regl izni

Konu sahibi son olarak 34 gün önce görüldü
shini, regl izninin sağlık izni adı altında düzenlenmesi bence de mantıklı (bu yüzden kronik hastalıklara atıf yaptım) ancak o zaman bunun adı "regl izni" olmuyor, regl izni tam da regl iznini amaçlıyor ve toplumsal eşitliği sağlamak için kadın lehine birtakım düzenlemeler yapılması gerekliliği şeklinde açıklanıyor. baronun regl izni açıklaması bu yönde. bana kalırsa ben kadınların, hemcinsleri diğer ülkelerde hangi haklara sahipse o haklara sahip olmasından yanayım ama her türlü pozitif ayrımcılığın da diğer çalışanları olumsuz etkileyebileceği de görüşündeyim. bu yüzden suistimale açık kapı bırakmadan, iyi organize edilmesi gerektiğinin altını çizdim defalarca. kişilerin iyi niyetine bırakılan her durum suistimale kapı aralar. bunu da annelerin izinlerine atıf yaparak açıklayabilirdim ancak. bizim toplumumuzda annelik çok kutsanan bir şey-babalık bu kadar değil- öyle ki ben bir iş arkadaşımın anneliğinden etkilenebiliyorum, kimse kusura bakmasın ben kimsenin annelik sorumluluğunu paylaşmak zorunda değilim. bakın yasal haklarından bahsetmiyorum. "anneyim ben çoluğum çocuğum var" deyip iş yerinde bunu sonuna kadar kullanan bir kitle var, bu sadece benim kişisel deneyimim değil. bekar ya da çocuksuz biri mesaiye kalıyorsa, o da kalacak mesela. ben bunların senin önerdiğin tarz bir çözüm sistemiyle çözümlenmesini isterdim, kimsenin iyi niyetine kalmadan ancak bana öyle geliyor ki bu çözümsüzlük de bazı kadın çalışanların işine geliyor çünkü istedikleri anda kullanabilecekleri esnek bir bahane var ellerinde. iş ahlakı oturtmak lazım. ve güzel bir sistem.
 
Son düzenleme:
Geçenlerde reglisi olan arkadaşımla konsere gittim.
zıplayıp kafa sallarken reglim var demyordu hiç.
 
Esnaf kepenk kapatacak mı? Yoksa sadece özel, kamu modern kölelere özgü mü?
 
Şu an, izni mucizevi bir şekilde cuma/pazartesi'ye denk gelip hafta sonunu bağlayan insanların kurumda yarattığı sıkıntıyı düşünmek bile çok yordu beni.

Türkiye'deki iş ahkalı ve çalışma düzeni düşünüldüğünde asla ama asla kabul etmeyeceğim bir husus. Bunu kadın düşmanlığından veya ayrımcılık rererö muhabbetinden dolayı değil, iş ahlakı hususunda inanılmaz berbat bir millet olmamızdan ötürü kabul etmek istemem. Bir kere cinsiyet gözetmeksizin iğrenç bir iş ahlakına sahibiz. Burada biz bizeyiz, kendimizi yok yere kandırmayalım. Kurumlar, sürekli bir arka kapı kovalayan, iyilikleri suistimal eden elemanlarla dolu. Çoğumuz, bu elemanların doğru düzgün çalışan ve maaşının her bir kuruşunu dahi hak eden elemanların üzerine bindirdiği yükün farkındayız. Hal böyleyken biz daha iş hayatımızın bu devasa problemini çözememişken buradaki gediği daha da büyütecek bir hususu tartışmak bana abes geliyor. Evvela @Larien 'in de belirttiği, imtiyazlı izin dışı izinleri tartışmamız, bunlara bir çözüm bulmamız gerek. İş verimliliği noktasında gerçekten çok kötü bir ülkeyiz. Dünyanın geri kalanının 2-3 saatlik mesaide yaptığı işi biz ülkemizde neredeyse 1 iş gününde yapıyoruz. Bunun da başlıca sebebi bu. İnsanlar yükümlülükleri kadar dahi çalışmak istemiyor. Evet, sen, öteki, beriki ne bileyim adını dahi blmediğim bir vatandaş istisna olabilir ama sadece istisna. Kurumlarımız verimsiz, takımların kimyası yok denecek kadar düşük, çoğu çalışanın verimlilik kriteri bir yanındaki... Bu durumda bile nasıl oluyor da en yanlış şeyleri tartışıyoruz gerçekten akıl alır gibi değil.

