Serendipçe

  • Kullanıcı Sade
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Öyle bir zaman ki, ne ufak sebeplerden gönül koyana laf anlatmaya, ne gereksiz yargı ve rekabete, ne enerjinizi düşüren insanlara, ne de hikaye dinlemeye zaman var. Yola çıkıldı, yürümek isteyene yanınız, engel teşkil edene kapınız açık olsun. Uğurlayın.
 
Bi yerde okudum şöyle yazıyordu:" fesleğen bile dokunmağın zaman kokusunu yaymıyor etrafına, Sevdiklerinizin yüreklerine dokunun..."
 
Bir sabah tüm yüklerimden kurtulmuş gibi uyanıp her şeyi daha net görmeye başlasam. Zaman kaybetmeden olması gerekenler olmuş, taşlar yerine oturmuş olsa. Artık bir şey yapmama gerek kalmasa, yenilgiyse yenilgi, kazançsa kazanç. Beni bulacak olan neyse bulsa keşke.
 
"Neden böyle aptalım ben? Madem başkaları aptal ve ben onların kesin olarak aptal olduklarını biliyorum, Öyleyse neden onlardan daha akıllı olmak istemiyorum? Sonra herkesin akıllı olmasını beklemenin çok uzun süreceğini anladım Sonya. Bir de bunun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini... İnsanların değişmeyeceğini, onları değiştirebilecek kimsenin bulunmadığını ve bunun için çaba göstermeye değmeyeceğini! Ya,böyle işte! Bu bir yasa Sonya, yasa. Akılca ve ruhça kim sağlam ve güçlüyse, insanlara onun buyuracağını biliyorum artık! Kim daha yürekliyse, haklı olan da odur. Her şeyin içine tükürmekte, aldırmazlıkta en ileri gidenler, yasa koyucu olurlar. Herkesten daha gözü pek olan, herkesten daha haklıdır! Bugüne kadar böyle gelmiş, bundan sonra da böyle gidecek! Bu gerçeği ayırt edemeyenler kördür! "



Dostoyevski / Suç ve Ceza
 
@Sade tipi yazı yazma denemesi vol.1;
Bugün yatağımdan kalkarken içimdeki hüznü yastığımda bırakamadım. Öyle ki, her baktığım yerde akan gözyaşlarımın bir yansımasını görüyordum. Sonra döndüm dedim ki; tanrımmm nedeeen nedenn nedenn.. Sesim yankılanırken oda da aklımdan geçen tek şey vardı; sen.
 
@Sade tipi yazı yazma denemesi vol.1;
Bugün yatağımdan kalkarken içimdeki hüznü yastığımda bırakamadım. Öyle ki, her baktığım yerde akan gözyaşlarımın bir yansımasını görüyordum. Sonra döndüm dedim ki; tanrımmm nedeeen nedenn nedenn.. Sesim yankılanırken oda da aklımdan geçen tek şey vardı; sen.

:)))) çok beğendim tebrik ederimm.
 
Birçok şeyi görmezden gelmeye başladım ve bunun için asla pişman değilim. Ufak tefek detaylar bile benim için çok önemliydi ama şimdi pek değeri yok. Hatır gönül diye diye kendimi hiç etmişim. Değeri, vefası, güzelliği, anısı var diye diye kendimi kaybetmişim. Artık gereği yok.
 
Canımm
Seveceğini düşündüğüm bir şey var

 
Defalarca düşünüp öyle hareket ettiğin şeyler için artık yormuyorsun kendini. Çünkü ya soğudun ya da soğutmuşlardır seni. Yaşam alanın da değişiyor haliyle. Vurdumduymazlığın zirvesi ve anlamsız bir boşluğun içinde yaşıyorsun, bana dokunmayan yılan istediği kadar yaşasın diyerek.
 
Tarkovski'den adeta şu günler için deva bir söz geliyor: "Kendinizi, kendinizle zaman geçirmeyi yalnızlık sanmayacağınız şekilde yetiştirin.”
 
Geri