu yerden köprülü kavşak geçti. Devlet 3 kat 6 Daire'ye sadece 120 bin lira teklif etti. 3 sene önce olan bu olay bizim evimizin yıkılmasına engel olamadı ve mahkeme hala devam etmekte.

Zararı keşke olmasa da Türkiye bütün zenginliklerini kullanabilse.
Üzgünüm ama zararlarına engel olunamadığı için "Termik Santraller Zararlıdır." fikrini daima savunacağım.
 
Mavi

öncelikle münazaraya girmen adına oldukça sevindim. konu ile ilgili gayet iyi araştırmalar yapıyorsun ve bize bazı veriler sunuyorsun. böyle bir konunun var olmasıyla birlikte yeni bir yetkinlik kazanmış oldun ve bunu beni mutlu etti.

ilk olarak verdiğin tablonun benim yazıma nasıl bir cevap olması gerektiğini anlayamadım ki, ben termik santral ülkemizdeki bir numaralı enerji üreten santraldir diye bir iddiada bulunmadım. alakasız, bağlantısız buldum açıkçası.

Üzgünüm ama Türkiye'de yatırım yapılırken jeopolitik zenginliklerimiz düşünülmemektedir.
Bknz: Kesilen zeytin ağaçlar bunun bir kanıtıdır.

termik santralin bacasından çıkan baltalar ayaklanıp kesmedi bu zeytin ağaçlarını. bu bahsettiğin hiçbir şekilde kanıt olamaz. bu uygulamayı eleştirmek istiyorsan suçu termiğe değil, ülkedeki baskıcı, otoriter rejime atmalısın.

Günümüzde ve öncesini düşünürsek Türkiye'de ihmaller devam ediyor ve edecek. Zarar olduğu sürece bu konuyu konuşmaya devam edeceğiz.

bu yazınla sen de kabul ediyorsun ki, konu termiğin zararları değil ihmalsizlik. bu bakış açısıyla bakacaksak; o zaman inşaatlerde yasaklansın?? durmadan işçilerimiz ölüyor değil mi ? yani bu düşünceyle aslında termiği değil, denetsizlik ve ihmale karşısın aslında sen ama bunu termik karşıtlığı olarak adlandırıyorsun.


Çünkü bizim devletimiz insanların menfaati için değil kendi menfaati için çalışmakta.

ne yazık ki olayı termikten çıkarıp, ülke politikalarını eleştirmeye başlamaya devam ediyorsun. savunduğun konu sapıyor fark etmen dileğiyle.

Zarar vermeden santral yapmayı beceremiyorlar.

bu cümlenle de "zarar vermeyen" termik santrallerin aslında varolduğunu belirtmiş oldun.
 
Termik Santral, termik santraldir. Biz bunu kağıttan yapıyoruz, enerji üretiminde de odun kullanıyoruz diyecek yoktur herhalde.
Yazımdan da anlaşılacağı gibi(!) "ekonomik getirisi olan faaliyetlerin ekolojik dengeyi koruma politikaları olmalı."
Kısacası "Paradan söz etmeyelim değil, paradan önce bundan söz edelim" demeliyiz ve ayrıca 50 yıl önce yaşanmış bir örnekten almanızı istediğim şey devletlerin düşüncelerine istinaden yaptıkları hata idi; ancak görüyorum ki bir takım insanların ismini kullanarak ilk dakikalarda bel altı vuruşlar yapılmaya çalışılıyor.
Bu şekilde olacaksa "emperyalizmin uşaklığını yapmak" gibi benzetmelerle başlayan cümleler kurulur, daha dikkatli olmak gerekir diye düşünüyorum.
Konudan sapmadan şunu da belirtmek isterim ki; işsizlik oranını azaltacak her şey 'mübah' mıdır? sorunsalını bu konuyu dahil etmemeliyiz nitekim biraz önce yazımda belirttiğim gibi 3000 kişilik bir istihdam kısa vadede mantıklı geliyor olabilir; ancak ve ancak uzun vadede üniversitelerin yaptığı araştırmalar doğrultusunda radyasyon, atık, havaya karışan zararlı gazlar ve daha bir çok sebepten dolayı temiz enerji seçeneklerine yönelmek, insanlığı ve ekolojik dengeyi korumak açısından önemli.
Bu sayede hem istihdam sağlanmış olur, hem de enerji üretmek için ortaya çıkacak olan kirlilik...
 
