ODTÜ'DE Kız ve Erkek Tuvaletleri Birleştirildi

Konu sahibi son olarak 3250 gün önce görüldü
odtü civcarındaki alköllü cafelerde birleşikdi bir zaman.
bi gün cafeye gittik içtik yedik eğlendik derken tuvaleti kullanma gereksinimi hissettim tuvalete girdim 2 kıs makyaj yapıyor pardon deyip çıktım.ulan 2 duble içtik kafamız güzel oldu heralde dedim.barboy beyfendi erkekler tuvaleti ne tarafda diye sordum dedi abi karşısı olm kızlar var len orda dedi abi bizim tuvaletlerde cinsiyet ayrımı yok.neyse biraz utana sıkıla girdim kızlar hahinimhihinim gülüyor dedim bana gülüyor zilliler sırıtarak işimi gördüm elleri yıkadım sağ tarafımda bir kutucuk dedim el kurutma şeysi baktım çalışmıyo.üstünde 2 lira atınız vay avradını kesim deyip 2 lirayı salladım ellerimi makinenin altına tuttum üfüreceği yerde 2 paket bişi attı üstünle çilekli yazıyo ulan hizmete bak didim.içeri masaya gittim masaya salladım alın lan fakirller elinizi yüzünüzü silin masadaki kıs arkadaş şarapsız deyip ortamı terketti.paketlerden prezervatif çıktı buda beyle bi anımdır.

:hehehe:
 
İşin ilginç yanı, bu aralar devamlı zıtlıklar üzerinden yine kamplaştırma senaryoları icra edilmekte.
Anlı şanlı medyamızda buna çanak tutmakta...
Tıpkı, Almanya'nın Köln şehrinde aynı cadde üzerinde hem İslamcı cemaatlerin dernek ve vakıfları ile PKK'nın ve DHKPC gibi sol terör örgütlerinin birbirlerini rahatsız etmeden tek bir kavga dahi çıkarmadan kardeşçe yaşayıp Türkiye'ye geldiklerinde birbirlerine horozlanmaları gibi bir şey. Yahu neden Almanya'da kardeşsiniz de Türkiye'de düşman.
Suriye'de de aynı senaryo İŞİD sahaya giriyor sivilleri katlediyor ve yurtlarından kovuyor, güya onun düşmanı pozundaki PKK'ya yenilmiş süsü verip toprakları onlara teslim etmesi misali..
Bu LGBT'liler de öyle toplum tarafından kabul edilmeyeceklerini bildikleri halde bilinçli olarak bu konuyu işleyip mevzi kazanmaya çalışıyorlar. Bu işi organize edenler de aslında biliniyor. Soros vakıfları STK'lar LGBT'lilere sonsuz destek veriyorlar. Yarın Kılıçtaroğlu'nun mitinginde de bayrak açarlarsa şaşırmayın.

Bu arada bu işten en karlı kim çıkıyor ona bakalım. İşte cevap burada bu işten en çok karlı çıkan, PKK FETÖ olacaktır. Bir de seçimlerde Tayyip Erdoğan.

Bu konuyu ısıtıp ısıtıp karşımıza getirenler Türk toplumunu uyuyor sanmasın bulanık suda balık avlamak öyle kolay değil.
Bizler bu oyunları on yıllar evvel yaşadık, kullanıldık atıldık sizler de kullanılıp atılmayın!
 
Seksist düşüncelere girmeyi sevmiyorum ama mahremiyet diye bir şey olmalı, bu medeniyet değil.
 
'dervişin fikri neyse zikri de odur' demiş dedelerimiz. cinsiyetsiz tuveletlerde bilinçaltına bağlı olarak neler yapabileceklerinden yola çıkanlar oraları rahat sevişilebilecek yerler olarak görebiliyor. tuvalet fantazisi ile desteklenmiş fikirlere elbette saygı duymam gerektiğini biliyorum; tıpkı tuvaletlerin cinsiyetsizleştirilmesine saygı duyulması gerektiği gibi...
konuyla ilintili tek endişem: artık kimse rahat rahat sıçamayacak..

