Osmanlıda okuma yazma oranı gerçekten düşük mü?

🕒 Konu sahibi 12 saat önce aktifti


Nasıl aldılar ama sözde avukat bozuntusu polisimize karşı geliyor ve bu avukatı savunan bir kitle var yazık.
 
Yav Osmanlı da adaletin tecelli ettiği çok zamanlar olmuştur.
Vicdanlı kadınları satın almak zordu.
Halka hz ömerin adalet uygulanırdı,
Ama Şeyhülislamların çoğu padişahın
hoşuna gideceği fetvaları verirdi.

Avrupalıların bizi barbar görmeleri, adalet sistemimizin
bozuk olduğundan değil, topraklarını ellerinden
aldığımız içindir.

Pandemi konusuna gelecek olursak
Hükümetin çalışmaları takdire şayan.
Çok güzel bir sınav verdik millet olarak
Avrupalıların bizi riskli görmeleri gayet normal
Salgın hala devam ediyor, nüfusu yüksek
bir milletiz, Avrupa Standartlarında bir yaşam tarzımız
yok, zaten bu adamlar pipirikli falan filan
Birazda gıcıklar, turist göndermek istemezler tâbî
Konu adalet varmı veya ne kadar var falan değil.
İddia sahibi Avrupa'nın Osmanlı adaletine hayran olduğunu söylüyor. Bu tip büyük iddialar adalet vardı gibi cümlelerle geliştirilemez. Tabiiki bu iddia belge ve kaynaklara pekiştirilmesi gerekli. Aksi taktirde Avrupa bizi kıskanıyor sözünden öteye gitmez.
PS demi konusu da buna benziyor. Psndemi süreci söylediğin gibi iyi kontrol edildi ama "dünya bizi taktir etti, örnek aldı" dersen gene Büyük lokma yemiş olursunki doğal olarak bu konuda da kaynak ve belge istenilir. Adaletine hayran olduğun bir devlet asla barbar olamaz. Bu çelişkiye de dikkat çekmek istedim.
Neyse iddia sahibi işkembeden attı ve şimdi çocuk gibi sağa sola saklanıyor.
 
Yav Osmanlı da adaletin tecelli ettiği çok zamanlar olmuştur.
Vicdanlı kadınları satın almak zordu.
Halka hz ömerin adalet uygulanırdı,
Ama Şeyhülislamların çoğu padişahın
hoşuna gideceği fetvaları verirdi.

Avrupalıların bizi barbar görmeleri, adalet sistemimizin
bozuk olduğundan değil, topraklarını ellerinden
aldığımız içindir.

Pandemi konusuna gelecek olursak
Hükümetin çalışmaları takdire şayan.
Çok güzel bir sınav verdik millet olarak
Avrupalıların bizi riskli görmeleri gayet normal
Salgın hala devam ediyor, nüfusu yüksek
bir milletiz, Avrupa Standartlarında bir yaşam tarzımız
yok, zaten bu adamlar pipirikli falan filan
Birazda gıcıklar, turist göndermek istemezler tâbî

Ben iddia ediyorum bizim nüfusumuz bu kadar yüksek olmasa ve gelir düşüklüğü sebebiyle çoğu kişi çalışmak zorunda olduğu için vakalar devam ediyor. Dünyanın en iyilerinden bir süreç yürüttük ama herkes çalışmak zorunda olduğu için bitmek bitmiyor şu meret.
 
Erhan Afyoncu'nun Yazısı ;

Osmanlı Devleti zamanında adalete fazla önem verilir ve sistemin temelinin adalet olduğuna inanılırdı. Bu yüzden kadılar, bağımsız olarak görev yaparlardı. Kadının hükmü olmadan kimse cezalandırılamadığı gibi, vergi toplanması, tahrir yapılması gibi idari tasarruflar da kadının bilgisi olmadan gerçekleştirilemezdi. Padişahlar bile mahkemelere ve kadılara karışamazlardı. Mahkemeler gerektiğinde padişah karşısında halkın haklarını korurdu. Kanunlar padişahın da üstündeydi. Nitekim Şeyhülislam Ebussuud Efendi, padişahın emirlerinin kanuna aykırı olması durumunda bunlara "Nâ-meşru nesneye emri sultanî olmaz" diyerek karşı çıkmıştı.