Yukarıdaki problemleri çözdüğümüz bir dünyada regl izni/sağlık izni mümkün mü? Bence mümkün. Ancak bu işlere girişmeden evvel organizasyon yöneticilerinin ve ekip liderlerinin bu mesele üzerine sağlıklı bir eğitim alması şart. İnsan yönetimi göründüğü kadar kolay bir olgu değil. Zaten yukarıdaki problemlerin sebeplerinden birisi de kötü ve standartsız yöneticiler.
 
öğleden sonrası olarak uzlaşın.
 
Hep o orkid reklamlarında ne gördük.
Orkid ile bezlenirsek günlük hayata engel olmuyor regl. O voleybolcu kızlar bezlenip maçlara bile çıkıyor, beyaz pantolonunu güvenle giyen plaza kadını koşa koşa ay sonu raporlarını yetiştiriyor yönetim kuruluna.
 
shini, regl izninin sağlık izni adı altında düzenlenmesi bence de mantıklı (bu yüzden kronik hastalıklara atıf yaptım) ancak o zaman bunun adı "regl izni" olmuyor, regl izni tam da regl iznini amaçlıyor ve toplumsal eşitliği sağlamak için kadın lehine birtakım düzenlemeler yapılması gerekliliği şeklinde açıklanıyor. baronun regl izni açıklaması bu yönde. bana kalırsa ben kadınların, hemcinsleri diğer ülkelerde hangi haklara sahipse o haklara sahip olmasından yanayım ama her türlü pozitif ayrımcılığın da diğer çalışanları olumsuz etkileyebileceği de görüşündeyim. bu yüzden suistimale açık kapı bırakmadan, iyi organize edilmesi gerektiğinin altını çizdim defalarca. kişilerin iyi niyetine bırakılan her durum suistimale kapı aralar. bunu da annelerin izinlerine atıf yaparak açıklayabilirdim ancak. bizim toplumumuzda annelik çok kutsanan bir şey-babalık bu kadar değil- öyle ki ben bir iş arkadaşımın anneliğinden etkilenebiliyorum, kimse kusura bakmasın ben kimsenin annelik sorumluluğunu paylaşmak zorunda değilim. bakın yasal haklarından bahsetmiyorum. "anneyim ben çoluğum çocuğum var" deyip iş yerinde bunu sonuna kadar kullanan bir kitle var, bu sadece benim kişisel deneyimim değil. bekar ya da çocuksuz biri mesaiye kalıyorsa, o da kalacak mesela. ben bunların senin önerdiğin tarz bir çözüm sistemiyle çözümlenmesini isterdim, kimsenin iyi niyetine kalmadan ancak bana öyle geliyor ki bu çözümsüzlük de bazı kadın çalışanların işine geliyor çünkü istedikleri anda kullanabilecekleri esnek bir bahane var ellerinde. iş ahlakı oturtmak lazım. ve güzel bir sistem.
Muhtemelen bizde boyle bir durum olusmadigi icin anlyabildigim bir durum degil Lari. Geride kalmamak icin, gece bile calisip bitirmeye calisiyoruz cunku. Kimse de cocugun var diyip kiyak gecmiyor :D Gunun sonunda herkes kendi projesinden sorumlu, senin sorumsuzlugun bir bakima senin is performansini etkiliyor, baska kisileri zor durumda birakmiyor. Ama dedigim gibi bizde en azindan yardim sistemleri biraz daha iyi. Ben bununla ilintili oldugunu dusundum o yuzden.
 
Geri