Zorlu Holding CEO’su Cem Köksal gözaltına alındı

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
hala dini özgürlükler kısıtlanmış ya da ayrımcılık yapılmış gibi yorumlaman garip cidden. adamın yaptığı şeyin bunlarla hiç alakası yok. ramazan tebriğini çıkar, hristiyanları ilgilendiren başka bir gün için mesaj atıldığını düşün. yöneticinin biri bizim hristiyan çalışanlarımız da var diye düşünmüş ve normal işleyişte olmayan bir tebrik mesajı atmış olsun, diğeri de aynı bu şekilde uyarıda bulunmuş olsun. ne olacaktı, adam tutuklanacak mıydı? adamın amatörlüğü veya şirketin bu tutumunun doğruluğu/yanlışlığı değil mesele, orada fikirler ayrışıyor olabilir, mesele adamın gözaltına alınması. bunu hukuken doğru buluyor musun?
Garip olacak bir durum yok. Mesela benim şirketim olsun. 4 dinden de çalışanlarım olsun. Hepsine de kendi dini inançlarına göre mesaj atılabilir. Tüm Müslüman aleminin denilebilir ya da tüm hristiyan aleminin Paskalya bayramı kutlu olsun denebilir. Bunu bir çok yabancı futbol kulubü yapabiliyor. Takipçileri ya da çalışanları sadece hristiyan diye yapmayacak anlamına da gelmiyor.
Gözaltı konusunda hemfikiriz ama yukarıdaki postta dediğim gibi siz ya da ben olsaydım belki soruşturma açılır ve ilerleyen herhangi bir günde çağırırlardı gider ifade verirdik. O yüzden değerlendiren savcılık neyi düşünerek yaptı muamma.
 
@Lawyer güzel anlatıyon da sen de biliyon ki bir hristiyana christmas kutlama bizim şirkette kutlanmaz dediğinde göz altına alınmazsın
 
Garip olacak bir durum yok. Mesela benim şirketim olsun. 4 dinden de çalışanlarım olsun. Hepsine de kendi dini inançlarına göre mesaj atılabilir. Tüm Müslüman aleminin denilebilir ya da tüm hristiyan aleminin Paskalya bayramı kutlu olsun denebilir. Bunu bir çok yabancı futbol kulubü yapabiliyor. Takipçileri ya da çalışanları sadece hristiyan diye yapmayacak anlamına da gelmiyor.
Gözaltı konusunda hemfikiriz ama yukarıdaki postta dediğim gibi siz ya da ben olsaydım belki soruşturma açılır ve ilerleyen herhangi bir günde çağırırlardı gider ifade verirdik. O yüzden değerlendiren savcılık neyi düşünerek yaptı muamma.
zaten problem gözaltına alınmış olması. bu konuda hemfikirsek sorun yok. yanlış olduğunu ifade ettiğimiz şey bu ve öncelikli konuşulması gereken şey de bu yanlışlık.

bu kısmı geçersek; vestel gibi türk iştiraki bir firmanın ramazan tebriği konusunda böyle bir hassasiyet geliştirmesinin ne kadar sağlıklı veya doğru olduğunu tartışabiliriz. bu noktada ben de anlamlı bulmadım. bu tür uyarılar yapılacaksa da cc'de herkesi tutarak yapılmaz, şahsa özel yapılır. orası çok garip olmuş. şu da var ki türkiye'de az buçuk kurumsallaşmış her firmada uygulama dini bayramlarda, milli bayramlarda ve yeni yılda kutlama mesajı yayınlamak şeklindedir. vestel'e özgü bir şey değil.
 
Buradaki mesele bence adamın şahsi duruşu veya düşüncesi değil. Ülke gerçeklerine aykırı olarak kendisinin astı olan birine gayrimeşru bir emir vermesidir.

Empati... Ramazan bayramının kutlanmasını değil de, yılbaşının kutlanmasını men eden biri olsaydı, dine biraz uzak kişiler buna çok ağır tepki verirlerdi. Sana ne, kime ne, gericilik, şuculuk, buculuk. Kurumsal firmaysan ve her milletten çalışanın varsa, her milletten çalışanının dini ve milli bayramını kutlayabilecek anlayışta olman gerekir. Büyük düşüneceksen böyle yaparsın.