Osmanlı mahkemeleri davalarda zenginfakir, güçlü-zayıf, Müslüman-Gayrimüslim ayrımı yapmazdı. Kişinin statüsüne ve itibarına bakılmazdı. Bir Gayrimüslim Müslüman'a karşı rahatça dava açabildiği gibi, haklı olması durumunda da dinine bakılmaksızın mahkeme kararıyla hakkını alırdı. Nitekim 16. yüzyılda esir olarak Türkiye'de bir süre kalan Bartholomaeus Georgieviç hatıralarında, "Türkler ve Hristiyanların hakimleri aynıdır. Müslüman hakimler ayrım gözetmezler, herkese aynı adaleti uygularlar. Öldüren öldürülür, hırsızlık yapan veya zorla bir şeyi alan asılır. Pazarda ineğinin sütünü satan bir kadının sütünü içen ve parasını ödemeyen bir yeniçeriye de aynı kural uygulandı. Ben buna Şam'da şahit oldum" der. 17. yüzyılın ilk çeyreğinde Türkiye'ye gelen Adam Werner, Türkler'in, kurduğu en büyük devletin güç aldığı kaynakları sayarken adaleti şöyle anlatır: "Bu konuda bilgi ve deneyim sahibi olan kişiler, eğer azimli ve dürüst davranırlarsa, ister köle olsunlar, ister en alt katmandan olan bir aileden gelsinler, hak ettikleri itibarı görürler ve ödüllendirilirler, en yüksek siyasi veya askeri konumlara getirilirler, krallar, dükler gibi zengin olabilirler, hatta evlilik yoluyla padişahın aile çevresine girebilirler. Buna karşılık -hangi toplum kesiminden olurlarsa olsunlar- suç işleyenlere ve kamuya zarar verecek davranışlarda bulunanlara uygulanan cezalar çok ağırdır ve idama kadar yolu vardır. Çok katı hukuk kuralları uygularlar".



Meşhur akıncı ailelerinden Turhanoğulları'ndan Faik Bey, devlete yaptığı hizmetler sadrazam tarafından takdir edilerek Rumeli Beylerbeyi yapılmıştı. Ancak beylerbeyliği esnasında Sofya'da geçen altı ayı adaletten uzaktı. Birkaç kişiyi mahkeme yapmadan astıktan sonra Sofya Kadısı Sencarî Muizüddin Mehmed Efendi'den idamlarla ilgili bir mahkeme hükmü vermesini ısrarla isteyip, kadıya baskı yaptı. Kadı bu baskı üzerine yola çıkarak, İstanbul'a geldi. Divân-ı Hümayun'da olup bitenleri anlatıp, beylerbeyinin yaptığı zulümleri yazılı olarak sundu. Kadının bu ifadesi üzerine Mirahur Osman Paşa Rumeli Beylerbeyliği'ne tayin edilip, Faik Paşa azledildi. Sofya Kadısı da vazifesinden istifa etti. Kapıcıbaşı Şehbaz Ağa kapıcılar ile varıp Faik Paşa'yı yakalayarak, İstanbul'a getirdiler. Faik Paşa, zengin olmasına rağmen, elindekilerle kanaat etmeyip halka zulmetmişti. Tarihçiler bu yüzden ecdadının şerefini yok ettiğini söylerler. Daha önce yine zulüm suçu yüzünden değnek cezasına çarptırılmıştı. Beylerbeyi olduktan sonra, kibri iyice artmış ve yaşı yetmişe varıp, aksakallı bir ihtiyar olmasına rağmen dini emirlere kulak asmayıp, halka zulüm ve âlimlere eziyet etmeye devam etmişti. Dönemin padişahı Sultan İbrahim, beylerbeyi İstanbul'a getirilince 1644 yılının başlarında Topkapı Sarayı'nda Yalı Köşkü'ne inip Faik Paşa'yı Sofya kadısıyla yüzleştirip, ne olup bittiğini anladı. Faik Paşa, kadının zulüm ettiğini söyleyip, kendi yaptıklarını inkâr etti. Veziriazam beylerbeyini kurtarmak istedi, ancak Silahdar Paşa ile Cinci Hoca beylerbeyinin aleyhine çalıştılar. Faik Paşa, kendisinden önceki Beylerbeyi Dilaver Paşa'nın şahitliğine başvurulmasını istedi. Dilaver Paşa, kadının şeriata bağlı biri olduğunu, beylerbeyinin kadıya eziyet edip, halka zulmettiğini söyledi. Şeyhülislam Yahya Efendi'ye durum danışıldı. Şeyhülislam bunun katli vacip olalı otuz yıldır diye cevap verince padişahın emriyle Faik Paşa bostancıbaşı tarafından boğduruldu.
 
Burada çene suyu corba yapan arkadaslara bir sorum var.

Devrim nedir? Nasil yapilir? Bir zahmet anlativerin.

