Osmanlıdan Cumhuriyete ve ondan Recebistana doğru...

  • Kullanıcı AOG
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Tartışma
Konu sahibi son olarak 7 gün önce görüldü


Buradan sizede sesleniyorum. Eyyyy laikliğin çoğu avrupa ülkesinde olduğunu sanan kişiler Laiklik 200 küsür ülkenin bir elin parmağını geçmediği kadardır.

Yani... ??
Önemli olan burada adaleti eşit şekilde vatandaşlara dağıtmaktır. FARK gözetmeksisin...
Bunu batılılar bizden daha iyi uyguluyorlar...

Sistemin adını ne koyrsan koy...
Özgürlüğe evrileşecekse ne ala...
 
Yani... ??
Önemli olan burada adaleti eşit şekilde vatandaşlara dağıtmaktır. FARK gözetmeksisin...
Bunu batılılar bizden daha iyi uyguluyorlar...

Sistemin adını ne koyrsan koy...
Özgürlüğe evrileşecekse ne ala...

özlüklük halifeliği kaldırmak, başörtüsü yasaklatmak, zorla şapka taktırmak, hoca astırmak, tekke ve zaviyeleri kaldırmak falsn değil mi :)
 
Çok Tarih dersini sevmem Osmanlı'nın dönemlerini sadece ygs sınavında bana net getirsin diye çalışmak zorunda kalmıştım ama Osmanlı'dan bugünkü Cumhuriyet'e ulaşmak her yiğidin başaramayacağı göğüsleyemeceği bir olgu. Ki bunu diğer ülkelerde ki siyasetçiler ve komutanlar bile Atatürk hakkındaki düşünceleri ile belirtmiştir.

Cumhuriyetten Osmanlıya dönüş gericiliktir bana göre. O yüzden bence de iyi ki yıkılmış bugünkü Cumhuriyeti baz alırsak.

Onun dışında Recep Tayyip Erdoğan ise istediği düşünceyi bu ülkede Atatürk gibi kurar ve oturtursa gerçekten benim gözümde başarılı bir devlet adamı olur. Köklü bir sistemi yıkıp kendi sistemini yerleştirmek ve bunu 80 milyon halkın yarısından fazlasını kullanarak yapmak başarı örneğidir. Kendisini tasvip etmesem de bu Cumhuriyet kolay kurulmadı kolayda yıkılmaz. Eğer bir gün yıkılır ise o kişiden gerçekten korkun.

Şahsen recebistan'da yaşamak istemem.
 
Mevcut düzeni yıkmak diktatörlük müdür sizce? Tek soru.

Benim benimsediğim sistemi yıkmışsa, diktatördür.:asd:
Benim sevmediğim sistemi yıkmışsa YENİLİKTİR/İLERİCİLİKTİR. :asd:

bilmem anlatabildim mi :cici:

(işime geldiği gibi yani )

Konuya şöyle bir bakınca şu iki güzide yorum üzerinden konuya bakış açımı belirtmek istiyorum.

Siyaset bilimi tartışacaksak (ki buna çabalamışsınız) kavramları bilmek gerekir. Manasını bilmeden kullanılan kavramlar sizi olduğunuzdan daha zeki yada bilgili göstermez, aksine komik duruyor.

Diktatör kavramının bir devlet sistemini yada var olan rejimi değiştirmekle alakası yoktur. Art niyetli soruları sağa sola saçmadan önce mevcut yorumlama ve anlama kudretinizi bazı şeyleri öğrenmeye harcasanız tartışacak hiçbir şeyimiz kalmaz aslında.

Amme hizmeti olarak burada kavram fukaralığına son vermek istiyorum. Sevgili ve değerli usta ve ForseTi yanaşın şöyle biraz.

Diktatör nedir?

Latince bir kelime olan diktatör, buyurgan yani emir veren manasına gelir. Siyasi literatürde "sınırsız güç ve otoriteyi elinde bulunduran tek adam sistemini" ifade etmek için kullanılır. Günlük kullanımında ise özgürlüklere müsamahası olmayan liderleri tanımlamak için kullanılıyor ama bu oldukça yanlış bir kullanım.

