Şimdi bir şey diyeceğim yine ''ooo hemen siyaset'' denilecek ama ülkenin cumhurbaşkanı çıkıp ''her üniversite mezunu iş bulmak zorunda değil'' diyebiliyor, çünkü onlar için problem yok. Onlar bu siyasete adım attığı andan itibaren tarikatlarla, cemaatlerle bütün ülkenin eğitim kurumlarını ele geçirip sonra devletin içine yayıla yayıla kendilerine mükemmel bir şekilde yer edindiler. Çoğaldılar, klanlara ayrıldılar, düşmanlıklar başladı ama yine de bu anlayış değişmedi. Haliyle üniversiteyi bitirdikten sonra özellikle devlet kurumlarını düşününce sadece KPSS'den iyi bir puan almak yetmiyor. İşin eğitim kısmına gelirsek eğer bu kadar çok üniversite açılmasıyla övünmek yerine mevcut üniversitelerin eğitim, staj, gelişim seviyelerini arttırmak daha mantıklı bir tercihti. Her şehirde üniversite olması, hatta artık küçük şehirlerde bile ikişer üçer üniversite olması bizi eğitimli bir ülke yapmıyor. Evet üniversite okumak keyifli bir süreç, her genç eminim bunu yaşamak istiyordur ama gençleri geliştirecek şekilde eğitimi şekillendirmek daha önemli. Mecbur kaldığı için değil de yetenekleri ve yatkınlığı olduğu alanlara göre bölümlere yerleşebilseler ve keyif aldıkları işlerde kendilerini geliştirseler daha güzel olur. Nasıl ki bazı alanlarda zorunlu stajlar varsa, bunu her bölümde, her okulda zorunlu kılmak, mezun olma şartı için bir yerlerde staj tamamlayıp işi öğrenmeyi mecburi kılmak lazım. Tabii bu mecburiyetlerin hepsi çok güzel bir sistemle işlemeli, devlet bir yandan iş için fabrikalar açabilmeli, özel sektör çalışma şartları iyi denetlenmeli vs vs. Yani en baştan temel sallantıda olduğu için üzerine ne koysak fazla geliyor, kaldırmıyor ve bir yerde patlıyor.
Kendini geliştirmek, yetiştirmek, atik olmak evet sizi ayıran bir nokta ama bunların hepsini sağlayamadığı için de üniversite mezunlarını direkt suçlamamak gerekir. Gerekli eğitimler üniversitelerde sağlansa, para tuzağı kurslarda sertifika kovalayıp bir imzayla yetkinlik kazandığını inanan ve sonra işverenlerin karşısında yetersiz olduğunu hissedince dünyaya küsmez kimse.
Yani öyle eskilerin ''iş var ama bunlar beğenmiyor'' demesiyle olacak iş değil bu.
Ben mezun olduktan sonra bir görüşmeye gittiğimde haftanın 6 günü çalıştıran, 08.00-19.00 çalışma saatleri olan bir yer bana 1000 TL teklif etmişti, bunu nasıl edebildiler, ağzından nasıl çıkabildi o sayı bilmiyorum. 15 yıl önce de mezun olmadığıma göre, işsizliği kullanarak ihtiyacı olan gençleri, insanları sömüren her sisteme bela okumak istiyorum. Asgari ücretin altında çalıştıracak ve bir türlü yolunu bulacak.
Sonra neden şimdiki çocuklar youtuber olmak istiyor diye hayıflanırlar, 20 yaşında çocukların malikane alıp gösteriş yaptığı bir dünyada ne olduğu belli olmayan ve sürekli değişen eğitim sisteminde sürünmek pek de çekici gelmiyor haliyle.
Üretim yapan, üreten bir toplumu tüketim çılgını haline çevirmeye çalışırsanız böyle olur.
Üretmedikçe bu sorun çığ gibi büyüyecek, ona sat buna sat, ihalelere hileleri kat, adamlarını işe al, işe gitmeyenlere maaş bağla sonra üniversite mezunu iş bulmasa da olur.