Vesaire

Konu sahibi son olarak 3717 gün önce görüldü
Her yagmurla birlikte
hüzünde yagdi bu kentin üzerine.
Bulutlar yalnizligin
isaretiydi benim için.
Beni islatan yagmur olmadi.
Ben senin özleminle
sirilsiklamdim her mevsim. Hayat bana merhaba dedi.
Uzun kistan sonra gelmez
dedigim
göçmen kuslarin dönüsünü gördüm.
Sen Yoktun


Ö.k​
 
[YOUTUBE]/watch?v=udWddGjdQlo[/YOUTUBE]

Kıyısı olmayan bir denizim ben
Sense denizi olmayan bir kıyı
Bizi ne ayırıyor böyle bir bilsem
Geçtim parmaklarımdan…
Avuçlarında ellerim yerine kirpiklerim…
o dağınık saçlarım…
 
Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim.
Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı tıraşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam.
Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler.
Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar.
Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan.
Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem.
Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam.


Demiş Üstad ..
 
Ve
Sen geçersin içimden.
Bitmek bilmezsin.
 
81635.jpg


Evet,
kelimeler, sizin onlara yüklemek istediğiniz anlamları taşıyamıyor bazen.
Sana en çok bunu anlatmaya çalıştım.
Kelimeler dedim, taşıyamıyor insanları.
Ya biz ağır geliyoruz, ya da onlara haksızlık ediyoruz.
Bilmiyorum,
ya ben hakikaten kendi aklımdakileri ve unutmadıklarımı ve unutamadıklarımı ve çoğalttıklarımı
ya da büyüttüklerimi sığdıracak kelimeler bulma konusunda hakikaten başarısızım,
ya da ciddi manada kullandığımız dille alakalı ciddi sıkıntılarım var.
Mesela, ellerime elin değdiğinde, avucumda avucunu hissettiğimde
veya ilk sarıldığımızda kokunu içime çektiğimde yaşadığım
ve başımın dönmesine sebep olan ve gözlerimi kapattığımda Allah’a inancımı sorgulatan duyguya kısaca ‘özlem’ demek,
bana hislere yapılan bir haksızlık olarak geliyor.
O yoğunluğu bir kelimeye yüklemek haksızlık değil mi,
hem duyguya hem de cümle neferine?
Bu sebeple yeni arayışlara giriyorum sana olan duygularımı açabilmek için,
bulduğumda
haberin olamayacak diye üzülüyorum bir yandan da.

 
Gel uykuma gir, uslu bir çocuk gibi dağıt saçlarımı
dürtmeden uyandır beni, ürkütmeden günaydın de
sıcacık bir öpüşle depreştir yüreğimi
bu ağır postallarla sana gelinmez üzgünüm
sen deli yürek, saçlarına rüzgardan tokalar yaptırmışsın
şimdi bir atın yelelerine bağla, kurtar beni
rüzgardan uçurtmalar yaparım sana inan
ellerimde sevgiler büyütürüm sıcacık
senin deniz kokusu saçlarına hasretim
korkunç bir gün geçirdim, bunu nasıl anlatsam?
tel örgülere çarpıp geri dönen gövdemi sana sevdiremem, ne de kimseye…
ellerimi kuytularda saklıyorum
ben kimsenin herşeyi olamıyorum…


K.Tazeoğlu​
 
[YOUTUBE]/watch?v=2fVAn11POEI[/YOUTUBE]

Yüzünün hangi oylumuna takılsam
Uçsuz uçurumlara düşüyorum
Ağlayınca şişen göz kapaklarında
Hangi tankerleri yüzdürdün bu akşam?
Sığınağımıza kaçan birkaç damla yağmur
Gözyaşına mı karıştı yoksa?
Fazla değil mi bu sessizlik ikimize;
Beni susarken bölme..
 
Bɑnɑ beni ɑrɑtıp kendini buldurɑn insan..
O kɑdɑr sıkı ki boşluğun
şimdi senin boşluğunu
hiçbir boşluk kɑndırɑmɑyɑcɑk.

 
İcinden geciyor pɑrmɑklɑrım kɑrɑnlıktɑ mum gibi.
Sɑnɑ yɑzıldıkcɑ eriyor..

