Yabancı dili olanlar bakabilir mi?

🕒 Konu sahibi 4 saat önce aktifti
Ben İngilizceyi Longman yayınının kitapları ile öğrenmiştim, grammer ağırlıklı Oxford’da vardı
Anlaşılır kolay gelmişti
Temel oluşturmak için kitap olarak bu yayını önerebilirim
Pc uygulama için ise Duolingo öneriyorum ben de, oldukça kolay ve anlaşılır bir anlatımı olan uygulama
Sanırım bir de yerli yabancı online üyeler ile sohbet ederek geliştirme imkanı da sunuyordu
Sarışın ingiliz kızlarıyla sohbet etmek isterim görüntülü. Eminim çok faydası olacaktır :)
 
Yabancı bir sevgili daha işlevsel olur. Benim arkadaşım dilini geliştirmek için Nijeryalı manita yapmıstı
 
Öncelikle birtakım soruları cevaplayıp verdiğin bu cevaplar üzerine bir plan yapmanı tavsiye ederim. Bundan sonra da planlarınla uyuşan bir yol haritası edinmeni. Ki bu konuda şanslısın zira internette İngilizce öğrenme ile ilgili milyarlarca yol haritası var.

Acil ile tam olarak neyi kastediyorsun bilemiyorum ama acele ve kontrolsüzce öğrenilen şeylerle başarısızlık arasında pozitif bir korelasyon var. Ne kadar acele edersen başarısızlığa uğrama ihtimalin o kadar artar. Ha maksadın Tarzanî öğrenmektir o zaman dert değil. Kapalıçarşı'da bundan 6-7 yıl evveline kadar Tarzanî öğrenme süresi 4 gün falandı. Şimdi teknoloji falan ilerledi muhtemelen 2-3 saate Tarzanî öğrenebiliyordur insanlar.

Dil öğrenmenin evrensel basamakları var ve bu basamakların da birtakım kazanımları. Bu basamaklar genelde A1-C2 arasını ifade etmekte.


Bunu kar topu gibi düşünmek gerek. Duolingo ve Busuu gibi dil öğrenim uygulamaları da bu basamaklara ve basamakları oluşturan kazanımlara göre hareket ediyor o sebeple bu uygulamaların çizdiği yoldan ilerlemek makul ama tek başına yeterli değil. Bu basamaklama mantığının öğrenci için güzel tarafı da öğrencinin kolaydan zora veya temelden komplekse gitmesine olanak sağlaması. Bizde dil öğreniminde genelde bodoslama gidildiği için bu yola giren insanların kayda değer kısmı dil öğrenme sürecinin bir noktasında tıkanıyor.

Dil öğrenmek, kelime ezberlemek değildir. Kesinlikle ama kesinlikle oturup kelime ezberlemeni tavsiye etmem çünkü hiçbir işe yaramayacaklar. Sınava falan hazırlanmıyorsan çok kıymetli vaktini kelime ezberlemekle ziyan etme. Bağlam içinde kullanmadığın ve kullanmayacağın kelimeleri oturup papağan gibi ezberlemenin lüzumu yok. O sebeple ilk etapta Memrise gibi uygulamalardan uzak durmanı tavsiye ederim. Ha bu şu demek değil, kelime öğrenmeyeyim. Hayır, kelime öğreneceksin ancak yukarıdaki basamakların sana olanak tanıdığı ölçüde öğreneceksin. İlk günden İngiliz Kraliyet Ailesinin dahi varlığından bihaber kelimeleri ezberlemenin lüzumu yok.

Dinleme, okuma, yazma ve konuşma yeteneklerinin herbirine kayda değer zaman ayırmanı tavsiye ederim. Bizde genelde dil öğrenimi sınav odaklı olduğu için okuma eylemi ağırlıklı ilerletiliyor ama kapsamlı bir dil öğrenimi için bütün bu yeteneklerin üzerine düşmek gerek.

Okuma için ODTÜ'nün efsanevi kitapları Reader at Work I-II ve More to Read I-II kitaplarını tavsiye ederim. Bu kitaplardaki metinler kolaydan zora yani yukarıdaki basamaklandırmaya göre gitmekte. İlk metin, "Merhaba ben Muhittin, Yozgat Yerköy'de yaşıyorum, 2 kardeşim, 1 penguenim var." falan şeklindeyken sonra metinler iyiden iyiye kompleks hale geliyor. Bağlam içinden kelime öğrenebilmek adına bu kitapları çok verimli buluyorum zira çoğu kelimeyi okuyucunun gözüne sokmadan metinlerde tekrar edip pekiştirilmesini sağlıyorlar.

