Uyumsuzlar

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
harbiden çözmediği mevzu yok reisin...
-hey paşinyan, ermeni soykırımı davasından vazgeç, ticaretleşelim...para su gibi akacak olm....

20221006_151904.jpg

20221006_151911.jpg
 
iki tane müşteri var iki haftadır falan içe dönük sinir krizleri geçiyorum. çiçek tomurcuğunun patlaması gibi beynimde bişiler patlıyor. game of thrones'da cüce yargılanma sahnesinde keşke bıraksaydım hepiniz geberseydi diyor ya öyle bir şey... canlı bomba olup patlamak istiyorum... allah beni naz makamına kabul etse de bu şehrin üzerine bir dağı indirsem. belki nesillerinden iman edenler demeden zürriyetlerini kurutsam
 
selçuk kozağaçlı’ya çok büyük saygı duyuyorum ama özellikle son 6 yılda kürtler ve müttefikleri devletin mahkemelerinde birçok çarpıcı savunmalar yaptılar...
savunma uzun ister başa sarıp okuyun, ister dikkatimi çeken ebru timtik ve antigone arasında bağı anlattığı bu kısımdan devam edin...

 
'şebnem korur fincancı türkiye'nın dünya çapında yetiştirdiği en iyi adli tıp uzmanıdır. bu ülkenin hukukuna onu tutuklayanlardan daha fazla katkısı vardır.'
 


"sık sık işleri nerede bitirdiğimizi merak ediyorum
bu özlem değil
geçen yıllarda yaşadıklarımızdan sonra
geçmişe özlem duymak çok zor
ama kimi zaman etrafıma baktığımda
ve bu kadar kaybı gördüğüm zaman
bu kadar yıkım ve bu kadar üzüntü varken
bir şeyler bana sesleniyor
hayatı hissedebilme yeterliliğimizi kaybettiğimizi söylüyor."
 
tüm mesele yönetilmek mi? benim 5'li ittifakım bu karedekiler o zaman. yönetileceksem onlar tarafından yönetilmeyi arzu edebilirim ancak.
kararlı, azimli, onurlu ve heybetlidir duruşları...

20230304_172527.jpg
 
- abi ne diyon son tutuklamalar hakkında?
- sarı öküzü vermeyecektik.
- ne öküzü abi?
- anlayana...
- ben anlamadım.
- ha ha ha!
- neden güldün ki şimdi?
- gülmek devrimci bir eylemdir.
- abii... son tutuklamalar diyorum...
- burası bizim değil, bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi.
- ne yapalım bu durumda?
- biz başta ermeniyi dövdürmeyecektik.
- abi sen neden böyle oradan buradan ezberlediğin angıl dungul laflarla konuşup duruyorsun? senin kendi düşünüp söylediğin bir sözün var mı?
- suskunluğum asaletimdendir.
- hah buna kadar düştük yani.

şaka bi tarafa fakat yıllardır aynı şeyleri söyleyip duruyoruz... korkuyorlar... parmak sallıyor, tehtidler savuruyorlar, ellerinde yargı sopası ile.. korkusuzca, fütürsuzca üzerimize geliyorlar... "korkuyorlar" bizim mahallenin iklimi, tesellisi oldu artık.

ha şu bir gercek ki kozağaclı kadar solcusu da, ümit özdağ kadar sağcısı da, osman kavala kadar zengini de, ne bileyim gülşen kadar ünlüsü de, işte ayşe barım kadar güçlüsü de tutuklanıyor çünkü vermek istedikleri mesaj açık: kim olursan ol, ya bizi destekle ya da bedelini öde.

e bu yöntemi kim kullanıyor, mafya... yoksa, aman allahım? (şaşırmış smileyi olacak burada)
 
