Psinoza
Bronz Üye
merhaba, aleti edevatı topladım, bu gece şu ''forum çomarları" için bir otopsi yapacağım...
bu tarz konular üyeler tarafından asla içerik üzerinden yorumlanmaz, işin fıtratına aykırı. çünki konu üzerinden gerçekten sağlıklı bilgi damıtacak üye sayısız ya azdır, ya hiç yoktur. haliyle tamamen politik tarafların yada "düşmanların" yorumlarında birbirilerine giydirecekleri söylemler üzerinden ilerler mevzu.
nitekim açan kişinin sonradan okuduğum postlarıda niyeti az-çok ortaya koyuyor... öncelikle baştan belieteyim ben fikirlerini sakınan bir insan değilim arkadaşlar, karşımda siz veya bir c. savcısının olmasıda fikirlerimi beyan etmemde engel değil bana. hayatımda örnekleri fazladır ama geçelim.
baştan anlamanız gereken şu ben ezilmiyor ve sömürülmüyorum diyen bir post-modern köleye kim ne diyebilir ki? ben genelde birşey dememeyi yada cehaletleriyle alay etmeyi tercih ediyorum ama akp böyle yapmadı. bu kölelerin köleliğini daha da derinleştirip sabitleyerek onlardan bizim çomar dediğimiz sahte kahramanlar, demokrasinin sahte koruyucuları ilan etti. İçi boş bir özgüven verdi. kırılgan bir yapı olduğu için de saldırgan yönelimlere sahip. bu kitle kendi varoluşunu akp içinde buldu. ha şimdi kendinize hükümet yanlısı, akp'li, erdoğan sevdalısı demek zorunda değilsiniz elbette. görünürde farklı partilere gönül vermiş olsanız bile "terör" olarak basitleştirdiğiniz sorunun karşısısında hepiniz aynı deli gömleğisiniz. (yada bok. un laciverti)
her neyse akp dinciliği ve milliyetçiliği ile şişinen bu kitleyi öyle bir otomatik portakal haline getirdi ki yat dese yatacak kalk dese kalkacak pozisyonundalar. buna en bariz örnek akp-cemaat ilişkisi olsagerek. terör dediğine terör, pis kaka dedğine tu kaka. tehlikeli bir kitle, cehaletleri oranında hem de. kendisini yiyip bitirecek olan kurdu kendi içinde taşıyan bu kitle ülkeyi felaketlerden felaketlere sürüklemekte, tükenişe doğru tırmanmaktadır. eski toplum tipi kendisini yok edecek. bu kitlenin her biri borç batağında yüzmekte, yine de hırsla tüketmekte, ama bir süre sonra eski dinci ve milliyetçi marşlar da kendilerine yetmeyecektir. sorgulamaya başlamazlarsa akıl ve mide yoksunluğundan gebereceklerdir ama bu da önemli değil.
çünkü öte yandan eski kokuşmuş muhalif yapılardan kurtulup bir rizom gibi yatay olarak büyüyüp gelişen muhalif kitle de yetişmektedir. kodlayamadığı bu kitleyle de iktidar nasıl baş edeceğini bilememektedir. bu durum elbette kürt sorunuyla ve ortadaki ekonomik, politik sorunlarla basbayağı ilişkili bir durumdur.
kürt ulusuna 100 yıldır zora dayalı ilişkiler silsilesi içerisinde sistematik soykırıma uğruyor, içinde eritilmeye çalışılan devletler ve toplumlarla zora dahalı bir aidiyet ilişkisi tesis edilmiş. bu sadece yaşadığımız ülke ile de sınırlı değil.
nedir bu zora dayalı ilişkilenme? istemeden, ona rağmen kendisine dayatılmış bir aidiyet, kimlik, ve yurttaşlık bağıdır, ve buna karşı 40 yıl savaş sürdürüldü...
nedir zora dayalı ilişki? bir tecavüz ilişkisidir, siz karşınızdakine rağmen onunla ilişki kurarsanız, zora dayalı, bir suç ilişkisidir, tecavüzdür. yani istek dışıdır bu ilişki...
haliye bu rezil ilişkinin hep bir kırılma noktası olacaktır. bu ilşkiye karşı koyup çeşitli araçlarla kendi varlığını savunacak insanlar hep çıkacaktır. yaşanılan ölümler, acılar, çekilen ızdıraplarda size bize düşen paydır. bu doğal bir sonuçtur ve tarih içerisinde sınıfsal ve ulusal isyanlarla yerini almıştır. istediğiniz kadar kin, nefret ve öfkenizi kusabilirsiniz ama hakikatte kafanıza göre eğip-bükebileceğiniz bir şey değil...
