Pamphilos

🕒 Konu sahibi 2 saat önce aktifti
Beni Tenrı bile affetmeyecek. :agla:

2c525e4762cf26603a7f179d8bf76f3f.jpg
 
Kimi zaman geceyi izler insan. Önce taşıtlar kaybolur, cadde tenhalaşır, sonra sokak köpekleri gezinmeye ve havlamaya başlar yollarda...


Bir süre sonra ev ışıklarının yarısı söner, gece tamamen çöktüğünde sokak lambalarının hükümranlığı başlar, zifiri karanlık olur her yer bir tek ay-aydındır; ölüm sessizliği çöker...

Gecenin rengi yavaş yavaş açılmaya başladığında sokakta evsiz kedi dahi kalmaz. O an bilirsin ki; gam müptelası olmayan herkes uykuya çoktan kendini bırakmış, rüyalarında gezinmekte, griye çalınca sema, efsun dağılır, şafak söker, ezan okunur ve yalnızlar yatağına döner.
 
[YOUTUBE]/VrOnCDjwcEk[/YOUTUBE]
 
Quod Per Sortem
Sternit Fortem
Mecum Omnes Plangite!
 
Babam kadarsın. Gördüğüm en düzgün müslümansın. Senin gibi olmaya çalışıyorum. Kırmamaya, herkese koşmaya. Maddi ve manevi bonkör olmaya. Geçen çarşamba abimle rakı içerken senin peygamber gibi olduğundan bahsettik.

Seni çok seviyorum amcam. O odadan ya felç ya da ölü çıkacak diyen doktor umrumuzda değil. Tüm Adana, siyaset, futbol, inşaat sektörü veya elinin dokunduğu her yer sana dua yolluyor. Ben bile dua ettim.

Ne olursa olsun sen benim aslan amcamsın. Dünyalar güzelim benim...
1ebe7dda8106a3d726c118ba0e2043c0.jpg
 
Bazı anlar da,sözün bittiği yerde oluruz.
Belki uygun değildir buraya su an yazmam.Bilemiyorum canim.
Insan yine de yazmak istiyor.Unutmadigini,acilarini paylastigini gösterme arzusu icinde oluyor.
Sadece şunu bilmeni istiyorum.Konusup,dertlesmek istediginde ben varim.
Sktr git beni acim ile yalniz birak deme ihtimalini de anlarim.
Uygun oldugunda, sen konuya aciklik getirecegini bildigim icin,daha fazla yazmiyorum.
Aklimda ve duamda.
 
Eski notlarımı karıştırırken, lâlettayin fakat samimi hisle yazılmış bir dörtlük ilişti gözüme;

Yer yüzündeki neria
efsunlu varlığıyla dolaşıyor
montsechia vidalii adeta
nefesi ile kendine çekiyor

Ayaküstü daha iyisi çıkmazdı benden, ilham perisiyle sevişsem de bu kadar, ötesi aşar.

Kime yazdığımı da hatırladım. Sonra daha eskileri, derken aile aklıma geldi. Çocukluğumda 173 gram ağırlığındaki imanımla ölmüşlere fatiha ritüelini gerçekleştirirken 3 kişi vardı, şimdi bir çırpıda sayamıyorum bile, unuttuğum ve saniyeler sonra aklıma düşenler oluyor, "Ha bak Gürcan ağabey var, 11..." derken buluyorum kendimi.

Ölümler ve hastalıklar yaşanılan şeyleri değerli kılmıyor bende, bilakis şeylerin kıymetsiz olduklarını hissettirip, daha da fütursuz olmamı tetikliyor.

Daha ne kadar fütursuz olabilirim? Hiçbir tahminim yok...
 

3fa0554bb3091568963787af412fe237.jpg


Neria neria diye tepindiğim şey buna benzer...
Gerçeküstü huzur veren bir görüntü... "Orada Tanrılar var ve benim de gitmem gerek..." diye mırıldandım kendime, tüm benliğim ortaya çıkan bu hoş tabloya odaklandı fakat şu an bu ışık hüzmesinin ruha verdiği dinginliğe dahi lâyık göremedim kendimi, erdemi ortaya çıkartamadım, Phaenarete beni görse hayıflanırdı... Hiç eğitememişim özümü... Kendimi şakî ilan edecek kadar değişiyorum böyle zamanlarda.

Öfke. Hak, haklılık. İspat. Tahakküm. Dümbüldüdük etme isteği. Fâşetme arzusu. Nefret.

Her şey ve tüm ahvâl birbirine girdikten sonra bir uyanma, takılan tüm tavr aslında gayriihtiyârî. Bir bun ve karanlık içerisinde gerçekleşmiş tüm şeyler ve öz bundan bihaber.

Sonunda, şeyin en sonunda kendimi karanlığın içerisinde diz çökmüş ve boyun eğmiş bulmaktan ve pişmanlık duymaktan nefret ediyorum... Heder olan onca şeyden sonra...
 
Saat 20:00

O halde ulu önderimiz Müslüm Gürses eşliğinde çöküşüm başlasın.

Ben işret sofrasındayken dünya yanarsa yansın.