Harf inkilabi uzerine dusunup tartisilmasi gereken bir konu. Yani bir guruh bunu savunuyor diye biz bunun uzerine konusamayacakmiyiz? Cevap vereyim ;

Inkilap ve devrimleri ve dahi yapilan? yanlislari konusacak duruma gelmemiz icin sizin bir tas ustune tas koymaniz lazim ki konusmaya hakkiniz olsun.

Adamin 18 senede yaptigini neredeyse 100 yildir gram ileriye goturememis bir ulke var karsimizda.

Hukuk yok , adalet yok, insan haklari yok, sanayilesme desen halt etmis, egitim evlere senlik 3. Dunya ulkesinden farksiz bir konumdayiz.

Kanuni kanuni fatih fatih diye zirildamadan once bu adamlarin sadece toprak kazanmadigini bi anlasaniz keske.

“ Amerika'nın Millet Meclisi binası Capitol'de ABD kanunlarını etkileyen devlet adamlarının yer aldığı kabartma portreler arasında, Batı'da 'Muhteşem' olarak anılan KanuniSultan Süleyman da bulunuyor. “

Dunyanin gelmis gecmis en büyük yasa koyucularindan biridir Kanuni.

Babalarinin hayrina koymamislar yani güzel kardesim.
 
Burada çene suyu corba yapan arkadaslara bir sorum var.

Devrim nedir? Nasil yapilir? Bir zahmet anlativerin.

Harf inkilabi uzerine dusunup tartisilmasi gereken bir konu. Yani bir guruh bunu savunuyor diye biz bunun uzerine konusamayacakmiyiz? Cevap vereyim ;

Inkilap ve devrimleri ve dahi yapilan? yanlislari konusacak duruma gelmemiz icin sizin bir tas ustune tas koymaniz lazim ki konusmaya hakkiniz olsun.

Adamin 18 senede yaptigini neredeyse 100 yildir gram ileriye goturememis bir ulke var karsimizda.

Hukuk yok , adalet yok, insan haklari yok, sanayilesme desen halt etmis, egitim evlere senlik 3. Dunya ulkesinden farksiz bir konumdayiz.

Kanuni kanuni fatih fatih diye zirildamadan once bu adamlarin sadece toprak kazanmadigini bi anlasaniz keske.

“ Amerika'nın Millet Meclisi binası Capitol'de ABD kanunlarını etkileyen devlet adamlarının yer aldığı kabartma portreler arasında, Batı'da 'Muhteşem' olarak anılan KanuniSultan Süleyman da bulunuyor. “

Dunyanin gelmis gecmis en büyük yasa koyucularindan biridir Kanuni.

Babalarinin hayrina koymamislar yani güzel kardesim.


+1


''Mahkemeler gerektiğinde padişah karşısında halkın haklarını korurdu. Kanunlar padişahın da üstündeydi. Nitekim Şeyhülislam Ebussuud Efendi, padişahın emirlerinin kanuna aykırı olması durumunda bunlara "Nâ-meşru nesneye emri sultanî olmaz" diyerek karşı çıkmıştı. ''
 
Aslında %100 idi de bi gecede cahil kaldı hepsi.

kutsal kitaplarını bile okuyamayan cahil bir toplumdu osmanlı. bu yüzdendir ki, halifenin, şeyhülislamın buyruklari allah'ın ayeti gibi tartışmasız kabul edilirdi.
avrupa ortaçağda aştı bunu. ıncil halkın okuyabilmesi için tercüme edildi ve ruhban sınıfı hakimiyetini kaybetti zamanla.
ülkemizde bugün bile ulema sayılan yobazların ağzına bakılıyor dini anlamak için. halkın okuması istenmiyor. zira halk okursa bilgi edinir, bilgi her türlü tiranligi yıkar.
mustafa kemal atatürk'ün halka en büyük hizmetidir kuran tesfiri hazirlatmak. ancak, said nursi ki en ünlüleridir, din üzerinden menfaat sağlayan düzenbazlar kuran'ın türkçe olmasına karşı çıkmışlardir.

osmanlida okur yazar yoktu. olan da zaten memurluk yapardı. halk cahildi, cahil bırakılıyordu. koyun sürüsünü yönetmek her zaman daha kolaydır çünkü. Osmanlıyı şahsa anlatan gerçeklerinden uzak kendini pro gösteripde insanları kandıranlar. Bu ki ülkenin geldiği sistemi tartışmayacak konuşamayacak kadar düzenbazlar.

NOT - Alperaslanda bizim fatih de bizim MUSTAFA KEMAL DE BİZİMDİR.
 
Geri