Futbolcu
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Ekim 25, 2016
-
- Mesajlar
- 7,739
-
- Tepkime puanı
- 77
-
- Puanları
- 303
-
- Yaş
- 46
-
- Konum
- SAMSUN
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Bu yazdığın bende başka bir çağrışım yaptı. Yeraltı edebiyatı okuyanlara nefretle bakan kitle, kitap üzerinden senin ahkaklı olup olmadığına karar vermeye çalışyor, ne tuhaf bir dünya...Ahlakli ya da ahlaksiz kitap diye bir sey yoktur.
Kitapin icerigi ya iyidir ya da kötü..bu kadar.
Bu yazdığın bende başka bir çağrışım yaptı. Yeraltı edebiyatı okuyanlara nefretle bakan kitle, kitap üzerinden senin ahkaklı olup olmadığına karar vermeye çalışyor, ne tuhaf bir dünya...
Evli olan bir insanla ya da bazen arkadaşının sevgilisi ile ya da kardeşinin eşi-sevgilisi v.s diye bu yasak aşk listesi uzar. Bu durumda bu aşk, hiç oluşmaması gereken yasak bir aşk değil midir?Olabilir.
Benim demek istedigim yasak ask diye nitelendirilen olgu, ahlaki boyutlarla ölcüldügü icin yasak deniyor.
Cünki Askin yasagi olmaz.Ahlak ile de ölcülmez bana göre.Gidişati iyi ve ya kötü olur. Hepsi bu.
Evli olan bir insanla ya da bazen arkadaşının sevgilisi ile ya da kardeşinin eşi-sevgilisi v.s diye bu yasak aşk listesi uzar. Bu durumda bu aşk, hiç oluşmaması gereken yasak bir aşk değil midir?
Olaya ahlaki olarak bakanlar vardır fakat kendi adıma çoğu olaya ahlaki çerçeveden bakmıyorum çünkü çoğunluğun dediği ya da toplumun dayattığı her zaman doğru olmayabilir fakat burada "yasak aşk" diye bir tanımlamayı kullanma nedenimiz, herkes tarafından bilinen bir ifade olmasıdır.Subjektif ve yargilayici taraf isek öyle algilaniyor.
Kendimizi yerine koyariz o aldatilan esin ve ya kardesin.
Empati varsa.Ama genelde YASAK diye nitelendirildigi icin daliyoruz olaya.Insani anladigimizdan degil.Sansasyonel olaylara bayildigimiz ve toplumun ahlaki kurallarina uydugumuzu sanarak, yerden yere vuruyoruz.
Ama madalyanin öbür yani da var.Olayin icinde aktif olanlar öyle demez.
Iste o an failler icin iyi ve ya kötüdür.
her şeyi yazmışsın, ekleyecek bir şey bulamadım.Subjektif ve yargilayici taraf isek öyle algilaniyor.
Kendimizi yerine koyariz o aldatilan esin ve ya kardesin.
Empati varsa.Ama genelde YASAK diye nitelendirildigi icin daliyoruz olaya.Insani anladigimizdan degil.Sansasyonel olaylara bayildigimiz ve toplumun ahlaki kurallarina uydugumuzu sanarak, yerden yere vuruyoruz.
Ama madalyanin öbür yani da var.Olayin icinde aktif olanlar öyle demez.
Iste o an failler icin iyi ve ya kötüdür.
Iste.Asil ahlaki konu bu durumda, yalan söylenmesidir.Her taraf yalan söyler bu tür iliskilerde.Yasak deil, yalan ask daha aciklar bicimde.Yasak ask ifadesi, cok sembolik bir aciklama.Ya da aciklanmaya mahkum bir gariplik.Neyse terimsel acidan yetersiz oldugunu hatta ve hatta haksiz yere kullanildigini düsünüyorum.Olaya ahlaki olarak bakanlar vardır fakat kendi adıma çoğu olaya ahlaki çerçeveden bakmıyorum çünkü çoğunluğun dediği ya da toplumun dayattığı her zaman doğru olmayabilir fakat burada "yasak aşk" diye bir tanımlamayı kullanma nedenimiz, herkes tarafından bilinen bir ifade olmasıdır.
Peki bu verdiğim örneklerdeki "aşk" yasak mıdır? Evet çünkü insan kime aşık olacağını seçemese bile duyguların geliştiğini hissettiği noktada, kendine dur diyebilecek iradeye sahip olabilir, olamıyorsa da o ortamdan uzaklaşmak zorundadır.
Ahlaki olması değil konu çünkü burada kandırılan, sırtından vurulan birileri var ve ister kardeşin ister arkadaşın isterse de hiç tanımadığın birisi olsun, sonuçta iki insanın ilişkisinin içinde üçüncü şahsın ne işi olabilir? Kişi gerçekten aşık ise zaten, aşık olduğu insana bu durumu yaşatmamak için yine uzak durmayı seçmelidir.
Forumda tek eşliliğin hangi gerekçelerle mümkün olamayacağını yazmıştım fakat irade konusuna da hep vurgu yaptım çünkü ihanet etmek, çok açık ve seçik şekilde, cesur insanların seçeceği bir yol değildir. İlişkiyi bitirip yenisine başlamak büyük cesaret ister, güvenli ve alışılmış alanı terk etmek kolay değildir veya kişi kurulu düzenini bozmak istemez ve bu konuda kendini haklı çıkartmak için de sürekli bahaneler üretir.
Aşk, bencil bir duygu değildir ve karşındaki insanın zararına olduğu noktada, arkanı dönüp gidemiyorsan bunun adı aşk değil sadece karşı tarafa duyulan yoğun bir elde etme arzusudur. Çoğu insan aşkın ne olduğunu bilmiyor maalesef ve o elde etme takıntısını aşk zannediyorlar.
Kimseyi kınamıyorum ve hepimiz zaman zaman bu çelişkileri yaşamışızdır fakat işte bu aşamada en doğrusu bazı gerçekleri kabul etmek ve yoluna gitmektir. Başka bir insanın yaşamına gizlice dahil olmak, her ne kadar aşkın etkisi sanılsa da tam tersi kişinin irade yönünden zayıf olduğunun işaretidir. Ortada bir Aşk varsa şayet sadece iki kişi olması gerekiyor, üçüncüye yer yoktur ya da yaşanılanın adı aşk değildir; tutku, arzu, takıntı, heyecan ne dersen de ama asla aşk olması mümkün değildir. Aşıksan birine şayet o insanı başkası ile paylaşamazsın, dünya sadece ondan ve senden ibarettir ama tabii ki ortada gerçek bir aşk varsa...