Birkaç gündür gündeme bakıyorum, ve herkes için hayat normale dönmüş. Bir otel yangınında 79 kişi bu ülkede yanarak, zehirlenerek ve yüksekten düşerek can verdi.
Ölen öldüğü ile kaldı yine, kimsenin konfor alanına bir şey olmadı, gerçek sorumlular ceza almadı, göstermelik ceza alanlarda bir süre sonra serbest kalacak.
Bunca yaşanan felaketlere rağmen hâlâ hiçbir şey olmamış gibi yaşıyoruz ve bu utanılacak bir durum. Birkaç kınama, birkaç beddua falan fıstık derken unutulup gidiyor.. tıpkı Soma faciası gibi, tıpkı çorlu tren faciası gibi, Aladağ'da yanan kız öğrenci yurdu gibi.. daha yüzlerce örnek var yaşadığımız felaketlere.. daha çok geçmedi üzerinden deprem felaketi yaşadık.. hiçbir şey değişmedi, insanlar mağdur ve çaresiz.. onların sesini duymayan bizler, keyfimiz yerinde.. ara ara düşünüp huzursuzluk yaşadığımız da oluyor elbette.. çokta haksızlık yapmayalım kendimize..
Yaşam bir şekilde devam ediyor, evet.. konfor alanı bozulmayan kişiler için, ya mağdurlar ne durumda, neler yaşıyor.. işte onu da yaşayan bilir.
Her felaket sonrasında bilindik senaryolar yaşıyoruz, tek bir yetkili istifa etmiyor, sorumluluk almıyor.. kimdi sorumluluk alan, Aladağ kız öğrenci yurdunda yanan kişileri savunan, Soma'da madencilerin avukatı olan Can Atalay içeride yıllardır.. katliamın sorumluları geziyor dışarıda, ve biz halk olarak o kadar sindirilmiş ki, sesimiz çıkmıyor.. çıkanı da içeri atıyorlar..
Peki ne zamana kadar böyle sürecek bu devran, ne zaman çıkıp birileri bedel ödeme pahasına elini taşın altına koyacak.. yıllardır biraz sesi yükselen herkesi içeri attılar, bunda en büyük suç bizim.. bu kadar sindirilmiş, bu kadar korkak bir halk olamaz.
Bu devran böyle gelmiş, böyle gidemez.. evet çocuklar yazıyoruz konuşuyoruz ama sıcak koltuktan kıçımızı kaldırmıyoruz..
Bir isyan ateşi, bir direniş, bir başkaldırı bekliyoruz.. bir gezi direnişi olsa da tekrardan kendimize gelsek.. çünkü artık yetti!
 
abi bence bir parti kurup demokratik seçimlere girelim...denenmemişi deneyelim...
Daha önce söylemiştim, bir şeyleri değiştirmeye çalışmak, ya da benzerlerini yapmak fayda sağlamaz.
Yıkıp, yeniden yapmak gerekiyor. Yıllardır muhalefet partileri olarak piyasaya çıkmış ya da eskiden beri varolan partilerin mevcut iktidardan ne farkı var? Ya da neyi değiştirmeye, düzeltmeye veya iyi yapmaya çalışıyor.. hükümetin taşeronluğunu yapmaktan başka.
Bedel ödemeden hiçbir şey olmaz, bedel ödeyen kişilerin hepsi de şu an yalnızlığa terk edilmiş durumda.. yeterli bir lider eksikliği var, hâlâ uyanamamış bir halk var, ayrışma içinde tutulmuş ve bölünmüş bir halk..
Ve en önemlisi her şeyin tanrıdan geldiğine inanan bir halka hiç kimse bir şey yapamaz maalesef..
 
eren kaya'yı bileniniz var mı? saçma bir zamanlama ama aklıma düştü birden. epey zaman önce facebookta bybo(beşer yapım bakım onarım) adında bir grup kurmuştu. oradan arkadaş olup tanışmıştım, pek severdim hazretlerini...
benimle pek alakasız olan bu grupta bir kösede kendime yer edinmiştim, zira ne baba adayıydım ne bebek sahibiydim...
neyse işe kitap yazmıştı o vakitlerde, bence hali hazırda bebişi olan ve ya ilerde olacak olan çocuklarınızın sağlıklı büyümesi adına edinmeniz faideli olacaktır.


images (19).jpeg
 
bizim idoller:

şah İsmail
stalin
kazıklı voyvoda
selahattin demirtaş
timur
ebu lulu
m. kemal
hasan sabbah
mahir çayan
bozoklu celali
ahmet kaya
deniz gezmiş.
seyit rıza
ince memed
 
dogrusu sevdiğim insanların hayatını karartanları, onları kapatacak bir hapishanem olmadığı için, mecburen öldürmem gerekiyor. bu aşınmaya engel olma hakkımdır.
 
düşündüm de bence günümüzde evli bir erkeğin öncelikli bütçe kalemi eşinin estetik harcamaları olmalı. düşünün, mahallede bilmem ne hanım "ay ne cimri herifmiş, karısına bir burun yaptırmamış" diye laf çıkarıyor. ele güne rezil olursunuz.

hadi diyelim ki "abi ben özgür bireyim yea" diyen anti-sosyal bir conconsunuz. size de hitap edeyim. bakın, terziler, ayakkabı tamircileri harıl harıl çalışıyor. bu devirde eskiyi onarmak yeniyi almaktan çok daha hesaplı çünkü.

öyle "bunu boşar, yenisini alırım" hovardalığı geçti bitti. o yüzden kavganın eşiğine geldiğiniz anda, "tatlım, senin titalara pumpum yaptıralım mı" deyin. parasını da önceden ayırmış olun. hanelere huzur gelsin.

"ama çocuğun ing kurs parası" diyecek obsesif-kompülsif bir tipseniz de şunu söyleyeyim: o kurslardan öğrenilen ingilizce anca özel meloş abla koleji'nde işe yarar. dünyada malamat olur çocuk.

güney asyalı şoparlar daha üç yaşında "are you sex?" demeyi öğreniyor la.
 
Geri