SunSet'in Karalamaları

Konu sahibi son olarak 3105 gün önce görüldü
Ben başka yastıktayım
Sen ele kuşak çözdün
Ne ben mahremim ne sen
Kavlimizi sen bozdun

Bahtiyar ol gözüm yok
Rabbim verir sabrını
Bu hesap böyle bitsin
Helal ettim hakkımı....

 
Seni adam sanmakla ben en çok aşka ayıp etmişim. Söylediğin yalanlar belki benim belimi büker ama bil ki en çok ama en çok seni lekeler. Sonunda kirletilmiş bir ilişkiyi, bir tek ayrılık temizler.
Bukre'den.
K.T
 
10157369_10152318629499445_223543712_n.jpg
 
Dağınıklığını toparlarken odamın,
Elimde kaldı bir kitabın içinden düşen resmin
Göz göze geldik bir an,
Gözlerinde 'seni seviyorum' bakışın
Kara çalılar ardına saklanan sinsi bir isyan kaşıdı yüreğimi
Resimlerde kalacak kadar yabancı değildik o zaman
Her şeyden önce dostumdun,
Islak hüznümü bile varlığınla gülümsetebildiğim
Şimdi gözlerinde yeniden kulaç atmak istiyorum desem,
Mavilerinde yüzemeyecek kadar bitkinim artık...
----------------------------------------------
beni artık sevmeyin
tuza yatırdım gönlümü../..düşlerimin yanına
gözlerimde esrik bir sızı,
alışamadım unutulmaya
----------------------------------------

Kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni dilerdim../..ayrılırken
Ama sen herkesin öğrettiğini yineledin
Şimdi aşk../..inançlarını yitiren bir ayyaştır köprü altlarımda...
-----------------------------------------------------------

hep vurgun yemiş tarafından yakaladım aşkı
hep yaralı yanağından öptüm
bilmiyordum
çocuktum
haydi koş gel dediler
gittim ama
yoruldum..
-----------------------------------
“..çıplak ayaklarımla koştum kuru yosunların üzerinden sahil boyu..yetişememe korkusu bir kramp gibi indi bileğime..biraz telaş biraz da beklemektir yaşam..! yüreğim, bana biraz zaman ver, az dinlenip coşacağım...”



pelin onaydan kesitler....
 
birşeyim yok benim içim cayır cayır yanarken üşüyorum sadece...
 
iç savaş



Gitmek kolay olandı kalıp savaşmak gerekirdi Donkişot misali de olsa
Gitmeyi seçtin dönüşler biriktirerek
Sabrı öğretenim oldun
Gittin…
Geldin...
Gittin…
Ve yine geldin…
Hafızam zayıflamış olmalı bölük pörçük şimdi anılar
Neydin…
Neredeydin…
Kimdin…
Kimin oldun…
Düşlerin peşine düşecektik oysa
Baharı getiremezdik hayatımıza belki ama
Sonbahara aşık değilmiydik
Ne önemi vardı baharın en güzel türküler sonbaharın eseri değilmiydi
Yorgunum …
Bittiğim…
Güceniğim…
Peşine düşecektim düşleri kovalayacaktık
Düşlerin içine gerçekler saklayacaktık
Kimseler bulmasın
Kimseler bilmesin
Diye diye insanlardan kaçacaktık
Birlikte…
Beraber…
İkimiz…
Hepsi birer yalandan ibaretmiydi yada avunmak için kadermi demeliydi
Neyse bu defa sen düş peşime kabusları yok edeceğim
Bu defa sen düş peşime düşlerimi izle
İçini kavura bilir fırtınalarım tedbir al
.
.
.

B.T
 
Titretir tenimi gecenin ayazı
Şarkımın melekleri korurlar yatağımı, öperler yanağımı
Bir kuş konar yele
Masallarım biter...
[MYY]
 
merhaba hüzün prensi yine ben
içimde öylesine öfke öylesine büyük bir kargaşa bıraktın ki kendimle kavgalarım bitmezken içimle kavgalarımı başlatın...

son konuşmamızın üstünden ne kadar geçti anımsayamıyorum bilmiyorum iyimi yaptım sana o konuşmanın fırsatını vererek kötümü bilmiyorum ben aslında hiç birşeyi bilmiyorum böylesine kargaşalar yaşamaktan ne derece nefret ettiğimi bilidiğin halde ne diye bulandırıyorsun dup duru akıp giden nehrimi anlamıyorum....
geçen zamana bakıyorum yaşananlara bakıyorum aklıma bir kaç satır düşüyor

