Taverna

Konu sahibi son olarak 639 gün önce görüldü


kurtar ya rab kem gözlü mahalle karılarından ruhu basma eteğine düşen çiğnenmiş ay çekirdeği gibi kokan ağdalı ablalardan
 
tenor.gif
tenor.gif
tenor.gif
 
enerji atıldı, herhangi birine enkaz verilmeden dozaj alındı.. en çok terleyen yerleriniz papatya koksun kadın arkadaşlar.
 


Yerim daraldı sıkıştım küçük bir alana
Beni sakın arama bir veremem bin alana
Susuzluktan ölücez denizin ortasında bir adada
Yakınsın bana ama değiliz bir arada
 
Umut

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar doğar güneş doğarken
ve güneş doğarken çöp kamyonları
ölüleri toplar kaldırımlardan
işsiz ölüleri aç ölüleri

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken köylü aile
erkek kadın eşek ve karasaban
saban koşulu eşekle kadın
toprağı sürerler toprak bir avuç

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken ölür bir çocuk
ölür bir japon çocuğu hiroşima'da
on iki yaşında ve numaralı
ve ne boğmacadan ne menenjitten
ölür bin dokuzyüz elli sekiz de
ölür bir japon çocuğu hiroşima'da
dokuzyüz kırkbeş te doğduğu için



işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken tombul bir adam
yatağından çıkar dalgın giyinir
'bugün kimi kime gammazlamalı,
amirin gözüne nasıl girmeli'

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken zenci şoförü
ağaca asarlar yol kıyısında
gazyağına bulayarak yakarlar
sonra kimi kahve içmeye gider
kimi saç tıraşı olur berberde
kimi dükkanını açar erkenden
kimi genç kızını öper alnından

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken mahpus kadını
kolları masaya bağlı sırtüstü
çıplak memeleri al kan içinde
sorguya çekilir bir bodrumda
sorguya çekenler cigara içer
biri yirmisinde altmışlık biri
gömlekleri terli kollar sıvalı
ve kum torbaları elektrodlar

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneşdoğarken gülyaprağına
uçak alanından sessiz pilotlar
'H' bombası yükler tepkililere
ve güneş doğarken güneş doğarken
otomatik silahlarla biçilir üniversitelilerle işçiler
akasya ağaçları bulvarın
pencereler balkondaki saksılar
ve güneş doğarken devlet adamı
konağına döner bir ziyafetten
ve güneş doğarken kuşlar ötüşür
ve güneş doğarken güneş doğarken
genç bir ana bebesini emzirir

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken ben bir geceyi
bir uzun geceyi gene uykusuz
ağrılar içinde geçirmişimdir
düşünmüşümdür hasretliği ölümü
seni memleketi düşünmüşümdür
seni memleketi dünyamızı.

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken hiç umut yokmu
umut umut umut... umut insanda.
Nazım Hikmet
 
20171202_155010.jpg

Manavgat ilçesinin Dulkonmaz sokağından saat 18 sularında elinde A101 poşetleri ile evine dönen tasavvuf şairi ve ilim adamı majik delen (31) yatağında baygın bulundu.

Görenlerin ve yetkililerin anlattıklarına istinaden market içerisindeki kameralar izlendi.. Baygın bulunan ilim adamının 28 paket tekli filtre kahve, 2 şişe limon kolonyası, 4 şişe aseton, 2 paket karbonat, magnum bademli dondurma ve 3 şişe elma suyu aldığı görüldü.

Uyandığında saçlarının kısaldığını ve bıyıklarına ak düştüğü söylenen ilim adamının yüzündeki endişeden bir takım bulgular tespit edildi. Hastanın kendisi rüyasında 12 yıldır edebiyat öğretmeni olarak çalıştığı imam hatip okulunun kapatılarak yerine kızlı erkekli epilasyon merkezi açıldığını, en son dolabının içinde bırakmış olduğu ceviz ağacı tespihi, prezervatif paketi ve dolabın iç gözüne yapıştırdığı naz mila fotoğrafını alamamış olmanın endişesi ile göklerden gelen bir karar eşliğinde eline verilen ışın kılıcı ile epilasyon merkezindeki herkesi uvden geçirdiğini ve sinir harbinden bayıldığını yetkililere anlattı.

verilen ifade eşliğinde yetkililer kendisini manavgat dulkonmaz ruh ve sinir hastalıkları hastanesine teslim etti. 3 yıldır orada ve akıbet bilinmiyor.
 
Allah cezani versin.
 
Minik dudaklarına
ispirto ile yakılmış bir gül bıraktım.
Dudakların yandı.
külleşmiş gülün sapındaki dikeninden..

dik ve eninden
bir kahır kefeni açtım.
kurtlar henüz almamış kokunu,
minik dudaklarından akan kanın sıcaklığından

belki öpsem güzelleşirdi devran
kurtlar ulurdu dudaklarının kaybından
kefen üstümüzü örter, toprak düşmeye korkardı
şehvetinin yer çekiminden

oysa ben minik dudaklarına ispirto ile yakılmış bir gül bıraktım.
kan kırmızısından

10.07.2020 - 15:36
- ibn majik
 
Geri