Neden Tartışamıyoruz?

🕒 Konu sahibi 7 saat önce aktifti
Merak etme herkesi ziyaret edeceğim, ben ne okuduğunu anlayan biriyim. Kimseye de çatma gibi bir huyum yoktur, ama birilerini eğlence yapmak isteyen kişilere tavır koyarım.
Herkes hakkında az çok bilgimiz var, kendi öngörüler de var. Hani diyorum önce herkes bir kendine bakacak. Seni görmedim ben mesela, tanımıyorum da hakkında niyet okuma mı yapacağım. Burası bir platform, hepimizin ortak kullanım alanı, sence gelen kişileri böyle karşılamak doğru mu? Benzer şeyler sana yapılsa yada arkadaşına ne hissediyor olursun. Ama duyar kasmaya geldiğin de her konuda varsın. Sizin yaptığınız zorbalık Larien hanım, aleyküm selam..

Saçma sapan konuşuyorsun.
Allah'tan yazılanlar ortada. Bundan sonra yazdığın hiçbir şeye cevap almayacaksın.
 
Saçma sapan konuşuyorsun.
Allah'tan yazılanlar ortada. Bundan sonra yazdığın hiçbir şeye cevap almayacaksın.
Tamam, eh işte böyle olur hep zaten. Yeni gelenin kafasını ezelim. Varsa benimle mizah, gırgır, şamata yapacak yazsın görünce dönüş yaparım.
Ben senin neden tartışma yapamıyoruz konunu okudum, o doğrultuda yazıyorum. Saçma olan şey senin zihniyet, kısa tartışma için teşekkür ederim.
 
Güzel kardeşim benim bir şeyler öğretmekle sorumlu olduğum tek bir kitle var o da öğrencilerim. Onlar dışındaki insanlara bir şeyler öğretmekle sorumlu değilim ancak elimden geldiğince insanlarla birlikte bir şeyler öğrenmeye çalışırım. Yazdığın bu mesaja gerçekten hiç gerek yoktu. Boşu boşuna kendini yoruyorsun ama ben bu yorulmalarının boşa olmadığına inanıyorum çünkü TDK Sözlük'e girip en azından doğru bir şekilde sözcüğün anlamına bakabilmişsin ki bu bile önemli bir kazanımdır ancak hala birtakım eksiklerin var. Sözlük kullanımı üzerine biraz daha çalışanı tavsiye ederim dilersen yardım da ederim. Öncelikle "alegori" kelimesinin sözlük anlamını almışsın ancak bir kelimenin birden fazla anlamı olur ve bu anlamlar cümle içerisinde farklılık gösterir. Bu kelimelerden birisi de alegoridir. Yine TDK Sözlük'e alegori kelimesi için başvuralım:



Burada benim ifade etmeye çalıştığım şey alegori kelimesinin ikinci anlamı ile karşılanıyor. Bütün bunları bu şekilde açıklamaktan hicap duyuyorum ya neyse. Buna ek bir de Kubbealtı Lügat'in tanımını da ekleyeyim:



İşteş kelimesiyle ilgili doğru bir şeyi yakalayıp yine yanlış yorumlamışsın. Ben zaten ilk mesajımda "karşılıklı" kelimesini belirttim. Bunun dikkatinden kaçtığını düşünüyorum.

Sözün özü, hala safsata yapıyorsun ve hala yanlışını savunmaya çalışıyorsun ve daha da kötüsü işi gurur meselesi haline getiriyorsun. Doğrusu ilk attığın mesajı düzenleyip, "pardon yanılmışım" demen olurdu ama sen hala yanlış bilginin üzerine bir şeyler inşa etmeye çalışıyorsun. Tavsiyem bu tarz tartışmaları gurur meselesi haline getirme hoş getirsen de olgunlaşıkça getirmemeyi öğreneceksin ya da birileri zorla öğretecek ama şu an bunu öğretecek kişi ben olmak istemiyorum. Görünen o ki kırılgan bir yapın var ben daha fazla incitmeden kimseye hayrı olmayan bu muhabbeti burada bitirmek istiyorum.


Güzelim okuduğunu anlama becerinde de sorun var.

Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu. Bir kelimenin manasından sanat eseri ögelerine geçiş yapıp, kelimeyi bu anlamda kullandım diyorsun. Kelime manasını gerçek hayat temsiline yoruyorsun. Yazık.

