Üniversite mezunlarının iş bulamamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

🕒 Konu sahibi 6 saat önce aktifti
Değerli Forum Üyelerimiz,

18. Haftanın Tartışma Konusu: "Üniversite mezunlarının iş bulamamasını nasıl değerlendiriyorsunuz ve bu sorunu aşabilmenin sizce bir yolu var mıdır?"​


2018032611582019_82epbm9shmim2sgmolj4eb3kd01.jpg
 
Hatır-gönül ya da daha açıkçası torpil işleri döndüğü sürece üniversite mezunları daha çok Burger King’lerde, alışveriş merkezlerinde çalışmaya devam eder. Ne yazık ki ülkemizin geldiği durum bu. Bir yerde torpilin varsa elini kolunu sallayarak oraya girersin. Torpilin yoksa kahvede oturup gazeteden iş ilanlarını kovalarsın.
 
Evet çalışmak için iş var bu doğru ama üniversite okumuş birinin kasiyerdir garsonluktur yapması insanın ağrına gider.
O meslekleri asla kötülemiyorum şimdi yanlış anlayanlar çıkmasın ama boşuna mı üniversite okundu diye düşünür insan.
Ve maalesef torpil olmadan olmuyor bu yüzden ben de kendi mesleğimi yapamıyorum torpile dayanıp başka bir sektöre geçiş yaptım.
Bu değişmeyecek ne yazık ki ülkemizde.
 
Dayın yoksa içerde boşuna. Etrafımdaki insanları düşünüyorum. Rahat 15'e yakın kişi aklıma geldi okuyup boş gezen, iş bulamayan. Kimisi de beden işçisi olarak çalışıyor atama beklerken. Veya farklı alanlar da çalışan. Yazık, o kadar emek ver ve yıllarca bekle.
 
Türkiye 'de eğitim şartları ortada :) Girilen sınavlarda barajı geçen herkes artık "Üniversiteli" böyle bir eğitim anlayışıyla beraber , üniversite sayılarının artması buna istinaden bölümlerdeki kişi kontenjanlarının artırılması maalesef ki diplomalı işsiz sayısını artırdı. Üniversitelerde mezun sayısının artması ve iş istihdamının artması yerine kriz sebebiyle azalması tabiki de işsizlik durumunu artırdı. Eğitim tabikide önemli ama barajı geçen her öğrencide üniversiteli olmamalı diye düşünüyorum bunun yerine iş istihdamları artırılarak bireyler topluma yararlı şekilde kazandırılmalı.
 
Mezun sayısı ile iş imkanları denk olmadığı gibi ayrıca tercih yaparken de belli bölümlere yığılma oluyor ya da bilinçli tercihler yapılamıyor. Torpil olayı da 'referans' diye bir kılıfa uydurulmuş durumda maalesef...
 
iş ilanlarına şöyle bakıyorum da hep tecrübeli arıyorlar gençlere şans verilmiyor sanki bu tecrübeyi nerede kazanacağız
 
Üniversite okumak da artık yetmiyor.
Seçtiğin bölümün staj dönemi vs vs
Bence okumayın. Ben olsam okumazdım.
 
Tüik Haziran, üniversite işsiz oranı: %13
Yani 4 işsizden 1'i üniversite mezunu, rakamsal olarak ortalama 1 milyon 200 bin kişiye karşılık buluyor bu oran.Sadece "torpili" sebep olarak göstermek için hayli büyük bir rakam, bknz;

üretim odaklı iktisat politikaları ve sanayi planlamaları yerine, tüketim ve hizmet odaklı balon büyümeler yüzündendir.

Yukarıda ki alıntı esasen sorunun temelini oluşturuyor fakat ek olarak:

-Üniversite kontenjanlarının ''biz yaptık'' demek için gereksiz yere şişirilmesi,
-Merdiven alti birçok üniversite açılması; buralara yetersiz akademisyenlerin atanması,
-İyi durumda olan üniversitelerin başına da torpille yetersiz insanların atanması
-Öğrencilerin kişisel sorun, performans ve kaygıları vs vs.. diye uzar gider.

Geçen gün twitter da dolanirken "uzaktan hukuk eğitimi" paylaşımlı bir fotoğraf karesine denk gelmiştim. Sınıfta 250-300 kişi, tahtayla en uzak sıra arasinda ki mesafe neredeyse 500 metreydi misal. Keza tıp fakülteleri de çok farksız deģil.
 