öncelikle münazaraya girmen adına oldukça sevindim. konu ile ilgili gayet iyi araştırmalar yapıyorsun ve bize bazı veriler sunuyorsun. böyle bir konunun var olmasıyla birlikte yeni bir yetkinlik kazanmış oldun ve bunu beni mutlu etti.
Mutlu olmana sevindim ama araştırmacı özelliğimi yeni yeni kazanmadım.
Seninle münazara yapmayı seviyorum çünkü görüş farklılıkların ve tespitlerinle eksikliklerimi gideriyorum.
Profesyonel bir münazaracı değilim .
Öğrenmeyi ve bilgi alış verişine daima açığım .

ilk olarak verdiğin tablonun benim yazıma nasıl bir cevap olması gerektiğini anlayamadım ki, ben termik santral ülkemizdeki bir numaralı enerji üreten santraldir diye bir iddiada bulunmadım. alakasız, bağlantısız buldum açıkçası.
Tablonun konumuzla ilgili bir tablo olduğunu fark edebilseydin anlardın açıkçası.
Türkiye elektrik üretimini sadece Termik Santrallerden sağlamıyor.
Diğer kaynaklara yapılan ve yapılacak olan doğru yatırımlar zarar vermeden uygun enerjiyi sağlamaya yönelik yapılabilir.
Termik Santraller olmadan da Türkiye enerjisini sağlayabilir.

termik santralin bacasından çıkan baltalar ayaklanıp kesmedi bu zeytin ağaçlarını. bu bahsettiğin hiçbir şekilde kanıt olamaz. bu uygulamayı eleştirmek istiyorsan suçu termiğe değil, ülkedeki baskıcı, otoriter rejime atmalısın.
Termik Santral kurulmuyor olsaydı bölgede çevre ve ağaçların varlığı devam edecekti. Huzur bozulmayacaktı.

bu yazınla sen de kabul ediyorsun ki, konu termiğin zararları değil ihmalsizlik. bu bakış açısıyla bakacaksak; o zaman inşaatlerde yasaklansın?? durmadan işçilerimiz ölüyor değil mi ? yani bu düşünceyle aslında termiği değil, denetsizlik ve ihmale karşısın aslında sen ama bunu termik karşıtlığı olarak adlandırıyorsun.


ne yazık ki olayı termikten çıkarıp, ülke politikalarını eleştirmeye başlamaya devam ediyorsun. savunduğun konu sapıyor fark etmen dileğiyle.
İhmalsizlik söz konusu olsa da ben tükenebilir kaynaklardan çok yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretmek düşüncesindeyim.
Termik santraller de kurulmadan elektrik üretip ışıksız kalmayabiliriz.
 


Düşünceni taktir etmemek elde değil lakin insanlarımızın zararı yeterince karşılanmıyor.

Devlet bir yatırım yaptığında halkı mağdur ediyor. Misal ; bizim evimizin olduğu yerden köprülü kavşak geçti. Devlet 3 kat 6 Daire'ye sadece 120 bin lira teklif etti. 3 sene önce olan bu olay bizim evimizin yıkılmasına engel olamadı ve mahkeme hala devam etmekte.

Zararı keşke olmasa da Türkiye bütün zenginliklerini kullanabilse.
Üzgünüm ama zararlarına engel olunamadığı için "Termik Santraller Zararlıdır." fikrini daima savunacağım.
Sizin oradaki termik santral o kadar ilkel, pis ve bakımsız ki, artık siyah dumanlar çıkarıyor. Devlet bakmıyor ya da sahibi umursamıyuor v.s. Sana şöyle anlatayım. Sizin ordaki sanrale veli ismini verelim. Veli insan öldüren bir katil. Burası kesin. Fakat diğer ismi veli olanların ne suçu olabilir?
 
İnsanın tüketim ihtiyaçlarının karşılanması noktasında, devletlerin ve bireylerin-uzun vadede-fayda konusunu ne derece önemsediklerinin bir örneğidir bu santraller(!)

Bizim gibi enerji ihtiyacının büyük bölümü dışa bağımlı ülkelerin, bu bağımlılıktan kurtulmak için acele karar verip, gerekli tetkikleri ve yatırımları yapmadan bir hevesle sarıldığı kurtarıcı...

termik santallerimizin çoğunda hala kullanılan hammadde (doğalgaz, kömür, fuel-oil) dışardan sağlanmakta ve bahsedildiği gibi dışa bağımlılıktan kurtulmak olayının aslolan amaç olmadığı ortadadır. burda aslolanın ülkemizin yüksek enerji ihtiyaçlarında termik santrallerin de bir pay alarak katkı sağlamasıdır.