Zorlama kendini. Herkes hata yapar. En çok bildiğini düşündüğün noktada sıçabilirsin. Süs olsun diye yerleştirdiğin bir kelimeyi bilmiyor olabilirsin. Gururumu öne sürmene gerek yok. Bu türden dertleri olan bir insan değilim. Zorla öğreteceksen bayılırım böyle şeylere. Lütfen bana zorla öğret.

İyi tartışma konuları, doğru tartışma konuları listesi yap da ona göre tartışalım.


Alegorik bir şekilde konu benim için bitti. Burada sekmeye devam edeceğiz çünkü nato mermer nato kafa biri olduğunu düşünüyorum. Zorla öğreteceksen bana ulaş.
 
Güzelim okuduğunu anlama becerinde de sorun var.

Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu. Bir kelimenin manasından sanat eseri ögelerine geçiş yapıp, kelimeyi bu anlamda kullandım diyorsun. Kelime manasını gerçek hayat temsiline yoruyorsun. Yazık.

Zorlama kendini. Herkes hata yapar. En çok bildiğini düşündüğün noktada sıçabilirsin. Süs olsun diye yerleştirdiğin bir kelimeyi bilmiyor olabilirsin. Gururumu öne sürmene gerek yok. Bu türden dertleri olan bir insan değilim. Zorla öğreteceksen bayılırım böyle şeylere. Lütfen bana zorla öğret.

İyi tartışma konuları, doğru tartışma konuları listesi yap da ona göre tartışalım.


Alegorik bir şekilde konu benim için bitti. Burada sekmeye devam edeceğiz çünkü nato mermer nato kafa biri olduğunu düşünüyorum. Zorla öğreteceksen bana ulaş.

Seninle ortak paydada buluşamamızın nedeni alegori, metafor ve çok anlamlılık kavramlarına olan bakışımız olduğunu düşünüyorum. Evet bir önceki mesajında ifade ettiğin gibi bir sözcüğün yan anlam veya soyut anlam taşıması onu alegorik yapmaz ancak burada unutmaması gereken bir husus var o da alegorinin temelini metaforik anlatım ve istiare oluşturur. Yani senin iddia ettiğinin aksine alegori metafor'u da kapsar. Konunun bu noktaya gelmesi ilgimi çekti ve Boğaziçi'nden bildiğim bir hocanın makalesine de baktım -merak ediyorsan özelden paylaşacağım makaleyi- alegoriyle ilgili iki güzel hususu ele almış. İlki:

...Mecaz, alegori içinde kullanılabilir yani alegoriler mecazlardan oluşabilir; demek ki mecaz alegorinin bir cüz’ü olarak yorumlanabilir. Mecazı böyle yorumlayan araştırmacılardan biri, Boys-Stones’tur. Cicero’nun bir sözünü aktaran Boys-Stones “Devam eden bir akışta daha fazla metafor bulunduğunda, başka bir konuşma türü açıkça ortaya çıkar: ve Grekler buna ‘alegori’ derler”.

Bu alıntıdan hareketle benim yeni öğrendiğim bir husus ifade ediliyor aynı makalede:

İstiârenin kendisi değil ama bir türü olan istiâre-i temsîliyyenin alegorinin karşılığı olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim 19. yüzyıl araştırmacıları da kavrama temsilî istiâre demeyi tercih etmişlerdir. Bu gerçeğe dikkat çeken Menderes Coşkun şöyle yazmaktadır: “Bir konu veya düşüncenin muhtelif istiareler vasıtasıyla canlandırılarak anlatıldığı parça veya esere alegori denir.”Görüldüğü gibi Coşkun, istiârenin karşılığı olarak alegoriyi kullanmamakta ve “muhtelif istiareler”le kurulmuş metinlere “alegori” dendiğini ifade etmektedir. Coşkun, Bilgegil gibi araştırmacıların yanı sıra İsmail Durmuş ve İskender Pala da temsilî istiâre ve alegori eşitliğini savunur:
İstiâre-i Temsiliyye: (mürekkep istiâre, alegori) Bir öğenin değişik yönleri ve özelliklerinin benzetme konusu yapılarak istiâre edilmesidir. Bu durumda benzeyen söylenmeyip benzetilenin birden fazla özelliği zikredilir. […] Sembolik anlatımlar ihtiva eden manzumelerin çoğu temsilî istiare üzerine kurulmuştur.