Büyük firmaların müslüman bir ülkede yılbaşına yaptığı masrafın yarısını Ramazanda yapmazlar belki. Ama sorsan tonlarca kumanya dağıtıyoruz derler. Yani para senin paran, ne yaparsan yap kimseyi bağlamaz ama hangi ülkede yaşadığını bilmiyor da olamazsın. Elin Honda'sı iklim farkından ötürü Endonezya'ya ayrı, Arap ülkelerine ayrı, İskandinav ülkelerine ayrı motosiklet lastiği takıyorken; sen daha küçük bir kutlamayı engellemenin derdine girmişsin. Ufakçılıktır bunlar. Kutla kardeşim, Müslümanı ayrı kutla, Hristiyanı ayrı kutla, Museviyi ayrı kutla. İki bayramın listede olmasının da büyük sebebi tv reklamından nemalanmak, küçük sebebi ayıplanmamak. O da ayrı mesele.
 
cemi gönderirler gibime geliyor
 
Ben de naçizane hukuki görüşümü ifade edeyim. @Lawyer ile aynı düşüncede değilim. Kanun maddesi açıkça “Cebir ve tehdit kullanarak” diye başlıyor.

İlgili mail ise herhangi bir cebir barındıramayacağı gibi tehdit de barındırmıyor.

Yine kanunda suç olarak tasvir edilen ve olaya en uygun gibi gözüken seçimlik hareket cebir veya tehdit kullanarak dini görüşünü açıklamaktan men etmektir.

Peki “Hoşgeldin Ramazan” mailinin atılmasını istememek dini görüşünü açıklamaktan men etmek midir? Ramazan din midir?

Suçun gerek maddi gerekse de manevi unsurları oluşmuş değil kanaatimce.

Evet mail şık değil ama kapitalist sistemin kendisi şık değil zaten. Yargının bu şekilde araçsallaştırılması kabul edilebilir bir şey değil.
 
Tabiki tutuklanmasi tamamen sacma. Sirket icinde gerekli ceza veya yaptirim neyse onu almaliydi. Hicbir sirket politikasi, dini veya kulturel ayrimi bu sekilde desteklememeli. Eger boyle bir durum yasaniyorsa ve bunu sirketin basindaki kisi yapiyorsa, bu gercekten korkutucu.Sahsen, Hristiyan patronlarimin Ramazan’da bize gosterdigi ozel ilgiden simaran biri olarak, ulkenin buyuk cogunlugu Musluman olan bir yerde boyle nezaketsiz ve empati yoksunu insanlari gormek uzucu. Ne vardi, tesekkur edip gecsen?
Yabanci arkadaslarimiz bize "Mutlu Noeller" dediginde "sirket politikasi" gibi seyleri bahane etmiyoruz. Hosgoru diye bir sey var. Bir gun benim ulkeme de ugramasini diliyorum, hepsi bu.
 
Ben de naçizane hukuki görüşümü ifade edeyim. @Lawyer ile aynı düşüncede değilim. Kanun maddesi açıkça “Cebir ve tehdit kullanarak” diye başlıyor.

İlgili mail ise herhangi bir cebir barındıramayacağı gibi tehdit de barındırmıyor.

Yine kanunda suç olarak tasvir edilen ve olaya en uygun gibi gözüken seçimlik hareket cebir veya tehdit kullanarak dini görüşünü açıklamaktan men etmektir.

Peki “Hoşgeldin Ramazan” mailinin atılmasını istememek dini görüşünü açıklamaktan men etmek midir? Ramazan din midir?

Suçun gerek maddi gerekse de manevi unsurları oluşmuş değil kanaatimce.

Evet mail şık değil ama kapitalist sistemin kendisi şık değil zaten. Yargının bu şekilde araçsallaştırılması kabul edilebilir bir şey değil.
Hukukun güzel tarafı bu. Kürsünü bir tarafı ile sanık, mağdur tarafı olarak 3 tarafın olması. Her düşünce sonucunda kürsüdekinin kanaat oluşturmasına kalıyor her şey. Konuya gelirsek cebir yok ama tehdit olarak algılamış olabilir. Tehdit oluşturması için illaki fiziki bir zarara girmez ki. Bir kişiyi korkutarak veya gözdağı vererek belirli bir davranışta bulunmaya ya da bulunmamaya zorlamak da tehdit unsurunu oluşturabilir. Örneğin, bir kişiyi işten çıkarılmakla tehdit ederek istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmak gibi. Bence orada bunu dikkate alarak yapılmış bir durum söz konusudur.

