Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Kaçamak bakışlar atarken sen bana, esirin olmuşum meğersem senin.
Kafam yerde kaldıramıyorum, bir damla gözyaşını görmemek için.
Geçmişim, geleceğim, hayatım, herşeyim yok oldu karşında senin.
Kar tanesi düşüyor üzerime, sessizlikte üşüyor bedenim.
Bazen boş bakışlar atıyorum etrafa, sorguluyorum sensizliği.
Bazende soruyorum kendime ben neredeyim.
Anlatamıyorum ya kimseye içimdeki hüzünü
Bazende küstahça diyorum ne bilecekler bendeki izini.
Çok uzaklara gidesim var her şeyi bir yana bırakarak.
Tek isteğim var hüzünlendiğimde seni hatırlamamak.
Ey güzel Allah'ım bir sevgi gönder bana.
Unutmaktan daha kötüsü var hayatta, Unutamamak.
Yutkunamaz hale geldim yine bu gecede. Gözlerim doldu akıyor durmadan. Yine kimsesizliğe yol aldım kendimce. Acıları göğüsleyemiyorumda. Ne kadar kolay ağzından çıkıyor Mustafa bunlara takılma lafı öyle. Hangi birine takılmayayım. Annemin hastalığınamı, Babaannemin bir yılda bizi unutacağınamı, eniştemin hapise girişinimi, ablamın bu durum yaşandığında ağladığı o anamı, yeğenlerimin üzüntüsünemi, sevdiğimin ölümünemi, yerine dolduran senin kaçışınamı, bulunduğum yerde yapacak hiçbirşey olmamasınamı, selam bile vermeyeceğim insanlarla muhattab olmak zorunda kalmamamı, kardeşimin sürekli uzakta oluşunamı, dört duvar arasında ağlamaklı gözlerimemi, aynada gördüğüm suretemi, hangi birine takılmıyacamki.
Vardır Allah'ın bir bildiği elbet. İstediklerim çokmu büyük şeylerki, Annemin gülüşünü görmek istemem, ablamın yeğenlerimin eskisi gibi olmasını istemem, babaannemin bizi hatırlayıp yüzünün gülmesinimi dilemem, sevdiğimin yanımda olmasınımı istemem hangisi çok büyük bir istekki.
Delirmenin eşiğindeyim artık. Gecenin soğuğunda dışarı çıkıp öyle soğukta söndürmek istiyorum acıları. Bazen vurdumduymaz olmak istiyorum. Gamsız olamayacak kadar mertiz ya güya, öyle bir hale gelmişim ki kendi hayatımın figüranı olarak rolümü oynuyorum. Ben neden yaşadığımı çözemiyorum artık. Acıları omuzlamak içinmi yaşıyorum acaba. Sorular, sorular birikiyor yine zihnimde, gözlerim yaşlı ve yine susma vakti geldi.
Üniversite bitmiş, işe atılmak için evden tam çıkacağım zaman Babam seslenmişti. nereye gidiyorsun elinde çanta. Ankaraya geçiyoum biletimi aldım yeni iş buldum anlaştım. hiçbir yere gitmiyorsun otur kpss çalış bu yıl evlete girersin
alışkanlık baba sözü üzerine söz söylenemezdi bizde peki dendikten sonra ders çalışmak için plan-program yapılmıştı dersanenin ücretini yatırdıktan sonra başlayacağı zamanı beklemeye koyulmuştum.
biraz hovardalık yaparak kafayı tamamen boşaltıp dersanenin başlamasıyla ders çalışmaya koyulmuştum. haftada üç gün dersaneye gidiyorduk. akşam vakti olmasına rağmen sabah on gibi evden çıkar bir cafede bir kahve içip dersanenin yolunu tutar kantinine geçerdim. seni ilk gördüğüm yer oraydı.
Sabah dersaneye geçmiştim. kantinden birşeyler alacakken karşımda duruyordun. bir kahve bir çikolata alıp masaya oturmuştum. artık her gün dersaneye uğruyordum. dersin dışında senide görme umuduyla.
İncelemey koyulmuş seni. bir yandan soru çözerken diğer yandan konuşmaları hafızada biriktiriyodum. eskis evgilinle hikayeni, kıyafet konusunda en uygun fiyata en güzelini rahat bulabilme yeteneğini, saflığını, zevklerini, sevdiğin sevmediğin herşeyi kulak misafiri olarak öğreniyordum. Hergün uğramamdan dolayı sende beni tanımaya başlamıştın. fazla sesim çıkmıyordu. muhabbet fazla etmiyordum. ara ara bir kaç iltifat dikkatini çekecek sözler söyleyip uzaklaşıyordum. kendimi bildim bileli matematik geometri iyi olmasıda dersanede bilinmeye başlanmıştı. bunun sayesinde bir adım daha sana yaklaşabilmiştim.
