Önce biraz öğren
Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp.
Konuyu bir oraya bir buraya çevirmek bizlere bir şey kazandırmaz Aşıkpaşazade tarihinde Güzdüz Alp'in Ertuğrul'un kardeşi değil oğlu olduğu rivayet edilir. Bu konuda kesin bir kanıya varamayız. Konumuz da bu değil.
Biz Anadolu Selçuklu devletinin kurucusu olan Süleyman Şah'ın Osmanlının'da atası olup olamayacağını tartışıyoruz. benim iddiam bu ikisinin aynı kişi olduğu yönündedir çünkü Aşıkpaşazade Osmanlının atası kabul edilen Süleyman şah'ın, ''vilayet-i Halep çıktılar'' demesi ve onu ''Ca'ber kal2asının önüne defn etdiler'' ifadeleri ve de Anadoluya ilk onlar ayak bastılar gibisinden sözleri birbirine uyuyor.
Anadolu Selçuklu Devleti kurucusu da Halep'i kuşatmış ve orada şehit olmuş. Selçuklu Tarihi konusunda otorite diyebileceğimiz tek tarihçi olan Osman Turan bu konuda:
''Süleyman Şah bu hareket haberini alınca Tutuş'a doğru ilerledi. İki ordu haleb'in üç mil yakınında ''Ayn saylam mevkiinde'' 5 haziran 1086 (18 sefer 479) günü karşılaştı'' (İbn Müyesser, Ahbar Mısr, nşr. H. masse Kahire 1919, s. 38 )
halep tarihçisi İbn ül Adim tarih II s. 97 de: Süleyman şahın cesedinin ölüler arasında bulunduğunu ve ancak Tutuş'un: 'Selçuk oğullarının ayakları birbirine benzer' ölüsünün tanındığını belirtir.
Ayrıca Tutuş'un şu sözleri iki selçuklu ailesi, Arslan yabgu ve mikail oğulları arasındaki münasebeti göstermek bakımından kayda şayandır. gerçekten o: ''Sizlere zulmettik, sizleri uzaklaştırdık ve öldürdük'' sözlerini söyledikten sonraçok üzüldü ve gözyapşlarını sildi. Naşını nefis bir kefene sararak cenazesini kaldırdı ve onu bir yıl önce Müslim'i gömdüğü Haleb kapısında defnetti.'' (Osman Turan Tutuş hakkında bak. Selçuklular tarihi s. 163-164)
Aşıkpaşazade de Süleyman Şahın Fırat'ı geçerken öldüğünü ve mezarının Haleb kale kapısının önünde olduğunu belirtiyor. Osman Turan'da Haleb kapısının önünde olduğunu belirtiyor.
Halil İnalcık'da ''Devlet-i Aliyye''adlı eserinin 11. sahifesinde: ''Eski menakıpname rivayetinde, Selçuklu Kutalmışoğlu Süleyman Şah; Osman'ın dedesi olarak benimsenmiştir'' şeklinde bu konuya açıklık getirir.
Sizin maksadınız üzüm yemek değil bağcıyı dövmek, sirf mezhepsel ve siyasal bir pencereden baktığınızdan sebep kendinize ayrı bir ata yaratma derdindesiniz.
Bu bakış açınızı değiştirmediğiz takdirde sizinle bir yere varamayız..
teşekkürler..