Bu arada sanki sanki Vestel CEO’sunun savunuyormuşum gibi görülmesin. Yanlış olan noktalar olduğu kadar yapılmaması gereken bir davranış da söz konusu. :)
 
Hukukun güzel tarafı bu. Kürsünü bir tarafı ile sanık, mağdur tarafı olarak 3 tarafın olması. Her düşünce sonucunda kürsüdekinin kanaat oluşturmasına kalıyor her şey. Konuya gelirsek cebir yok ama tehdit olarak algılamış olabilir. Tehdit oluşturması için illaki fiziki bir zarara girmez ki. Bir kişiyi korkutarak veya gözdağı vererek belirli bir davranışta bulunmaya ya da bulunmamaya zorlamak da tehdit unsurunu oluşturabilir. Örneğin, bir kişiyi işten çıkarılmakla tehdit ederek istemediği bir şeyi yaptırmaya çalışmak gibi. Bence orada bunu dikkate alarak yapılmış bir durum söz konusudur.

Bu arada sanki sanki Vestel CEO’sunun savunuyormuşum gibi görülmesin. Yanlış olan noktalar olduğu kadar yapılmaması gereken bir davranış da söz konusu. :)
Seni son kez uyariyorum demek benim bildigim official uyari. Yaniliyor muyum ? Bir daha olursa kapi disarisin demektir is tabirinde. Ustelik herkes cc'de. Hem amatorce hem de tehditkar. Peki bu sebepten isten atma tehdit etme hakki var mi bir patronun ?
 
Seni son kez uyariyorum demek benim bildigim official uyari. Yaniliyor muyum ? Bir daha olursa kapi disarisin demektir is tabirinde. Ustelik herkes cc'de. Hem amatorce hem de tehditkar. Peki bu sebepten isten atma tehdit etme hakki var mi bir patronun ?
Seni işten kovarım, kapı dışarı ederim gibi cümleler kurmak, iş yerinde tehdit olarak algılanabilir ve bu durum iş yerindeki ilişkileri ve çalışma ortamını olumsuz etkileyebilir. İşverenin bu ifadeyi kullanmasının yasal olarak suç sayılıp sayılmayacağı duruma, olayın oluşma şekline ve kullanma sebebine bağlıdır.

Eğer kullanmış olduğu söz çalışanı haksız yere işten çıkarmakla tehdit etmek amacıyla kullanılıyorsa ve çalışan üzerinde baskı oluşturuyorsa bu durum iş yerinde mobbing (psikolojik taciz) olarak değerlendirilebilir ve yasal sonuçlar doğurabilir.

Not: bu arada konu nerelere kadar geldi. Bakalım sonuç neyi doğuracak :)
 
İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin okullara gönderdiği şöyle bir yazı varken

Belirli gün ve haftalarda yer almayan, milli ve kültürel değerlere aykırı yılbaşı, noel, cadılar bayramı vb. adı altında düzenlenen her türlü çekiliş, kutlama ve bunlara yönelik her türlü dijital, yazılı, görsel içerik paylaşımlar gibi faaliyetlerin Müdürlüğümüze bağlı okullarımızda ve kurumlarımızda yapılmaması hususunda gereğini rica ederim.

yok yere TCK 115'i falan tartışmaya gerek yok. Meselenin din veya dini inancı engellemekle alakalı olduğunu da düşünmüyorum. Ceo'nun ve Zorlu'nun bu kurumsal kimlik tutumu eleştirilebilir ki bence epey saçma bu tutumları ancak ortada ne gözaltına ne de dar ağacı kurup hemen infaza girişmeye sebebiyet verecek bir durum var.

Öte yandan ben meselenin tipik bir C level yönetici koltuk savaşı olduğunu düşünüyorum zira söz konusu mailin içinde "Buna benzer bir konuda seni daha önce de uyarmıştım" ibaresi geçiyor. Niyet okumak istemiyorum ama Vestel Ceo'su muhtemelen olacakları bilerek böyle bir kutlama mesajı attı. Sonuç olarak öyle veya böyle olayın halka ulaşması sonucu bir kelle alınmış oldu. Yoksa bu veya bu türden mailleşmeler, dikteler, emirler vs. büyük kurumsal şirketlerde sabah kahvesinin sıradan eşlikçisi. Bu olayın sonucunda Vestel Ceo'sunun da koltuğunda uzun yıllar kalabileceğine inanmıyorum.
 
Hayali İki tweet düşün.

- ramazan ayında kapalı olan dükkanlar yüzünden zorluk yaşıyorum.

-ramazan ayı olmasına rağmen hala dükkanı açık tutan restoranlar görüyorum. Yüzde yuzellisi müslüman bir ülkede bu kabul edilemez. Duyarlı kardeşlerimi bu
esnafi uyarması dinin gereğidir.

İlkini atanı daha noktayı koymadan içeri alırlar. Bak adam daha niye dükkan kapalı burası İran mi falan bile dememiş. Dese asılır zaten.

Sonra gelip bana TCK numarası söylemeyin.

Neyin ne olduğu belli değil mi.
 
Son düzenleme:
Geri