Unutamadığınız bir yol hikayeniz/anınız var mı ?

Konu sahibi son olarak 80 gün önce görüldü
Hepimiz düşüyoruz yollara her gün bir şekilde
kimimiz iş,kimimiz okul,kimimiz de gezme sebebiyle
bu yollar ister uzun ister kısa olsun her zaman ilginç olaylara gebe olabiliyor
kimi tatlı bir anı olarak hatırda kalırken,kimi de acı bir şekilde yer edebiliyor zihinde
peki ya sizlerin var mı yolculuklara dair unutamadıkları ?
 
var anlatıcam müsait bir vaktimde.
 
2 sene önce Ayvalık'a giderken otobüs şoförünün uyuma moduna geçmesi ve ablamla en ön koltukta oturmuş olmamızın verdiği bir cinslikle yol boyunca şoför uyudu mu uyuyacak mı korkusu yaşamıştık.Hatta ablam sen çok uyudun deyip dürtüyordu beni,biraz da sen takip et sanki takip etsem ne değişecek adam uyuya kalsa zaten cumburlop gidecek herkes :p
Hiç uyumadan oraya gitmiştim,tatilin ilk gününü otelden çıkamadık uykusuzluktan.
 
hayatım şehirler arası otobüslerde geçti desem yeridir.bitanesini anlatym.
bi gece memlekete gidiyorduk ailecek
otobüs izmit otogarda ufak bi mola verdi bide yolcu almak için.
aşşağı inmiştik yemek yemeye sonra banka oturup muhabbete dalmışız bende sigara içiyordum bi yandan hava ayaz acayipte uykum vardı zZz.otobüs ucmus gitmis biz yirmi dakika sonra farkına vardık olayın:pönümüzde duran otobüsün bizim oldugunu sanıyoruz trabzon otobüsüymüs artık nasıl bi kafa yasadıysak:) otobüsün güzergahını ögrenip taksiyle yolunu kestik bide söförle tartısmıstık =)
 
var anlatıcam müsait bir vaktimde.

anlatayım.

birgün ankaraya mülakata gittim arkadaşımla beraber. Mülakata girdim çıktım biraz dolaştık sonra dedik haydi dönelim. Neyse gittik gara bilet almaya saat 13:00 gibi gişe görevlisi dedi saat 15:00 da var güney ekspresi. Tamam dedik 2 adet bilet aldık bekliyoruz. Saat 15:00 oldu bakıyoruz tren yok. Görevliye sordum tren gitti mi diye. Rötarlı dedi 1 saat. Oha dedim 1 saat rötar mı olur. Noldu lastiği patladı da onu mu değiştiricekler. :T:

Neyse iyi dedik bekledik. saat 16:15 tren geldi. vagonu bulduk içeri bir girdik. A'dan Z'ye kürt gardaşlarla dolu. Bizim koltuğumuzda da biri oturuyo uyumuş. Tekli koltukta 3 kişi oturan mı ararsın, atletle gezen mi ararsın, çorapsız gezen mi ararsın. Zaten vagona bir girdim, kokudan 789797 beyin hücrem öldü saniyesine.

Neyse koltuğa oturduk önde puşili bi dayı dedi sizin yeriniz burası değil ön vagonlar. Dedim dayı bilet var burası. Sustu döndü önüne. Vagona bakıyorum tek beyaz insan biziz, ve sanki başka ülkedeyiz türkçe kelime hiç duymuyorum. Tren Henüz kalmadı molada oturduk koltuğumuza bekliyoruz. Gelen geçen dik dik bakıyor. Ben huzursuzlandım. Arka koltukta oturanlar kütçe konuşuyor. Neyse otururken ben tren anonsunu duydum. 'işte diyarbakır, adana vs vs yönünden gelen güney ekspresi dediği an, diyarbakırı duyunca dedim Arkadaşa oğlum inelim bence biz. Yok dedi ya nolcak bişey olmaz. :T: Dedim bak adamlar arkada bizle ilgili plan kursa haberimiz olmaz anlamıyoz dillerini :D Tren kalkınca bulaşsalar yardım isteyecek türk yok vagonda dedim gel inelim. Arkadaş da o kadar rahat ki bişey olmaz diyo. :D

Olum dedim ben iniyom neyse oda geldi indi benimle beraber. Vagondan indik bi oksihijyen aldım ciğerlerin açıldı :D dedim gidelim bileti iptal ederlerse ettirelim.

gittik ettirmeye etmediler, neyse derhal dedim hızlı trene bilet verin. 16:30 da hızlı trene aldık :D bindik ve 1:30 saat sonra eskişehirdeyiz. Yalnız vagonda toplasan 7-10 dk durmuşuzdur 1 saat gibi geldi :D

belirteyim: ırkçı değilim.
 
