İnsanlara karşı duygularını dillendirme konusunda oldum olası bir noksanlığı üzerimde taşırım. Ama bazen de bazı insanlara karşı dillendirmezsem o kişilere haksızlık yaptığım fikri beynimi kemirir durur. Mazlum Abi onlardan biriymiş, bunu fark ettim. O yüzden iki kelam karalamak istedim buraya tüm amatörlüğümle.
Öz abim olmadı hiç, bunun eksikliğini uzun yıllar yaşadım, benden yaşça büyük insanlardan tutun da yaşıtım olan bir çok insana kadar da abi dedim bu boşluğun yarattığı histen dolayı. Yıllar sonra bu boşluğu dolduran bir elin parmaklarının sayısını geçmeyen insanlardan biri oldu Mazlum Abi benim için.
Vefasızlık etmedim mi şimdiye değin ona karşı? Muhakkak etmişimdir, şakayla karışık sitem etse de bana arada kıyamadı şimdiye değin çemkirmeye. Yıllar önce bir başka forumda tanış olduk kendisiyle, o zamanlar bizler(Bizin içinde Arpes de var). Delikanlı, liseli sosyalist damarları kabarık bıçkın delikanlılardık. Uçuk fikirlerimiz, henüz kocaman bir taş olan idelerimiz vardı. Bir çok insan o taşa şekil verdi, şekil verenlerin en tepesindeki isimlerden biri de No Pasarandı. Beraber din konuştuk, beraber politika konuştuk, beraber vatan haini bile ilan edildik. ( NERDE o 4 NERDE ?!?!?! )
Dışarıdaki insanlar bizi hep düşünce olarak aynı-benzer kefelere koydular. Oysa biz birbirimizden çok ayrı düşünsek de birbirimizi dinledik, birbirimizi kırmadık. Onlar bizi aynı kefeye koydukça bize aslında farklılıklarımızı daha fazla tartışma fırsatı verdiler. Tartıştık, büyüdük, öğrendik. Hatta git gide evrildik bu sürece o da şahit oldu.
Lafın kısası dostlar ; Bana ABDULHAMİT'i savunmadığı müddetçe, hayatıma değer katmış "abi" sıfatını hak etmiş kişilerin tepesinde gelir kendileri. Bolca sever, çokça sayarız.
Lise andaçı gibi noktalıyorum sözlerimi : Düşüncelerin kadar temi, yüreğin kadar mert bir ömrün olsun.