Şimdi bu kavramı öğrendiğinizi varsayarak ve yorum içeriğinizi oluşturan bu saçma antitezden vazgeçtiğinizi umarak devam ediyorum.

Atatürk diktatör müydü?

Yukarıdaki tanım gereği, 5 Ağustos 1921 tarihli başkomutanlık kanunu ile birlikte kendisine verilen yetkileri göz önünde bulundurursak; 5 Ağustos 1921'den cumhurbaşkanı seçildiği ve başkomutanlık kanununun fesh olunduğu 29 Ekim 1923 tarihine kadar, kendisini diktatör olarak tanımlayabileceğimiz yetki, güç ve otoriteye sahipti.

Buraya kadar tamamen siyaset bilimi ekseninde değerlendirdim konuyu.

Çünkü Türkiye'nin gördüğü en büyük hukuk katliamlarından biri olan İstiklal Mahkemeleri, Dersim Katliamı, ilk parti kapatmaları gibi Türkiye siyasi tarihi açısından utanç tablosu olan durumlar Atatürk'ün diktatörlüğü ve sonrasındaki cumhurbaşkanlığı sürecinde gerçekleşti. Ki 1924 Anayasası çıkmadan önce meclis hükümeti sistemi ile yönetildiğimizi hatırlatmak isterim. Güçler ayrılığının olmayışı, var olan tüm yetkileri meclisin ve hükümetin tabii başkanı olan Mustafa Kemal'in yetki sınırını oldukça genişletiyordu.

Ama bunu biraz daha geniş perspektiften yorumlamak lazım. Dünya siyaseti bilmek, bu konuda size yardımcı olacaktır. 1876 Fransız Devrimi sonrası kurulan konvansiyon yani meclis hükümeti de aşırı yetki ile donatıldığı için Jakobenler önderliğinde ülke genelinde 'kendilerinden olmayanları' idam etmeye başladılar. İlk dönem Fransız demokrasisi Türkiye Kurtuluş Hareketi ile oldukça büyük benzerlikler gösterir. Aradaki tek fark, bizim toplumumuzun her zaman ve her konuda olduğu gibi fikir dünyasında dahi 50-100 sene geriden gelmemiz.

Bunun sebebinin ne olduğunu merak ederseniz eğer, gidip o çok beğendiğiniz ve yerlere göklere sığdıramadığınız hilafet makamının bilim, teknoloji, kitaplar hakkında çıkardığı mükemmel ve ilerici fetvalara göz gezdirebilirsiniz. Hani o bir gecede kaybettiğiniz tüm bilgi birikimi, alfabe muhabbetiniz var ya onun için de gidip Osmanlı dönemi matbaa kayıtlarına, nüfus sayımlarına, okuma yazma bilen kişi oranına da bir bakmak isteyebilirsiniz. Sanki bana bilim, kültür, sanat, edebiyat toplumuydu da bir gecede cahil kaldık muhabbeti yapıyorsunuz.

Atatürk ile ilgili siyasi olarak da tarihsel figür olarak da nötr ve hatta olumsuza yakın düşünen biri olarak yine de sizin kadar içten pazarlıklı ve art niyetli olamıyorum, tebrik ederim.

Asel'in imzasına koyduğu gibi: Zihin fukara olunca, fikir ukala olurmuş.

Not: Siyaset, kavramsal bağlam, Osmanlı ve Türkiye tarihi öğrendiğiniz gün tekrar bu konular üzerine konuşabiliriz. Öncelikle lütfen ama lütfen öğrenin. Zor değil.
 




Konuya şöyle bir bakınca şu iki güzide yorum üzerinden konuya bakış açımı belirtmek istiyorum.

Siyaset bilimi tartışacaksak (ki buna çabalamışsınız) kavramları bilmek gerekir. Manasını bilmeden kullanılan kavramlar sizi olduğunuzdan daha zeki yada bilgili göstermez, aksine komik duruyor.