Seni benden geri alabilir misin?
Kovabilir misin beni senden?
Sevgilim
Yoksa sen
Sevgilim olmayabilir misin?

ahh pardon hüzün prensi aşk neysi sevgi neydi unuttum sanırım bizi anlatacak en güzel cümle yine yılmaz erdoğandan geliyor

/Biz olsa olsa bir müddet aşklaştık aşkım aşık olmadık/

bak yine söyleyenecek onlarca kelimeyi yutuyorum bir başladımmı yazmaya sıra gelmiyor ötekinden berikine...

ahh ömrümün talan olmuş tarlası ne istedin gençliğimden en deli çağlarımda çıka geldin yeterince büyümen gereken konu yok al birazda aşkta büyü der gibi sahi bir keresinde söyle demiştin 'içinde çocuk olan hayaller kurabilmeyi isterdim ama önce seni büyütmem gerek' gülümsemiştim anlamamışmıyım acaba büyüyecek olanın yılların değil de acılarımın olacağını gerçi pek üstünde düşünmemiştim çocuk yaşımdı zaten bir çocuğa hayat vermeyi düşlemeyeyecek kadar hemde zaten konumuz da hiç bir zaman çocuk değildi çocuk kalanı bendim bu sevdanın ama atladığın birşey var çocuklar kadar masumdu sevdam tirletilmemiş tertemiz bir aşktı sana sunduğum deli sevdalı kadın ilan edildim ebey sonrasında zaten ahh aksi ne diyorum ben iyice amacını aştı kalemim neyse bunuda s..lemezsin sen zaten...

sahi hüzün prensi bir gece yarısı can havliyle sarıldığında telefona ne demiştin 'kimsenin ahı kimsede kalmıyormuş hakkını helal et'
doğru hüzün prensi doğru unutmuyorum ah ettiğim geceyi 'ciğerimi yaktınya ciğerin yansın' demiştim öfkelenmiştin biliyordun cünki başına gelecekleri onca töbe etsemde ne kadar yandıysa canım rabbim ahımı kabul buyurdu da tövbemi duymazdan geldi galiba sahi hangi sevdanın artığısın şimdi hangi ruhu yaralı açtı gögsünün ortasına o kocaman deliği hangi kadının eseri....

ahh pardon hüzün prensi konuyu yine dağıttım...

cesartın mı yoktu yüreğinmi hala anlamış değilim tutmadın elimden tutamadın hani bi sohbette demiştin ya 'bu kadar mevzu yapıyorsa hatunumdur diyip kapatsın ceneleri'diye peki simdi sana sorarım o arkadaşlarımızın yaşadığı mevzudaki o sahsı muhterem arkadaşımızdan ne farkın vardı benim göremediğim neyse hadi bunuda s...et bi önemi yok artık artık tutsanda elimi boşlukta sallanır bu sevdanın kellesi
ahh unutmadan hüzün prensi tertemiz sevdamı kitlettin yetmedi ardımdan cenaze marşları çaldın yetmedide şimdi neden beni toprağa koymuyorsun çürümüş bir aşkın kokusu genzini yakar boğulursun atamazsın ileriye doğru adım sendeler durursun yerinde göm gitsin beni o koyamadığın kalbine....

B.T 01,04,2014
04,28
 
tık… Kapandı telefon. Bu da aynı diye geçirdim
içimden. Bir gün dediklerimi değil, demek
istediklerimi anlayacak bir erkek çıkmayacak mı
karşıma! Hava kötü dediğimde sadece havadan söz
etmediğimi anlamak bu kadar zor mu? İlle de, ben
bu hayattan bıktım, türünde sözler mi etmeliyim?
İşim çok dediğimde, bana sahip çıkacak bir erkeğe
ihtiyaç duyduğumu anlayacak biri…
Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu
yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz?
Düpedüz, sarıl bana dedikten sonra sarılmanın ne
anlamı kalır!” Zülfü Livaneli
 
gururum yere düşer yeterki bak yüzüme.....

pardon hangi yüzüne???
 
kalbim mühür üste mühür vurmuşken ne geçmiş ne gelecek... hislerim kayıp...
 