Metroyla yolculuk yaptıysanız kesinlikle kötü bir anınız olur.
 
Evet, var tabii olmaz mı. Bir tanesini anlatayım.

Bir gün köprüde gidiyorum, kemerim takılı değil. Gişelerin bitimin de trafik polis durdurdu. Ben hemen anladım, kemerim takılı olmadığı için ceza kesecek. Yan koltukta hırkam vardı aldım onu bir güzel kıvırdım bluzümün içine yerleştirdim.
Polis Ehliyet, ruhsat istedi sonra dedik ki, neden ehliyet kemeriniz takılı değil.
-Görmüyor musunuz hamileyim, nasıl kemeri takabilirim. Ve doktora yetişmem lazım.
Tamam buyurun geçebilirsiniz, Allah bir avazda kurtarsın dedi.

Bu olayı asla unutmayacağım.
 
15-16 sene önce..
kocamustafa paşa-eminönü otobüsü
cerrahpaşa durağından binen yolcularla beraber kapıların kapanabilmesi bile mucizeydi
hava yağmurlu ve soğuk..ekim veya kasım.ama kış erken gelmiş belli ki.
buğulu camdan dışarıyı görmek neredeyse imkansız.trafik milim milim ilerliyor.belki ilerlemiyor bile.
orta kapının arkasında 20 li yaşlarda bir kızın feryadı duyuldu.kıza en az on apaçi uzaktayım.
''o çantanı çeker misin arkamdan,rahatsız oluyorum''
azarlamanın muhatabı 60 lı yaşlarda bir teyzemiz.
elinde hastaneden aldığı tomografi sonuçları.şemsiye, ve bir el çantası.diğer eli ile o direğin bir kenarından zar zor tutunabilmiş.teyse saniyeler içinde yıllarca unutamayacağım lafı çarpıyor hanım kızımızın suratına:
''arkana dayanan çantam değil de şu oğlanlardan biri olsa, değil şikayet etmek nefes bile almazsın heyecandan''
kız cevap veremedi..o ''oğlanlar'' kendi arasında gülüştü..belli ki ''lan gidip dayasam sesini çıkarmaz mı gerçekten?'' diye düşündüklerine eminim.
ilk durakta kızın kaçarcasına inişi dün gibi aklımda..
 
sivas huzur turizm..
klasik pazar gecesi yozgat yolculuklarından.saat ikiyi geçmiş olmalı..
9 numaralı koltuk favorim.yine orada oturuyorum.
montla oturmanın konforsuzluğu ile montsuz oturmanın soğukluğu arasında tercih yapamayacak kadar uykum var.
şu öndeki anadolu çomarı o koltuğu kucağıma kadar yatırmasa belki herşey daha güzel olacak.aman lanet olsun.uyarmayacağım bile.çünkü hepsinin cevabı aynı.okullarda okutuyorlar sanırım bu cevabı '' goltuk yatıyo ki yatırıyoh gardaş.yatsın diye yapmışlar zaar''
ankarayı çıktık mı bilmiyorum ama bir fren sonrası ayağımın altına birşey yuvarlandı.arkadakinin yere koyduğu çanta sanırım diye topuğumla geri doğru itmek istedim.lan bi gariplik vardı.çanta kıvamında değildi bu şey.kafayı eğdiğim an yerde yatan 2-3 yaşlarında bi oğlan çocuğu gözlerimin içine bakıyordu.ilginç bi şekilde ne ağlamıştı ne de korkmuş görünüyordu.
çocuğu kaldırdım.''yenge goymayın şu bebeleri yere az sahap çığın'' dedim ve annesine verdim.''anaaa,şinci burdaydı, yovarlanmış ellaaam'' dedi ve o ağlamayan çocuğu şamarlayarak ağlattı.

koltuk filesine sıkıştırdığım ve yemeyi düşünmediğim topkekten bikaç ısırık aldım ve uyudum..
 