Diktatör kavramının bir devlet sistemini yada var olan rejimi değiştirmekle alakası yoktur. Art niyetli soruları sağa sola saçmadan önce mevcut yorumlama ve anlama kudretinizi bazı şeyleri öğrenmeye harcasanız tartışacak hiçbir şeyimiz kalmaz aslında.

Amme hizmeti olarak burada kavram fukaralığına son vermek istiyorum. Sevgili ve değerli @usta ve @ForseTi yanaşın şöyle biraz.

Diktatör nedir?

Latince bir kelime olan diktatör, buyurgan yani emir veren manasına gelir. Siyasi literatürde "sınırsız güç ve otoriteyi elinde bulunduran tek adam sistemini" ifade etmek için kullanılır. Günlük kullanımında ise özgürlüklere müsamahası olmayan liderleri tanımlamak için kullanılıyor ama bu oldukça yanlış bir kullanım.

Şimdi bu kavramı öğrendiğinizi varsayarak ve yorum içeriğinizi oluşturan bu saçma antitezden vazgeçtiğinizi umarak devam ediyorum.

Atatürk diktatör müydü?

Yukarıdaki tanım gereği, 5 Ağustos 1921 tarihli başkomutanlık kanunu ile birlikte kendisine verilen yetkileri göz önünde bulundurursak; 5 Ağustos 1921'den cumhurbaşkanı seçildiği ve başkomutanlık kanununun fesh olunduğu 29 Ekim 1923 tarihine kadar, kendisini diktatör olarak tanımlayabileceğimiz yetki, güç ve otoriteye sahipti.

Buraya kadar tamamen siyaset bilimi ekseninde değerlendirdim konuyu.

Çünkü Türkiye'nin gördüğü en büyük hukuk katliamlarından biri olan İstiklal Mahkemeleri, Dersim Katliamı, ilk parti kapatmaları gibi Türkiye siyasi tarihi açısından utanç tablosu olan durumlar Atatürk'ün diktatörlüğü ve sonrasındaki cumhurbaşkanlığı sürecinde gerçekleşti. Ki 1924 Anayasası çıkmadan önce meclis hükümeti sistemi ile yönetildiğimizi hatırlatmak isterim. Güçler ayrılığının olmayışı, var olan tüm yetkileri meclisin ve hükümetin tabii başkanı olan Mustafa Kemal'in yetki sınırını oldukça genişletiyordu.

Ama bunu biraz daha geniş perspektiften yorumlamak lazım. Dünya siyaseti bilmek, bu konuda size yardımcı olacaktır. 1876 Fransız Devrimi sonrası kurulan konvansiyon yani meclis hükümeti de aşırı yetki ile donatıldığı için Jakobenler önderliğinde ülke genelinde 'kendilerinden olmayanları' idam etmeye başladılar. İlk dönem Fransız demokrasisi Türkiye Kurtuluş Hareketi ile oldukça büyük benzerlikler gösterir. Aradaki tek fark, bizim toplumumuzun her zaman ve her konuda olduğu gibi fikir dünyasında dahi 50-100 sene geriden gelmemiz.

Bunun sebebinin ne olduğunu merak ederseniz eğer, gidip o çok beğendiğiniz ve yerlere göklere sığdıramadığınız hilafet makamının bilim, teknoloji, kitaplar hakkında çıkardığı mükemmel ve ilerici fetvalara göz gezdirebilirsiniz. Hani o bir gecede kaybettiğiniz tüm bilgi birikimi, alfabe muhabbetiniz var ya onun için de gidip Osmanlı dönemi matbaa kayıtlarına, nüfus sayımlarına, okuma yazma bilen kişi oranına da bir bakmak isteyebilirsiniz. Sanki bana bilim, kültür, sanat, edebiyat toplumuydu da bir gecede cahil kaldık muhabbeti yapıyorsunuz.

Atatürk ile ilgili siyasi olarak da tarihsel figür olarak da nötr ve hatta olumsuza yakın düşünen biri olarak yine de sizin kadar içten pazarlıklı ve art niyetli olamıyorum, tebrik ederim.