İyi de sayın Tolstoyevski, her gün birilerine tecavüz edildiği, cinsel istismar vakalarının yaşandığı, hatta kadınlar bir yana küçük çocuklardan hayvanlara, damacana şişesinden ağaç kovuğuna kadar trajik vakaların yaşandığı ülkemizde insanların bunu yadırgamasını neden bilinçaltı dünyasının bilmem nasıl olduğu ile bağdaştırıyorsunuz ki?
Bunu saygı veya özgürlükler bağlamına yerleştirmek de çok zorlama geliyor.
Saygıyı veya özgürlükleri tuvalet köşesine kadar düşüren ODTÜ'lü bir grup öğrencinin marjinalliğidir bunun adı.
 
Tek derdiniz odtü öğrencilerinin boku olsun.
 
Cinsiyetsiz tuvaletleri kullanmışlığım da oldu, en ufak bir mahremiyet sorunu da yaşamadım. Üstelik karma yurtta kalıyorum. Zihniyet meselesi diyorum.
 
Her iki taraf içinde düşündüm bana her yönüyle saçma geldi, herşeyi zihniyete bağlamanın manası yok..
 
Bursa'da bir okul meb yonetmeligine aykiri olarak karma egitimden vazgecerek kiz erkek siniflari yapmis ve ilan etmis.

Bunlar artacak yakindir.


Odtu'lu bu gencler bu eylemle tepkilerini bu sekilde gosteriyor. Sapiklik ya da sapkinlik degil bu tepki.

Ironi var ortada , mesaj var.
 
İsteyen istediği yere işesin o vakit.
Onlar için sorun yoksa bizim (benim) için hiç yok.
 


İyi de sayın Tolstoyevski, her gün birilerine tecavüz edildiği, cinsel istismar vakalarının yaşandığı, hatta kadınlar bir yana küçük çocuklardan hayvanlara, damacana şişesinden ağaç kovuğuna kadar trajik vakaların yaşandığı ülkemizde insanların bunu yadırgamasını neden bilinçaltı dünyasının bilmem nasıl olduğu ile bağdaştırıyorsunuz ki?
Bunu saygı veya özgürlükler bağlamına yerleştirmek de çok zorlama geliyor.
Saygıyı veya özgürlükleri tuvalet köşesine kadar düşüren ODTÜ'lü bir grup öğrencinin marjinalliğidir bunun adı.

Merhaba sevgili No Pasaran.
Bilinçaltı bağıntısı öznel bir taşlama haliydi. Konuya olan genel tavrımı desteklemiyor. Yine, bilinçaltı bağıntısı ile ilgili olarak sorduğun sorunun aksini düşünmediğimi de ifade etmek isterim: ilk soru işaretine kadar hemfikiriz.
Bunun saygı ve özgürlükler ile ilintisini ise bölgesel çerçevede yorumluyorum. Şöyle ki: o çevrede yaşayan insanlar kullandıkları alanların böyle olmasını istiyorlar, bu onların düşünceleri ve saygı duyulmalı. Bir örnek teşkil edeceksem: kimse evinin içinde odalarını nasıl kullandığın konusunda sana karşı çıkamaz. Yatağı salonda olan birine, yatağını odana koy demek absürt olur çünkü orası salonda uyumak isteyen adamın yaşam alanı ve orada o kişi yaşıyor. Tıpkı fakültede yaşayan çoğunluk gibi. Bahsi geçen çoğunluk imza toplamış ve gayet ortak demokratik bir karar ile istedikleri gibi bir yaşam alanı yaratmışlar. Ben bu duruma saygı duyuyorum.
Tartışmanın çok zor olduğu şu günlerde kullandığın nazik dil için teşekkür ederim. :)
 
Kadir gecesini yeni geçmişken ağzımı bozmayacağım.
Sakinim.
 