Şimdi bir şey diyeceğim yine ''ooo hemen siyaset'' denilecek ama ülkenin cumhurbaşkanı çıkıp ''her üniversite mezunu iş bulmak zorunda değil'' diyebiliyor, çünkü onlar için problem yok. Onlar bu siyasete adım attığı andan itibaren tarikatlarla, cemaatlerle bütün ülkenin eğitim kurumlarını ele geçirip sonra devletin içine yayıla yayıla kendilerine mükemmel bir şekilde yer edindiler. Çoğaldılar, klanlara ayrıldılar, düşmanlıklar başladı ama yine de bu anlayış değişmedi. Haliyle üniversiteyi bitirdikten sonra özellikle devlet kurumlarını düşününce sadece KPSS'den iyi bir puan almak yetmiyor. İşin eğitim kısmına gelirsek eğer bu kadar çok üniversite açılmasıyla övünmek yerine mevcut üniversitelerin eğitim, staj, gelişim seviyelerini arttırmak daha mantıklı bir tercihti. Her şehirde üniversite olması, hatta artık küçük şehirlerde bile ikişer üçer üniversite olması bizi eğitimli bir ülke yapmıyor. Evet üniversite okumak keyifli bir süreç, her genç eminim bunu yaşamak istiyordur ama gençleri geliştirecek şekilde eğitimi şekillendirmek daha önemli. Mecbur kaldığı için değil de yetenekleri ve yatkınlığı olduğu alanlara göre bölümlere yerleşebilseler ve keyif aldıkları işlerde kendilerini geliştirseler daha güzel olur. Nasıl ki bazı alanlarda zorunlu stajlar varsa, bunu her bölümde, her okulda zorunlu kılmak, mezun olma şartı için bir yerlerde staj tamamlayıp işi öğrenmeyi mecburi kılmak lazım. Tabii bu mecburiyetlerin hepsi çok güzel bir sistemle işlemeli, devlet bir yandan iş için fabrikalar açabilmeli, özel sektör çalışma şartları iyi denetlenmeli vs vs. Yani en baştan temel sallantıda olduğu için üzerine ne koysak fazla geliyor, kaldırmıyor ve bir yerde patlıyor.
Kendini geliştirmek, yetiştirmek, atik olmak evet sizi ayıran bir nokta ama bunların hepsini sağlayamadığı için de üniversite mezunlarını direkt suçlamamak gerekir. Gerekli eğitimler üniversitelerde sağlansa, para tuzağı kurslarda sertifika kovalayıp bir imzayla yetkinlik kazandığını inanan ve sonra işverenlerin karşısında yetersiz olduğunu hissedince dünyaya küsmez kimse.
Yani öyle eskilerin ''iş var ama bunlar beğenmiyor'' demesiyle olacak iş değil bu.
Ben mezun olduktan sonra bir görüşmeye gittiğimde haftanın 6 günü çalıştıran, 08.00-19.00 çalışma saatleri olan bir yer bana 1000 TL teklif etmişti, bunu nasıl edebildiler, ağzından nasıl çıkabildi o sayı bilmiyorum. 15 yıl önce de mezun olmadığıma göre, işsizliği kullanarak ihtiyacı olan gençleri, insanları sömüren her sisteme bela okumak istiyorum. Asgari ücretin altında çalıştıracak ve bir türlü yolunu bulacak.
Sonra neden şimdiki çocuklar youtuber olmak istiyor diye hayıflanırlar, 20 yaşında çocukların malikane alıp gösteriş yaptığı bir dünyada ne olduğu belli olmayan ve sürekli değişen eğitim sisteminde sürünmek pek de çekici gelmiyor haliyle.
Üretim yapan, üreten bir toplumu tüketim çılgını haline çevirmeye çalışırsanız böyle olur.
Üretmedikçe bu sorun çığ gibi büyüyecek, ona sat buna sat, ihalelere hileleri kat, adamlarını işe al, işe gitmeyenlere maaş bağla sonra üniversite mezunu iş bulmasa da olur.
 
İşletme sayılıyor mu? Türkiye'nin yarısı işletme mezunu. Liseden sonra zorunlu olsa bu kadar okuyan olmazdı sanırım.
- Atama işi zaten yapılmıyor.
- Özel sektörde torpil gerek, sıradan bir işe başvuru yaptık, mülakat girdik almadık diye bile aramıyorlar :)
 
Gençlerimiz sistem eleştirmeye ayırdığı vakti inovasyona ayırsaydı böyle konulara gerek olmazdı sanırım.
 
Gençlerimiz sistem eleştirmeye ayırdığı vakti inovasyona ayırsaydı böyle konulara gerek olmazdı sanırım.

Gençler sistemi eleştirirken ayni zamanda bir yenilik vaadinde de bulunuyorlar zaten dostum. Sisteme eleştiri getirmeden, yanlış politikalarin üzerine tuğla koymalarını mı bekliyorsun.
 
Son düzenleme:
Dayıları yoktur ondan.
 
Gençler sistemi eleştirirken ayni zamanda bir yenilik vaadinde de bulunuyorlar zaten dostum. Sisteme eleştiri getirmeden, yanlış politikalarin üzerine tuğla koymalarını mı bekliyorsun.

Ne yazık ki gençlerimizin durumunu iç açıcı görmüyorum sokağa çıkıp gözlem yapmamız yeterli
 
Ne yazık ki gençlerimizin durumunu iç açıcı görmüyorum sokağa çıkıp gözlem yapmamız yeterli

Ben gençlerimiz diyemeyeceģim, çünkü bende halen çıtır bir gencim.
Bu yüzden akranlarımin yasadıgı sorunları bizzathi yaşıyorum. Politikacilar, ekonomistler, akademisyenlerin elinde bizlere vaat edebilecekleri ne var mesela şuan ? -Ülkeyi terk etmek, yeni bir hayat kurmak dışında.

Çünkü yoksulluğuma, işsizligime, gelecek dahil kaygı güttüğüm şeylere, uyuşturucu bağımlılığıma, sürekli suç işleme potansiyelime cözüm olabilecek bir planları yok.
 
Geri