six years ago..
yaz..
hanım, havuz başında ''aşkitom hadi bi hürriyet gazetesi alıp gel'' dedi bikinisini düzeltirken.. (yazar burada yalan söylüyor.eşinin ona ''la gapasitesiz öküz,malak gibin yatacağına get bi gazete neyin gap da gel,yörüü!'' deme ihtimali daha yüksek).tatil köyüne yakın bi şok market vardı.oraya yürüdüm.otelin marketini denemedim bile.hep alaman gazeteleri oluyordu zaten.hem deniz yatağını şişirmek için 20 lira istediğinden beri uyuz oluyordum o marketçiye.''yuh la,şişme yatağın kendi bilem o gadan pahalı deeel'' dedim.''eh yeğenim,bu pompa elektriğinen çalışıyor.malum elektrik buralarda pahalı.turizm cereyanı'' demişti.
neyse işte ne anlatıyordum.gittiğim şok markette de otelde beni ''şok'' eden markette de gazete yoktu ve ben arabayı almak için geri döndüm.merkeze gidecektim.bir kilometre sonra anca bir insanoğluna rastlayabildim.''dayı selamunaleyküm,gazete alabileceğim bir yer var mı buralarda'' dedim..''gaste mi okiyvericen sen?vaa bende.al oku.ne dolanıp durun sıcaan alnında?'' dedi.elime okunmuş ''ikinci el'' bir gazete ile geri döndüm.hanım hala kendini yağlıyordu..
 
soguk bir kis gunu. yuniversite ikinci siniftayim. ara tatil olmus ben de adana'ya geciyorum ebeveynlerin yanina. metro avcilar'dan servisle esenler'e gececegim sonra da ordan adana. neyse efendim geldim servise bindim her taraf tiklim tiklim dolu benim yan bos. servis tam kalkarken birisi disardan seslendi ve durdurdu. 1.65 boylarinda beyaz tenli uzun siyah sacli guzel mi guzel bir kiz "meraba oturabilir miyim?" dedi. "tabi buyrun oturun" demeye kalmadan yanima cokmustu bile. neyse efendim kalktik gidiyoruz, sakiz falan ikram etti hatun kisisi derken sohbet basladi zaten. napiyosun, ne okuyosun, nereye gidiyosun falandi filandi geldik esenlerr hatun bindi baska otobuse ben bindim baska otobuse kafalarda "ulan neden numarasini almadin" dusunceleriyle bolu'ya kadar gelmistim "30 dakika ihtiyac molasi" sesini duydugumda inip bi sigara yakayim dedim ve bir baktim ki tam karsimda atesi uzattim ve yaktim sigarasini. cok sasirdi ve guldu. "yine karsilastik" dedim o zaman allah inanci da var az cok yapistirdim lafi " galiba allah bizim ayri durmamizi istemiyor" gibisinden biseyler soylemeye calisirken elimde tuttugum telefonu aldi ve numarasini yazip geri verdi. yol boyu mesajlasmistik... devami haftaya.

tapotalk'tan gonderildi.
 
Bir gün çınar'dan kınıklıya gidecem. Otobüslerin ilk durağı var. Baktım otobüs orda. Bindim. Hiç kimse yok, ben ilk yolcuyum ve daha kalkışa var. O kadar yorgundum ki; gözlerim kapanmış ve açtığımda baktım Denizli'nin ilçesi taa Yeşilyurt'tayım. Son durak! :T: Ordan kınıklıya otobüs yokmuş. Yani varsa da öyle dediler. Ben tekrar Çınar'a döndüm. Baktım otobüsün biri yine beklemede. Gittim, bindim. Çok yorgundum. Yine dalmışım. Gözlerimi açtım, baktım ki yine Yeşilyurt'tayım :D Artık etrafı biliyordum, kimseye bir yer tarifi sormadım :D Yine çınar'a gittim aynı şekilde. Etraf kararmıştı. Kendi kendime dedim ki; lan otobüse binmek senin neyine? Her tarafa zaten yürüyerek giderdin. Uykunu da aldın. Hadi bakem, tabanlara kuvvet. Kınıklı'ya Yürüyerek gittim. :T:
 
ve bir tane daha anlatayım.