Kelime öğrenirken "Kelime = Tanımı" şeklinde bir yol izlemeni tavsiye etmem çünkü uçup gidiyor ama kelimeyi içinde bulunduğu bağlam ile not alırsan unutman daha da güçleşiyor.

Dinleme için BBC Learning'in podcast serilerini tavsiye ederim. Kulak aşinalığı oluşturmak adına gerçekten tertemiz bir İngilizce ile karşısındakinin seviyesinin bilinciyle yayınlar yapıyorlar. Buna ek olarak belirli bir aşamadan sonra şu oynatma listesini de izleyebilirsin,



Esasında bunu başta söylemem gerekirdi ama sona kaldı. Türkçe dil bilgisi konularında sıkıntın varsa İngilizce'den evvel hemen onlara yoğunlaşıp onları sıkıntısız hale getir derim. Türkçe etken ve edilgen çatıyı bilmeyen bir öğrencinin İngilizce'de aynı konuları hemen kavraması çok kolay olmuyor.

Başta söylediğimi yineleyeyim, planlı, programlı ve istikrarlı gitmekte yarar var. 1 günde 5 saat çalışmak yerine 5 günde birer saat çalışmak daha verimli ve istikrarlı olur. İlk etapta, istikrarlı olmak bir şeyler öğrenmek kadar önemlidir zira insanların yaptıkları işten koptuğu anlar genelde başlangıç anlarıdır.

Özetle, acele etmeden, adım adım ve pekiştire pekiştire gitmekte yarar var. Kurslar bu noktada kişiye bir disiplin ve sonucu belirgin bir yol çizebiliyor ama kursa da gidemiyorsan epey bir kaynak var. Yeterki kendini dile maruz bırak. FM oynuyorsan oyun dilini İngilizce yapabilirsin veya strateji oyunları oynuyorsan aynı şekilde oyun dilini İngilizce yapabilirsin.
 
Acil ile tam olarak neyi kastediyorsun bilemiyorum ama acele ve kontrolsüzce öğrenilen şeylerle başarısızlık arasında pozitif bir korelasyon var.

are you cola, are you sex filandır herhalde hocam. ne olacak başka.
bunun için de etkenlilik, edilgenlilik çok önemli olmasa gerek.
genelde hep edilgen olunuyor zira.
 
bakalım türk glu'nun önerilerini okumayı mı seçecek ingilizceyi mi seçecek, beklemedeyiz... bu arada glu'nun önerilerinin hepsine haddim olmayarak kefilim.
şakır şakır olmasa da olur, günlük hayatı kurtarayım gibi bir düşünceyle öğrenmek istiyorsan dizi ve filmleri hem türkçe hem ingilizce altyazıyla izlemeni sağlayan, bilmediğin kelimeleri not alabileceğin, tekrar tekrar bakabileceğin uzantılar var. onları da deneyebilirsin. (language reactor)
odtü'nün reader at work kitaplarının pdfi ben de mevcut, internette de mevcuttur ama bulamazsan yeşillendirebilirim. öyle de peri.
 
Öncelikle birtakım soruları cevaplayıp verdiğin bu cevaplar üzerine bir plan yapmanı tavsiye ederim. Bundan sonra da planlarınla uyuşan bir yol haritası edinmeni. Ki bu konuda şanslısın zira internette İngilizce öğrenme ile ilgili milyarlarca yol haritası var.

Acil ile tam olarak neyi kastediyorsun bilemiyorum ama acele ve kontrolsüzce öğrenilen şeylerle başarısızlık arasında pozitif bir korelasyon var. Ne kadar acele edersen başarısızlığa uğrama ihtimalin o kadar artar. Ha maksadın Tarzanî öğrenmektir o zaman dert değil. Kapalıçarşı'da bundan 6-7 yıl evveline kadar Tarzanî öğrenme süresi 4 gün falandı. Şimdi teknoloji falan ilerledi muhtemelen 2-3 saate Tarzanî öğrenebiliyordur insanlar.

Dil öğrenmenin evrensel basamakları var ve bu basamakların da birtakım kazanımları. Bu basamaklar genelde A1-C2 arasını ifade etmekte.


Bunu kar topu gibi düşünmek gerek. Duolingo ve Busuu gibi dil öğrenim uygulamaları da bu basamaklara ve basamakları oluşturan kazanımlara göre hareket ediyor o sebeple bu uygulamaların çizdiği yoldan ilerlemek makul ama tek başına yeterli değil. Bu basamaklama mantığının öğrenci için güzel tarafı da öğrencinin kolaydan zora veya temelden komplekse gitmesine olanak sağlaması. Bizde dil öğreniminde genelde bodoslama gidildiği için bu yola giren insanların kayda değer kısmı dil öğrenme sürecinin bir noktasında tıkanıyor.

