sizce idam yasası gelir mi? gelmeli mi?

🕒 Konu sahibi 3 saat önce aktifti


İdam gelmeli falan diyenlere hukuk anlatacak değilim, o yüzden makul olabilecek insanlarla bu konuda istişare etmek istiyorum.

Bunlar nasıl sözler böyle ya? Sen kim olarak yazıyorsun bunları pardon? Ne demek istiyorsun sen tam anlamadım ben. Hangi sıfatla kimleri muhattap almayıp makul görmüyorsun sen? Kim senden hukuk anlatmanı bekledi ki? Aaaa sözlere bak ya. Sen kaf dağından arazi mi çevirdin ne yaptın birader?
 
Arpes hocam idam konusunda hemfikiriz kaldı ki, ülkemizde hukuk sistemi çok aksak işliyor, en basitinden Balyoz davası içinde yargılanan hapis yatan askerlerin çoğu görevlerine geri çağrıldı iade-i itibar bile söz konusu oldu. İdam olmuş olsa belki aralarında asılanlar olacaktı. O yüzden ülkemizde idam sistemi pek sağlıklı çalışacak bir sistem değil. Benim dediğim cezalandırma sisteminde içerisinden beslenme ile ilgili kısmı çıkaralım diğer kısımlar kalsın peki öyle ne dersin? Yani bir hücre de tek başına kapalı kalması, bundan daha makul bir şey gelmiyor aklıma ve vicdanım böyle rahat ediyor açıkcası. En insancıl ceza böyle olabilir diye düşünüyorum. Ya da ben bu konuda aşırı hassasım. Vatana ihanet,çocuk istismarı, tecavüz vb şeylerde hafif cezalar düşünemiyorum.
 
Bunlar nasıl sözler böyle ya? Sen kim olarak yazıyorsun bunları pardon? Ne demek istiyorsun sen tam anlamadım ben. Hangi sıfatla kimleri muhattap almayıp makul görmüyorsun sen? Kim senden hukuk anlatmanı bekledi ki? Aaaa sözlere bak ya. Sen kaf dağından arazi mi çevirdin ne yaptın birader?

Bunlar az biraz hukuk bilen ve bununla ilgili eğitim alan birinin sözleri. Kimse anlatmamı beklemiyor çünkü idam isteyenlerin hukuk ve hukuk tarihi hakkında hiçbir şey bilmedikleri aşikar olduğu gibi bilmedikleri bir şey hakkında da konuşmaktan da geri durmayacak kadar da kendini bilmez. Hadi selametle.
 


Bunlar az biraz hukuk bilen ve bununla ilgili eğitim alan birinin sözleri. Kimse anlatmamı beklemiyor çünkü idam isteyenlerin hukuk ve hukuk tarihi hakkında hiçbir şey bilmedikleri aşikar olduğu gibi bilmedikleri bir şey hakkında da konuşmaktan da geri durmayacak kadar da kendini bilmez. Hadi selametle.

Güzel, beklediğim cevap. Benim ayrı ayrı görevleri olan üç avukatım var. En büyük hatanız kağıtta yazılandan dışarı çıkamamak. Ezberliyorsunuz ve hisleriniz yok oluyor. Senin buradaki hatan ise aldığın eğitime dayanarak, senin gözünde bilgisiz olanlara dudak bükmek. Bir gün hukuk bilmeyenlerin sayesinde para kazanacağını unutma. Son olarak, aman, olur da bu hainlere idam yasası gelirse gözden geçireceğiniz şey şu olsun; hukuk olmak üzere tarihin her türlüsünü artık millet yazacak bu topraklarda. Bunu her geçen gün daha somut örnekleriyle görmeye devam edeceğiz, hep birlikte...
 
Güzel, beklediğim cevap. Benim ayrı ayrı görevleri olan üç avukatım var. En büyük hatanız kağıtta yazılandan dışarı çıkamamak. Ezberliyorsunuz ve hisleriniz yok oluyor. Senin buradaki hatan ise aldığın eğitime dayanarak, senin gözünde bilgisiz olanlara dudak bükmek. Bir gün hukuk bilmeyenlerin sayesinde para kazanacağını unutma. Son olarak, aman, olur da bu hainlere idam yasası gelirse gözden geçireceğiniz şey şu olsun; hukuk olmak üzere tarihin her türlüsünü artık millet yazacak bu topraklarda. Bunu her geçen gün daha somut örnekleriyle görmeye devam edeceğiz, hep birlikte...