istikamet kırklareli. istanbuldan geçicez. Araba almaya gidiyoruz. Yaş 19 cebimizde 10 bin tl para. İlk defa istanbula gidicem. 2 arkadaşız. Gece saat 01:00 da eskişehirden tren kalkacak. Sabah 07:00 da istanbulda olacaz sonrasında karşıya geçip esenlere oradan da kırklareli. (: Neyse bindik trene sabah 7 de haydarpaşadayız. Karşıya geçmek için vapura bindik. Güzel ve hafif soğuk bir gün. galata köprüsüne yaklaştığımızda, birde baktık intihar vakası. Birisi kendini asmış. Dedim olum nereye geldik biz :T: Hani maket falan desek bizim gibi herkes şaşırdı. (: Herkes başka şehirden geliyo olamaz :D

Neyse derhal üstümden onun tedirginliğini atıp otobüs duraklarına gittik. Hareket memurluğunu bulmak için birisine bakarmısınız dedim adam kaçar gibi uzaklaştı. Anladım ki sıkıntılı bir şehir. :T: Neyse hareket memurluğunu bulduk asıl olay bundan sonra başlıyor.

Otobüsü söylediler bindik biletçi var otobüste. Esenlere gidicez ama bilmiyoruz bize haber verirmisiniz dedik. Tamam dedi biletçi ve hemen biletçinin yanındaki koltuğa oturduk. Otobüs hareket etti. Biletçi uyumaya başladı ama gerçekten uyuyo. Yahu dedim bi normal insan yok mu bu şehirde :T:

gittik gittik. . . biletçi arada uyanıyo bakınıyo falan geri uyuyo. Sonra birden uyandı siz iniceksiniz bi durak sonra dedi. İnelim inmesine de adam uyanıp söylüyo nasıl güvenecen :D Neyse dedim inelim.

İndik bakıyorum hiç otogar gibi bir yer yok. Karşıdan bi polis geliyor dedim sorayım şuna. Esenler neresi dedim. Tam arkanız dedi. Arkadaş şok oldum. Biletçiyi takdir ettim. Küfür de ettim şimdi yalan yok :D Neyse otogara gittik. 3 katlı mı artık 2 katlı mı bilemicem. Yalnız arada terk edilmiş bi kat var, bir Allah'ın kuluda yok. Tam kurtlar vadisi çevrilmelik yer. Sonra bir üst kata çıktık ve hayat akıyordu.

Bileti aldık işimizi hallettik geldik.
 
Bu yaz 3 gunlugune bodruma gıdeyim dedim havaalanı şehre uzak diye kamil koç turizme bindim binmez olaydım 9 otobüsü 12 de kalktı rezalet başladı zaten
sonrasında araçtaki muavinden su istedim , millete servis yapmaktan kan ter içinde kalmış olduğunu görünce ben alayım dedim "kalkmak yasak ben getiririm sabredin biraz"dedi... sabırla bekledim (bi dövmediği kaldı)
Feribottayız ve herkesın mı tuvaletı gelir arkadas karsı ya gectık tuvalet kuyrugu yarıdaydı hala
kadınlar indirim kuyruguna girmiş gibiydi masallah ve kavga bile ettiler
feribot çıkışı ben uyuyayım dedim bi yarım saat sonra gözümü açtım yol kenarında duruyoruz
ne bekliyoruz diye sordum
ablanın biri feribottaki bankta uyuyakalmış
başka bir firmanın otobusu ile polis esliğinde yanımıza getirilmesini bekledik
abla bi bindi otobüse tam techizatlı battanıye ve seyahat yastıgı kucagındaydı
sonrasındaki tepkileri az cok kafanızda canlandırabılırsınız...
13 saatın sonunda yıllar sonra yaptıgım otobus yolculugu sonlandı sonlanmasına da ertesı gun aksama kadar kendıme zor gelebıldım tatil oldu işkence...
tek olumlu getirisi halikarnastaki yeni türkü konserini ön sıradan izlemek oldu...
 
