Skipper
Üye
Demokratik Modernite üzerine okumalara devam....
___________
Zaten Demokratik Modernite’nin “dinci olmayan dinsellik” vurgusu da büyük ölçüde bu zemin üzerinde ortaya çıkar. Dergide yer alan yazılarda İslâm tarihinin ele alınma şekli de son derece ilginçtir. İslâm’ın Arap yarımadası dışına özellikle Kürtlerin yaşadığı bölgelere yayılması Marksist terminoloji ile okunmaktadır. Buna göre, İslâmiyet’in ortaya çıkışı tüm dünya için olduğu gibi Kürdistan için de yeni bir durum meydana getirmiştir. Emeviler ve Abbasiler sayesinde Kürdistan, “Arap-İslâm” sömürgesine açılmıştır. Kürtler buna ilk anda direndilerse de, ayaklanmalar bastırılmış ve Kürtler İslâmiyet’i benimsemişlerdir.(sayı:11) Kültürel İslâm vurgusunun karşıt kutbuna ise iktidarcı İslâm kategorisi yerleştirilmektedir. Buradan hareketle Sünni İslâm’ın temsilcisi olan Osmanlı Devletinin, Anadolu’da ve Kürdistan’da sindirme hareketlerine başvurduğu ifade edilmektedir. Devlet takıntısının bariz olduğu “İktidar İslâm”ı ifadesi çerçevesinde tarikatlar ve tasavvuf aracılığıyla ortaya çıkan İslam yorumları demokratik ve sivil yorumlar olarak baş tacı edilmektedir. Dergi yazarlarına göre, iktidara karşı olmanın yanında Kürtlerin kültürel özelliklerinin korunmasına yardımcı olan bu yorum, kullanılmadığı veya saptırılmadığı müddetçe işbirlikçi/aristokrat Sünnilikten farklı bir konumda yer almıştır. (sayı: 10, s.30)...
BİLGİ - İNANÇ - EYLEM
___________
Zaten Demokratik Modernite’nin “dinci olmayan dinsellik” vurgusu da büyük ölçüde bu zemin üzerinde ortaya çıkar. Dergide yer alan yazılarda İslâm tarihinin ele alınma şekli de son derece ilginçtir. İslâm’ın Arap yarımadası dışına özellikle Kürtlerin yaşadığı bölgelere yayılması Marksist terminoloji ile okunmaktadır. Buna göre, İslâmiyet’in ortaya çıkışı tüm dünya için olduğu gibi Kürdistan için de yeni bir durum meydana getirmiştir. Emeviler ve Abbasiler sayesinde Kürdistan, “Arap-İslâm” sömürgesine açılmıştır. Kürtler buna ilk anda direndilerse de, ayaklanmalar bastırılmış ve Kürtler İslâmiyet’i benimsemişlerdir.(sayı:11) Kültürel İslâm vurgusunun karşıt kutbuna ise iktidarcı İslâm kategorisi yerleştirilmektedir. Buradan hareketle Sünni İslâm’ın temsilcisi olan Osmanlı Devletinin, Anadolu’da ve Kürdistan’da sindirme hareketlerine başvurduğu ifade edilmektedir. Devlet takıntısının bariz olduğu “İktidar İslâm”ı ifadesi çerçevesinde tarikatlar ve tasavvuf aracılığıyla ortaya çıkan İslam yorumları demokratik ve sivil yorumlar olarak baş tacı edilmektedir. Dergi yazarlarına göre, iktidara karşı olmanın yanında Kürtlerin kültürel özelliklerinin korunmasına yardımcı olan bu yorum, kullanılmadığı veya saptırılmadığı müddetçe işbirlikçi/aristokrat Sünnilikten farklı bir konumda yer almıştır. (sayı: 10, s.30)...
BİLGİ - İNANÇ - EYLEM