Dersanenin ortalarına geldiğimiz vakitte arkadaşlarla konuşmaya başlamıştık. ilk en yakınımıma açmıştım mevzuyu. ilgimi çektiğini seninle bir yola çıkmak istediğimi söylemiştim. yorumlarında negatif birşey görmeyince oncada incelediğim seni aklıma kalbime yavaş yavaş yerleştirmiştim.
o aralar seninle muhabbetimizde biraz daha artmıştı. gelip sorduğun geometri sorusundan sonra ise çıkabileceği en üst noktaya çıkmıştı
artık aramızda mesafe kalmamış ilk adım olan arkadaşlık başlamıştı. ancak bununla yetinmeyeceğimi söylemem gerekiyordu. ve bunu belli etmeye başladım. kaçamak bakışlarım artık kaçmıyordu farketmen için. sabahları güneş alan pencere tarafına geçip dışarıya bakarken sen, bende gözlerimi sana dikip bu güzellliği izliyordum. bazen ben dalıp giderken bir yerlere sen farkındaydın.
Günlük muhabbet eder hale gelmiştik artık. sınav vakti yaklaşmıştı. aynı yerde sınava girmiştik. sınav gününün ertesi günüde faceden eklemiştim. selam verip konuşmaya başladığımızda durumu izah etmiştim. beni kırmamış vve bulaşalım lafımı kabul ederek benimle görüşmüştün.
Gazi caddesinden doğu parka inmiştik. liseli aşıklar gibi yan yana yürürken elimi uzatmıştım sana. ve tutmanla başlamıştı ilk beraberliğimiz. doğu parkın sonunda bankların altında oturacağımız zaman bankların üzerinden atlayıp elimi uzaytmıştım. hızlıca atlayınca elimi uzatmayacağımı düşünmüştün hatta. elinden tutarak denizi izliyorfuk. sarılmıştık. ramazan ayı olduğundan bir yerlerede gidemiyorduk.
Sarıldığın ilk anda kalbim hızla çarpmaya başlamıştı. o an evleneceğim kişi olarak seni görmüştüm. sanki yanında dünyanın tüm huzurunu topluyordum. biraz oturduktan sonra kalkmıştık. az daha yürüyerek ilerde ayrılmıştık. güne güzel bir şekilde bitirmiştik.
bir akşam vakti bir anda buluşacaktık aslında. çiftliğin sonunda seni bekliyordum ilk 5 dakika gecikeceğinisöylemiştin. o beş dakika yarım saat olmuştu. geldim gelecem derken 1 saat beklemiştim. geldiğinde başka işinin olduğunu söyleyip benide yanına çağırmıştın. 1 saat bekledikten sonra o lafın hem kırmış hem kızdırmıştı.
peki o zaman görüşürz diyip gitmiştim. yanından ayrıldıktan sonra kızgınlığımı belli etmiş hatta akşam geç vakti uğurmumcu parkında beni çağırmıştın telefonda konuşurken en az dörtkez çağırmana rağmen gelmemiştim. kızgınlığım ve kırgınlığımdan dolayı
ve onun peşine ertesi gün buluşmuş ve başlamıştık
ve en son ettiğimiz tartışma ilede bitmişti ilişkimiz.
ilişkinin ilk perdesi kapanmıştı....
bıraktığı iz derindi ama.
farkında olmadan öyle bir bağlanmıştımki sana bitse bile koppamıyordum. aradan uzun bir zaman geçtikten sonra yeniden bir merhaba yazmıştım sana ve o merhaba ile iknici perde açılmıştı
nasıl olduğunu sormuştum teşekkür etmiş yanıt vemriştin normal arkadaşca muhabbet başlamış sonra muhabbet yinwe koyulaşmış ancak evet yanıtı gelmemişti.
uzun bir hayırlaşmanın sonunda hatta kızmış ve muhabbeti bityirmiştin. ikinici perde açöılır açılmaz kapanmış olmuştu böylece
ve birşeyi farketmiştim. senden vazgeçmiyordu yüreğim. hayırlarını kabullenmiştim. kendi başıma senide rahatsız etmeden düşünüp duruyordum. bazen facene bakıp ne olduğunu izliyordum. kendimi sende buluyordum.
lk buluşmamız aklıma geliyordu ve sonraki buluşmamız. yağmura yakalandığımız zaman. bankta seni öptüğüm sarıldığım an. ağaç altında sarılıp öperken titrmen bayılcak gibi olman. gözlerinin içinin gülmesi o huzur o güzel anlar. her gün her gece tek tek yaşıyordum. yine rüyanda beni gördüğünü söylediğin an tüm konuşmalar film gibi uyumadan önce aklıma geliyor, gözlerimi o güzel günlerle kapatıp o anların heyecanını hissederek uykuya dalıyordum. her sabah uyandığımda seni göremeyince yanımda buruklukla kalkıp güne başlıyordum.