Dil öğrenmek, kelime ezberlemek değildir. Kesinlikle ama kesinlikle oturup kelime ezberlemeni tavsiye etmem çünkü hiçbir işe yaramayacaklar. Sınava falan hazırlanmıyorsan çok kıymetli vaktini kelime ezberlemekle ziyan etme. Bağlam içinde kullanmadığın ve kullanmayacağın kelimeleri oturup papağan gibi ezberlemenin lüzumu yok. O sebeple ilk etapta Memrise gibi uygulamalardan uzak durmanı tavsiye ederim. Ha bu şu demek değil, kelime öğrenmeyeyim. Hayır, kelime öğreneceksin ancak yukarıdaki basamakların sana olanak tanıdığı ölçüde öğreneceksin. İlk günden İngiliz Kraliyet Ailesinin dahi varlığından bihaber kelimeleri ezberlemenin lüzumu yok.

Dinleme, okuma, yazma ve konuşma yeteneklerinin herbirine kayda değer zaman ayırmanı tavsiye ederim. Bizde genelde dil öğrenimi sınav odaklı olduğu için okuma eylemi ağırlıklı ilerletiliyor ama kapsamlı bir dil öğrenimi için bütün bu yeteneklerin üzerine düşmek gerek.

Okuma için ODTÜ'nün efsanevi kitapları Reader at Work I-II ve More to Read I-II kitaplarını tavsiye ederim. Bu kitaplardaki metinler kolaydan zora yani yukarıdaki basamaklandırmaya göre gitmekte. İlk metin, "Merhaba ben Muhittin, Yozgat Yerköy'de yaşıyorum, 2 kardeşim, 1 penguenim var." falan şeklindeyken sonra metinler iyiden iyiye kompleks hale geliyor. Bağlam içinden kelime öğrenebilmek adına bu kitapları çok verimli buluyorum zira çoğu kelimeyi okuyucunun gözüne sokmadan metinlerde tekrar edip pekiştirilmesini sağlıyorlar.

Kelime öğrenirken "Kelime = Tanımı" şeklinde bir yol izlemeni tavsiye etmem çünkü uçup gidiyor ama kelimeyi içinde bulunduğu bağlam ile not alırsan unutman daha da güçleşiyor.

Dinleme için BBC Learning'in podcast serilerini tavsiye ederim. Kulak aşinalığı oluşturmak adına gerçekten tertemiz bir İngilizce ile karşısındakinin seviyesinin bilinciyle yayınlar yapıyorlar. Buna ek olarak belirli bir aşamadan sonra şu oynatma listesini de izleyebilirsin,



Esasında bunu başta söylemem gerekirdi ama sona kaldı. Türkçe dil bilgisi konularında sıkıntın varsa İngilizce'den evvel hemen onlara yoğunlaşıp onları sıkıntısız hale getir derim. Türkçe etken ve edilgen çatıyı bilmeyen bir öğrencinin İngilizce'de aynı konuları hemen kavraması çok kolay olmuyor.

Başta söylediğimi yineleyeyim, planlı, programlı ve istikrarlı gitmekte yarar var. 1 günde 5 saat çalışmak yerine 5 günde birer saat çalışmak daha verimli ve istikrarlı olur. İlk etapta, istikrarlı olmak bir şeyler öğrenmek kadar önemlidir zira insanların yaptıkları işten koptuğu anlar genelde başlangıç anlarıdır.

Özetle, acele etmeden, adım adım ve pekiştire pekiştire gitmekte yarar var. Kurslar bu noktada kişiye bir disiplin ve sonucu belirgin bir yol çizebiliyor ama kursa da gidemiyorsan epey bir kaynak var. Yeterki kendini dile maruz bırak. FM oynuyorsan oyun dilini İngilizce yapabilirsin veya strateji oyunları oynuyorsan aynı şekilde oyun dilini İngilizce yapabilirsin.

Çok teşekkür ederim verdiğin bilgiler için. Adım adım tavsiyelerine uymaya çalışacağım. Önce uygulama indirdim onda kendimi test ediyorum. Çokta kötü değilmişim eskiden kalan bi kaç şey biliyormuşum :)

Ayrıca Türkçe de maalesef dil bilgisinde zayıfım. Onu söylemen çok önemliydi uyardığın için ayrıca teşekkür ederim.
Ona dikkat edeceğim.

İngilizce cümleleri okuyup çevirmeye kalkarken çok aşırı zorlanmıyorum. Bildiğim tek tük kelimeler olunca ne demek istenildiğini anlıyorum az buçuk.