bu tarz konular üyeler tarafından asla içerik üzerinden yorumlanmaz, işin fıtratına aykırı. çünki konu üzerinden gerçekten sağlıklı bilgi damıtacak üye sayısız ya azdır, ya hiç yoktur. haliyle tamamen politik tarafların yada "düşmanların" yorumlarında birbirilerine giydirecekleri söylemler üzerinden ilerler mevzu.
nitekim açan kişinin sonradan okuduğum postlarıda niyeti az-çok ortaya koyuyor... öncelikle baştan belieteyim ben fikirlerini sakınan bir insan değilim arkadaşlar, karşımda siz veya bir c. savcısının olmasıda fikirlerimi beyan etmemde engel değil bana. hayatımda örnekleri fazladır ama geçelim.
baştan anlamanız gereken şu ben ezilmiyor ve sömürülmüyorum diyen bir post-modern köleye kim ne diyebilir ki? ben genelde birşey dememeyi yada cehaletleriyle alay etmeyi tercih ediyorum ama akp böyle yapmadı. bu kölelerin köleliğini daha da derinleştirip sabitleyerek onlardan bizim çomar dediğimiz sahte kahramanlar, demokrasinin sahte koruyucuları ilan etti. İçi boş bir özgüven verdi. kırılgan bir yapı olduğu için de saldırgan yönelimlere sahip. bu kitle kendi varoluşunu akp içinde buldu. ha şimdi kendinize hükümet yanlısı, akp'li, erdoğan sevdalısı demek zorunda değilsiniz elbette. görünürde farklı partilere gönül vermiş olsanız bile "terör" olarak basitleştirdiğiniz sorunun karşısısında hepiniz aynı deli gömleğisiniz. (yada bok. un laciverti)
her neyse akp dinciliği ve milliyetçiliği ile şişinen bu kitleyi öyle bir otomatik portakal haline getirdi ki yat dese yatacak kalk dese kalkacak pozisyonundalar. buna en bariz örnek akp-cemaat ilişkisi olsagerek. terör dediğine terör, pis kaka dedğine tu kaka. tehlikeli bir kitle, cehaletleri oranında hem de. kendisini yiyip bitirecek olan kurdu kendi içinde taşıyan bu kitle ülkeyi felaketlerden felaketlere sürüklemekte, tükenişe doğru tırmanmaktadır. eski toplum tipi kendisini yok edecek. bu kitlenin her biri borç batağında yüzmekte, yine de hırsla tüketmekte, ama bir süre sonra eski dinci ve milliyetçi marşlar da kendilerine yetmeyecektir. sorgulamaya başlamazlarsa akıl ve mide yoksunluğundan gebereceklerdir ama bu da önemli değil.
çünkü öte yandan eski kokuşmuş muhalif yapılardan kurtulup bir rizom gibi yatay olarak büyüyüp gelişen muhalif kitle de yetişmektedir. kodlayamadığı bu kitleyle de iktidar nasıl baş edeceğini bilememektedir. bu durum elbette kürt sorunuyla ve ortadaki ekonomik, politik sorunlarla basbayağı ilişkili bir durumdur.
kürt ulusuna 100 yıldır zora dayalı ilişkiler silsilesi içerisinde sistematik soykırıma uğruyor, içinde eritilmeye çalışılan devletler ve toplumlarla zora dahalı bir aidiyet ilişkisi tesis edilmiş. bu sadece yaşadığımız ülke ile de sınırlı değil.
nedir bu zora dayalı ilişkilenme? istemeden, ona rağmen kendisine dayatılmış bir aidiyet, kimlik, ve yurttaşlık bağıdır, ve buna karşı 40 yıl savaş sürdürüldü...
nedir zora dayalı ilişki? bir tecavüz ilişkisidir, siz karşınızdakine rağmen onunla ilişki kurarsanız, zora dayalı, bir suç ilişkisidir, tecavüzdür. yani istek dışıdır bu ilişki...
haliye bu rezil ilişkinin hep bir kırılma noktası olacaktır. bu ilşkiye karşı koyup çeşitli araçlarla kendi varlığını savunacak insanlar hep çıkacaktır. yaşanılan ölümler, acılar, çekilen ızdıraplarda size bize düşen paydır. bu doğal bir sonuçtur ve tarih içerisinde sınıfsal ve ulusal isyanlarla yerini almıştır. istediğiniz kadar kin, nefret ve öfkenizi kusabilirsiniz ama hakikatte kafanıza göre eğip-bükebileceğiniz bir şey değil...
