Satır Arasından Notlar..

Konu sahibi son olarak 32 gün önce görüldü
Günaydın.
Bütün olan bitene rağmen tutanacak tek dalımız: İnsan olmak. Evet, her şeye rağmen.
John Berger, "O hâlde, insan kalmaya bak. Temel mesele, insan olmak. Bu ise kararlı, dürüst ve neşeli olmak demek, evet, herkese ve her şeye rağmen neşeli olmak..." der. Şairin dediği gibi; gülümsemek, adaleti bozuk düzene sessiz bir küfürdür.
Gülümseyin ve var olun.
 
Bazen bazı şeyleri geride bırakabilmek, hata ettiğimizi kabullenmek gerek.
Ömer Seyfettin bir başka öyküsünde, "İnsanlar ne tuhaftır. Fikrine, ümidine, arzusuna muhalif bir şeye rast gelince hemen bozulur." der.
Hayat her zaman bize uymaz. Her şeye rağmen devam eder. Var olun.
 
Günaydın.
Bazen insanı sadece şiirler anlatabiliyormuş gibi... İki dize işitti mi insan, işte der; işte günlerdir söyleyeceklerimin hepsi bu iki dize.
Karakoç bir başka şiirinde:
"İşte vuramadı gökler bana gem
Dinmedi içimde kopan fırtına" der.
Fırtınalar dinmiyor ve kimse bilmiyor.
Belki de, iyi ki bilmiyor kalabalıklar. Var olun
 
İnsan, söylemesi gerekenleri içinde tutmamalı. Sözcüklerinden eminse eğer...
Hele şu zamanda, öyle hızlı yaşıyoruz ki artık; birkaç saniye birkaç kelime nelere mal olabiliyor, bilirsiniz. Magda Szabo aynı kitabında, "Pek az zamanımız ve daha konuşacak çok şeyimiz var." der.
Vakit kaybetmeyin. Var olun.
 
Günaydın.
Bir şeylere yok yere umut bağlarız, fazlasıyla anlam yükleriz; hak etmedikleri hâlde insanlara güveniriz. Sonra da bir suçlu aramaya başlarız. Ah insan.
Harari, "Duygularımıza daha çok anlam yükledikçe, onların peşinden daha çok koşar ve daha çok acı çekeriz." der. Değmiyor gerçekten.
 
Günaydın.
Şu hızına yetişemediğimiz hayatlar, dev binalar, öylesine geniş caddeler, koşar adımlar, büyük kentler...
Başka bir şeye dönüşüyoruz artık ne olduğunu kestiremiyoruz.
Güray Süngü, "Hayat incelik gerektirir." derken bir an duruyoruz. Bazı değerleri muhafaza etmek gerekiyor arkadaşlar.
Bazı incelikler, değişime direnmek değildir. Var olun.
 
Günaydın.
Şairler iyi ki var, yoksa nasıl bilecektik sevgi nedir, acımak nedir, nefret nedir yahut aşk.
Ece Ayhan nasıl diyordu: "Aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler!"
O hâlde dünyayı örgütlenmek kurtaracak arkadaşlar.
Hemen, şimdi!
 
Merhaba,

İnsan, hür doğar ve hür yaşamalıdır. Bundan başka bütün fikirler, insanı insanlıktan mahrum eder.
Burdekin, "Düşünce özgürlüğünün olmadığı yerde onur da yoktur." derken haklıdır.

Korkmayın arkadaşlar.
 
Tüm acı ve tatlı hatıralar ile yine bir yılı geride bırakacağız.


“Sert Ruzgarlar estiginde Bambu agaci gibi ol, egil fakat kirilma “ der..Uzakdogulular..


2019'da esen sert rüzgarlar 2020'de kimseye uğramasın.
 
Bana seni seviyorum deme hissettir...
450322cc9b68e11fb8f2a62e01fab8e0.jpg
 
Günaydın.
Belki de bazı şeyleri bilmek istemezdik. Farkında olmamayı tercih ederdik başımıza gelenlerin çoğunda. Haberimiz olmadan gelip geçseydi dert ettiklerimiz.
Erasmus'un "Deliliğe Övgü"de dediği gibi: "Hiçbir şey bilmemek, ah ne mutlu bir yaşam!" Var olun.
 
