Ruha Ziyafet

Konu sahibi son olarak 1554 gün önce görüldü
qJQm4d.gif



”Yeniden doğmak için, daha güçlü olmak için bir sonbahar geçmeli herkesin hayatından.”

Hikmet Anıl Öztekin
 
lZnAJE.png

''Söz başlangıcından beri iki ana karakter taşıyordu; biri açık, berrak, devingen bir yürüyüşe sahipken diğeri fısıltılı ve renksiz halde ilerliyor, önce yüzleştiği şeylerin rengini alıyor daha sonra onlara kendi rengini katıyordu.
Çoğu zaman albenili ve çekici olan bu ikincisi oldu.
Çünkü birinci söz muhatabını kendi gerçekleriyle yüzleştirir ve doğru olana yönlendirirken diğeri bulanık, tanımsız ve ayartıcı bir nitelik taşır.''

Yolcu Dergisi
 
Ne kadar güzel. Kei,hayran oldum, tebrikler. :emoji_rose: Zor, bir o kadar derin bir müzik aleti piyano.
Amelie piyanoyu gerçekten kitlelere sevdirdi.
Sanat insan ruhunun en yalın bir o kadar da özlü yansıması; sanatla içli dışlı insanın kötü olamayacağını düşünürüm hep.


Amelie filmini bugün tekrardan izlemem gerektiğini anladım
Ruhuna ziyafet veren sayfan için teşekkür ederim :emoji_rose:
 
Amelie filmini bugün tekrardan izlemem gerektiğini anladım
Ruhuna ziyafet veren sayfan için teşekkür ederim :emoji_rose:
@Kei ziyaretiniz için çok memnun oldum. Ben teşekkür ederim asıl. İyi ki varsınız eski dost.

8aM0On.jpg

Kahvemizi hazırlar bekleriz. Her daim kapımız açıktır. :emoji_rose:
 
  • Kalp Gözler
Tepkiler: Kei



Hayâl hakîkate sûret giydirilmesidir.
Kâinat ve içindekiler dahil her şey, bu hâyâl sayesinde gerçekleşmiş olduğu için,
"heyûlâ" âlemi en yüksek âlemlerdendir.
 
0GW4V8.gif



Durup, sakince bakışmak daha güzel .
Dua’dan sonra elleri yüze sürmek kadar yakın.
Ve şekerini bir tomar paraya değişmeyen çocuk vefasında…
 
lZglnJ.png


Bir gün Mecnun
Yalnız ve yorgun
Karşıda bir toz bulutu gördü
Sanki geliyordu O'nu yutmak için

Dedi dur ey toz bulutu
Karanlığın bereketi ölüm otu
Acele etme vakit var
Sayılıdır saatler dakikalar
Azrail bile senden sabırlıdır
Burda sencileyin benim de işim var

Arzum şu ki ödev bitip gün dolsun
Benim de kaderim mutluca
Bir toz zerresi olmak olsun

Sezai Karakoç
 



" Düşünceler adeta birer çiçek gibidir, şafak vakti toplanan çiçekler en uzun süre taze kalanlardır.
Çiçeğin dalında güzel olduğunu düşünenlerse, bu dünyada rastlanmayacak kadar saf kalmayı başaranlardır. "
 



Notasız virgülsüz
birkaç mısra düşer damdan hatıraya
kemanlar ve zamanlar zincir çekiyorken döngüye?
Nabzı atıyor nağmelerin
Hayat memat yüklü halleriyle
Hele de bu vakitler
Uşşaki bir hicran tutunuyor muhayilemin ellerine

Ben şu semahi seyrin alemindeyim
Kanun gibi yas gibi
Hüzzam geçiyor geçenler
Nihavent ilişiyor bab-ı gurbetin gurabalığına
Teller mızraplar saplanır şarkıların sinesine

Segah segah esiyor esinler
Duam sultandan yadigar faslın gülleri
Serin ve derin derin ördürüyorum çilesinin külahını
Ölmezden evvel..oldu öldüye gelmeden biraz önce
Şimdi sessizlik mor bir boya gecenin sırtında
Ülfeti bir ferahfeza peşrev oturuyor kirpiklerime...

