Neden bazı kadınlar şiddete karşı sessiz kalmayı tercih ediyor olabilir?

🕒 Konu sahibi 4 saat önce aktifti
Soruda genelleme olmadığı "bazı kadınlar" vurgusu ile yapıldı ve "çoğu zaman" ise korkunç değil tam tersi günümüzde sürekli karşılaştığımız örnekleri anlatıyor. Siz "şiddet" kelimesinden sadece hastanelik edilmeyi anlıyorsanız bilemem fakat "bağırmak-hakaret ve küfür etmek" de bir çeşit şiddettir. Eşi ya da sevgilisi kendisine küfretti diye onu terk eden kaç tane kadın tanıyorsunuz? Soruda şiddet karşısında çaresiz kalanlar sorgulanmıyor, çaresi olup da bu yola başvurmamayı seçen diye özellikle belirttim.

Bahane değil rahatsızlık diye tanımlamanıza bir yorum yapamam çünkü hastalıktan çok seçim olduğu kanaatindeyim.

Şiddetin ne olduğunu bilen ve bunu fazlasıyla yakından yaşayan bir meslekte çalışıyorum. Benim şiddet kelimesinden ne anladığımı bilemeyeceğiniz gibi yorumumun neyi kapsadığı çok açık. Siz küfür edilen kadınların duruşunu yazarsınız, ben fiziksel şiddete uğrayan kadınların yaşadıklarını. Benim başlığı okuyup yapmak istediğim yorum, ''lan'' diyen sevgilisine surat asan kadınlar için değil, şiddetin en zorunu yaşayan kadınlar için. Sanırım yorumlarımız sizin yorumlarınızla bağlı değil. Sizin gibi ben de fikirlerimi yazıyorum
 
Ünzile insan dölü
On kardeş beşi ölü
Büyüdükçe un ufak
Ve gelirde görücü
İnci gibi dişi
Görücü bilir işi
Söğüdüm ağlar gider
Olur hatun kişi
Varmadan sekizine
Ergin oldu Ünzile
Hem çocuk hem de kadın
On ikisinde ana
Bir gül gibi al ve narin
Bir su gibi saydam ve sakin
Susar kadın Ünzile
Yağmuru kim döküyor
Ünzile kaç koyun ediyor
Dayaktan uslanalı
Hiç bir şey sormuyor
Korkar durur gitmez
Köyün en son çitine
İnanır o sınırda dünyanın bittiğine
Ünzile insan dölü
Bilinmezlere gebe
Sırların mihnetini
Yükleyip de…

https://www.youtube.com/watch?v=DmvfQOJtiOE
 
Şiddet gördükleri için. Bir daha şiddet görecekleri için.
Ne yazık ki ülkede kadına el kaldıran mahlukat çok.
 
birkac ihtimal var: dini ezik olmasini soyledigi icin dinine uygun davranip eziklige devam eder ya da ekonomik ozgurluk meselesi var malum
 
Örneğin acıya aşıksa, acısız yapamıyor kendini boşlukta hissediyorsa yahut biri olmadan mutluluğu tanımlayamıyorsa bağımlıdır, yani ona ait olmak zorundadır. Aşk eşittir acı zannederiz bu yüzden; acı dolu şarkılar yaparız, dinleriz...

"acıya aşk duyma, acısız yapamama" durumunu rica etsem biraz daha açabilirmisiniz ? Tipik Stockholm Sendromu olma durumunun ötesinde bir bağlılıktan bahsediyosunuz sanirım ? Şayet bir tür mazoşistlikten bahsediyorsanız bu "bazı kadınlar" meselesinin "bazıları" kısmını çoğaltır.Cinsiyetçiliğe dair toplumsal meşruiyete zemin hazırlayan bir adanmışlık ve özel alanın politizasyonu sağlanmadan yıkılmayacak bir öğrenilmiş sevgi anlayışı gibi.


juju rica etsem ve bir mahsuru yoksa buradan veya özelden mesleğini öğrenebilir miyim ?
 
birkac ihtimal var: dini ezik olmasini soyledigi icin dinine uygun davranip eziklige devam eder ya da ekonomik ozgurluk meselesi var malum

Dini inançlarla ilgili bir konu olduğunu düşünmüyorum kaldı ki yabancı kadınlarda da aynı örnekleri görebiliyoruz. İnançlı ya da inançsız olmakla bu konunun hiç alakası yok çünkü bahsettiğim profil; ekomomik özgürlüğü olan, ailesinden destek alan ve herhangi bir tehdit ile karşı karşıya kalmayan kadınlar... Çaresiz ve belli sebeplerle zorunlu olanları zaten konunun dışında tutuyoruz çünkü aşağı yukarı nedenleri biliyoruz.