Asel'in imzasına koyduğu gibi: Zihin fukara olunca, fikir ukala olurmuş.

Not: Siyaset, kavramsal bağlam, Osmanlı ve Türkiye tarihi öğrendiğiniz gün tekrar bu konular üzerine konuşabiliriz. Öncelikle lütfen ama lütfen öğrenin. Zor değil.


senin bu küçük gören tavırlarına zerre katlanmak istemiyorum bu üslübunla yaklaşmamayı insanları küçük görmemeyi de öğren buda zor değil saygısızsın laf ebesisin başka hiç bir şey değil:)


silah zoruyla Cumhurbaşkanları adaylıktan çekildi bu ülkede ve o adamları bu ülkenin tarihi Vatan kahramanı olarak anıyor aynı adamların ilk darbe anayasaları sokup bir başbakanı mevkisini dar ağacına götürenler olaylar gibi bunları meşru görüp şimdiye diktatörlük tanımını bana anlatanlar da fukaradır akıl fukarası

benim her zaman görüşüm budur ki birine diktatör diyerek işine gelen bir yapıda olana meşru gözüyle bakanlardan nefret ederim bu lafım geneldir kısasa kısastır her şey bir şeye kara dersek bunu kim yaparsa yapsın kara diyebilecek insanlar gerekli bize işine geldiği gibi davrananlar değil
 



senin bu küçük gören tavırlarına zerre katlanmak istemiyorum bu üslübunla yaklaşmamayı insanları küçük görmemeyi de öğren buda zor değil saygısızsın laf ebesisin başka hiç bir şey değil:)


silah zoruyla Cumhurbaşkanları adaylıktan çekildi bu ülkede ve o adamları bu ülkenin tarihi Vatan kahramanı olarak anıyor aynı adamların ilk darbe anayasaları sokup bir başbakanı mevkisini dar ağacına götürenler olaylar gibi bunları meşru görüp şimdiye diktatörlük tanımını bana anlatanlar da fukaradır akıl fukarası

benim her zaman görüşüm budur ki birine diktatör diyerek işine gelen bir yapıda olana meşru gözüyle bakanlardan nefret ederim bu lafım geneldir kısasa kısastır her şey bir şeye kara dersek bunu kim yaparsa yapsın kara diyebilecek insanlar gerekli bize işine geldiği gibi davrananlar değil

Bu yüzden seni küçük görüyorum işte. Okumuyorsun, anlamıyorsun. Ben de Atatürk diktatördü diyorum, sen de. Ama sen bunu cahillikle ve yanlış bir tarihsel bağlamla sunuyorsun, çünkü diktatörün ne demek olduğunu dahi bilmiyorsun.

Eğer küçük görülmek istemiyorsan, biraz büyü. Gözümün görebileceği bir seviyeye gelebilirsen, seninle dengimmişsin gibi konuşabilirim. :)

Bunun haricinde bana yönelttiğin 'saygısız' iftirasını üzerime alınmıyorum. Herhangi bir saygısızlık yaptığımı düşünmüyorum. Bilmeyen, cahil bir kişiye bilmiyorsun, bu cahilliğini gider demek saygısızlıksa onu bilemem ama. Cahilliğinden gocunma, onu yok etmeye çalış. Tedavinin ilk aşaması teşhis, sonraki aşaması kabullenmektir. Hadi yine iyisin, senin yerine ben koydum teşhisi. :)
 
Ya gençler Osmanlı geçmişte kalmış Recebistanda bir hayalden ibaret boşverin bunlarıda.
Terör örgütünün siyasi uzantısı olduğu söylenilen partiyi koruma altına alan Cumhuriyet ilkelerine ve rejimine liderlik eden ve kuruculuk yapan Chp var veya öyle algı var diyeyim.
Buna da bir konu açsanızda tartışsanız biraz ufkumuz açılsa ?
 