Bazen öyle bir duruma geliyordumki. farkında olmadan gözlerimden yaş akıyordu. üzerime dertler biriktikçe adeta eziliyordum.
öyle bir günde annemin kanser olduğunu öğrenmiştim. babannemin aynı sürede aizamıra yakalandığını. beni büyüten iki kişinin o halde olması bayağı yıkmışyı beni. ki babaannem onca oturunu arasında beni ayırırdı.Annemin en çok düşünen, umursayan evbladıydım. Sıkıntımın geçmesi için herşeyi yapardı. anlatmazdım farkederdi gelir ne yapar ne eder yüzümü güldürürdü. ikisinin o halde olması bayağı yakmıştı beniç. yetmezmiş gibi ablamın eşinin hapse girdiğini öğrendim. ablamın sinir krizi geçirdiğini. elim kolum bağlı öyle uzakta olan bitenleri duydukça yıkılıp durdum. sessizleştim. herkesten uzaklaştım. Yanımda her zaman destek veren kardeşimde gemideydi ve öyle bir haldeydimki ne yapacağımı bilmeden her gün saatlerce ağlayıp duruyordum. kendimi alkole vermiştim iyice.
yine öyle bir günde ağlarken içtiğim iki şişe votka ağzımdan kan getirmiştiç. içimde garip korkuyla yatağa girdim. sabah uyanınca boğazımın düzeldiğini ancak tahrip olduğunu gördüm. hiçbirşey düşünmediğim o anlarda ağlarken aklıma bir anda yüzün geldi. sanki karşımda kızgınlıkla bana bakıyordun. yüzüm asıldıkça yüzün asılıyor güldfükçe gülüyordun. iyice delirmenin eşiğine gelmiştim. gece eksi kırk derecede tişörtle dışarıda oturup içim titreyene kadar furup sonra eve geçiyordum. uykudanda uzaklaşmıştım günde bir iki saat uyku uyuyor, geri kalan zamanda boş bakışlar atıyordum.
iş yerine sabah erkenden gelip ne kadar iş varsa koyulup herşeyi unutmaya çabalıyordum. başarılı olamıyordum belki unutma konusunda ama biraz diniyordu acım. yine tam isyan edip patladığım bir anda Allah sesimi duydu sanki. senden bir mesaj gelmişti. ilk adımı ben atmadan sen atmış ve o mesajın tüm dertlerimi unutturmuştu.
tabi fazla sürmemişti bu huzurum.. biraz konuştuktan sonra birinden evlenme teklifi aldığını söylemenle tekrar yıkılmışytım. belli etmemiştim. evlenmeyi düşünmen biri olduğunu söylemiştin
bunu bana söylediğine göre fikir almak istediğini düşünmüştüm. çünkü seni sevdiğimi bilip bunu bana söylemezdin. fikrime ihtiyacın olduğunu anlamını oradan çıkarmıştım. fikrimi beyan etmiştim. ve peşine kendimide araya sıkıştırmıştım. ve eğer benden aklında ufakta olsa bir iz kaldıysa kabul etme, düşünme mutsuz olursun buna gönlün el vermez demiştim vbe itiraflar karşılıklı başlamıştı. ve üçüncü perde açılmıştı ilişkimizde
o gün tekrar başladığımızda daha iyi anlamıştım seni neden sevdiğimi. en çaresiz kaldığım zamanda en boşlukta bulunduğum zamanda, en acı çektiğim zamanda hiçbir zaman ilk yazmanı beklemeyeceğim sen. yazmış ve ben o mesajınla hayata tekrar sarılmıştım.Sen ne kadar inanırsın böyle şeylere bilmem ama. hayatın tüm acısıyla çekişip dururken bir mesajın hayata döndürmüştü beni. benim ruhumun an anki acizliğimi görmüştün sanki. Allah:'ın lütfu ruh ikizim dediğim sen ruhumdaki acıları bir mesajla almıştın benden. ve yemin etmiştim kendime. bir ömür boyunca seveceğim konusunda. evleneceğim kişi sen olacaksın yada hiç kimse olmayacağı konusunda.