Ama biri ingilizce akıcı konuştuğunda zerre bir şey anlamıyorum. Halbuki o cümleyi yazarak verse bana çözerim ama kulak yok bende sanırım ona biraz ağırlık verecem.

İngilizce öğrenmek istemem ise küçüklükten beri hep öteledim gerek yok felan gibi bahanelere sığındım. Ama görüyorum ki ingilizce bilmeyene iş yok. İş için öğrenmek istiyorum. (Ayıptır söylemesi turizm mezunuyum ama yabancı dilim yok) :)
 
40 tl ye kurs buldum. Katılmak isteyen varsa beraber derse girelim online :)
 

Ekli dosyalar

  • 9903E3B0-8A2E-4D2E-854B-F11218DA86C4.jpeg
    9903E3B0-8A2E-4D2E-854B-F11218DA86C4.jpeg
    215.5 KB · Görüntüleme: 4
Çok teşekkür ederim verdiğin bilgiler için. Adım adım tavsiyelerine uymaya çalışacağım. Önce uygulama indirdim onda kendimi test ediyorum. Çokta kötü değilmişim eskiden kalan bi kaç şey biliyormuşum :)

Ayrıca Türkçe de maalesef dil bilgisinde zayıfım. Onu söylemen çok önemliydi uyardığın için ayrıca teşekkür ederim.
Ona dikkat edeceğim.

İngilizce cümleleri okuyup çevirmeye kalkarken çok aşırı zorlanmıyorum. Bildiğim tek tük kelimeler olunca ne demek istenildiğini anlıyorum az buçuk.

Ama biri ingilizce akıcı konuştuğunda zerre bir şey anlamıyorum. Halbuki o cümleyi yazarak verse bana çözerim ama kulak yok bende sanırım ona biraz ağırlık verecem.

İngilizce öğrenmek istemem ise küçüklükten beri hep öteledim gerek yok felan gibi bahanelere sığındım. Ama görüyorum ki ingilizce bilmeyene iş yok. İş için öğrenmek istiyorum. (Ayıptır söylemesi turizm mezunuyum ama yabancı dilim yok) :)

kulak diyince gözümün önünde canlandı mazi ksfjk
kasetle konuşmaları teypte dinler kitaptaki soruları yanıtlardık eskiden bu bir nebze yeterli oluyordu
bir gün İstanbul’a geziye gittik hoca bizi Sultan Ahmet’e saldıydı gidin turist avlayın konuşun diye orası da iyiydi .d
yabancı diziler izlemekte iyi fikir konuşulanı anlamak için; veya speaking clublar var yani dil okulları, okula kayıt olmasan bile dışarıdan alım da yapılabiliyordu yani günlük olarak belli bir ücret karşılığında hem kahveni içip hem yabancı dilde sohbet edebiliyordun oralarını da öneririm tabi hala aynı sistem de devam ediyorsa, sohbet edeceğin kişinin de yabancı olmasına dikkat edersin ırkta önemli
Duolingo’da yazışabiliyordun uygulamayı geliştirdilerse sesli sohbette mevcuttur muhakkak
çalıştığın yerde yabancılarla da günlük sohbetlere girdin mi ufaktan tamamsın
Aklıma gelenleri yazdım umarım işine yarar
 
Corumda antik kentte koylu bir dayiyi oturtmuslar girislere, la dedim bu adam mi karsiliyor bizi ve yabanci turistleri. Sonra bi basladi Almanlara anlatmaya sasirdim kaldim, amca nasil ogrendin bu dili dedim konusa konusa kizim dedi. Ben de diger dilleri o sekilde konusa konusa ogrendim isyerinde, biraz utanma duygun olmayacak yanlista olsa sallicaksin, tabi egitim de sart ,) glu beyin yazdiklarini dikkate al derim.
 
Corumda antik kentte koylu bir dayiyi oturtmuslar girislere, la dedim bu adam mi karsiliyor bizi ve yabanci turistleri. Sonra bi basladi Almanlara anlatmaya sasirdim kaldim, amca nasil ogrendin bu dili dedim konusa konusa kizim dedi. Ben de diger dilleri o sekilde konusa konusa ogrendim isyerinde, biraz utanma duygun olmayacak yanlista olsa sallicaksin, tabi egitim de sart ,) glu beyin yazdiklarini dikkate al derim.
Çok haklısın. Konuşacak kimsem yok ama . Bana yabancı biri lazım. Kız olursa daha çabuk öğrenirim
 
  • Kahkaha
Tepkiler: W
onlar türkçe öğrensin, boş ver. güzel türkçemiz neyimize yetmiyor.
 
Geri