Vesaire

Konu sahibi son olarak 3717 gün önce görüldü
“Sonra,
işte hikayenin burasında adamcağız şıp diye susmuş da ,
onu yerine derdi konuşmaya başlamış artık.
Bilirsin,
insan dert denen şeyin ağırlığı altında ezilip un ufak olunca
, dert çoğu kez o insanın şeklini şemailini alır da,
hiç kimseyi iplemeden, ulu orta konuşmaya başlar.”
 
Şimdi tek istediğim nefes alabilmek,
ötesinde yok gözüm.
Kaçmak da mümkün buradan elbette ama benim istediğim kaçmak değil ki.
Ne varmayı arzuladığım bir öte diyar,
ne de bir yerlerde bıraktığım kayıp bir cennetim var.
Sadece çıkmak istiyorum.
Çıkmak da değil çıkabilmek.
Ben o ihtimali seviyorum.
Seçeneğim olmasını, kapının aralık kalmasını.

 
Rüzgârı
dilediğim gibi değiştiremem ama
yelkenlerimi ayarlayabilirim daima
varmak için istediğim limana.
 
Hiçbir ülkede
saatler bu kadar kedere ve hüzüne ayarlanamaz.
Dağların acısı olur ama
acının bu kadar büyük dağları olmaz..

Ahmet Kaya""​

Muthissin...



beni al beni onlara verme
kūlūm al uzak yollara savue
dagilsin daglara dagilsin bu sevdamiz
ama Sen aglama dur
...
 
Dibine vurmuş gecelerden geldim.
Yalanım yok.
Bir cebimde küfür,
bir cebimde çocuklara şekerle yaşadım.
Hepinizin gurbetindeyim şimdi…

Ahmet Kaya.​
 
Geri