Yorumcu arkadaşların da görüşleri doğrultusunda en büyük sebepler;

- Toplumda boşanmış kadınların yaşadığı zorluklar,
- Babasız çocuk büyütmek istememek ya da çocuklar yetişkin ise yeni bir düzen kurmaya cesaret edememek,
- Şiddet ve aşağılanmaya rağmen sevmeye devam etmek ve değişeceğine inanmak,
- Başka bir kadın varsa o kadına inat çekip gitmek istememek,
- Yalnızlık korkusu ve hayatla tek başına mücadele edemeyeceği endişesi,

Karşılaştığım örnekler de aşağı yukarı bu sebeplerden birisine işaret ediyor fakat kendileri de neden olduğunu maalesef çözemiyorlar. Burada asıl mesele ise şiddetin azalmak yerine her geçen gün dozunun artması ve çocukların da bu durumdan ciddi zarar görmesi.

Toplum olarak boşanmış kadınlara bakış açımızda iyileşme sağlamadığımız sürece, maalesef bazı kadınlar ( ekonomik bağımsızlığı var-aile destek-tehdit yok ) yine de şiddete sessiz kalmaya devam edecekler gibi görünüyor. Bu noktada uzman yardımı almak ve cesaretlerini yeniden kazanmanın bir yolunu aramaları gerekiyor çünkü sessiz kaldıkça karşı taraf daha fazlası ile geldiği gibi, hem kendi hem de yakınlarının yaşamı cehenneme dönüyor.
 
Son düzenleme:
Dini inançlarla ilgili bir konu olduğu düşünmüyorum kaldı ki yabancı kadınlarda da aynı örnekleri görebiliyoruz. İnançlı ya da inançsız olmakla bu konunun hiç alakası yok çünkü bahsettiğim profil; ekomomik özgürlüğü olan, ailesinden destek alan ve herhangi bir tehdit ile karşı karşıya kalmayan kadınlar... Çaresiz ve belli sebeplerle zorunlu olanları zaten konunun dışında tutuyoruz çünkü aşağı yukarı nedenleri biliyoruz.

Yorumcu arkadaşların da görüşleri doğrultusunda en büyük sebepler;

- Toplumda boşanmış kadınların yaşadığı zorluklar,
- Babasız çocuk büyütmek istememek ya da çocuklar yetişkin ise yeni bir düzen kurmaya cesaret edememek,
- Şiddet ve aşağılanmaya rağmen sevmeye devam etmek ve değişeceğine inanmak,
- Başka bir kadın varsa o kadına inat çekip gitmek istememek,
- Yalnızlık korkusu ve hayatla tek başına mücadele edemeyeceği endişesi,

Karşılaştığım örnekler de aşağı yukarı bu sebeplerden birisine işaret ediyor fakat kendileri de neden olduğunu maalesef çözemiyorlar. Burada asıl mesele ise şiddetin azalmak yerine her geçen gün dozunun artması ve çocukların da bu durumdan ciddi zarar görmesi.

Toplum olarak boşanmış kadınlara bakış açımızda iyileşme sağlamadığımız sürece maalesef bazı kadınlar ( ekonomik bağımsızlığı var-aile destek-tehdit yok ) yine de şiddete sessiz kalmaya devam edecekler gibi görünüyor. Bu noktada uzman yardımı almak ve cesaretlerini yeniden kazanmanın bir yolunu aramaları gerekiyor çünkü sessiz kaldıkça karşı taraf daha fazlası ile geldiği gibi, hem kendi hem de yakınlarının yaşamı cehenneme dönüyor.

yabanci kadinlarin dini yok mu
 
İnançlı ya inançsız diye özellikle belirttim yani hangi dine mensup olduğunun ya da olmadığının bir önemi yok çünkü ateist örnekler de var.

yahu zaten yalnizca din degil kultur de konur dinin yerine. bircok geleneksel sebebi var bu isin. ayrica ekonomik unsrlari da soyledim
 
Şiddetin kadın erkek ayrımı olamaz. Pozitif ayrımcılık saçmalıkları yüzünden erkekler bütün konularda mağdurlar. ayrılan erkeklerin nafaka dertleri, çocuklarını icra ile görmeleri vs konuları o kadar sessiz be derinden bir yara toplumuzda. Allah kimseyi çirkef kadın ve erkeğe düşürmesin. Kaymaklı kadayıf alıyorum oğlum geliyor siz devam edin!
 
yahu zaten yalnizca din degil kultur de konur dinin yerine. bircok geleneksel sebebi var bu isin. ayrica ekonomik unsrlari da soyledim

Gelenekler ve yetiştiği çevre tabii ki etkiliyor. Ailede ne gördüyse onun etkisi elbette çok büyük.
 