Bakın hala bilmeden konuşuyorsunuz. Hukuk bilmeyenler üzerinden para kazanmayacağım çünkü hukuk okumuyorum. Hukukla ilgili eğitim alıyorum dedim ve beni itham ettiğiniz ezber kültürü sizi hukuk okuduğum fikrine yönlendirdi. Sanırım uygulamalı olarak meramımı anlatmış oldum, bilmeden konuşmak hususunda.

Ayrıca "benim x tane avukatım var" demek sizi hukuk konusunda bilgili kılmıyor. Maaşını sizden alan avukatın da sizin hoşunuza gitmeyecek cevabı vereceğini düşünmüyorum. Ayrıca sizin bu "ben bilmiyorum ama bilene para veriyorum" yaklaşımınızı da komik buldum açıkçası.

Dipnot: Kağıdın dışına çıkmasa idim sizinle tamamen aynı şeyleri söylerdim, kim olduğum yada ne düşündüğüm hakkında zerre fikriniz yokken benim hakkımda yorum yapmamaya çalışın, konu hakkında tartışın kişilere indirgeyip sığlaştırmayın tartışmayı. Bir de bilmeyenlere dudak büksem heavenly ile istişare etmem. Ben bilmeyip ahkam kesenlerle muhatap olmuyorum.
 


Bakın hala bilmeden konuşuyorsunuz. Hukuk bilmeyenler üzerinden para kazanmayacağım çünkü hukuk okumuyorum. Hukukla ilgili eğitim alıyorum dedim ve beni itham ettiğiniz ezber kültürü sizi hukuk okuduğum fikrine yönlendirdi. Sanırım uygulamalı olarak meramımı anlatmış oldum, bilmeden konuşmak hususunda.


Bırakın şu bilmeden konuşma ithamlarını arkadaşım. Sen daha işin ehli olduğunu iddia edip, işin ehli olmayanlara aklı sıra laf anlatmayacağını söyleyen adamsın? Ne anlatıyorsun şimdi bana? Avukat olacaksın veya olmayaksın, hiç öyle akıl oyunları yapma bana, yemezler öyle. Eğitim alıyorum dediysen bunu böyle anlamamız normal. Biz sana milletten anlamıyorsun diyor muyuz? Ama şimdi diyeceğim. Milletten anlamıyorsun. Yakında o aldığın eğitim, o hukuk, o hukuk tarihini tekrar sorgularsın merak etme. Hocalarına da bir sor, hukuk böyle olağanüstü durumlarda değişebilir mi değişemez mi öğren.

Ayrıca "benim x tane avukatım var" demek sizi hukuk konusunda bilgili kılmıyor. Maaşını sizden alan avukatın da sizin hoşunuza gitmeyecek cevabı vereceğini düşünmüyorum. Ayrıca sizin bu "ben bilmiyorum ama bilene para veriyorum" yaklaşımınızı da komik buldum açıkçası.

Ben bunu söylerken bilgili olduğum mesajını vermedim. Sen böyle algıladıysan yine senin yanlışın. Ha, illaki hukukla sevişmişliğimiz vardır tabi, o ayrı bir bahis konusu. Şunu da söyleyeyim, madem hukuk dersin varmış, 10 sene önce senin durumundayken aldığım hukuk ile şimdiki hukuk bir değil. Hukuk tarihi biliyorsun ya, hadi bakalım...

Kağıdın dışına çıkmasa idim sizinle tamamen aynı şeyleri söylerdim, kim olduğum yada ne düşündüğüm hakkında zerre fikriniz yokken benim hakkımda yorum yapmamaya çalışın, konu hakkında tartışın kişilere indirgeyip sığlaştırmayın tartışmayı. Bir de bilmeyenlere dudak büksem heavenly ile istişare etmem. Ben bilmeyip ahkam kesenlerle muhatap olmuyorum.

Ne düşündüğün hakkında fikir edinmek için, buraya yazdığın yazıları okumam yeterli, kim olduğunla ilgilenmiyorum. Ayrıca Heavenly örneğini vermek de seni kurtarmaz. Evvela bilgiyle artistlik yapmamayı, bir şey biliyorsun diye bilmeyeni muhattap almama narsistliğinden vazgeçmeyi öğrenmen gerek. E kaf dağından arazi çevirmedin değil mi?

Benim derdim hukuk ve siyaset anlamında ne düşündüğün değil. İlgilenmem, umursamam. Kimse çıkıp bilgi ile üstünlük taslama cüretini göstermeyecek arkadaşım.

İnsan nasıl konuşması gerektiğini bilecek. Hatanı göremiyorsan daha çok yolun var. Bazı şeyler kağıt üstü eğitimlerle olmaz...

Bu idamı canı yanan insanlar istiyorken, sen kalkmış hukuk bilmeyene laf anlatacak değilim deyip insanların hassas bir noktasına dokunuyorsun. Ne hakla arkadaşım? Hayırdır ne bu cesaret ya? Hatanı ört pas etmeye çalışma. Herkes yemez bu numaraları.

Sen bir kere insanların vicdanına dokunmuş bir meseleye ve yine o insanlara vicdana sığmayan bir üslupla yaklaşıyorsun. Sen hukuk bilsen ne olur ya? Burada millete bilmediğiniz konularda konuşmayın nasihatı vereceğine evvela insanlık hakkında nasıl konuşulacağını öğren sen. Her şey sizin zihninizdeki egoizmle kalıba sokulmaz ona göre.
 
bakkalgazi aynen hocam en mükemmel sizsiniz, her şeyi de siz biliyorsunuz. Sakin olmayı, tartışmayı çözebilirseniz bilahare konuşuruz.
 
Canım benim, bu laf ebeliklerinin modası geçeli çok oldu. Bu laflarla kimse kimseye peş bırakmaz. Sen gibiler insanlığın vicdanı hakkında yorum yaparken haddi aşmamayı öğrenene kadar, biz bu öfkemizi devam ettireceğiz. Hubbu fillah, buğzu fillah. Hadi bakalım...
 
Arpes hocam idam konusunda hemfikiriz kaldı ki, ülkemizde hukuk sistemi çok aksak işliyor, en basitinden Balyoz davası içinde yargılanan hapis yatan askerlerin çoğu görevlerine geri çağrıldı iade-i itibar bile söz konusu oldu. İdam olmuş olsa belki aralarında asılanlar olacaktı. O yüzden ülkemizde idam sistemi pek sağlıklı çalışacak bir sistem değil. Benim dediğim cezalandırma sisteminde içerisinden beslenme ile ilgili kısmı çıkaralım diğer kısımlar kalsın peki öyle ne dersin? Yani bir hücre de tek başına kapalı kalması, bundan daha makul bir şey gelmiyor aklıma ve vicdanım böyle rahat ediyor açıkcası. En insancıl ceza böyle olabilir diye düşünüyorum. Ya da ben bu konuda aşırı hassasım. Vatana ihanet,çocuk istismarı, tecavüz vb şeylerde hafif cezalar düşünemiyorum.

Hocam kusura bakmayın dışarıda gördüm mesajınızı, geçiştirmek istemedim diye beklettim biraz. Neticede forumda karşılıklı konuşma yetisine sahip kaç kişi kaldı ki?

Şimdi beslenme önerinizin zaten imkansız olduğunu söylemiştik, ama şu da var 2 metrekarelik hücre diye bir şey olamaz. Bu uygulama yine mahkumun da insan olduğunu unutmak oluyor, eğer medeniyetten ve ıslahtan bahsediyorsak bu hataya düşmememiz gerekir. Eğer bugün siz 2 metrekare hücre olsun derseniz yarın ülkede ortaçağ zindanları tekrar kurulur.

Bahsettiğiniz tipte sosyal tecride dayalı bir infaz biçimi var zaten ülkemizde, oldukça tartışmalı olsa da. Ama tabii bahsettiğiniz kadar acımasız şartları da yok. F tipi denilen cezaevleri. Özellikleri Vikipedi'de şöyle geçiyor.

Bu kurumlar bir ya da üç mahpusun birlikte yaşayacağı şekilde tasarlanmış kurumlardır. F tipi cezaevleri, 370 kişi(Sincan 1 No.lu F Tipi) kapasiteli olup üç ana bloktan oluşmaktadır. Her bir blokta bir ve üç kişilik hücreler bulunmaktadır. Üç kişilik (103 adet) ve tek kişilik (61 adet) odalarda toplam 370 mahpus kapasiteli olarak inşa edilmişlerdir. Bütün F-tipi cezaevleri aynı mimari plan üzerine inşa edildiklerinden hepsi aynı fiziksel özellikleri taşımaktadır.

Tek kişilik hücreler 1.5 m²'lik tuvalet ve duş bölümü dahil yaklaşık 11 m²'dir. Bu hücreler ayrıca iyi donatılmış, iyi aydınlatılmış ve havalandırma sağlanan alanlardır. Bitişikteki üç hücre aynı havalandırma alanını paylaşmaktadır.

Üç kişilik hücreler ise çift katlı olarak (25m2) tasarlanmıştır. Burada alt katta bir masa ve üç sandalye mutfak bankosu ve dolaplar bulunmaktadır. Ayrıca tuvalet ve duş burada ayrı bir bölümde bulunmaktadır. Bu bölümün bir tarafı bir koridora diğer tarafı ise yaklaşık 50 m² boyutunda yüksek duvarlı beton bir havalandırmaya açılmaktadır.Bu havalandırma 8 mtre yüksekliğindedir. Yukarı katta ise yataklar ve her bir mahpusa ait dolaplardan oluşmaktadır. Bu birim de pencereler vasıtasıyla gün ışığı almakta ayrıca yapay ışıklandırma ve yeterli havalandırma bulunmaktadır
 


Hocam kusura bakmayın dışarıda gördüm mesajınızı, geçiştirmek istemedim diye beklettim biraz. Neticede forumda karşılıklı konuşma yetisine sahip kaç kişi kaldı ki?

Şimdi beslenme önerinizin zaten imkansız olduğunu söylemiştik, ama şu da var 2 metrekarelik hücre diye bir şey olamaz. Bu uygulama yine mahkumun da insan olduğunu unutmak oluyor, eğer medeniyetten ve ıslahtan bahsediyorsak bu hataya düşmememiz gerekir. Eğer bugün siz 2 metrekare hücre olsun derseniz yarın ülkede ortaçağ zindanları tekrar kurulur.

Bahsettiğiniz tipte sosyal tecride dayalı bir infaz biçimi var zaten ülkemizde, oldukça tartışmalı olsa da. Ama tabii bahsettiğiniz kadar acımasız şartları da yok. F tipi denilen cezaevleri. Özellikleri Vikipedi'de şöyle geçiyor.


Siyasal Fakülte öğrencisi olarak, olaylara hep insancıl gözle bakmaya çalışıyorsun hocam buna saygı duyuyorum.

Fakat ben vatana ihanet,tecavüz ve çocuk istismarı konusunda insancıl olarak değerlendirme yapamıyorum, beni az çok biliyorsun bu tür şeylerde olaylara insanı yönden değil de vicdanın rahat olup olmaması yönünden bakıyorum. Çünkü örnek olarak gösterdiğim şeyler aksini düşünmeme engel oluyor.

Belki de yetiştiğim bölge, yetiştirilme tarzım yüzünden bu böyledir. İdam olmasın ama verilebilecek en ağır ceza verilsin gözüyle bakıyorum. Tek istediğim bu tarz eylemleri yaparken acaba benim sonum ne olur diye düşünmelerini gerektirecek caydırıcılıkta bir cezalandırma sistemi.
 


Siyasal Fakülte öğrencisi olarak, olaylara hep insancıl gözle bakmaya çalışıyorsun hocam buna saygı duyuyorum.

Fakat ben vatana ihanet,tecavüz ve çocuk istismarı konusunda insancıl olarak değerlendirme yapamıyorum, beni az çok biliyorsun bu tür şeylerde olaylara insanı yönden değil de vicdanın rahat olup olmaması yönünden bakıyorum. Çünkü örnek olarak gösterdiğim şeyler aksini düşünmeme engel oluyor.

Belki de yetiştiğim bölge, yetiştirilme tarzım yüzünden bu böyledir. İdam olmasın ama verilebilecek en ağır ceza verilsin gözüyle bakıyorum. Tek istediğim bu tarz eylemleri yaparken acaba benim sonum ne olur diye düşünmelerini gerektirecek caydırıcılıkta bir cezalandırma sistemi.

Cezalar caydırıcı değil, ben de buna katılıyorum. Ama bunda kanun uygulayıcının yani hakimlerin de hatası var. Tecavüzcülere indirim haberlerini her gün okuyoruz maalesef.

Ben insancıl olarak bakmaya çalışmıyorum, insani açıdan baksam tecavüzcüleri hele ki çocuk istismarcılarını yakın derim. Ama bugün bir kesim için hukuktan ve medeniyetten feragat edersek yarın şunları da yakalım bunları da asalım olacak bu işin sonu bunu siz de çok iyi görebiliyorsunuzdur.

Dediğim gibi cani de olsalar, onlardan tiksiniyor da olsam -ki tecavüzcülerden bahsediyoruz- hukuk çerçevesi dahilinde kalmalıyız. Hukuk eksik olabilir, yanlış olabilir. Ben mevcut yasalardan yada cezalardan bahsetmiyorum zaten hukuk derken. Kanun, yasa, anayasa her daim değişebilir; ama hukuk dediğimiz kavram değişmez. Normları bellidir, neyin üzerine inşa edildiği bellidir. Hukuk derken de kast ettiğim aslında bu sağduyudan ibaret.
 


Cezalar caydırıcı değil, ben de buna katılıyorum. Ama bunda kanun uygulayıcının yani hakimlerin de hatası var. Tecavüzcülere indirim haberlerini her gün okuyoruz maalesef.

Ben insancıl olarak bakmaya çalışmıyorum, insani açıdan baksam tecavüzcüleri hele ki çocuk istismarcılarını yakın derim. Ama bugün bir kesim için hukuktan ve medeniyetten feragat edersek yarın şunları da yakalım bunları da asalım olacak bu işin sonu bunu siz de çok iyi görebiliyorsunuzdur.

Dediğim gibi cani de olsalar, onlardan tiksiniyor da olsam -ki tecavüzcülerden bahsediyoruz- hukuk çerçevesi dahilinde kalmalıyız. Hukuk eksik olabilir, yanlış olabilir. Ben mevcut yasalardan yada cezalardan bahsetmiyorum zaten hukuk derken. Kanun, yasa, anayasa her daim değişebilir; ama hukuk dediğimiz kavram değişmez. Normları bellidir, neyin üzerine inşa edildiği bellidir. Hukuk derken de kast ettiğim aslında bu sağduyudan ibaret.
Gönül ister ki şu yüzyılda sadece uzay ve zaman, evren ve görecelilik gibi ufuk açıcı şeyleri konuşup tartışalım ama gündemimizde İdam gelsin mi gelmesin mi diye istişare ediyoruz. Umarım hukuk çerçevesinde en uygun olan yapılır hocam :hi:
 
Türkiye'de 1984'ten beri uygulanmamakta, 2004'ten beri hukuk sisteminde mevcut bulunmamaktadır.
İdam cezasının gelmesi = Anayasa ve hukuk sisteminin temelden yeniden yapılandırılmasıdır.
 
istiklal mahkemesinde asılanlarada kumpas yapılmış olabilir, keşke asılmasaymışlar.
Bu konuda fikrimi değiştirdim ben.
 
istiklal mahkemesinde asılanlarada kumpas yapılmış olabilir, keşke asılmasaymışlar.
Bu konuda fikrimi değiştirdim ben.

Şimdi bir şey diyeceğim ama olmayacak. Hocam ben de İstiklal Mahkemeleri kurumunun hukuka aykırı ve kin güden bir yapı olduğunu, verdiği neredeyse tüm idam kararlarının -hatta Türkiye tarihindeki hemen hemen tüm idam kararlarının- fiyasko olduğunu düşünüyorum ama elma ile armudu kıyaslama sevdası niye? Niye önümüze bakmak varken sürekli birileri çıkıyor ve geçmişten bir engel koyuyor önümüze? Geriye bakarak mı yürüyelim hep böyle? Lütfen rica ediyorum aç bir konu İstiklal Mahkemeleri ile ilgili, seninle sonuna kadar görüş alışverişinde bulunmazsam adam değilim, ama kusura bakma burada bambaşka bir çağ ve bambaşka koşullar üzerinden bir durum tartışılırken gidip bir asır öncesinin pilavını önümüze koymak konuyu sulandırıyor ve tadını kaçırıyor bilesin.
 


Şimdi bir şey diyeceğim ama olmayacak. Hocam ben de İstiklal Mahkemeleri kurumunun hukuka aykırı ve kin güden bir yapı olduğunu, verdiği neredeyse tüm idam kararlarının -hatta Türkiye tarihindeki hemen hemen tüm idam kararlarının- fiyasko olduğunu düşünüyorum ama elma ile armudu kıyaslama sevdası niye? Niye önümüze bakmak varken sürekli birileri çıkıyor ve geçmişten bir engel koyuyor önümüze? Geriye bakarak mı yürüyelim hep böyle? Lütfen rica ediyorum aç bir konu İstiklal Mahkemeleri ile ilgili, seninle sonuna kadar görüş alışverişinde bulunmazsam adam değilim, ama kusura bakma burada bambaşka bir çağ ve bambaşka koşullar üzerinden bir durum tartışılırken gidip bir asır öncesinin pilavını önümüze koymak konuyu sulandırıyor ve tadını kaçırıyor bilesin.

Elmayla armut değil direk olarak elmayla elmayı kıyaslıyorum (:
Var olan rejime ihanet değilmi ikiside iki dönemde de hukuk yokmu yahu.
ehehe istiklal mahkemesinde hain yobazları astık diyen kafaların şimdi ki asılmaya karşı çıkma argümanları yetersiz. Hukuksa hukuk asılmasaydılar keşke diyemeyip idam olsaydı şu boşuna ölcekti bunu boşuna asmış olacaktık deniliyor. Olacak-tı ya da asılacak-tıdan ziyade asılanlardan olanlardan bahsettim.
 


Elmayla armut değil direk olarak elmayla elmayı kıyaslıyorum (:
Var olan rejime ihanet değilmi ikiside iki dönemde de hukuk yokmu yahu.
ehehe istiklal mahkemesinde hain yobazları astık diy

İM'de hain yobazlar asıldı demedim, kararlarının fiyasko olduğunu bu kurumun başlı başına hata olduğunu yukarıdaki mesajımda yazdım zaten. Okumuyor musun?

Hayır efendim elma ile portakalı falan kıyaslıyorsunuz şu anda. Bahsettiğin bir asır öncesi, yeni kurulmuş bir devlet yani var olan bir rejim yok aslında. Var olan bir "devlet" var ve bu ikisi tamamen farklı şeyler. İM avukatlığı yapmıyorum burada, sadece bunun yeri burası değil ve kıyası da şu anki durum değil bunlar bambaşka şeyler diyorum. Konuyu alakasız yerlere çekmenin alemi yok, idam dün de saçmaydı bugün de saçma. Bir de Ergenekon vs. kıyaslaması ve gerekçe olarak bunun gösterilmesi zaten saçmayken kalkıp İM rezilliğini de bambaşka bir kıyıdan alakasız bir kıyasla getirmek aynı derecede absürt ve saçma.
 


İM'de hain yobazlar asıldı demedim, kararlarının fiyasko olduğunu bu kurumun başlı başına hata olduğunu yukarıdaki mesajımda yazdım zaten. Okumuyor musun?

Hayır efendim elma ile portakalı falan kıyaslıyorsunuz şu anda. Bahsettiğin bir asır öncesi, yeni kurulmuş bir devlet yani var olan bir rejim yok aslında. Var olan bir "devlet" var ve bu ikisi tamamen farklı şeyler. İM avukatlığı yapmıyorum burada, sadece bunun yeri burası değil ve kıyası da şu anki durum değil bunlar bambaşka şeyler diyorum. Konuyu alakasız yerlere çekmenin alemi yok, idam dün de saçmaydı bugün de saçma. Ama arada şöyle bir fark var şu anda dünyada 50 küsür ülkede idam uygulanıyor ki 30 küsüründe son 10 yılda tek bir infaz olmamış. Bahsettiğin tarihlere gideceksek İM fiyaskosuna Osmanlı'nın çim biçer gibi adam öldürdüğü döneme de değinelim istersen?

Ya arpes ben de ilk yorumum dahil olmak üzere alıntıladığım mesajda da senin nezninde bir yorum yapmadım lakin bu kafa yapısının forumda barındığını bilmemden ötürü bu düşüncemi dile getirdim.
Rejim yokmuydu ? Rejime karşı isyanlar, rejime karşı fetvalar kisvesine sığınarak yapılan idamları meşru gösteren tarihçilerdir o kısmı bilemem bak (:
Ilk yorumumda öz eleştiri yaparak idamın olmaması yönünde karar değiştirdiğimi bildirdim.
Ayrıca kendinde söylüyorsun daha yeni kurulmuş bir devletin "rejimi dahi yok" hukuğuna nasıl güvenilir ?
Yani ne malum istiklal mahkemesinde asılanların suçsuz olmadığı ergenekon,balyoz gibi bir iftiraların veya kumpasların olmadığı :)
Ayrıca Osmanlıdaki idamları temize çıkarma gibi çabam yok yani anlatabilirsin rahatsızlık duymam.
 
Geri