Sabahattin Ali

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Değerli bir yazardır. Yazarlığı ileri seviyedir, o ayrı ama her şeyden öncede haksızlığa uğramış birisidir.
Nihal Atsız gibi insan sayılamayacak bir mahluğa karşı, insanlık değerlerini savunmuştur.

Devlet tarafından baskı görmüş, hedef gösterilmiştir.
Sonunda da bir cinayete kurban gitmiştir. Ne için? Sırf farklı düşünüyor diye

Şiirlerinde katliam yapmaktan bahseden mahluk hayatını rahatça yaşarken keyfini sürerken, barıştan, adaletten, eşitlikten bahseden Sabahattin Ali öldürülmüştür..

İnsan olamayanların anlayamadıkları bir yazar..
Ona yapılan zalimlik Tek Parti Diktatörlüğü (CHP) faşist döneminin çirkinliklerinden sadece biridir.. Ya diğerleri?

Türkiye nedense düşünen insanlara saygı duyan bir ülke değil.

Kürk Mantolu Madonna isimli kitabını çok severek okumuştum. :) Kitaplarında nesnel olması zaten onu değerli kılıyor. :)
 
Bugün ölümünün 70. yıl dönümü.
Uğradığı baskılar sonucu yurtdışına çıkmak üzereyken Bulgaristan sınırlarında bir suikast sonucu yitirdiğimiz büyük yazarımız, usta kalemimiz ve düşünürümüz. Cinayeti işleyen kişi eski bir TSK mensubu. Sabahattin Ali'nin komünist olmasına atıfta bulunarak "milli duygularım sonucu cinayeti işledim" demiş ve sadece 4 yıl hapis yattıktan sonra salıverilmiştir. Ne kadar kolay... O iki sihirli kelime olan "milli duygu" kelimeleri yanyana gelince ne çok şey 'temizlenebiliyor'.
Ama Sabahattin Ali dönemin yükselen faşizm ideolojisinin kurbanıdır. Dönemin Nazilerinin Türkiye şubesi olan Nihal Atsız ve hempalarıyla da çokça gerilim yaşamış, Türkiye tarihinde "Irkçılık-Turancılık davası" olarak anılan dava ile de kavga mahkemelere kadar taşınmıştır.

Bugün ölümünün 70. yıl dönümü.
70 yıldır yaşıyor Sabahattin Ali. Hiçbir zaman ölmedi. Geride bıraktığı vadide yeşeren fidanlara su oldu, toprak oldu, güneş oldu ve ruh üfledi yüzlercesine. Ve yoldaşı Nazım Hikmet ile birlikte vatan hainliğine devam ediyor hala!

Saygı ve sevgi ile anıyorum.
 
İlk kez kitabını elime alıp okumaya başladığım da beni hayattan kopardı.
Kitabın sonunda, bu kitap nasıl burada biter neden biter gibi sorularla kalakaldım.

Ölümü ile ilgili bir çok söz söylenebilir ama Ahmet Kaya' nın dediği gibi oldu.

Ben klasik bir kadere teslim olmak istemiyorum ve öldükten sonra değil, şimdi anlaşılmak istiyorum.

Mekanı cennet olsun.
 
Zaten herkes Kürk Mantolu Madonna'yı okumuştur ülkemizde.

Çok seviyorum eserleri çok güzel gibi sözler söyleyen insanların aslında bir çoğunun bir tek kitabını dahi okumadığı ve insanların kendilerinin reklamını yapmak için ne yazık ki alçakça kullandıkları büyük üstad.
 
Bugün doğumgünü. İyi ki doğdun Sabahattin Ali. Sevgi ve saygı ile anıyorum.

"İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı."
 
Bugün ölümünün 71. yıl dönümü.

O hep 41 yaşında, ölümsüz satırları ve dizeleri ile yanıbaşımızda.

39F5A2FE-FDD2-4F9B-A4DE-41DA36F69E74.jpg
 
Çok sevdiğim bir şiirinde şu dizeleri yazmıştır:

"Göklerin yüzü güldü mü
Dünyaya geldiğin zaman?
Azgın sular duruldu mu
Dünyaya geldiğin zaman?"
(1933)

Gerçekten gökler ona güldü mü, azgın sular duruldu mu diye düşündüm. Belki hayır. Ama aldırma gönül aldırma dedi göklerin kendisine gülmemesine. Başın öne eğilmesin dedi azgın suların durulmamasına. Bazen karamsarlığa düştü Raif efendi ile. Ve şunları söyledi;

"Muhakkak ki dünyanın en lüzumsuz adamıydım. Hayat beni kaybetmekle hiçbir şey ziyan etmeyecekti. Hiç kimsenin benden bir şey beklediği ve benim hiç kimseden bir şey beklediğim yoktu.(Kürk Mantolu Madonna)"

Ama hepsinden öte "İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı." dedi. Ve o sebepleri uğruna mücadele etti, savaştı ve ömrünü verdi.

Bugün doğum günü. 113 yaşında ama benim için hep 41 yaşında.

İyi ki doğdun Sabahattin Ali.
 
''Bana ne kadar kötülük yapılırsa yapılsın kimseye saygısızca gitmedim. Aram bozuk olsa bile birinin bana ihtiyacı olsa hiç düşünmeden giderim ama görüyorum ki saygının, sevginin hatta şefkatin bile iyileştiremeyeceği insanlar var.''

iyi ki doğdun üstat.
 
Bugün ölümünün 72. yıl dönümü.
Sevgi ve saygı ile anıyorum.