"acıya aşk duyma, acısız yapamama" durumunu rica etsem biraz daha açabilirmisiniz ? Tipik Stockholm Sendromu olma durumunun ötesinde bir bağlılıktan bahsediyosunuz sanirım ? Şayet bir tür mazoşistlikten bahsediyorsanız bu "bazı kadınlar" meselesinin "bazıları" kısmını çoğaltır.Cinsiyetçiliğe dair toplumsal meşruiyete zemin hazırlayan bir adanmışlık ve özel alanın politizasyonu sağlanmadan yıkılmayacak bir öğrenilmiş sevgi anlayışı gibi.

Merhaba, açıkçası konu çok detaylı olduğundan yazmaya bir an üşendim, bunun için üzgünüm. Şöyle bir video bırakayım, müsait bir zamanda izleyin sonra üzerine konuşabiliriz şayet video açıklayıcı olmazsa:

https://m.youtube.com/watch?v=AagZlH32fIM

Mevzunun bir diğer adı "duygusal bağımlılık", bahsettiğim bu aslında. Duygusal bağımlılığın altında yatan birçok neden olabilir, bu nedenler kişiye özeldir.
 
Sayginin olmadigi yerde sevgi aranmayacaginin bilinmemesi.
Ekonomik gucun yeterli olmamasi. Televizyonda 15 dakika reklam verilecegine gunde 3 defa bu konu ile ilgili yardim kuruluslarinin bilgilendirmesi yapilmali. Korkudan susan cok fazla kadin var yalniz olduklarini dusunmezlerse susmazlar.
 
Yapılan bir araştırmada, ekonomik özgürlüğü olan kadınların daha çok şiddete maruz kalıp daha çok sessiz kaldıklarını okumuştum.
Sanırım düşüncelerine göre ‘sözde çevre baskısı ve elalem ne der’ fikri maddiyatın önüne geçti.
 
bence öncelikle ne yapacağını bilemiyor şiddete uğrayan kadın. bu çok insani. başınıza kötü bir hal geldiğinde, bazısının ilk tepkisi tepkisizlik olur. bu sessiz kalmak değil.
bir arkadaşım "utanç" duyduğunu söylemişti. çeşitli duygulardan geçiyor şiddet mağduru kadınlar.
ekonomik özgürlüklerinin olmaması da bir etken evlilik bağı içerisinde kalmalarının.
boşanmak hala bazı çevrelerde çok olağanüstü bir şey gibi. kimi kadın "boşanmış bir kadın" olmamak için kalıyor. ve size çok sıradışı gelse de "gelinlikle girilen evden kefeniyle çıkmak" hala bazı çevrelerde endişe verici bir biçimde yaygın.
ilk kez yaşandığında böyle bir şey "bir daha olmaz" düşüncesi de taşıyor kadınlar. oysa ki çoğunlukla tekrarlanır ve devamı gelir.
 
ekonomik özgürlüğü elinde olduğu halde bu duruma tepkisiz kalan kadınların sayısı da bir hayli fazla. toplum baskısının çok daha büyük bir etken olduğunu düşünüyorum. ilişki, evlilik sonlandırıldığında erkek hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam edebilirken kadınlar için durum bu kadar basit olmuyor.
aklıma gelen bir diğer sebep de şiddete uğramış olmanın verdiği utanç. aslında bu da yine toplum baskısıyla alakalı. şiddete uğramış olmayı kabul edemedikleri gibi, bir de “insanlar ne düşünür? nasıl tepki verir?” korkusu yaşıyor kadınlar. böyle ağır bir psikolojik yükün aldındayken de doğal olarak durumu kimseye açıklayamıyor, paylaşamıyorlar.
ve tabii fiziksel şiddetin öncesinde kadının psikolojik şiddete maruz kalmış olabileceği ihtimalini de göz ardı etmemek gerek. doğru kararlar almasının önündeki engellerden birisi de bu olabilir.
 
Konduramaz kendine bazı kadınlar siddet görmeyi, yakıstıramaz kendine ve söyleyemez kimseye...
Bazı kadınlar da her sarta ragmen o adamı sever nasıl bir aşksa vazgecemez o medeniyetsiz adamdan...
Bazı kadınlar ise arkasında kimsenin varlıgını, destegini hissemediği zaman susmayı tercih eder. Kime sıgınacagını bilemez. Allah kimseyi sahipsiz bırakmasın...
 
Mazosist oldugu gercegi.
 
Geri