Ne hükümran kalır
Ne zulüm ne de kin
Öz değil dostlar
Öz değil bu biçim
Kulların kullara
ettiğini etmiyor
En zalim harı ateşim
Bugün dua ettim
Hepimiz için
Yüce tanrı bizleri
Affetsin
Ne para ne pul
Ne iktidar ne güç
Bu değil gerçek
Bu değil gerçek
Bu kavga
Hayırsız bir düş
Uyanır neslim
Uyanır elbet
Bugün dua ettim
Hepimiz için
Yüce tanrı insanı
Affetsin...


insan olmak zor değildi ama çoğumuz onu bile beceremedik....
ne güzel şarkısın sen

içimde yeşerdi yine umut tohumları biliyorum geçecek herşey içime oturan ne varsa kalkıp gidecek kimsenin yaptığı yanına kalmıyor ve kimse benden af dilemesin artık kimseyi af etmeyi düşünemiyorum rabbimle görsün herkes hesabını rabbimden dilesin affını kimse için parmak dahi kıpırdatıcak halim yokken kimin canımı ne kadar yaktığı ne yaptığı pekte umrumda değil artık...

b.t
 
umrumda olmak için 40 takla atmana gerek yoktu adamlıktan uzak olmasan yeterdi
b.t
 
"Aşkınızı herkesle konuşmayın: Ben bu hatayı,
hayatım boyunca yaptım. Bazı konular, herkese
göre değildir. Hayatın diğer alanlarında kendimize,
iyi-kötü bir sınır, bir ölçü getirirken, aşk söz konusu
olduğunda, herkesle konuşulabilir bir şey sanırız
onu. Oysa aşk da siyaset gibidir, herkesle tartışılmaz.”
Murathan Mungan
 
“Ben düşünmekten yoruldum, benim yerime de düşünür müsün? Benim yerime ilgilenir misin insanlarla, yalanla, ihanetle, yalnızlıkla? Geceleri birdenbire bastıran sağanak yağışlı korkuları alır mısın yamacımdan? Gündüz gözüyle sevemiyorum kimseyi. Yüreğimdeki bu düğümü çözebilir misin?”
— Jack Kerouac,
 
nPY5XB.jpg
[/url][/IMG]

satılık sevdalar sokağı...
satılık sevdalar sokağına indim bu gün
uzun boylu uzun kirpikleri ardına hüzün gizlenmiş bir kadın çarptı gözüme
öyle masumdu ki yüzü fark etmiş olmalı bakışlarımı yanıma sokuldu
bir fısıltı gibi konuştu
aşk karaborsaya düşeli epey zaman oldu dedi bulunmuyor öyle sahibinden satılık temiz sevdalar ya kenarı köşesi defolu ya pas tutmuş yürekler...
ileriye doğru adım atmak istedim tuttu kolumdan şimdi daha önemli bir sırrı ifşa edecekmiş gibi bir hali vardı önce etrafı kolaçan etti ürkek bakışlarıyla
ve devam etti..

yürek işlevini kaybedeli çok olmuş meğer kalmamış öyle yolu gözleyenler bekleyenler koşulsuz şartsız sevenler bir bir gitmişler o en temiz sevenler..
burada kalplerini satışa çıkaranlardan bahsetti birer birer
kiminin sevdiği bir başkasını sevmiş
kiminin ki çekip gitmiş
daha nice farklı hikayeler aynı sonlar...

çekiştirdi beni bir evin balkonuna çıktık
güneş batmak üzereydi masada yok yoktu bir kadeh getirdi içeriden biraz tozlanmış
doldurdu hiç bir şey demeden
oturdu karşıma
kaldığı yerden başladı anlatmaya
ne kadar süre dinledim onu saat kaçtı kaç kadeh boşaldı her biri anlamsız sorulardı
anlatacaklarının bittiğini fark ettim ayağa kalktım
gülümsedi
merdivenlere kadar geçirdi beni
son basamağa vardığımda döndüm
el sallıyordu ardımdan
gülümsedim

sonra bir kelime yankılandı içimde
döndüm

umut etmek güzeldir genç kadın bir gün bütün paslarından arınıp geri gelirler belki..

gülme sırası ondaydı sankı solgun bir gülümseme ile baktı ardımdan ...


08,04,14 /ilk öyküleme denemem B.T
 
[YOUTUBE]lT67liGjZhw[/YOUTUBE]

geceye yakışır bi ses
 
Geri