Bu yüzden seni küçük görüyorum işte. Okumuyorsun, anlamıyorsun. Ben de Atatürk diktatördü diyorum, sen de. Ama sen bunu cahillikle ve yanlış bir tarihsel bağlamla sunuyorsun, çünkü diktatörün ne demek olduğunu dahi bilmiyorsun.

Eğer küçük görülmek istemiyorsan, biraz büyü. Gözümün görebileceği bir seviyeye gelebilirsen, seninle dengimmişsin gibi konuşabilirim. :)

Bunun haricinde bana yönelttiğin 'saygısız' iftirasını üzerime alınmıyorum. Herhangi bir saygısızlık yaptığımı düşünmüyorum. Bilmeyen, cahil bir kişiye bilmiyorsun, bu cahilliğini gider demek saygısızlıksa onu bilemem ama. Cahilliğinden gocunma, onu yok etmeye çalış. Tedavinin ilk aşaması teşhis, sonraki aşaması kabullenmektir. Hadi yine iyisin, senin yerine ben koydum teşhisi. :)


hala devam ediyorsun dengim falan filan saygısızsın ve bunu bu egonla asla yenebilecek bir meziyette değilsin benim gözümde de sen böylesin sen sanki sen okudun neyse kendin gibi olanlara git dengin her en haltsa


senin yaklaşımın hep böyleydi burada örnek göstereceğim insanlar var ne kadar zıt olsa da benden çok şey bilse de bununla böbürlenmeyen ama sen bunu yapacak meziyette değilsin
 
Ya gençler Osmanlı geçmişte kalmış Recebistanda bir hayalden ibaret boşverin bunlarıda.
Terör örgütünün siyasi uzantısı olduğu söylenilen partiyi koruma altına alan Cumhuriyet ilkelerine ve rejimine liderlik eden ve kuruculuk yapan Chp var veya öyle algı var diyeyim.
Buna da bir konu açsanızda tartışsanız biraz ufkumuz açılsa ?

Bir anayasal cehalet de burada. Güzel ülkemde, güzel eksiklikler.

Cumhuriyet ilkeleri neyi koruma altına almış? 1924 Anayasası'na göre siyasi partilerin derneklerden hiçbir farkı yoktu hakeza dernekler ve vakıflar kanunu içerisinde ele alınıyordu. Sonradan yapılan değişikliklerle siyasi partiler kanunu oluşturuldu.

Bir de bu cumhuriyet rejimine olan düşmanlığınız niye onu anlayamıyorum. Yahu sanki dininizi, imanınızı elinizden alan bu rejim yada anayasaymış gibi davranmaktan vazgeçin artık. Çok saçma, aşırı saçma bir tutum. Rejim hiçbir şeyi ifade etmez. İngiltere'de, Norveç'te hala uygulanan rejim monarşi. Yani siyasi literatürden bihaber olup siyaset tartışmaya çabalayarak elinize ne geçecek? İngilizce bilmeyip İngilizce üzerine konuşan bir avuç çocuktan ne farkınız olabilir? Kendi tarihini bilmeden bu kadar bok atmaya meyilli başka bir toplum yok şu gezegen üzerinde.
 


Bir anayasal cehalet de burada. Güzel ülkemde, güzel eksiklikler.

Cumhuriyet ilkeleri neyi koruma altına almış? 1924 Anayasası'na göre siyasi partilerin derneklerden hiçbir farkı yoktu hakeza dernekler ve vakıflar kanunu içerisinde ele alınıyordu. Sonradan yapılan değişikliklerle siyasi partiler kanunu oluşturuldu.

Bir de bu cumhuriyet rejimine olan düşmanlığınız niye onu anlayamıyorum. Yahu sanki dininizi, imanınızı elinizden alan bu rejim yada anayasaymış gibi davranmaktan vazgeçin artık. Çok saçma, aşırı saçma bir tutum. Rejim hiçbir şeyi ifade etmez. İngiltere'de, Norveç'te hala uygulanan rejim monarşi. Yani siyasi literatürden bihaber olup siyaset tartışmaya çabalayarak elinize ne geçecek? İngilizce bilmeyip İngilizce üzerine konuşan bir avuç çocuktan ne farkınız olabilir? Kendi tarihini bilmeden bu kadar bok atmaya meyilli başka bir toplum yok şu gezegen üzerinde.