Tuvaletlerin cinsiyetsizlestirilmesi, genel olarak LGBT ve cinsiyetini kadin veya erkek olarak net belirleyemeyen kisilerin toplumdan uzaklastirilmamalari, toplum tarafindan benimsenildigini gostermek icin yapilir. Eger, bu amacla boyle bir karara varilmissa, mantikli ve de yerinde bir karar olmus. Zaten ulkemizde yeterince itilip kakilan bir grup. Her ne kadar sizlere cok sacma bir karar gibi gelse de bu durumda bulunan insanlar icin onemli.

Her yeni duruma da artik tecavuzler, iliskiler, grup seksler artacak seklinde yorumlarda bulunmaktan vazgecsek keske. Bu ogrenciler, ortak alani birbirlerine saygi duyarak paylasmayi bilmek zorundalar.

Zamaninda Halk evleri icin de evlilik disi iliskiler var, tuvaletlerde ceninler bulunuyor gibi turlu suclamalarda bulunarak kapattirdilar. Tabi ki bu durumun halk eviyle hic bir alakasi yok, demeye calistigim Turk halki olarak, genelde her yeni duruma verdigimiz tepki malesef senelerdir ayni.
 
Benim Odtü nün tuvaletine gitmeyeceğim kesin
 


Merhaba sevgili No Pasaran.
Bilinçaltı bağıntısı öznel bir taşlama haliydi. Konuya olan genel tavrımı desteklemiyor. Yine, bilinçaltı bağıntısı ile ilgili olarak sorduğun sorunun aksini düşünmediğimi de ifade etmek isterim: ilk soru işaretine kadar hemfikiriz.
Bunun saygı ve özgürlükler ile ilintisini ise bölgesel çerçevede yorumluyorum. Şöyle ki: o çevrede yaşayan insanlar kullandıkları alanların böyle olmasını istiyorlar, bu onların düşünceleri ve saygı duyulmalı. Bir örnek teşkil edeceksem: kimse evinin içinde odalarını nasıl kullandığın konusunda sana karşı çıkamaz. Yatağı salonda olan birine, yatağını odana koy demek absürt olur çünkü orası salonda uyumak isteyen adamın yaşam alanı ve orada o kişi yaşıyor. Tıpkı fakültede yaşayan çoğunluk gibi. Bahsi geçen çoğunluk imza toplamış ve gayet ortak demokratik bir karar ile istedikleri gibi bir yaşam alanı yaratmışlar. Ben bu duruma saygı duyuyorum.
Tartışmanın çok zor olduğu şu günlerde kullandığın nazik dil için teşekkür ederim. :)

Sayın Talstoyevski,
İmza toplamak yada bir karar almak o eylemi meşru kılmaz. Alınan kararlar çoğunluk diye her zaman doğru olmaz. Bunu "karar vermişler, o halde saygı duyuyorum" diye normalleştirdiğiniz an benzer hassasiyeti diğer konulara da(taban tabana zıt dahi düşseniz) göstermeniz gerekir. O durumda, asla savunmayacağınız bir düşünceye, tarihsel olarak yanlış bir düşünce dahi olsa, ona meşruluk katmaktan öte bir sonuç çıkartamazsınız. Nihayetinde onlar da oy ile yapılmış tercihler. İnsanlar onu istemiş(!)

Ortada var olan bir eylem söz konusu. Eylemin sonucu değil, nedenleri daha fazla önem arz ediyor. İmza toplayıp bir arada işeyelim gibi bir hadisenin durduk yere gerçekleşmediği aşikar. Ne için? Bursa'da bir okulda karma eğitimin kaldırıldığını protesto etmek için-miş. Kadınların cinsel saldırıya maruz kalmasını Taksim'de etek giyerek protesto ettiğini zanneden soytarılardan farkları yok. Bundan ne özgürlük, ne eşitlik ne de bunların toplamı olan sol çıkar. Bundan çıksa çıksa saydığımız kavramları kişisizleştirmek, marjinalleştirmek, içini boşaltmak çıkar.
 
Benim iş yerimde ortak tuvalet kullanılıyor ve durumdan rahatsızım..
 
Geri