suriyelilerden şimdiye kadar ne öğrendik

Konu sahibi son olarak 2420 gün önce görüldü
Bu ülke kendi insanını hiçliyor Suriyeli neki öğrenin bunları halkını sömüren borç batağa batıran herşeyi değerinden 50 kat sattıran kula kulluk yapmayı Ankara’da dayın yoksa nanayı yedin eşi dostunu kayırma halkın ufacık bir tepki vermesini engellemek için önüne din bayrak vatan sevgisini atıp susturmasını öğrendik tavuk kadar değerin yok üzerinde askeri üniforma yoksa başına ne gelmiş kimsenin umrunda değilsin millet bunalımda napsın garibim süriyeliye saldırıp stres atıyor
 
500 lira kira verdiğiniz eve suriyelilerden sonra 1500 lira kira vermek zorunda kalmanızdan duyduğunuz nefret sizi ırkçı yapmaz arkadaşlar. bu durumu ırkçılık olarak değerlendiren arkadaşlar hayat şartlarını tekrar gözden geçirsin.
 
500 lira kira verdiğin evin Suriyeliler geldikten sonra 1500 lira olmasının suçlusu Suriyeliler mi yoksa bu durumu bile fırsata çeviren aç gözlü Türkiye vatandaşı evsahipleri mi? Bu nasıl bir kafa Muhammed? Sen yapma bari. Hayır sanırsın ki Suriyelilerden önce bir Norveç bir İsveç’tik de omlar geldikten sonra böyle olduk. Zaten hep böyleydi yaşam şartlarımız, bok gibi. Kusura bakma kardeşim ama yorumun hakikaten buram buram mantıksızlık kokuyor
 
abi emin ol aynı durum içerisinde bizler olsak suriyeliler de kendi kiracılarına karşı fırsatçı tavır sergilerdi. o yüzden yapmam lazım, yapmazsam hayatım boyunca neden bu ülkenin vatandaşı olarak dünyaya geldiğime dair pişmanlık duyacağım.
 
bizim milletin ikiyüzlülüğü. araplara ne acıyorum, ne de üzülüyorum. zaten vakti gelince zevkle çocuklarımızdan intikam alacaklar.

oturduğum muhitte hep tıraş olduğum, kastamonu ve sinop'lu iki ortağın işlettiği bi berber var. kan çekiyor diye başka yere de gidemiyorum. namazında niyazında takılan bu esnaf arkadaşlar her şeyin başında suriyeli din kardeşleri hakkında çok iyi düşünceler besliyorlardı. sonuçta gelenler de potansiyel müşteri.

daha sonra bu din kardeşleri cadde üzerinde arapça tabelalı, ucuzcu bi berber dükkanı açınca işler değişti. koyu milliyetçi kesildi bizim aslan parçaları. 90'lı yıllardaki nataşa muhabbeti gibi suriyeli kadınlar üzerinden dönen muhabbetlere hiç girmiyorum. biliyorsunuz zaten. müslüman mahallesinde salyangoz da sattırmazlar.
 
Mülteci sorunu dünya sorunu. Ama bizim kadar kontrolsüz sığınmacı alan ülke yoktur. Aslında biraz da mecbur kaldık. Sağlık sorunları uyum sorunları ekonomik sorunlar göz ardı edildi. Bunun milyon parametresi var. 2050 yılında ülkenin dörtte biri Suriyeli olacak. Bu meşru bir toprak talebi demek. Salt ırkçılık değil bu. Yardım ederken yardıma muhtaç hale gelmek ahmakliktir. Kaldı ki Suriye üniter yapısının devamı yönünde uygulanacak bir politika işin bu raddeye gelmesini engellerdi. Mülteci severler aynı sevgiyi Sünni dışı akimlarda göstermedi. Bunun adı ensar değil ümmetciliktir. Günün sonunda olan size olacak. Sığınmacı benim işimi alamaz. Benim çocuğum eğitimine engel olamaz. Benim mahallemde güvenlik sorunu oluşturamaz. Biraz para kaybı ile bu sorunu gecistirebilirim. Ama siz? Çok zor
 
Ticari olarak çok zeki ve kabiliyetli İnsanlar.Ticareti iyi biliyorlar.
Gittikleri yerleri, ticari olarak kalkındırabilme yetenekleri vardır.Bizden daha Çalışkan İnsanlar.

İnsanlık olarak,MAALESEF yanımızdan bile geçemeyecek olan İnsanlardır. Hayatları ihanet ve şüphe ile kaplı.Sadakat yok, vefa yok, herşeyleri MENFAAT üzeri kurulu bir ahlaka sahipler.

Sonuç olarak;Ticari olarak çok şey öğrendik. İnsanlık olarak, TÜRK MİLLETİ OLARAKTAN, Ne kadar güzel bir millete sahip olduğumuzu öğrendik. Çok şükür.
 
Suriyeliler erzurumlulardan daha iyi :)
 
Hatta rizelilere beş basarlar. Rizeliler gidecekse ülkenin yarisi Afgan olabilir sorun yok. Görüldüğü gibi ırkçı degilim
 
ülkelere ekonomik kazanç sağlayan ve ödemeler dengesine döviz getirici etkisiyle katkıda bulunan turizm sektöründe de mülteci durumuyla benzer süreç görülüyor. bu sürece turizm biliminde tolerans modeli deniyor. modelin birinci aşamasında (mutluluk) ülkenin yerel sakinleri turistlerin gelmesini hoş karşılıyor ve turizmin gelişiminden memnuniyet duyuyor. ikinci aşamasında (ilgisizlik) turist sayısı arttıkça ülkenin yerel sakinleri bu turistleri birer kazanç kapısı olarak görüyor. üçüncü aşamada (kızgınlık) yerel halkın donanımları, sayıları hızla artan turistlerin ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelince yerel halk turistlere öfke duymaya başlıyor. modelin son aşamasında (kin) yerel halkın turistlere yaklaşımı son raddeye ulaşıyor ve insanlar bütün kötü şeylerin kaynağı olarak turistleri gösteriyor. vergiler yükseliyor, gençler kötü alışkanlıklar kazanıyor, doğal çevre kirletiliyor vs. bir ülkeye turist olarak gidilmesi bile o ülkenin vatandaşlarını rahatsız edebiliyor yani. :p
 
Ben camide hiç Suriyeli görmüyorum. Hepsi sahilde
 
Devleti, milleti, geleceğimizi düşündüğümüzden ... gitsinler diyoruz.
 
''O zaman Afganistan'a git , g.t'' desem böyle düşünenlere ayıp etmiş olurum.

En iyisi demiyim.
Suriye'liler de siesin gitsin artık. Ben ırkçıyım.
 
Geri