Kime ileteyim bu mesajını yahu ?
 



hala devam ediyorsun dengim falan filan saygısızsın ve bunu bu egonla asla yenebilecek bir meziyette değilsin benim gözümde de sen böylesin sen sanki sen okudun neyse kendin gibi olanlara git dengin her en haltsa


senin yaklaşımın hep böyleydi burada örnek göstereceğim insanlar var ne kadar zıt olsa da benden çok şey bilse de bununla böbürlenmeyen ama sen bunu yapacak meziyette değilsin

Niye bana saldırıyorsun peki? Hadi bana saldırdın eyvallah da, onun yanında şu konuyla da ilgili iki kelam etseydin bari? Konuya çapın yetmiyor da şahsa mı saldırmaya çalışıyorsun yoksa? Öyle mi yırtmayı planlıyorsun? Nasıl istersen öyle olsun güzel insan.

Ama örneklerin de, senden zıt düşünen ama saygı duyduğun kişiler de, onların bilgileri ile övünüp övünmemesi de inan umurumda değil. :)

Nasıl ki sen cahilliği ile övünebilen biriysen ben de bilgimle övünebilirim pekala değil mi? Bunda bir beis görmüyorum. Ha benim durumum senin sığlığını ortaya çıkarıyor diye ise bu kinin, onda haklısın bak. :)
 


Bilenler, bilmeyenlere.

Cümlenin ilk kısmına şunu diyim evet siyasi partiler dernektir vs. Mustafa Kemalin askerleriyiz diyen ideolojiye sahip derneğin Türkiye toprağını bölmeye çalışanlara (genel düşünce bu) destek olması şaşırtıcı bir durum bizzat bunu anlatmak istedim yanlış anlamış olabilirsin.
Diğer bir mevzuysa şahsi düşmanlığım Cumhuriyet rejmine değil Cumhuriyet rejmiyle veya bahsedilen ilkelerle bağdaşmamasına rağmen onlara sığınarak yapılan uygulamalar.
Laiklik uygulanırken insanların özel hayatına müdahaleler olduğunu düşünüyorum veya ne bilim asılan insanlar, istiklal mahkemeleri falan Cumhuriyetle alakasız durumlar haliyle rejimi değil bu rejime sığınanlara senin deyiminle düşmanlık besliyorum.
Ismet inönünün doğuda yapmak istedikleri veya ne bilim dersim olayları falan bu insanlara karşı antipati beslememe sebeb oluyor ve bu en doğal hakkım demi ?
Cumhuriyet rejimine direk düşmanlığım yok şahsım adına (:
 


Niye bana saldırıyorsun peki? Hadi bana saldırdın eyvallah da, onun yanında şu konuyla da ilgili iki kelam etseydin bari? Konuya çapın yetmiyor da şahsa mı saldırmaya çalışıyorsun yoksa? Öyle mi yırtmayı planlıyorsun? Nasıl istersen öyle olsun güzel insan.

Ama örneklerin de, senden zıt düşünen ama saygı duyduğun kişiler de, onların bilgileri ile övünüp övünmemesi de inan umurumda değil. :)

Nasıl ki sen cahilliği ile övünebilen biriysen ben de bilgimle övünebilirim pekala değil mi? Bunda bir beis görmüyorum. Ha benim durumum senin sığlığını ortaya çıkarıyor diye ise bu kinin, onda haklısın bak. :)

çok konuşarak mı akıllı olduğunu sanıyorsun bazıları da çok konuşanlara aptal diyor merak etme her şeyin en iyisini bilen bir kar tanesi değilsin ama bundan haberin yok tüh hahah konuş konuş
 


çok konuşarak mı akıllı olduğunu sanıyorsun bazıları da çok konuşanlara aptal diyor merak etme her şeyin en iyisini bilen bir kar tanesi değilsin ama bundan haberin yok tüh hahah konuş konuş

"Her şeyin en iyisini bilen bir kar tanesi"

Arkadaşın kreş seviyesi metaforunu açıklayabilecek bir toplum gönüllüsü var ise pm atabilir.