44ccef3da0047c4ddf29a47c35e8f0c4.jpg
 
DDvldz.jpg

Birkaç gündür, yatak, bilgisayar masası ve bir kucak kitap üçgenine sıkıştım, tam olarak ne yaptığım, ne okuduğum, hatta nasıl beslendiğim dahi belli değil, yeni bir şey arıyorum fakat bulamıyorum. Beni heyecanlandıracak bir kitap sayfası, bir cümle. Aynı kitaptan iki sayfa üst üste okuyamamak ruhumu daha da sıkıyor, tanım için aradığım kelime "garabet" olmalı... Puro bitti ve bira yok... Ne huzursuz bir çarşamba, bu arada bugün umarım çarşambadır, çalışmadığım zaman tarihe hiç bakmıyorum.​
 
43c28c9ebba51d475b79738496f587fb.jpg


Seni tanıyalı kısa zaman oldu
zaman kısaydı, tanışmak daha da kısa
bu yaşanılan
zamanın içinde bulunan bir efsunlu zaman.

 
729c13dfced3c4ef3d72d3d08b1f1331.jpg


Çocukluğumdan beri yakamı bırakmayan hüzzamı hiç hissetmiyor gibi görünmekten bâzı zamanlar bîtap düşüyorum. Yolda yürüyor ve hiçbir neden yok iken, refüje çöküp, başımı ellerimin arasına alıp gelen hüzne teslim olmayı isteyipte, üç dakika sonra yarı Tanrı rolüne bürünerek insanlara yüzümü çevirmem yaşadığım en büyük ve nâdir çelişkilerden.

Belki de çocukluğumda bir lâhza için takındığım bu umursamazlık tavrı üzerime yapışmıştır.

Maskeye mahkûmluk kolay şey değil.

Yoruluyor, pes ediyor ve kaybettiğimi görüyorum. Bu, yılanın üzerine geldiğini görüpte kaçamayan, bîçâre tavşan kaderini yaşamak gibi bir şey...
 
6NzX57.jpg


"...

Ve benim
her kelime için
bir damla göz yaşım var."
 
"...

cf751e30088231677dbd79e280212c98.jpg


Saat kaç oldu bak, sokakta insan kalmadı, arabalar tek tük, ışığı açık hâneler eriyor.
Yeni güne merhaba vakti bir yandan, gel.
Yolda başıboş kedilerin gezinmeyi bıraktığı vakitte, sema griye, an ölüm sessizliğine büründüğü zaman, herkes uyurken, fecr vakti gel,
beklerim... "
 
4720390ee375d00b5b7ef99b819ca392.jpg


Kur ki, "Hayâl oldu." dedirtsinler sana afksyûm.

Çocukluğumdan beri hayâl kurmayı ne sevdim ne de becerebildim zaten. Benim işim değil böyle şeyler. Bir de hayâli gerçekleştirme konusunda emek sarf etmek vardır ki, o da "Bana göre olmayan şeyler." listesinin üst sıralarında yer alır.

Bir isteğini gerçekleştirmek için para biriktirenleri, bir şeyi elde etmek için çalışanları, mücadele etmekten yılmayan ve sonucunda da başaranları hep takdir ediyorum... Büyük prodüksiyonlar değil bahsettiğim, mesela bir öğrenci düşünüyorum ve harçlığından arttırarak sevdiği bir bilgisayar oyununu alıyor diyelim. Bu benim hiç yapmadığım bir şeydir işte. Böyle kişileri seviyorum. Ama uzaktan.

 
Güneş, günlük küskünlüğüne büründüğü zaman, benim aydınlığım başlıyor...
cb7b0942d5cabd52870107528f8af39e.gif
 
Güneş kime küsüyor ki? Bence sadece dinleniyor , küsse aydınlatamazdı dünyayı.
 
Babaannem, deyim yerindeyse tam bir "Eski toprak".

Nazım'ın dediği gibi, Topraktan öğrenip, kitapsız bilen" gillerden. İçinde feylesofi barındıran bir karakter, güzel sözleri, yerinde ve keskin tahminleri vardır babaannemin.

Dul maaşıyla 3 erkek evladının öğrenimini tamamlatıp, 3 de düğün yapmış güzel ahlak aşıladığı oğullarına.

Belki de ona en yakın olan, ortanca oğlunun vefat ettiğini halen bilmiyor... "Türkmenistan'da iş kurdu, biz de görüşemiyoruz pek" deniliyor.

Çok özlemiş. Burnunda tütüyor. Dün, sabaha kadar uyumamış, "Oğlum gel kuzum, nerelerdesin? Başına bir iş mi geldi, özledim." diye ağlamış.

Saklamak zor oluyor artık. Soruyor, özlüyor. Lafı değiştirmekte zorlanıyoruz. Öğrense kahrından ölür, böyle de bitiriyor kendini...

Canım babaannem, ben hanginize yanayım?

2c57ab9002ff56f5ddec312a080fd6f5.jpg
 
qdRvzQ.jpg


Gam nedir bilmedim ben, göbek adımdır 'gamsız.'
mesul olmadım hiç, sıfatım oldu 'sorumsuz'.
ben; gailesiz, gayesiz ve mesuliyetsiz bir adam oldum hep
idealim yok ve imgesizim, düşüncelerim ise son derece sığ benim
günahlar aleminin zirvesindeyim, benim o günahkar hafi
benim kalbi firak, bedeni bekri.

7 sene öncesine tbt yapma şansım var mı 4 sene öncesinin avatarıyla?
 
Geri