Günaydın.
Bir hengâmedir sürerken herkes bir yerlere sığınıyor. Başka ülkelere gidenler, sessizliğe bürünenler, toprağına suyuna dönenler...
Turgut Uyar,
"Gidin gemiler, gidin
Vardığınız yerlere selam edin
Gün olur bütün kaygılardan uzak
Ben de gelirim." Belki...
Belki biz de gideriz sevgili okur. Kaygılardan uzak, toprak kokan yerlere.
 
Günün Tavsiyesi :
Bugün beklediğin ilgiyi kendine sen ver. Kimseye ihtiyacın yok. Sen kendine de yetersin. Başkasının olmasına gerek yok, sen kendinle de güzelsin.
"Kendine Hoşgeldin"
 
Kendinden başka kimseye ihtiyacın yok. En kötü gününü düşün, sana “Yanındayım.” diyen onca insan vardı. Tek başına atlatmadın mı? Düştün, ayağa kendin kalkmadın mı? Doldun, tek başına ağlamadın mı?
Soruyorum sana: Değmeyecek insanlar için kendine yeteri kadar haksızlık yapmadın mı?

İnsanlar gelip geçici. Unutma, kimse senden daha çok düşünmeyecek seni. Gitmem diyenler gidecek, sen yine kendine geleceksin. Düşeceksin, ayağa yine kendin kalkacaksın. Yaralanacaksın, yaralarını kendin saracaksın. Onca acının içinden yine tek başına çıkacaksın. Sarılmaya ihtiyacın olacak, yine kendine sarılacaksın. Dertlerin seni yakacak, Anka Kuşu gibi küllerinden doğacaksın.
Kendine iyi bak, sana en çok sen lazımsın.

Miraç Çağrı Aktaş
 
Günaydın.
Öyle bir çağdayız ki insan, başkalarının hayatına burnunu sokma hakkı görüyor kendinde. Ayıplanmıyor da artık, sıradan sayılıyor bu tuhaflık.
Sayaka Murata, aynı kitabında "Kendini normal gören insanların, normal olmadığını düşündükleri insanları yargılama merakı vardır." der.
Küstahlık fena şey Arkadaşlar.!
 
Kıymet bilmeyen sınanıyor. Neredeyse hiç şaşmıyor bu. Oldukça acı bir şekilde öğreniyor insan.
Ursula K. Le Guin "Mülksüzler"de şöyle diyor:
Kıyıya vurmadıkları sürece, balıklar suyun farkında değildirler. Ah Arkadaşlar...
Tıpkı acıyla sınanmayana kadar acının farkında olmayan insanlar gibiyiz..
 
Günaydın.
Yola çıkıyoruz. Yol nereye gidiyor bilmiyoruz. Yola çıkmakla mükellefiz sanki. Öyle ya, nereye gittiğini bilmeyen nasıl gideceğini de bilemiyor. Yolculuklar daima yarım kalıyor.
Tuncer Erdem, "Varış yeri bilinmeyen bir yolculuk hangi durakta yarım bırakılmış sayılır?" diye soruyor.
Bileniniz var mı?
 
Satır arasından bakıyorum hayata… Yaşadıklarım ilmek ilmek işlerken öğrendiklerimi hayatıma, pişmanlıklarım örtüyor her birinin üzerini yavaşça… Yanlış attığım her ilmeğin verdiği rahatsızlık mı; onları düzeltmeye çalışırken tattığım duygular mı satırlarımın arasına kışı getiren ?
 
Günaydın.
Kendimizi bir yere ait hissetmek istiyoruz. Ne kadar yalnız kalırsak kalalım, gidecek bir yerimiz olmalı.
Bu yüzdendir ki L. M. Montgomery aynı kitabında, "Eve gidiyor olmak, orasının ev olduğunu bilmek ne güzel." der. Bir evimiz olmalı arkadaşlar.
Ama bir köy ama bir beton duvar ama bir sokak.
 
Geri