Aynı makaleden son bir alıntı yapıp bitireyim:

Alegori, Grekçe bir kelime olup iki ayrı kelimenin birleşiminden oluşmaktadır: “öteki/diğer” anlamına gelen “allos” ve “toplulukta konuşmak” anlamına gelen “agoreuein”. John Whitman’a göre bu iki kelime birleştiklerinde hem “gizlice söylenen” hem de “halk için uygun olmayan” anlamlarının yanı sıra “‘başka türlü konuşmak’, ‘başka şeyler söylemek’, ‘kastedilenden başka bir şey(ler) söylemek’” gibi anlamlar kazanmaktadır. Alegoriyle ilgili en yaygın tanım ise “bir şey söylerken başka bir şey kast etmek”tir (Bkz. 4 John Whitman, “From the Textual to the Temporal: Early Christian ‘Allegory’ and Early Romantic ‘Symbol’”, New Literary History 22/1, (1991), s. 162.)

Bu bilgilerin ışında tart- fiilinin alegorik bir kullanımının olmadığını iddia etmek yanlış olur. Yaygın inanışın aksine alegori salt görsel sanatlarda değil yazılı metinlerde de sıklıkla karşımıza çıkar. Sonuç olarak ben ifade ettiğim kavramın ifade ediliş biçiminde bir yanlışlık olduğunu görmüyorum. Ha farklı bir mahale'de farklı birtakım bilgiler ele alınmıştır o zaman onları da paylaşır onlar üzerine de uzun uzun konuşuruz. Şunu da belirtmeden bitirmeyeyim, kaynak olarak paylaştığım makalenin yazarı makalesinde alıntıladığı kişilerle fikir ayrılıklarına düştüğünü belirtiyor ki ben de metafor ve alegori arasında birtakım farklar olduğuna inanıyorum. Buraya alegori kelimesinin ingilizce etimolojisini bırakıp gideyim:

allegory (n.)

"figurative treatment of an unmentioned subject under the guise of another similar to it in some way," late 14c., from Old French allegorie (12c.), from Latin allegoria, from Greek allegoria "figurative language, description of one thing under the image of another," literally "a speaking about something else," from allos "another, different" (from PIE root *al- (1) "beyond") + agoreuein "speak openly, speak in the assembly," from agora "assembly" (see agora).

Böyle böyle cehaletimizi aşacağız.
 
Neden tartışamıyoruz sorusuna bu başlık altında yapılan tartışmalar bize daha güzel ışık tutuyor.
Kesinlikle tartışamıyoruz.
 
İnsanların, konuları bırakıp kendi bakış açısına ters düşüyor diye kişileri hedef aldığı bir ortamda sağlıklı tartışma yapılamaz maalesef...
 
Şimdi bakın eğer haklı isen katiyen tartışma .çünkü haklida olsan her daim tartistigin sürece haksız olursun.çünkü onlar hep haklıdır.senin kendini ifade etmene asla izin vermezler .kendini ifade etmeye kalksan ya bu neyin tribi derler yada hakaret etmeye baslarlar.ozellikle bu tarz platformlarda aska tartismayin ki hakarete maruz kalmayin.biz insanlarda tartisma kulturu asla yok olmadida zaten.kendini savunamazsin ya sana mal derler yada susup kalırlar çünkü verecek cevapları yok.
Onun için sadece izleyin.Gerci Ben şahsen 'Ben Bunun Sonunu Biliyordum' demekten bıktım.

Ama yinede siz izleyin.
 
@glu


Bence de kardeş, epey aşman gerek. Kolay gelsin.

hahaha pozlara bak. Dostum zırcahilin birisin fazlası değil boşuna böyle pozlar kesme. Akademik bir kaynak görünce topuklarını kıçına çarpa çarpa kaçıyorsun ikidir. İddia makamısın ve 3 farklı mesajla 3 farklı şekilde iddianı çürütmeme rağmen burada hala poz kesiyorsun. Neyi neden savunduğunu bilmeden daha ilk mesajında derin araştırma yaptım deyip:

Daha derin etimolojik araştırma yaptığımda "dikte etme" ve "doldurma" manaları karşıma çıkıyor. Günümüz manası da bambaşka. Neresinden tutarsan tut, dediğin olmuyor.

şu mesajı yazacak kadar cahilsin. Bu alıntıda etimolojisini verdiğin kelimenin ne olduğunu bilmeyecek kadar, ben bunu buraya neden yazıyorum diyemeyecek kadar cahilsin. Tartışma adabının ne olduğunu bilmeyen, tartışma konusunu gurur meselesi haline getiren ve bilmediği sularda yüzmeye çalışan gafil bir insansın gördüğüm kadarıyla.