Ruhumun terennümünü
şaşkın şakın dönüşünü düşünüyorum pervanemin
kayboluyorum desem ufkunda
kabul eder mi
şafağın söktüğü yerlerin süzülen gölgeleri

bir iki gün sonra deniz görünür
bir iki gün sonra
siluetimin resmini çeker ahbarımın muhabirleri
bir köşeye lamba şişesi
bir duvara yazı olurum

kim okur kim yazar bilmeden
çentikler atıyorum
olanca gücümün fakr ı fukaralığına düşüyor
kaşları deb i deniz leb i Suzan
yangın şu diyor ırağın bülbülü

m.safitürk
 



Kanadı orta yerinden kırılan kuşcağız! Umudunu bir âh’a bağladın mı hiç?
Âh ki Rabb’ın en kısa adıdır, tutulmuş yollarda kararıp yitirilen rüyaları uygarlığın kaçamak suskunluklarının yüzüne çarpıverir ve son kapıda selvalar ve sisler, mahşer çıvgını ruhlarımıza adalet dağıtır.
Rakkaslarına söz geçiremeyen saatler, yüreklerin hüzünle en tanıştığı anda durur ve yoğun ihanet lifli ince yapraklarda, çizgi çizgi çile okunan yüzler belirir, dolunay olur... Varsın gündüzler ışığından utansın artık, kederler buz kessin yangınlarında ve dillerimizdeki sefil ilençleri güden dişlek çobanların geçtiği kapılar kapansın bir bir.

Hüzne ne hacet kuşcağız; zeytine and içerek ve kevserlere not düşerek bir tayy–i mekana dönecekse ıyşımız, işretimiz...
Âh ile adreslerimiz ırmaklar olmuşsa elbette öğreneceğiz yüzmeyi, değil mi?!..

İskender Pala
 



Uzun karanlık gecenin gelmesini izledim. Renkler cisimlerin üzerinden usul usul çekildi. Derinleşmeyi vaat eden saklı karanlıkların inişini bekledim yavaşça. Ve sonra sessizliğe büründü kelimeler.

Seslerin karanlığın içinde dinmesi, mutlak sessizlik değildi yine de. Minik bir hışırtı, uzak miyavlamalar, bir pencerenin kapanışı geceyi böldü yankılarıyla. Karanlığın içi kıpır kıpırdı.

Kelimelerin de gecesi var. Karanlığın içine doğru çekilirken, dökülmeye başlıyorlar bir bir. Sessizliği seviyor kelimeler. Kendi terkiplerine kavuşmak için, dış seslerin dinmesini bekliyorlar.

Kelimelerin ağzı kapanmıştır artık: Konuşmaya, altını çizmeye, dikkat çekmeye, tekrar etmeye gerek yoktur hiçbir şeyi. Kelimelerin ağzı kapandıkça, taşıdıkları anlam çoğalır, yayılır karanlığa. Katman katman anlam dolar gece. Sıkmayan, ağırlaştırmayan, huzura kavuşturan...

Anlatmaktan vazgeçersin geceleri. Amaç usul usul sezdirmektir eteğinde biriktirdiklerini. Sözcükleri döküp saçmadan sağa sola. Evet usulca. Gece bilir.

Anlamın giyinişidir gece. Perdelenişi... Hiçbir kelimenin tek bir karşılığı yoktur artık. Dolaylı anlatım, imgeler, benzetmeler, çağırışımlar âlemine dalmışsındır. Bunların hepsi sana kendine has bir sonsuzluk vaat eder. Neyi bilmek istiyorsan onu okuyacaksın.

Gece örter, evet. Mahremi yeniden iade eder kelimelere. Kimsenin senden alamayacağı, sende hep kalandır o kelimeler.

...

Leyla İpekçi
 



İnsan, kendisini inandığı, savunduğu, doğru ve güzel bildiği değerlere, düşüncelere, teşebbüslere yiğitçe ve şerefle katabilmelidir.
Hayata verdikleri anlamın içini gerektirdiğinde canları ile dolduranlar hayatı güzelleştiriyorlar, dünyayı değiştiriyorlar.
Hayatın kalbine yürüyenler için her netice bir zaferdir.

RECEP ŞÜKRÜ APUHAN
 




Önce heceler birleşmeli, sonra çocukluğum yeşermeli
Sevdayla ve ayın'la ve kaf'la ve şın'la söylenmeli

Mahmut Sayar
 



”Bize samimiyet lazım, samimi niyet…
Dili süslü yüreği paslı insanlar değil!”


Hikmet Anıl Öztekin
 
Geri