*****************

Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül aldırma

Dışarda azgın dalgalar
Gelir duvarları yalar
Seni bu sesler oyalar
Aldırma gönül aldırma

Dertlerin kalkınca şaha
Bir sitem yolla Allah’a
Görecek günler var daha
Aldırma gönül aldırma

Görmek istersen denizi
Yukarıya çevir yüzü
Deniz gibidir gökyüzü
Aldırma gönül aldırma

Kurşun ata ata biter
Yollar gide gide biter
Ceza yata yata biter
Aldırma gönül aldırma

Sabahattin Ali
Sinop Cezaevi
1933
 
“Yaramın nerede olduğunu bilmiyorum. Yalnız bir yerlerim çok acıyor. Çok acıyor.”(Kuyucaklı Yusuf)

Öldükten sonra kıymeti anlaşılanların bulunduğu kervan içerisinde en ön sırada yer alır kuşkusuz. Yazıları yasaklandı, yazdıkları nedeniyle hapiste yattı. Ama bugün geldiğimiz noktada kendisi tavsiye edilen kitaplar listelerinde başı çekiyor.

Bugün 114 yaşında. Doğum günün kutlu olsun Sabahattin Ali. İyi ki doğmuşsun.
 
Kürk Mantolu Madonna herhangi bir kahvenin yanına konulmasaydı da düşmeseydi tumblrlara belki de hiç bu kadar hatırlanmayacaktı. Popüler kültüre meze olamayacak kadar özel bir isim ama bir yerinden de popüler kültüre tutunmuş, o sayede de yayılıp, okunmasına da sevindiğim bir isim. Fotoğraf çekip bırakmayanlar vardır bence...
İlk okuduğum kitabı da Madonna'nın hayatını anlattığı-bunu aşamıyorum pardon- kitabı olduğundan yeri bi başka gelir, sonunda minicik bi yaş süzülmüştü de o hissi tarif edememek beni üzmüştü. Alıntı yapmaya da korkar olduk, ah sosyal medya ah... Neyse.

İyi ki doğmuş, iyi ki bu ülkeden yolu geçmiş...
 
' Hayatta en güvendiğim insana karşı duydugum bu kırgınlık , adeta bütün insanlara dağılmıştı . Çünkü o , benim için bütün insanlığın timsaliydi '


İnsanlara bakışımın özetidir bu ..
 
Katledilişinin 73. yıldönümünde hem geçmişi anlatan hem günümüzü aydınlatan bir yazısını burada paylaşmak oldukça anlamlı olacaktır.

25 Kasım 1947 yılında yayımlanan Ali Baba dergisinde "Ne zor şeymiş" başlığı ile şunları yazıyordu;

“Namuslu olmak ne zor şeymiş meğer! Bir gün Almanlar’ın pabucunu yalayan, ertesi gün İngilizlere takla atan, daha ertesi gün de Amerika’ya kavuk sallayan soysuzlar gibi olmak istemedik. Yalnız ve yalnız bir tek milletin önünde secdeye vardık. O da kendi cefakar milletimizin.

Meğer ne büyük günah işlemişiz! Kanunlu, kanunsuz baskılar altında ezile ezile pestile döndük.

Bugünün itibarlı kişileri gibi, kese doldurmadık, makam peşinde koşmadık, iç ve dış bankalara para yatırmak, han, apartman sahibi olmak, sağdan soldan vurmak ve milleti kasıp kavurmak emellerine sahip olmadık. Bütün kavgamızda kendimiz için bir şey istemedik. Yalnız ve yalnız, bu yurdun bütün yükünü omuzlarında taşıyan milyonlarca insanın derdine derman olacak yolları araştırmak istedik. Bu ne affedilmez suçmuş meğer! Neredeyse, yoldan geçerken mide uşakları arkamızdan bağıracaklar: "Görüyor musunuz şu haini! İlle namuslu kalmak istiyor ve ahengimizi bozuyor"

Büyük ustamızı saygı ve sevgiyle anıyorum.
 
“Herkese içindeki iyilik kadar, iyi bir hayat dilerim.”

Bugün 115 yaşında. Doğum günün kutlu olsun. Saygı, sevgi ve özlemle anıyorum.
 
Forumda 1-2 gün kadar süren teknik sorun nedeniyle bir türlü yazma şansı bulamadım. 2 gün önce katledilişinin 74. yıldönümüydü.

kendisinin meşhur bir cümlesini anımsatarak bu yıldönümünü hatırlatmış olalım;

“herkese içindeki iyilik kadar iyi bir hayat dilerim”

Saygı ve sevgiyle anıyorum.
 
konuştuğu herkesin, gittiği her yerin, gördüğü her şeyin hikayesi öğrenip yazmak tutkusu tüm öykülerinde açıkça görülür. insanı sevmiş, cehaletle savaşmış biri olarak, öldürülmesi, hele hele başının taş ile ezilmesi aklınıza geldiğinde yüreğinizi kor bir ateş düşer. katledilmesinde ki ayrıntılar, ve o dönem katilinin nasıl korunduğu hatta ödül mahiyetinde ne cezalar aldığı malum. neyse ki onu karanlık sokakta arkadan alçakça vuran/vurduranların değil, halen onu, fikirleri ve eserleriyle anılıyor olması bunca yıl ve önümüzdeki yıllara nesilden nesile adının aktarılacak olması ne güzel şeydir. sabahattin ali ve niceleri yaşamaya devam edecek
 
Canim dostum, "Kafka"nin Milena'si ile cok ekmek yedim.."
ifadesi ile,Sabahattin Ali hayranliği kiyaslanamaz elbetde.
Cok fazla yazmaya ne gerek var ki?Bilinen,sevilen belki anlasilir,belki anlsilmaz bir insan.

Suraya bir Sabahattin Ali eseri birakiyorum.

 
Geri