Konuda durmanın alemi yok artık, yeterince çocuklaştığına ve histerik kahkahalar falan atmaya başladığına göre.
 


Cümlenin ilk kısmına şunu diyim evet siyasi partiler dernektir vs. Mustafa Kemalin askerleriyiz diyen ideolojiye sahip derneğin Türkiye toprağını bölmeye çalışanlara (genel düşünce bu) destek olması şaşırtıcı bir durum bizzat bunu anlatmak istedim yanlış anlamış olabilirsin.
Diğer bir mevzuysa şahsi düşmanlığım Cumhuriyet rejmine değil Cumhuriyet rejmiyle veya bahsedilen ilkelerle bağdaşmamasına rağmen onlara sığınarak yapılan uygulamalar.
Laiklik uygulanırken insanların özel hayatına müdahaleler olduğunu düşünüyorum veya ne bilim asılan insanlar, istiklal mahkemeleri falan Cumhuriyetle alakasız durumlar haliyle rejimi değil bu rejime sığınanlara senin deyiminle düşmanlık besliyorum.
Ismet inönünün doğuda yapmak istedikleri veya ne bilim dersim olayları falan bu insanlara karşı antipati beslememe sebeb oluyor ve bu en doğal hakkım demi ?
Cumhuriyet rejimine direk düşmanlığım yok şahsım adına (:

Oradan bakınca CHP sempatizanı yada bu saydıklarını destekleyen biri gibi mi görünüyorum bilmiyorum. Derdim bunların yanlışlığı, doğruluğu değil.

Tartışılsın pek tabii, ama burada iki cümleyi yan yana getirebilecek zihinsel aktiviteden aciz ve siyasi tarih bilgisi "Atatürk geldi düşmanı yendi" ile "bir gecede cahil kaldık" bandında gidip gelen insanlar neyi, nasıl tartışacaklar?
 


Buradan sizede sesleniyorum. Eyyyy laikliğin çoğu avrupa ülkesinde olduğunu sanan kişiler Laiklik 200 küsür ülkenin bir elin parmağını geçmediği kadardır.

arkadaşın anlatmak istediğini tercüme edeyim: "dünya üzerindeki 200 küsür ülkeden laiklik'i benimseyenleri toplasanız bir elin parmağını geçmez."

o ülkelerden biri türkiye olduğu için ne kadar şanslıyız! ata'mın ruhu şâd olsun mezarına nurlar yağsın inşşş<3
 
arkadaşın anlatmak istediğini tercüme edeyim: "dünya üzerindeki 200 küsür ülkeden laiklik'i benimseyenleri toplasanız bir elin parmağını geçmez."

o ülkelerden biri türkiye olduğu için ne kadar şanslıyız! ata'mın ruhu şâd olsun mezarına nurlar yağsın inşşş<3

Aga o seviyeye inip meal getirdiğin için teşekkürü bir borç bilirim. +rep thnx for share
 


Oradan bakınca CHP sempatizanı yada bu saydıklarını destekleyen biri gibi mi görünüyorum bilmiyorum. Derdim bunların yanlışlığı, doğruluğu değil.

Tartışılsın pek tabii, ama burada iki cümleyi yan yana getirebilecek zihinsel aktiviteden aciz ve siyasi tarih bilgisi "Atatürk geldi düşmanı yendi" ile "bir gecede cahil kaldık" bandında gidip gelen insanlar neyi, nasıl tartışacaklar?

Onu bilmem ağa ama Can Dündar tutuklandığında Devlet medyadan elini çeksin medya özgürdür diyenlerin, toplumdaki bireyin zamanında baş örtüsüyle bireyin üniversite okumasını engellenmesine birey özgürdür demek yerine "olabilir din ve devlet işleri ayrı tutulması gerek" demesi kadar ironik işte verdiğin örnek
Sence cehalet bence menfaatçilik (:
 
Geri