Bu bağlamda, ekonomisi tarıma dayalı ülkelerin yapacağı en büyük hata, tarım alanlarını kendi elleri ile yok etmesi olacaktır herhalde...bunu da en güzel ne ile yaparsınız diye sorsalar etkisi yüzlerce yıl devam edecek olan radyasyonu seçmek en mantıklısı(!)

Afşin-Elbistan Santrali uzun yıllardır baca arıtma sisteminde olan bir arızadan dolayı çevrede yaşayan canlılar için çok daha faydalı bir hale gelmiştir.
Biraz araştırırsanız, çok uzun bir süredir bu santralin baca arıtma sisteminin olmadığını göreceksiniz.

tarım alanlarının yok olmaması ve radyasyon adına gerekli açıklamayı bir aşağıdaki paragrafta kendin yapmışsın zaten. nitekim modern sistemlerle, plana uygun şekilde yapılmış çevreye son derece zararsız bir termik santralde (bizim de kabul ettiğimiz bu zaten) çevreye duyarlı bir baca arıtma sistemi olacaktır ve olmaması düşünülemez. bunun olmaması termik santrali zararlı yapmaz, sadece ve sadece bunun işleyişini sağlayan yetkilileri zan altında bırakır ve onlar da en büyük cezayı haketmektedir haliyle.
 
Sizin oradaki termik santral o kadar ilkel, pis ve bakımsız ki, artık siyah dumanlar çıkarıyor. Devlet bakmıyor ya da sahibi umursamıyuor v.s. Sana şöyle anlatayım. Sizin ordaki sanrale veli ismini verelim. Veli insan öldüren bir katil. Burası kesin. Fakat diğer ismi veli olanların ne suçu olabilir?

Bizim oradaki ve diğer yerlerdeki siyah duman çıkaran veliler ; sağlığımızla oynuyor. HEAL raporunda toplu olarak verilmiştir termik santrallere bağlı olarak türeyen hastalıklar.
Hangi enerji insan sağlığından daha önemli?
 
Tablonun konumuzla ilgili bir tablo olduğunu fark edebilseydin anlardın açıkçası.
Türkiye elektrik üretimini sadece Termik Santrallerden sağlamıyor.
Diğer kaynaklara yapılan ve yapılacak olan doğru yatırımlar zarar vermeden uygun enerjiyi sağlamaya yönelik yapılabilir.
Termik Santraller olmadan da Türkiye enerjisini sağlayabilir.

tablonun konuyla ilgili bir tablo olduğu gayet açık. ancak benim paragrafıma cevap olarak yazılmasının anlamsız olması da bir onun kadar ortada. enerjinin termik santral olmadan da üretilebileceği gibi, başka bir açıdan bakarsak o zaman bütün santraller termik yapılarak da üretilebilir.

Termik Santral kurulmuyor olsaydı bölgede çevre ve ağaçların varlığı devam edecekti. Huzur bozulmayacaktı.

"vurun abalıya" tarzı bir durum söz konusu burada ki, yetkili abiler tarafından katledilen zeytin ağaçlarının sorumlusu canlı olmayan termiğe kesildi. oysa ki termik yerine o masum dediğiniz rüzgar panelleri yapılsa zeytin ağaçlarının dallarına asacaklardı dimi pervaneleri ??
 


Bizim oradaki ve diğer yerlerdeki siyah duman çıkaran veliler ; sağlığımızla oynuyor. HEAL raporunda toplu olarak verilmiştir termik santrallere bağlı olarak türeyen hastalıklar.
Hangi enerji insan sağlığından daha önemli?
arkadaşından yaptığım alıntıyla sana cevap vereyim. :)
Termik santrallerin tamamı zararlı diyemeyiz. Biraz araştırırsanız termik santrallerin nükleer olmayanlarının atık ve, karbondioksit salınımı belirli yatırımlarla ortadan kaldırılabiliyor. .
Demek ki temiz, efendi, düzgün veliler de var :D
 
termik santallerimizin çoğunda hala kullanılan hammadde (doğalgaz, kömür, fuel-oil) dışardan sağlanmakta ve bahsedildiği gibi dışa bağımlılıktan kurtulmak olayının aslolan amaç olmadığı ortadadır. burda aslolanın ülkemizin yüksek enerji ihtiyaçlarında termik santrallerin de bir pay alarak katkı sağlamasıdır.


tarım alanlarının yok olmaması ve radyasyon adına gerekli açıklamayı bir aşağıdaki paragrafta kendin yapmışsın zaten. nitekim modern sistemlerle, plana uygun şekilde yapılmış çevreye son derece zararsız bir termik santralde (bizim de kabul ettiğimiz bu zaten) çevreye duyarlı bir baca arıtma sistemi olacaktır ve olmaması düşünülemez. bunun olmaması termik santrali zararlı yapmaz, sadece ve sadece bunun işleyişini sağlayan yetkilileri zan altında bırakır ve onlar da en büyük cezayı haketmektedir haliyle.
Fabrikadaki atıklar tekrar doğaya işliyor o kimyasalları yok edecek bir buluş henüz üretemediler. İçme suyumuza kadar işledi termik santrallerdeki atıklar.