 
Bir adam vardı bu şehrin bir yerlerinde
Sesine uyku kaçmış bir adam
Ağlasa duyardınız
Yağmur şırıltısı gibi yağardı düşler ormanına
Yüzü silik bir adamdı
Gözlerinde
En çok da gözlerinde saklıydı hüznü
Bu yüzden kısardı gözlerini
 
[YOUTUBE]/watch?v=DCtLIGe5knY[/YOUTUBE]



Kendisi koca bir yalanken gercegi arar bu sehir..
Sokaklari gibi evleride aci doludur..
Gözyaslari tasar pencerelerinden..
Geceleri gerceklerini saklarda hergün baska bir maske takar insanlari..
Hayatlari vardir anlattiklari birde tek basina kalinca yasadiklari..

Asklari bir damla gözyasinda bogulur bu sehirin..
Onun icin geceleri yeni hayatlar yazilir kimsenin bilmedigi zamanlara..
Onun icin kimse üzülmez gidenlere ve acir geride kalanlara..
Herkes kendi türküsünü söyler bu sehirde sadece kendi acisina aglar..
Herkesin tiyatrosudur bu sehir herkesin en yalandan sahnesi..
Ve onun icin bulunmayi bekler bu sehirin denizlerinde incilerin en sahtesi..

Yinede yalan oldugunu bile bile hergün ayni oyunu oynar bu sehirin insanlari..
Herkes kendi hikayesini en acikli sansada her geceyi pembeye boyar gündüzün yalanlari..
Bu mevsimde vitirinleri az sulu raki gibidir bu sehirin..
Her yudumun yalnizliga uzanir..
Yinede hizli adimlar atilir Kosulur yalnizliga..
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünde bir maskeyle..
Hergün insanligindan bin defa utanir!!
 
Gözeneklerine ayrılmış seslerden,
içi geçmiş yağmurlardan ve
sırasını savmış sırların dölyatağından geliyorum ben.
Öncemle sonram aslında hep kavgalıyken,
annemin avucundaki kan hatırına yüzüme bakıyorlar.
Sarı, yeşil ve kahverengi renkler bir bir ayrışıyor toprağın bedenime benzeyen yaratılışından. Zihnim sara hastası.
Cenin hâlim gibi su toplamak istiyorum biteviye.
Su toplamak ve gücümün yettiğine
aklım ermeden tekrar Kâl-u Bela’ma toplanmak istiyorum.
 
Derin çatlaklar olur hayatınızda
ne yapacağınızı bilemezsiniz.
O çatlakların içine düşüp kaybolabilirsiniz
ya da yara bere içinde karşıya geçmeyi başarırsınız.
Yara bereyle de olsa geçmeyi başardığınızda
her şey bitti sanarken
aslında her şeyin yeni başladığını fark edersiniz.
 
Bu selin akışını hiçbir şey durduramaz artık.
Ummadığım ve ummadığın bir anda çıktın karşıma.
Coşkun ırmaklar gibi, amansız seller gibi geldin,
mutlaka yıkarak ve benden birçok şeyleri
beraberinde sürükleyerek gideceksin.
İşte o zaman yoklukların
en dayanılmazı ile karşı karşıya kalacağım.
 
Dediler ki; Gözden ırak olan gönülden de ırak olur.
Dedim ki : Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur.
Mevlana
 
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.


Can Yücel​
 
Ve nelere baskın gelmezdi ki,
seni düşünmenin tadı.


Ahmet Arif​
 
Hiçbir mevsim gözlerin kadar
Acımasız kullanmadı neşteri
 
[YOUTUBE]/watch?v=rGNYV7rpvLQ[/YOUTUBE]

Bu nasıl yaşamak deyip kendinden geçtin
Hayat bir susamak haddinden fazla içtin
Boğuldum diye dert yanma
Bakıp gör arada bakılmaktan ziyade
Yeter dur şurada haramlardan helale
Gidip gelmeyi aşk sanma
Zorlama gücünü kollama öcünü
Çek gitsin acını bir dem kalsın
 
Hiç bir şey yokluğu kadar ağır basmamıstı duyğularına.
Ama yine de bir elinde bavulu, bavulunda hayalleri
terkediyordu bu şehri. Her şeyini almıştı da giderken
bir tek kalbini giderken orda bırakmıştı..
 
Geri