feveran
Gümüş Üye
merhabalar. konu hakkında yeterince araştırma yapıp, tarafınıza uygun görüşlerinizi itinayla paylaştığınıza göre ben de birkaç kelam edeyim artık.
ilk olarak nüfusu 70 milyonu aşmış ülkemiz, dünyada en çok enerjiye ihtiyaç duyan ülkeler arasına gelmiştir. bu enerjinin sağlanımı ne yazık ki yağmur duasına çıkmakla olmuyor arkadaşlar. doğanın bize sunduğu bu hediyeden faydalanarak, gerekli enerji ihtiyacımızı karşılamış oluyoruz. nedir bu enerji ihtiyaçları dediğimizde örnek verecek olursak;
-bu tarz benim'i izlemene yarayan televizyonunuzun çalışmasını sağlayan elektrik
-foruma girmenizi sağlayan laptop veya telefonunuzu çalıştıran şarj sistemi
-ısı, ışık, aydınlanma ve teknolojiyle ilgili aklınıza gelebilecek her şey.
tabi ki, bütün bunlardan faydalanıp, 1 anlık bir kesintide bile hayatınızın zindana dönmesine rağmen, "ay ben termiğe karşıyım kakara kikiri" demeniz ne kadar samimidir bunu bilemeyeceğim.
kabaca fayda-zarar durumu üzerine değinecek olursam; öncelikle yanlış bir algıyı gidererek başlamalıyım bu konuya. sadece termik santral kurulumunda değil bütün bu tarz sistemlerde aslolan tabi ki, üretimden çok çevre sağlığı, ekolojik dengenin korunmasıdır. zannedildiği üzere termik santaller ise doğru bir şekilde kurulup, vasıflı ve bilinçli insanlar tarafından işletildiğinde çevreye belirtildiği gibi zarar vermeyecektir. "termik zararlıdır" düşüncesi; bu tarz ülkenin ekonomik olarak refah seviyesini yükseltecek uygulamaların oluşumunu engellemeye çalışan, kaosdan nemalanan karanlık kesmin toplumu yanlış yönlendirecek safsatalarıdır sadece.
teoride zararsız olan termik santrali uygulamasını devletimiz bazen yetersiz denetleme, gereksiz özen, masraftan kaçınma, gerekli atık arıtma sisteminin olmayışı vs. nedenlerle özensiz olarak yapmış olabileceğinden bu tarz zararlar görülmüş olabilir ancak modern yöntemlerle, yeterince denetleme ve özenle, kesinlikle çevreye verdiği zarar üzerine konuşmak mümkün olmayacaktır.
içerisinde paracı patronların ve çıkarcı devletin sistemi oluşturduğu oluşumlarda, değil termik santral, bütün icraatlar topyekün zararlıdır. görüldüğü gibi çevreye zarar veren termik santral değil, aksine insandır. bunu bir örnekle belirtmek gerekirse, örneğin kömür... ülkemizde son dönemlerde olan facialar hala gözlerimizin önünde. peki ya avrupa ülkelerinde neden kaza olmuyor, canlar kaybolmuyor, yaşamlar sönmüyor. çünkü yerinde denetleme, insan hayatına önem, çevreye saygı gibi faktörler en ön planda. bu bağlamda suçu termikte değil ülkemizin denetleme sisteminde aramalıyız.
ardından şu kısma değinmeden geçemeyeceğim, avrupa'nın en çok işsiz nüfusuna sahip ülkesiyiz arkadaşlar. ne yazık ki 5 kişiden 1'i işsiz durumda. yeterince istihdam olmazsa duruma daha da felakete gidecek gibi görünüyor. termik santral ve bunun gibi devlet tarafından yapılacak benzeri sistemler işsizliği de önemli ölçüde azaltarak istihdam sağlayacaktır.
ilk olarak nüfusu 70 milyonu aşmış ülkemiz, dünyada en çok enerjiye ihtiyaç duyan ülkeler arasına gelmiştir. bu enerjinin sağlanımı ne yazık ki yağmur duasına çıkmakla olmuyor arkadaşlar. doğanın bize sunduğu bu hediyeden faydalanarak, gerekli enerji ihtiyacımızı karşılamış oluyoruz. nedir bu enerji ihtiyaçları dediğimizde örnek verecek olursak;
-bu tarz benim'i izlemene yarayan televizyonunuzun çalışmasını sağlayan elektrik
-foruma girmenizi sağlayan laptop veya telefonunuzu çalıştıran şarj sistemi
-ısı, ışık, aydınlanma ve teknolojiyle ilgili aklınıza gelebilecek her şey.
tabi ki, bütün bunlardan faydalanıp, 1 anlık bir kesintide bile hayatınızın zindana dönmesine rağmen, "ay ben termiğe karşıyım kakara kikiri" demeniz ne kadar samimidir bunu bilemeyeceğim.
kabaca fayda-zarar durumu üzerine değinecek olursam; öncelikle yanlış bir algıyı gidererek başlamalıyım bu konuya. sadece termik santral kurulumunda değil bütün bu tarz sistemlerde aslolan tabi ki, üretimden çok çevre sağlığı, ekolojik dengenin korunmasıdır. zannedildiği üzere termik santaller ise doğru bir şekilde kurulup, vasıflı ve bilinçli insanlar tarafından işletildiğinde çevreye belirtildiği gibi zarar vermeyecektir. "termik zararlıdır" düşüncesi; bu tarz ülkenin ekonomik olarak refah seviyesini yükseltecek uygulamaların oluşumunu engellemeye çalışan, kaosdan nemalanan karanlık kesmin toplumu yanlış yönlendirecek safsatalarıdır sadece.
teoride zararsız olan termik santrali uygulamasını devletimiz bazen yetersiz denetleme, gereksiz özen, masraftan kaçınma, gerekli atık arıtma sisteminin olmayışı vs. nedenlerle özensiz olarak yapmış olabileceğinden bu tarz zararlar görülmüş olabilir ancak modern yöntemlerle, yeterince denetleme ve özenle, kesinlikle çevreye verdiği zarar üzerine konuşmak mümkün olmayacaktır.
içerisinde paracı patronların ve çıkarcı devletin sistemi oluşturduğu oluşumlarda, değil termik santral, bütün icraatlar topyekün zararlıdır. görüldüğü gibi çevreye zarar veren termik santral değil, aksine insandır. bunu bir örnekle belirtmek gerekirse, örneğin kömür... ülkemizde son dönemlerde olan facialar hala gözlerimizin önünde. peki ya avrupa ülkelerinde neden kaza olmuyor, canlar kaybolmuyor, yaşamlar sönmüyor. çünkü yerinde denetleme, insan hayatına önem, çevreye saygı gibi faktörler en ön planda. bu bağlamda suçu termikte değil ülkemizin denetleme sisteminde aramalıyız.
ardından şu kısma değinmeden geçemeyeceğim, avrupa'nın en çok işsiz nüfusuna sahip ülkesiyiz arkadaşlar. ne yazık ki 5 kişiden 1'i işsiz durumda. yeterince istihdam olmazsa duruma daha da felakete gidecek gibi görünüyor. termik santral ve bunun gibi devlet tarafından yapılacak benzeri sistemler işsizliği de önemli ölçüde azaltarak istihdam sağlayacaktır.