climax
Elmas Üye
-
- Katılım
- Mart 2, 2014
-
- Mesajlar
- 27,021
-
- Tepkime puanı
- 18,412
-
- Puanları
- 354
-
- Yaş
- 50
Selim ve Lale çoluk çocuklu bir çift.
Lale medyada çalışıyor ve göz önünde, tanınmış ve başarılı bir kadın.
Lale yoğun iş temposu yüzünden ailesini istemeden de olsa ihmal edebiliyor. Bu açığı Selim kapatıyor. Sabah kalkıyor omlet yapıyor, çocukları okula bırakıyor derslerine yardım ediyor falan.. Bundan hiç şikayetçi değil aslında Selim. Adı gibi halim selim bir adam.
Lale'den düz bir ev hanımı olmayacağını biliyor Selim. Aslında oluyor olmasına da Lale köpek balıkları gibi nefes alabilmek için hareket etmek zorunda. Tüm gün kek börek yapan biri olduğu geçmiş dönemlerinde son derece mutsuz oluyor kadın. Adam bunu görüyor ve karısının iş hayatında verdiği savaşa destek için herşeyi yapıyor.
Peki kadın ne yapıyor. Gençlik yıllarında ilişki yaşadığı başka bi adamla yıllar sonra mesai arkadaşı oluyor ve aşkı depreşiyor. Bu ikinci adam tam bir damızlık. Ama beyefendi bak Allah için. Kadın evli olduğu için asla eski defterleri açma taraftarı değil. Üstelik Selim'i de tanıyor bu damızlık.
Lale "ya deli deli iş yapma. Senin gül gibi kocan var mutlu ailen var. Çocuklarin var. Yakışır mı bu yaşta bi kadına bu ergen hareketleri" diyor kendi kendine ama gönül ferman dinlemiyor. Damızlık erkeğimiz yani Kenan, kadının aklından çıkmıyor.
Kadın yaşadığı bu ikilemde bocalıyor. Kenan'ı yok saymaya, görmemeye çalışıyor. Ona yakın olmamaya çalışıyor. Ama ne mümkün. Bu hallerini Selim görüyor ve anlıyor. Biliyor sona geldiğini.
Selim olaylar daha fazla boka sarmadan (çünkü kadın aldatacak, belli) aradan çekiliyor. Önce alfayla bir görüşme yapıyor. Aradan çekildiğini söylüyor ve Lale'yi damızlığa sunuyor. Lale devir teslime şaşırmıyor. Aslında sevinçten dans edecek ama kocasına yaşattığı bu durumdan dolayı hissettiği suçluluk duygusu şimdilik buna engel oluyor.
Evet. Bu hikayede Selim'in, karısının mutluluğu için (veya aşkına duyduğu saygıdan dolayı) yaptıklarını nasıl değerlendirmek gerekir.
Selim koca yürekli bir kahraman mı yoksa zavallı ezik bir gvat mı?
Lale medyada çalışıyor ve göz önünde, tanınmış ve başarılı bir kadın.
Lale yoğun iş temposu yüzünden ailesini istemeden de olsa ihmal edebiliyor. Bu açığı Selim kapatıyor. Sabah kalkıyor omlet yapıyor, çocukları okula bırakıyor derslerine yardım ediyor falan.. Bundan hiç şikayetçi değil aslında Selim. Adı gibi halim selim bir adam.
Lale'den düz bir ev hanımı olmayacağını biliyor Selim. Aslında oluyor olmasına da Lale köpek balıkları gibi nefes alabilmek için hareket etmek zorunda. Tüm gün kek börek yapan biri olduğu geçmiş dönemlerinde son derece mutsuz oluyor kadın. Adam bunu görüyor ve karısının iş hayatında verdiği savaşa destek için herşeyi yapıyor.
Peki kadın ne yapıyor. Gençlik yıllarında ilişki yaşadığı başka bi adamla yıllar sonra mesai arkadaşı oluyor ve aşkı depreşiyor. Bu ikinci adam tam bir damızlık. Ama beyefendi bak Allah için. Kadın evli olduğu için asla eski defterleri açma taraftarı değil. Üstelik Selim'i de tanıyor bu damızlık.
Lale "ya deli deli iş yapma. Senin gül gibi kocan var mutlu ailen var. Çocuklarin var. Yakışır mı bu yaşta bi kadına bu ergen hareketleri" diyor kendi kendine ama gönül ferman dinlemiyor. Damızlık erkeğimiz yani Kenan, kadının aklından çıkmıyor.
Kadın yaşadığı bu ikilemde bocalıyor. Kenan'ı yok saymaya, görmemeye çalışıyor. Ona yakın olmamaya çalışıyor. Ama ne mümkün. Bu hallerini Selim görüyor ve anlıyor. Biliyor sona geldiğini.
Selim olaylar daha fazla boka sarmadan (çünkü kadın aldatacak, belli) aradan çekiliyor. Önce alfayla bir görüşme yapıyor. Aradan çekildiğini söylüyor ve Lale'yi damızlığa sunuyor. Lale devir teslime şaşırmıyor. Aslında sevinçten dans edecek ama kocasına yaşattığı bu durumdan dolayı hissettiği suçluluk duygusu şimdilik buna engel oluyor.
Evet. Bu hikayede Selim'in, karısının mutluluğu için (veya aşkına duyduğu saygıdan dolayı) yaptıklarını nasıl değerlendirmek gerekir.
Selim koca yürekli bir kahraman mı yoksa zavallı ezik bir gvat mı?