Küçücüktüm,ufacıktım ailecek tatile gitmiştik Didim'e.Sadece Didim'de takılmıyoduk çevre yerlere de gidiyoduk gezmeye.Yine o günlerden birinde Fethiye'ye gittik galiba.Gittik,gezdik.Buraya kadar sorun yok ama dönüşe geçtiğimizde olanlar oldu.Arabadan kötü kokular gelmeye başladı sonra kenara çektik noluyo bakalım diye.Açtık kaputu sonra bi daha motor çalışmaz oldu.Yatağan yolu üstünde kaldık yolda.O zamanlar cep telefonu da yok,yardım isteyemiyosun kimseden.Yoldan geçenler de sallamıyo iyice karanlık çökmeye başladı.Ufacık veledim tabi korkmaya başladım ben.Bikaç saat daha geçti akşam oldu karardı gökyüzü.O sırada yoldan bi tamirci çırağı geçiyomuş gördü geldi dedi nedir durum.Anlattı babam sonra arabayı bi tamirciye bizi otele götürdüler.1 gün Yatağan'da kalmıştık o yüzden.
 
yakın zamanda minibüste bir diyaloga şahit olmuştum
sabah saatleri işe geliyordum ve epeyce kilolu karadenizli bir abla bindi minibüse
oturdu tek başına iki kişilik kolduğa ve parasını çıkardı şöföre uzattı
ağzından çıkan cümle şu idi
"al bagayum uşağum içi kişilik şurdan ben anca sığayrum" :D
 
Vejeteryan olmamdan dolayı adana ve urfa kebap arasındaki farkı bilmiyorken bir yaz tatilinde ailecek ankaraya geliyorduk mola yerinde annem adana babam urfa söylemişti
garsona adana ile urfa arasındaki fark ne diye sormuştum
"100 km"demişti.
 
Üniversiteyi kazanmışım ve batıya 2. seferim olacak. Kayıt yapmaya gideceğim ve kayıt olma süresi bir gün vermişler. Bizim oralardaki otogarda, bu simsar mıdır sansar mıdır nedir... Gelip yapışıyorlar valize, Abi buraya, bilmem şuraya, derken kendimi özbatmanlılar firmasından bilet almış buldum. Artık ne alakası varsa :D Yolculuğum Denizli'ye olacak. Afyonkarahisar'da muavin geldi dedi biz Denizli'ye gitmeyeceğiz. Böyle etrafıma baktım. Niye dedim. Güzergahımızda yok! Bu bilette Denizli yazıyor dedim. Dedi ki; bak şimdi, şu 5 TL'yi al, bak şurdaki tabelada Denizli yazıyor. Otostop yapabilirsin ya da o yöne giden herhangi araca binersen seni Denizli'ye götürürler. Kı...çımdaki şemsiyenin acısını hissedince adama o kötü bakışımı atıp indim. 3 saat bekledim. Bahsedilen yöne bir bisikletli bile gitmedi, yaya bile... Kullanılmayan yolmuş. Karşı taraftaki petrol ofisinden bir çalışan geldi ve sordu; kardeş sen hayırdır burada saatlerdir bekliyorsun? Durumu anlattım ve adam acıdı halime, dedi ki şu karşı yoldan dolmuş geçer ve Afyon merkeze gider. Orada Otogara git ve Ordan Denizli'ye öyle git. Dediğini dinledim. Otogara yetişir yetişmez hemen Denizli'ye bilet aldım. Zaten öğlen olmuş. Kayıt olmayı kaçırmamam lazım. Perona doğru giderken, baktım bilette kalkış 22.30 yazıyor. Çok malım :( Geri dönüp biletçiye durumu anlattım. Sattığımız bileti iade almıyoruz dedi. İade değil şu saate değiştir dedim. Nuh dedi peygamber demedi. Ajitasyon v.s. yaptım, yeni bilet alırsam dönüş param yok dedim(ki yoktu) yürü git dedi. 5 kere döndüm ve rica ettim. En son sert şekilde dedi eşek kadar olmuşsun, üniversite kazanmışsın, biletin saatini sormadın, üstüne bakmadan aldın. Bir de okumuş olacak... Arada ne dediğimi pek hatırlamıyorum. Okuduğum kitaplarda, bu kadar fırsatçıdan, 3 kahıtçıdan, o.ç.den bahsetmiyordu. Ver lan bileti diye bağırdım. Gözlerine baktım, üstüm başıma baktı. Biletimi iptal edip öğleden sonraya bilet kesip verdi.

Sorunsuz şekilde Denizliye varıp son yarım saat kala kayda yetiştim. Kayıt işlemini yapan elemanın dediğine bak; Burda sabahtan izdiham yaşandı, kavgalar oldu, taaa şu kapının dışına kadar kuyruklar oldu. Sen hiç sıra beklemeden kayıt oluyorsun. Keşke herkes senin gibi akıllı olsa! Gülümsemedim bile. Çıktım geri Otogara. Bunun bir de dönüşü var...
 
Geri