"Linyit , kömür ucuz ne de olsa haydi elektrik yapalım " mantığı olmamalı.
Yanmasıyla çıkan kirleticilerin , kansere kadar yol açan pisliklerin önüne geçemiyoruz .
Bir şekilde vücuda işleyen bu mikroplardan kurtulamıyor bu kişiler.
Birçok insanın canına mal oluyor bilmem farkında mısınız?


"vurun abalıya" tarzı bir durum söz konusu burada ki, yetkili abiler tarafından katledilen zeytin ağaçlarının sorumlusu canlı olmayan termiğe kesildi. oysa ki termik yerine o masum dediğiniz rüzgar panelleri yapılsa zeytin ağaçlarının dallarına asacaklardı dimi pervaneleri ??
Asfalt üstünde çiçek açtığı görülmüş mü?
Termik santralin olduğu yerde zeytin üretimi nasıl devam etsin?
Ama doğru Termik Santralleri kurarız ,ekosistemi bozarız , ne de olsa biz insanız.
 
arkadaşından yaptığım alıntıyla sana cevap vereyim. :)

Demek ki temiz, efendi, düzgün veliler de var :D

Bu veli düzgün görünüyor ama içi fesat :sırıt:
Bir alıntı ile içi fesat veliyi taktim edeyim sizlere.

"Termik santraller yaşlı insanların yaşlanmasına ihtiyaç bırakmadığı için Bastona duyulan ihtiyacı ortadan kaldırır. Hemen nasıl dediğinizi duyar gibiyim…
İnsanlar başta astım ve akciğer yetmezliği olmak üzere birçok solunum yolu rahatsızlıkları neticesinde genç yaşta ölümlere neden olduğu için insanlar yaşlanma fırsatı olmadığı içinde baston taşımaya ihtiyaçları olmayacaktır.. "

Bakın sizin için "Termik Santraller Yararlıdır" diyorum.
 
Fabrikadaki atıklar tekrar doğaya işliyor o kimyasalları yok edecek bir buluş henüz üretemediler. İçme suyumuza kadar işledi termik santrallerdeki atıklar.

"Linyit , kömür ucuz ne de olsa haydi elektrik yapalım " mantığı olmamalı.
Yanmasıyla çıkan kirleticilerin , kansere kadar yol açan pisliklerin önüne geçemiyoruz .
Bir şekilde vücuda işleyen bu mikroplardan kurtulamıyor bu kişiler.
Birçok insanın canına mal oluyor bilmem farkında mısınız?

bahsettiğin aksine termik santraller; doğadaki atıkları bile enerjiye çevirme görevi görür. mavi üzülerek söylüyorum o buluşu ürettiler. bahsettiğin gibi termik atıkları ise atık su arıtma sistemleri ile bertaraf edilip, yok olmaktadır. söylediğin gibi insan canına kasteden sistemler olsa idi termik santralleri destekleyecek kadar aciz bir durumda bulunmazdım. gerekli araştırmalar yapıldığında da ortaya çıkan atığın son derece modern arıtma sistemleriyle yok edildiği görülecektir.

Asfalt üstünde çiçek açtığı görülmüş mü?
Termik santralin olduğu yerde zeytin üretimi nasıl devam etsin?
Ama doğru Termik Santralleri kurarız ,ekosistemi bozarız , ne de olsa biz insanız.

termik santral bulunan yerlerde zeytin üretimi paşa paşa devam eder hiç şüpheniz olmasın. yeşile zararı olan bir şeyi neden biz destekleyelim ?? buyrun termik santral bulunan yatağan'dan birkaç görüntü paylaşayım. fotoğrafta çiçek mi arayacaksınız, böcek mi ona siz karar verin.