bir merhabası ile tüm acılarımı kim dindirebilirdiki senden başka. birlikteliğimiz devam ederken yine tartışmıştık ve bu tartışmanın sonunda ayrılmıştık. ve üçüncü perde kapanmıştı ilişkide
ilişki bittiği ertesi günü neye uğradığımı saşırmıştım. bu seferki ilişkide evlilikte dahil herşeyi konuşmuştuk ve bitmesi yıkmıştı beni. ne olduğunun farkında değildim. düşüncelerimi yazıp rahatlayan be yazamaz olmuşyum. heryerde muhabbet edebilen ben konuşmayı unutmuştum. hiçbrişeyden korkmam diyen ben korkulara kapılmıştım. bir kez daha senden kopmuş ve yok olmuştum. etrafımdaki her insandan soğumuştum. herkesle kavga eder olmuştum. çalışmas performansımda düşmüştü. izin alıp samsuna gelmiştim. daha iyi olacağımı düşünmüştüm. dersanenin oradan geçerken dahada kötü oluyordum ama. Allahım yardımı işte. yine sesimi duymuştu sanki. bu kuluna yardıma koşmutu yine.
annemin durumu iyileşmişti. babannem hala kötüydü. ama akrdeşimde gelmişti. ve bana tatile gidelim dedi ukranyaya tatile gittik senle olan tüm bağım herşeyi ayrıntısıyla bilen tek kişiydi. halimi görünce inananmadı. hiçbirşeyi umursamayan mustafa herşeye göğüs gerebilen mustafa abisi, onca süre onu koruyan kollayan kişi bir kişiyi umursuyor düşünüyor ondan bahsediyordu.
belkide bundan cesaret alıp kızmaya başladı bana. seni bu hale getirebilecek birini bulduni hayatınagirdin ve ayrıldın bu hayatta yaptığın en salak şeydiyerek dünya kadar laf söyledi.
içerlendi birazda bu kadar umursadığım biriyle olan bu durumları. bir başkasına söylesem hatta kendisine söylesem onca laf zoruna gitmezdi de beni o halde görmesi üzmüştü belkide
biraz unutturmaya çalıştı seni başarılı olamayınca başka konular açıp durdu hep. bende anlatmamaya başladım onun bu gayretini görünce, benim o üzüntümü görünce
sonrasında tekrar gemiye çıktı bende kaldığım yerden yine bir başıma devam etmeye koyuldum. her gece seni düşünerek yatağa girip, senin düşüncenle uyandım. arada lokalde 101 oynayıpi halısaha maçlarıyla birazda olsa düşünmeyi bıraktım.
kendimde konuşma cesaretini uzun süre bulamadım. ve o o cesaretimi toplayıp sana yazdığıomda senden yanıt gelmesiyle o huzura kavuştum.Şimdi tam karşındayım. Uzun süredir ne yapacağımı bilmiyorum. seni seviyorum, sevmekten vazgeçemiyorum. sessizlikte boşlukta öyle dolanıyorum. hayatıma anlam katan varlığını o yüzden bu kadar çok istiyorum. bunun adı aşkmıdır bunuda bilmiyorum. adı ne olduğunuda önemsemiyorum. ben bir ömür yanımda gönlümde kalbimde seni görmek istediğim için vazgeçemeiyorum. bu isteğimi atamıyorum yüreğimden. beni jhayata bağlayan bu istek zaten. hayallerimi bu yüzden seninle kuruyorum. ben seni bu yüzden düşlüyorum. ister inan ister inanma demet ben seni çok seviyorum. ve bu sevgim bitmiyor.
sen benim kalbimi süsleyen prenses, sen beni hayata bağlayan neden, sen benim varlığımın sebebi, sen ruhumun sahibi ikizi, sen gözümün nuru, sen benim aşkım, sevdiğim,hayatım, sen benim eşim , karım. sen benim tek hazinem ve sen beni ben eden yegane sevgilimken
ya benmi kimim Maalesef hiç kimse :s::s::s::s::s::sad::sad::sad::msm:
Her sabah bir merhaba ile başlamak lazımda güne. Sensiz gün gün değilki ben neyleyim. Soğuk sisli havada üzerime kar taneleri düşerken, sigaramın ateşiyle ısınmaya çalışan kalbimi nasıl islah edeyim. Yokluğunu, varlığını o kadar düşünmüyorum da artık ben bir başıma bu şehirde ne edeyim.
Aklımda ki çılgın düşünceleri hayata geçirmek istesem millete ne diyeceğim. En iyisi yine susup bugünün de geçmesini bekliyim.