insanlar birbirilerini kandırmadıkları, oldukları gibi göründükleri takdirde zaten seçtiğimiz sevgili ya da eş de bizimle benzer hayat görüşüne sahip olacağı için( amacımız kısa süreli eğlence değilse) yani denklik söz konusu olacağı için karışma ya da karışmama durumunun da bir hükmü kalmaz.
ilişkiyi hayatı paylaşmak olarak gördüğüm için de kararlar birlikte alınır, iki taraf da egosunu yener ve ortak paydada buluşur. ayrıca kendi mutluluğundan çok karşı tarafın mutluluğu önemsendiğinde ilişkide yaşanan birçok sorun bertaraf olur, burada sihirli sözcük elbette karşılıklı olması aksi takdirde bir taraf bencillikten kırılırken diğer taraf sürekli sömürülür ve tükenir.
diğer taraftan sadece suretine ya da bir başka niteliğine kapılıp ölçüp biçmeden bir ilişkiye başlayıp karşımızdaki kişinin bize uymayan birçok yönü olduğunu kavradığımızda o kişiye müdahale etme hakkımız da olmaz zira biz onu o hali ile kabul etmişizdir, uygun olmayan birini hayatımıza soktuğumuz için sorumluluk bize aittir. o kişinin değişeceği umuduyla yaşamak da işkenceden farksızdır.