35327234.jpg


images


3458_36.JPG
 
arkadaşından yaptığım alıntıyla sana cevap vereyim. :)

Demek ki temiz, efendi, düzgün veliler de var :D

kesinlikle öyle. çok değil 10 dakikalık bir araştırma ile bunun böyle olduğunu herkes anlayabilir ve bu sebepten bu tartışma konusunun temelde hatalı olduğunu, özellikle nükleer termik santrallerin kurulmaması ve bizim gibi-bu işi beceremeyen-ülkelerinin termik santral kurma çabası içerisine girmemesi gerektiğini de belirttim.
eminim şunu herkes anlıyordur;
bu tip üretimler yani fosil ve nükleer üretimler "çevreye sıfır zarar" kategorisine sokulamaz.
bu bağlamda yeniden söylüyorum, devletler uzun vadede düşünüp, insanı ve doğal hayatı koruyan yatırımlar yapmak zorundadırlar.
bu tip santraller 50 yılınızı kurtarabilir; ancak devletler ve insanlık için 50 yıl, sizde takdir edersiniz ki, çok kısa bir süre ve uzun vadede verdiği zarar nesilden nesile geçen hastalıklar oluyor.
işin kötü yanı şu ki; sadece kendi çevresine değil rüzgar ya da-tarım arazileri sayesinde-yiyecekler vasıtasıyla çok büyük alanlara etkisi oluyor.
enerji üreteceğiz diye kimsenin kimseye bunu yapmaya hakkı yok.
 


Bu veli düzgün görünüyor ama içi fesat :sırıt:
Bir alıntı ile içi fesat veliyi taktim edeyim sizlere.

"Termik santraller yaşlı insanların yaşlanmasına ihtiyaç bırakmadığı için Bastona duyulan ihtiyacı ortadan kaldırır. Hemen nasıl dediğinizi duyar gibiyim…
İnsanlar başta astım ve akciğer yetmezliği olmak üzere birçok solunum yolu rahatsızlıkları neticesinde genç yaşta ölümlere neden olduğu için insanlar yaşlanma fırsatı olmadığı içinde baston taşımaya ihtiyaçları olmayacaktır.. "

Bakın sizin için "Termik Santraller Yararlıdır" diyorum.
Yaşlı insan kalmadığına göre baston kullanımı azalacak ve dolayısıyla baston yapımında ağaç ürünleri kullanıldığına göre ormanlarımız korunmuş olacaktır :D
Şaka bir yana da hastalıklı ve yaşlı termik santraller zararlıdır. Yeni yapılacak ve arıtması sağlam olan ya da daha genç olup da verimli kullanılabilen termik santrallere filtreleme ve arıtma sistemleriyle doğaya olan zarar en aza indirilir. Hatta yok edilebilir. Kaldı ki, doğaya zararlı haliyle ürettiği elektrikten de faydalanmayı biliyorsunuz ama değil mi?
 
kesinlikle öyle. çok değil 10 dakikalık bir araştırma ile bunun böyle olduğunu herkes anlayabilir ve bu sebepten bu tartışma konusunun temelde hatalı olduğunu, özellikle nükleer termik santrallerin kurulmaması ve bizim gibi-bu işi beceremeyen-ülkelerinin termik santral kurma çabası içerisine girmemesi gerektiğini de belirttim.
eminim şunu herkes anlıyordur;
bu tip üretimler yani fosil ve nükleer üretimler "çevreye sıfır zarar" kategorisine sokulamaz.
bu bağlamda yeniden söylüyorum, devletler uzun vadede düşünüp, insanı ve doğal hayatı koruyan yatırımlar yapmak zorundadırlar.
bu tip santraller 50 yılınızı kurtarabilir; ancak devletler ve insanlık için 50 yıl, sizde takdir edersiniz ki, çok kısa bir süre ve uzun vadede verdiği zarar nesilden nesile geçen hastalıklar oluyor.
işin kötü yanı şu ki; sadece kendi çevresine değil rüzgar ya da-tarım arazileri sayesinde-yiyecekler vasıtasıyla çok büyük alanlara etkisi oluyor.
enerji üreteceğiz diye kimsenin kimseye bunu yapmaya hakkı yok.

nükleere biz de karşıyız ancak burada termik santralleri, nükleer santrallerden sayıp ona olan karşıtlığı termik üzerinden göstermek ne derece doğrudur tartışılır. işin içine nükleeri sokarak başından itiraz ettiğin (yanlış varsaydığın) konunun bütünlüğüne aykırı davranıyorsun.moderatör arkadşalar konu başlığını belirtmiş, kimse isteğiyle almadı savunacağı tarafını şimdi gelip de şöyle olsaymış böyle olsaymış demek çok mantıklı gelmedi bana.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri