Ülkemizdeki zengin ve yoksul arasında artan uçurumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

🕒 Konu sahibi 9 saat önce aktifti
Ülkemizde son yıllarda zengin ve yoksul ayrımı artmaya başladı. Bu ikisi arasındaki uçurumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

conceptual-illustration-of-gap-between-rich-and-poor-vector-id628024370


 
Genelde ekonomik iktidarsızlık, resesyon ve dalgalanmanın yüksek olduğu zamanlarda zengin daha çok zenginleşirken; alt gelir sahibi daha çok fakirleşir.
Ne yazık ki Alaz ın dediği gibi, adaletsiz sistemin bir sonucu.
 
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Tevfik Fikret - Han-ı Yağma şiirinden bir bölüm
 
Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2018 verilerine göre gelir adaletsizliği arttı ve nüfusun 70'i borçlu durumda yaşıyor.

"Global Finance / En Zengin-Fakir Ülke İstatistikleri" sıralamasında Türkiye 60. sırada yer alıyor. Eskiden orta direk diye bir sınıf vardı fakat görünen o ki tamamen yok oldu.

The World's Richest and Poorest Countries 2019
 
Benim tek servetim yüzüktür deyip malı götürenlere sormalı o uçurumu.
 
Zenginlerin parası, fakirlerin de Tanrısı var. Her ikisi de böyle mutlu görünüyor deyip ironik geçebilirim.

İnternette şöyle bir söz görmüştüm zamanında:
"Siz yardıma muhtaç yoksullar istiyorsunuz, biz ise ortadan kaldırılmış yoksulluk."

Halkçı görüşlerim gereği toplumda gelir uçurumu olmamasını her zaman savunurum, tabi bazen dile getirmem. Müstehaktır dediklerim çok maalesef.
Toplumun alt kesimi bilinçlenip hareketlenmedikçe bu toplumu ancak Fransız İhtilali gibi bir hareket kurtarır.
 
Tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur
Süleyman Demirel

Türkiye yakın zamanda bu sözün doğruluğunu ispatlamak zorunda kalacak. Kendi tabanı bile artık iktidarın kendisine yakın iş adamlarını kayırdığını düşünüyor. Bu durum anketlere yansıyor
 
Değerlendiremiyorum.
Bu hükümetle daha çok artar.
 
Dolar'ın ve Faiz'in yükseldiği her dönem emeğin değeri düşer. Bir zamanlar faizlerin artmasının kaçınılmaz olduğunu savunanlar ve bunun için baskı yapanlar vardı. Onlar bu isteklerinde halâ haklı olduklarını düşünüyor. Çünkü iyi kazandılar. Kaybednler onları destekleyenler oldu. Artık o konuda susuyorlar.
 
Yine biriler bedava para bekliyor. Diyetini ödedin mi kardeş?
 
Hırsızlık bu düzenin temel ilkesi iken ve herkes ne var ki bunda saflığında iken, zengin ve yoksul arasında ki uçurumdan aşağı gider bu ülke.
 
Zengin fakir ayrimini neye gore yapiyorsunuz? Yoksula baktigin zaman cogu egitimsiz dogru durust okul okumamis ama herkes 10.ooo tl maas bekliyor. Kaldi ki bu ulkede eskiden pazarda limon satan memurlar simdi son model arabalara biniyorlar. Zengin kesim dedikleriniz de cogu okumus belli yerlere gelmis insanlar. Yoksul dediginiz insanlarin ellerinde son model telefonlar var. Nasil yoksulluk oluyor bu?
 
Zengin fakir ayrimini neye gore yapiyorsunuz? Yoksula baktigin zaman cogu egitimsiz dogru durust okul okumamis ama herkes 10.ooo tl maas bekliyor. Kaldi ki bu ulkede eskiden pazarda limon satan memurlar simdi son model arabalara biniyorlar. Zengin kesim dedikleriniz de cogu okumus belli yerlere gelmis insanlar. Yoksul dediginiz insanlarin ellerinde son model telefonlar var. Nasil yoksulluk oluyor bu?

Köyde bir lokma bir hırka yaşayan dedem ile kentte on gömlek on pantalon on ayakkabı ve bir düzine kredi kartıyla yaşayan bizler arasında şüphesiz bir zengin-yoksul ayrımı vardır. Tüketim toplumunun imajlar anlayışına göre bir lokma bir hırka ile yaşayan yoksul, sefil biridir. Ama durum tersinedir. Zenginlik ve yoksulluğu imajları esas alarak belirleyemeyiz. Tüketim alışkanlıklarına göre de belirleyemeyiz. Kapitalizm yarattığı tüketim imajları ile kendisini her an yenilemektedir ve sanıyorum ki bu özel mülkiyet mefhumunun önüne de geçmiştir. Gösteri dünyasında burjuva ile proletarya arasındaki imaj görümmez olmuştur. Bu elbette kapitalizme bir olumlama değildir, sömürü ve adaletsizlik şüphe götürmeyen bir gerçekliktir, ya peki ihtiyaç-dışı tüketimle kapitalizmi her gün ürettiğimiz gerçeğini ne yapacağız? Reklamlar bizi aldatıyor, tek yaşam alanımız gösteri ve imajlar diyerek kapitalistleri mi suçlayacağız?
 
Kimi suclarsan sucla orasi sana kalmis. Zengin yoksul ayrimini yaparken yanlis yeri hedef gosteriyorsunuz. Belki isteyerek belki istemeyerek. Ben kendi firkim dogrultusunda inanmiyorum adaletsiz yasantinin olduguna. Herkes elindekinin daha fazlasini istiyor.
 
Kimi suclarsan sucla orasi sana kalmis. Zengin yoksul ayrimini yaparken yanlis yeri hedef gosteriyorsunuz. Belki isteyerek belki istemeyerek. Ben kendi firkim dogrultusunda inanmiyorum adaletsiz yasantinin olduguna. Herkes elindekinin daha fazlasini istiyor.

Adamın on dükkanı var ve bir o kadar da dairesi var, senin tek bir dairen bile yok, fabrikalarda çocukluğundan beri çalışıyorsun.. burada bir adaletsizlik yok mu? Birinin zenginliği demek binlerce insanın yoksulluğu demektir, bunlar hep birbirine bağlıdır. Sayısız evsiz, aç insan var. Dünyanın zenginlerinin sofralarından dökülen kırıntılar bile dünyanın açlığını doyurur. Ama zenginler bu yoksulları masanın ayağına bağlamış, kırıntıları en çok itaat edene veriyor. Bunun salt okuryazarlıkla-cahilliğe bağlamak asıl abes olan. Bucak aşiretini duydun mu? Urfa Siverekte bu adamların sayısız köyü hektar hektar toprakları vat, yoksul köylülere zulüm etmeleriyle bilinirler. Emin ol içlerinde en okumuş eğitimli olanı bu ülke de binbir zorlukla üniversite okumuş gariban çocuğunun tırnağı etmez. Konuya dair münferit sayısız örnek verillebilir, nasıl olurda adaletsiz diyemezsin bu duruma?
 
İlk cumlelerin benim icin gecerli degil. Senin fikrine gore 10 dairesi olan olmayana mi vermeli bu adaletsizligi gidermek icin? Bu senin soyledigin sadece Turkiye icin degil dunya icin de gecerli. Zengin her zaman zengin yoksul her zaman yoksul. Kiminin zenginligi toprak agaligindan gelir kimine de miras kalir kimiside okuyup calisarak belli yerlere gelir. Ben egitim ile alakasi olmadigini dusunmuyorum. Bugun ortalama bir muhendis 6 ila 9 bin arasinda maas aliyor. Belki daha fazla alanda vardir. Bucaklarin kime zulum ettigi yada etmedigi benim konum degil ben genel olarak bakiyorum. Ben okuyupda koyde pamuk toplayan adam gormedim devlet daierinle memurlarin cogu da dogulu benim ogretmenleriminde cogu doguluydu univde. Bu adaletsizligi duzeltemessin dostum. Zengin zengin oldugu icin parasina para katar yoksulda parasi olmadigi icin calisarak yapabildigini yapar. Egitim seviyesi yuksek insanin maddi acidan durumu daha rahat olur. Benim anlatmak istedigim bu.
 
Ben anladım babacım seni, ek olarak söyleyeceklerim var. Ve açsanız zenginleri yiyin. Bu hayatta herşeyi paraya dönüşteren insanlar vardır. Zamanı, sevgiyi, ekmeği, bilgiyi, zekayı ve daha neleri... Ve bu insanlar zannedildiği gibi azınlıkta değil, çoğunluktadır, çünkü sistem böyledir, bir yıkıcı olmadıklarından anne ve babalarından, öğretmenlerinden, din hocalarından, komutanlarından, patronlarından yaratılmışlardır. Her nefes, her sözcük, her eylem kapitalist ilişkiler bataklığını beslemiştir böylelikle.

İnsan yaşadığı yere benzer, o yerin suyuna, toprağına... demiş Edip Cansever. Şimdi insan baktığı reklam tabelalarına, televizyondan izlediği şebeklere benziyor ve parasına benzer ki gözyaşları kirlidir.Sonra diyoruz, kötülük bunca bulaşıcıyken iyilik neden bulaşıcı değildir? İyilik tedavisi bulunan tek hastalık; mülkiyetle, baskıyla, emirle, alayla, tecritle, kurşunla. Aileler, okullar, kışlalar, tımarhaneler, devletler niçin var? Seri üretimde ıskartaya yer yok toplumda. Köleler kötülük tanrısına tapınıyor.

Bir sosyalist bilmecedir, bilenler bilir. Hemen herkesin piyangonun kendisine vurup zenginlik hayalleri kurduğu bir toplumda yoksulluğu ortadan kaldırmanın, adaleti varkılmanın hayalini neden kimse kurmaz, çünkü miting alanları hiç bir zaman sayısal loto bayileri kadar kalabalık olmadı. Halbuki devrim ihtimali piyangodan vuracak ikramiye ihtimalinden daha yüksektir.

Ama bu ülke de çok değil daha geçen sene belediyeler önünde işsizlikten bunalan insanlar bedenlerini ateşe verdi, halbuki bir kıvılcım yeterdi bazen...
 
Geri