Umarım bir dahaki tartışmamızda derin araştırma yaptım deyip kolpa yapmazsın ve tabii ki temennim bir dahakine yine böyle kaçmazsın. lol

Madem konuyu dağıttık bari insanların işine yarayabilecek bir iki kaynak bırakayım da belki yararlanmak isteyen çıkar.

Son olarak şunu diyeyim. Sosyal Bilimlerin çoğu alanı için tek doğru yoktur özellikle kavramsal olgularda tek bir doğru aramak beyhude bir çabadır. Bu iş fenni ilimler gibi deneye veya işlemlere dayanmadığı için çoğu olgu kuramsal şekilde karşımıza çıkar. Benim söylediğim her şey mutlak doğru olmadığı gibi mutlak yanlış da değil. Araştırmayla merakla daha doğruya veya daha makul olana ulaşmak mümkün. Yineliyorum ancak bu yolla cehaletimizi aşarız.
 
Son düzenleme:
Neden tartışamadığımızın tartışmasını kendi kendime tartışarak okuyorum:

images
 
@glu


İlk mesajımda belirttiğim sebeplerden ötürü, yazdıklarını doğru düzgün okumuyorum bile. Yine kaçmaktan falan bahsetmişsin.

Bu kadar rencide olacağını,saldırganlaşacağını tahmin etmezdim. Senin adına üzgünüm ama maalesef alegorik.

Kardeş burası mahkeme salonu değil, iddia makamı diye bir şey de yok. Kendine gel.

Halen aynı fikirlere sahibim. Tartışmanın ne olduğuna dair kırıntı kadar fikrin yok. Bilgi ve kavrama düzeyleri hariç sunabileceğin bir bilişsel yetin yok.

Kullandığın kelimenin tanımını paylaşmadan önce okuyup analiz etme, değerlendirme kabiliyetin yok. Sanat eserinden bahseden bir cümleyi karşıma getirip kendi mesajın için haklılık iddia ediyorsun.


Öpüyorum seni. Kendine cici bak.
 
@glu


İlk mesajımda belirttiğim sebeplerden ötürü, yazdıklarını doğru düzgün okumuyorum bile. Yine kaçmaktan falan bahsetmişsin.

Bu kadar rencide olacağını,saldırganlaşacağını tahmin etmezdim. Senin adına üzgünüm ama maalesef alegorik.

Kardeş burası mahkeme salonu değil, iddia makamı diye bir şey de yok. Kendine gel.

Halen aynı fikirlere sahibim. Tartışmanın ne olduğuna dair kırıntı kadar fikrin yok. Bilgi ve kavrama düzeyleri hariç sunabileceğin bir bilişsel yetin yok.

Kullandığın kelimenin tanımını paylaşmadan önce okuyup analiz etme, değerlendirme kabiliyetin yok. Sanat eserinden bahseden bir cümleyi karşıma getirip kendi mesajın için haklılık iddia ediyorsun.


Öpüyorum seni. Kendine cici bak.

lol. hadi abicim hadi buralar sana çok derin sen daha sığ yerlerde kolpa derin araştırmalar yap.

Ha unutmadan "dikte etme", "doldurma" anlamlarına gelen "imla" kelimesini tartışma kelimesinin anlamı sanman şu kısmı,

Kullandığın kelimenin tanımını paylaşmadan önce okuyup analiz etme, değerlendirme kabiliyetin yok.

doğrular nitelikte.lol

İmla
~ Ar imlāˀ إملاء [#mlw IV msd.] dikte etme, yazı yazdırma <? Aram mlē מל 1. dolu, 2. herekeli yani sesli harfleri bildiren noktaları doldurulmuş yazı < Aram #mly מלי doldurma

Ben de çok öpüyorum bir dakine derinlere çok dalma çıkamıyorsun sonra.
 
@glu

Anlıyorum. Aşağılık kompleksi belirtileri göstermenin gerekçeleri vardır. Saygı duyuyorum.
 
Başlıkta 'neden tartışamadığımızı' gözler önüne seren güzel örnekler var.
 
hakan günday'ın kinyas ve kayra'sında bunun nedenine dair güzel bir açıklama vardı ama erindim yazmaya. bugün fularlı günümde değilim. hem artık kaybeden tribinden de iyreniyorum. evet, iyreniyorum. iyle.
 
Geri